Ücretin Eksik Bildirilmesi Halinde Haklı Fesih ve Kıdem Tazminatı
İşçinin fiilen aldığı ücretin resmi kayıtlarda ve kuruma verilen bildirimlerde gerçeğe aykırı şekilde düşük gösterilmesi, sigorta primlerinin eksik yatırılması veya hiç bildirilmemesi işçiye haklı nedenle fesih imkânı verir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde ücretin kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun hesap edilmemesi ya da ödenmemesi, (f) bendinde ise çalışma koşullarının uygulanmaması haklı fesih sebebi olarak düzenlenmiştir. Gerçek kazancı üzerinden sigorta primi yatırılmayan işçi, iş sözleşmesini bildirim süresini beklemeksizin derhal feshederek kıdem tazminatına hak kazanır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2011/43613, K. 2012/40431Kaynağı aç
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 24Kaynağı aç
4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde yer alan ücret kavramı geniş anlamda değerlendirilir. Asıl ücrete ek olarak prim, ikramiye, fazla mesai ücreti, hafta tatili ve genel tatil alacakları ile sözleşmeden doğan ayni yardımların ödenmemesi de fesih hakkı doğurur. Sözleşmenin sona ermesi durumunda işçinin ücreti ile kanundan ve sözleşmeden doğan para ile ölçülmesi mümkün tüm menfaatlerinin tam olarak ödenmesi zorunlu olup 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddesi gereğince ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 32Kaynağı aç
Hak Düşürücü Süre Sınırı ve Eylemin Sürekliliği
4857 sayılı İş Kanunu'nun 26. maddesinin birinci fıkrasına göre ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan hallere dayalı fesih yetkisi, durumun öğrenildiği günden başlayarak altı iş günü ve her halde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır. Ancak ücretin ve prime esas kazancın resmi kayıtlarda düşük gösterilmesi durumunda işverenin hukuka aykırı işlemi temadi ettiğinden bu hak düşürücü süre uygulanmaz. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2011/43613 Esas ve 2012/40431 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, temadi eden eylemlerde hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez ve haklı nedenle fesih yapan işçinin kıdem tazminatı talebi korunur. Ayrıca Kanun'un 26. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca haklı fesih yapan tarafın genel hükümlere göre tazminat talep hakkı saklı tutulmuştur.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 26Kaynağı aç
İşverenin son iki ay için primleri gerçek ücret üzerinden yatırmış olması, önceki dönemlerde eksik bildirilen kazançların sosyal güvenlik hakları üzerinde yarattığı olumsuz sonucu ortadan kaldırmaz. Hak ihlalinin etkisi sürdüğünden haklı fesih imkânı temadi eder ve fesih iradesi İş Kanunu'nun 26. maddesindeki hak düşürücü süre engeline takılmaz.
Ücretin Ödenmesi ve İş Görmekten Kaçınma Hakkı
4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddesinin dördüncü fıkrasına göre ücret en geç ayda bir ödenir. Bireysel ya da toplu iş sözleşmesinde peşin ödeneceğine dair aksi bir hüküm bulunmadıkça ücretin bir aylık çalışma süresinin ardından ödenmesi esastır. İş Kanunu uyarınca ücreti yirmi gün içinde ödenmeyen işçi iş görme edimini yerine getirmekten kaçınabilir ve bu durumun toplu bir nitelik kazanması kanun dışı grev sayılamaz.
Gerçek Ücretin Tespiti ve Emsal Ücret Araştırması
İşçinin kıdemi, unvanı, işyerinin özellikleri, fiilen yürütülen görevin niteliği ve emsal işçilere ödenen ücretler dikkate alındığında, imzalı ücret bordrolarındaki meblağın gerçeği yansıtmadığına dair şüphe oluşursa uyuşmazlığın çözümünde tanık beyanları dikkate alınır. Mahkemece işçinin meslekte geçirdiği süre ve yaptığı iş belirtilerek ilgili meslek odaları, işçi ve işveren kuruluşları, bildirilen emsal işyerleri ve Türkiye İstatistik Kurumu aracılığıyla emsal ücret araştırması yaptırılır; elde edilen tüm veriler birlikte takdir edilerek fiili ücret saptanır.
Hizmet Tespiti ve Prime Esas Kazancın Belirlenmesi
Aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi işveren tarafından verilmeyen ya da gerçeğe aykırı düzenlenen sigortalılar veya bunların vefatı halinde hak sahipleri iş mahkemesinde dava açabilir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86. maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca kuruma bildirilmeyen kazançların tespiti amacıyla hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde dava açılması gerekir. Yargılamada husumet işverene veya işveren vekiline yöneltilirken Sosyal Güvenlik Kurumu fer'i müdahil sıfatıyla yer alır.
5510 sayılı SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU m. 86Kaynağı aç
Sosyal güvenlik hakkı kamu düzenini ilgilendirdiğinden hizmet tespiti uyuşmazlıklarında re'sen araştırma ilkesi geçerlidir. Hâkim, tarafların ileri sürmediği vakıaları da inceleyebilir ve davanın ispatı için bütün delillere kendiliğinden başvurabilir. Kuruma işe giriş bildirgesi veya dönem bordrosu verilmeyen ve denetim memurlarınca tespit yapılmayan durumlarda beş yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açılması kanuni bir zorunluluktur.
Yargılama neticesinde mahkeme, prime esas kazançları çalışma süresine uygun biçimde saptayarak döneme ait ücret ve prim ödeme gün sayılarını kararında açıkça belirtir. Bu belirleme doğrultusunda eksik bildirim dönemlerine dair prim borcu tahakkuk ettirilir. Kayıt ve belgelere dayanmayan fiili denetim tespitlerinde 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinin sekizinci fıkrası gereğince geriye yönelik en fazla bir yıllık süre dikkate alınır. Ayrıca kazançların eksik gösterildiğinin kurumca tespiti halinde sigortalının hastalık ve analık sigortası hakları Kanun'un 86. maddesinin onuncu fıkrasına göre karşılanır.
İstifa Hali ve İşverene Yönelik İdari Yaptırımlar
İşçinin sebep belirtmeden istifa ederek işten ayrıldığı durumlarda işyerinde kayıt dışı ödeme yapılıyor ve sigorta primleri eksik bildiriliyorsa, bir yıl içerisinde makul sürede açılacak dava dilekçesinde haklı nedenlerin beyan edilmesi kaydıyla kıdem tazminatı talep hakkının bulunduğu ileri sürülmektedir.
Prime esas kazancın eksik bildirilmesi işveren açısından idari para cezaları doğurur. 5510 sayılı Kanun'un 102. maddesinin birinci fıkrasının (m) bendinin dört numaralı alt bendinin (ç) alt bendi gereğince, beyannamede sadece prime esas kazancın eksik bildirildiğinin anlaşılması durumunda aylık asgari ücretin onda birinden az ve iki katından fazla olmamak üzere eksik kazanç tutarında ceza kesilir. Mahkeme kararı veya denetim neticesinde kazancın eksik bildirildiğinin tespiti halinde ise aynı maddenin (c) bendi uyarınca aylık asgari ücretin iki katı tutarında ceza uygulanır, ayrıca gecikme zammı ve cezası tahakkuk ettirilir.
5510 sayılı SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU m. 102Kaynağı aç
Sigortalıların ve çalışma gün sayılarının eksiksiz bildirilmiş olması şartıyla, bildirilen prime esas kazanç tutarında brüt asgari ücretin üçte birini geçmeyecek ve yüzde birini aşmayacak düzeyde eksiklik tespit edilirse 5510 sayılı Kanun'un 102. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca eksikliğin giderilmesi için işverene on beş günlük yazılı ihtar verilir; süresinde bildirilmezse idari para cezası verilir. Bununla birlikte işverenler tarafından ibraz edilen aylık ücret tediye bordrolarında işyeri sicil numarası, bordronun ilişkin olduğu ay, sigortalının adı soyadı, sosyal güvenlik sicil numarası, prim gün sayısı, sigortalının ücreti ve ödenen ücret tutarı gibi zorunlu unsurların bulunmaması veya makbuz mukabili ya da banka kanalıyla ödeme halleri saklı kalmak üzere imzanın yer almaması halinde bordrolar geçersiz sayılarak her bir geçersiz bordro için aylık asgari ücretin yarısı tutarında idari para cezası uygulanır.
Son iki ayda primin tam yatırılması geçmiş haklı fesih hakkını engeller mi?
Son iki ayda primlerin gerçek ücret üzerinden yatırılmış olması önceki hak ihlallerini ortadan kaldırmaz; eylemin temadi ettiği kabul edildiğinden haklı fesih hakkı devam eder.
Hizmet tespit davası açmak için hak düşürücü süre var mıdır?
Kuruma bildirimi yapılmayan ve resmi tespit bulunmayan dönemler için hizmetin geçtiği yılın bitiminden itibaren beş yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açılmalıdır.
Hizmet tespit davasında mahkeme delilleri kendiliğinden toplayabilir mi?
Sosyal güvenlik davaları kamu düzenine ilişkin olduğundan re'sen araştırma ilkesi uygulanır ve hâkim davanın aydınlatılması için bütün delillere kendiliğinden başvurabilir.
Sosyal Güvenlik Kurumu hizmet tespit davasına nasıl katılır?
Dava asıl işverene veya işveren vekiline karşı açılır; Sosyal Güvenlik Kurumu ise yargılamada kanun gereği fer'i müdahil olarak yer alır.
Ücreti yirmi gün boyunca ödenmeyen işçi çalışmayı bırakabilir mi?
4857 sayılı İş Kanunu'nun 34. maddesi uyarınca ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçi iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir; bu hakkın kullanılması sayısal olarak toplu nitelik kazansa dahi grev sayılamaz.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 34Kaynağı aç
Zorunlu unsurları taşımayan ücret bordrolarının yaptırımı nedir?
Yasal unsurları içermeyen ücret bordroları geçersiz sayılır ve her bir geçersiz bordro için işverene aylık asgari ücretin yarısı tutarında idari para cezası kesilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

