Esnaf Bağ-Kur Sigortalılığının Tespiti ve Yasal Dayanağı
Esnaf Bağ-Kur sigortalılık sürelerinin tespiti davalarının yasal dayanağını 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1, 2 ve 3 numaralı alt bentleri, 6, 7, 9 ve geçici 8. maddeleri ile 01.10.2008 öncesi dönemler yönünden geçici 7. maddesi delaletiyle mülga 1479 sayılı Kanun'un 24 ve 25. maddeleri oluşturur. 5510 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden önceki dönemlere ait sigortalılık başlangıçları, hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler tabi oldukları mülga kanun hükümlerine göre değerlendirilir. Sosyal güvenlik mevzuatında esnaf sigortalılık sürelerinin geçmişe yönelik mahkemece tespitine imkân veren genel bir düzenleme bulunmamakta; vergiye kayıtlı dönemler için kanun koyucunun belirlediği yasal sürelerde başvuruda bulunulması ve borçlanma tutarının ödenmesi suretiyle sigortalılık kazanılmasına imkân tanınmaktadır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2020/5330, K. 2020/7292Kaynağı aç
Sosyal Güvenlik Kurumuna Başvuru Zorunluluğu ve Dava Şartı
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, hizmet akdine tabi çalışmalar nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurulması zorunludur. Kuruma iletilen başvuruya altmış gün içinde cevap verilmezse talep zımnen reddedilmiş sayılır ve mahkemede dava açılabilmesi için talebin açıkça veya zımnen reddedilmesi dava şartıdır. Kuruma başvuru yapılmadan dava açılması durumunda mahkemece başvurunun tamamlanması için kesin önel verilir. Kuruma yapılan başvuruda geçirilen süre ise zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesabında dikkate alınmaz.
7036 sayılı İŞ MAHKEMELERİ KANUNU m. 4Kaynağı aç
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2018/5240, K. 2018/7689Kaynağı aç
Mevzuat Dönemlerine Göre Esnaf Sigortalılığı Koşulları
01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren mülga 1479 sayılı Kanun'un ilk metninde, kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olanlar meslek kuruluşuna tescil yaptırarak çalışmaya başladıkları andan itibaren zorunlu sigortalı sayılmıştır. 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemeyle meslek kuruluşuna kayıt zorunluluğu kaldırılarak, kendi nam ve hesabına fiilen çalışma olgusu sigortalılık sıfatının kazanılması için yeterli kabul edilmiştir.
20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Kanun ile 1479 sayılı Kanun'un 24. maddesi değiştirilerek ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla vergi mükellefi olanlar yönünden vergi kaydı, vergiden muaf olanlar yönünden ise kanunla kurulu meslek kuruluşuna kayıtlı bulunma koşulu aranmıştır. 22.03.1985 yürürlük tarihli 3165 sayılı Kanun ile vergi kaydı, esnaf ve sanatkâr sicili kaydı veya usulüne uygun meslek kuruluşu kaydından birinin varlığı yeterli sayılmıştır. 4956 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle getirilen hüküm uyarınca zorunlu sigortalılık kapsamına gelir vergisi mükellefleri alınmış; vergiden muaf tutulanlar bakımından ise esnaf ve sanatkâr sicili ile birlikte meslek kuruluşuna kayıtlı bulunma koşulu birlikte aranmıştır.
20 Nisan 1982 Öncesi Tescil ve Borçlanma Kuralları
1479 sayılı Kanun kapsamında 20.04.1982 tarihi öncesinde tescil edilmiş olanların kazanılmış hakları korunur. Tescil işlemine dayanak teşkil eden kayıtların ve kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmanın devam etmesi şartıyla, bu tarihten önce başlayan sigortalılıkların geçerliliğini sürdürdüğü kabul edilir.
Sosyal Güvenlik Kurumuna 20.04.1982 tarihinden önce tescil işlemi yapılması, giriş bildirgesi verilmesi veya prim ödenmesine rağmen Kurumca uyuşmazlık çıkarılan durumlarda sigortalı, 1479 sayılı Kanun'un Ek Geçici 12. maddesi delaletiyle Ek Geçici 13. maddedeki sürelere tabi olmaksızın tespit davası açabilir. İlgilinin 20.04.1982 tarihinden önce tescili veya prim ödemesi bulunmuyorsa, 1479 sayılı Kanun'un Ek Geçici 13. maddesi uyarınca vergiye kayıtlı olduğu süreleri yasal süresinde borçlanmak için başvurup başvurmadığı incelenir. İlgili kanuni sürelerde borçlanma başvurusu bulunmayan dönemler dava yoluyla sigortalılık süresi olarak kazanılamaz.
04.10.2000 ve 01.10.2008 Yasal Milatları ile Vergi Borçlanması
1479 sayılı Kanun'a 4956 sayılı Kanun ile eklenen Geçici 18. madde uyarınca, sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olanların sigortalılık hak ve mükellefiyetleri 04.10.2000 tarihinden itibaren başlatılır. 5510 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi gereğince de anılan Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 4 numaralı alt bendi hariç diğer bentlerine göre sigortalılık niteliği taşımasına karşın 01.10.2008 tarihine kadar tescil yaptırmayanların sigortalılık hak ve yükümlülükleri 5510 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi itibarıyla başlar. Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren sigortalılığı başlatılanlar, Kanun'un yürürlük tarihi ile 04.10.2000 tarihi arasında vergi mükellefiyeti bulunması kaydıyla, yürürlükten itibaren altı ay içinde talepte bulunarak prime esas kazanç üzerinden hesaplanacak borçlanma tutarını ödeme hakkına sahiptir.
5510 sayılı SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU m. geçici 8Kaynağı aç
Hesaplanan borçlanma tutarının tamamının tebliğ tarihinden itibaren altı ay içinde eksiksiz ödenmesi halinde ilgili süreler sigortalılık süresi olarak tescil edilir. Tebliğ edilen tutarın yasal altı aylık süre içinde tam olarak ödenmemesi durumunda borçlanma süreleri değerlendirilmez ve yatırılan kısmi meblağlar 5510 sayılı Kanun'un 89. maddesi hükümlerine göre ilgilisine iade edilir.
Kayıtların Silinmesi, Prim Tahsilatı ve İsteğe Bağlı Sigortalılık
Esnaf odası veya vergi kaydı ile tescil yapılmasına rağmen kayıtların sonradan silinmesi ya da sigortalılık koşullarının kaybedilmesi hallerinde, Kurum tarafından icra yoluyla prim tahsil edilmişse prim alınan süreler sigortalılık süresi olarak kabul edilir. İlk tescilden sonra şartları yitiren ilgiliden araştırma yapılmaksızın 3780 ve 4247 sayılı af kanunları kapsamında prim tahsil edilmesi ve tahsil edilen meblağların Kurum tarafından uzun yıllar elde tutulması halinde de prim ödenen süreler geçerli sigortalılık sayılır.
Zorunlu sigortalılık kaydı bulunmaksızın yapılan prim ödemelerinin icra takibi sonucunda tahsil edilmesi veya 3780 ile 4247 sayılı kanunlar kapsamında yatırılması durumlarında Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesindeki dürüstlük kuralı uyarınca, Kurumun primleri tahsil edip uzun süre nemalandırmasından sonra dönemi geçersiz sayması kabul edilmez ve prim ödemelerinin kapsadığı süre isteğe bağlı sigortalılık sayılır. Bu nitelikte olmayan ve zorunlu sigortalılık dönemini karşılamayan diğer prim ödemeleri ise her bir ödemenin yapıldığı tarihten itibaren karşıladığı süre kadar 1479 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalılık olarak değerlendirilir.
Prim Borçları Sebebiyle Sigortalılığın Durdurulması ve İhyası
1479 sayılı Kanun'un Ek 19. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un geçici 17. maddesi gereğince, tescili yapıldığı halde beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bildirime rağmen prim borçlarını ödememeleri halinde prim ödemesi bulunanların ödemelerinin tam karşıladığı ay sonu, prim ödemesi bulunmayanların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılıkları durdurulur. Prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık süresi olarak sayılmaz ve bu sürelere ait prim alacakları Kurumca takip edilmez. Sigortalılık tamamen iptal edilmeyip durdurulduğundan, sigortalılar veya hak sahipleri müracaat tarihindeki prime esas kazanç üzerinden hesaplanacak borcun tamamını tebliğden itibaren üç ay içinde ödeyerek durdurulan süreleri her zaman ihya edebilir.
5510 sayılı SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU m. geçici 17Kaynağı aç
Oda Üyeliği Değişiklikleri ve Anonim Şirket Kurucu Ortakları
5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu'nun geçici 3. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, esnaf odası üyeliğine istinaden tescili yapılan ancak kanunun yürürlüğe girmesiyle üyelik şartlarını taşımadıkları için oda üyelikleri sona erenlerin sigortalılıkları, kanuni yükümlülüklerini yerine getirmeleri kaydıyla devam eder.
5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde 1479 sayılı Kanun'dan farklı olarak anonim şirket kurucu ortakları zorunlu sigortalı sayılmamıştır. 5510 sayılı Kanun'un geçici 22. maddesi gereğince, daha önce 1479 sayılı Kanun mülga 24. maddesi kapsamında tescili bulunan kurucu ortakların Kanun'un yürürlüğünden itibaren altı ay içinde yazılı talepte bulunmaları halinde sigortalılıkları sürdürülür; süresinde talepte bulunmayanların sigortalılığı ise yürürlük tarihi itibarıyla sona erer. Yazılı başvuru bulunmasa dahi bu tarihten sonra Kuruma düzenli prim ödemelerinin devam etmesi durumunda, zorunlu sigortalılık iradesinin varlığı kabul edilerek sigortalılık korunur.
5510 sayılı SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU m. geçici 22Kaynağı aç
Bağlanan Aylıkların Durumu ve Mahkemece Celbedilecek Deliller
1479 sayılı Kanun'un Ek Geçici 6. maddesi doğrultusunda, diğer sosyal güvenlik kurumları tarafından yaşlılık, malullük veya ölüm aylığı bağlanmış olan sigortalılara tahsis sırasında dikkate alınmamış 1479 sayılı Kanun kapsamındaki süreler sonradan uyuşmazlık konusu yapılarak bağlanmış aylıkların iptali yoluna gidilemez.
Esnaf Bağ-Kur tespiti davalarında sigortalının şahsi özlük dosyası, vergi dairesi kayıtları, esnaf ve sanatkârlar odası ile esnaf sicil memurluğu kayıtları celbedilir. Mahkemece sigortalılık başlangıç ve bitiş tarihlerini, basamak yükseltmelerini ve prim ödemelerini gösterir hizmet dökümleri, borçlanma evrakları, icra takibi ve af ödeme belgeleri, tahsis dosyaları ve Kurum teftiş raporları getirtilerek sigortalılık durumu denetlenir.
Esnaf Bağ-Kur tespiti davası açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna başvuru zorunlu mudur?
Evet, 7036 sayılı Kanun'un 4. maddesi gereğince hizmet akdi dışındaki sosyal güvenlik uyuşmazlıklarında Kuruma müracaat edilmesi zorunlu dava şartıdır; altmış gün içinde cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır.
Geçmiş dönem vergi kaydına dayanılarak doğrudan tespit davası açılabilir mi?
Mevzuatta vergi kaydına dayanarak geçmiş sürelerin genel bir tespit davasıyla doğrudan kazanılmasına imkân veren bir düzenleme bulunmamaktadır; hak kazanımı kanunda öngörülen başvuru sürelerinde borçlanma yapılmasına bağlıdır.
Beş yılı aşan prim borcu sebebiyle sigortalılığı durdurulan esnaf haklarını kaybeder mi?
Hayır, bildirime rağmen ödenmeyen prim borçlarında sigortalılık iptal edilmeyip durdurulur; durdurulan sürelere ilişkin hesaplanan borcun tamamı tebliğden itibaren üç ay içinde ödenerek süreler her zaman ihya edilebilir.
Kaydı silinmiş esnaftan icra veya af yoluyla tahsil edilen primler sigortalılık kazandırır mı?
Vergi veya esnaf odası kaydı silinmesine rağmen Kurumca icra yoluyla ya da af kanunları kapsamında tahsil edilip uzun yıllar nemalandırılan primlerin kapsadığı dönemler sigortalılık süresi sayılır.
04.10.2000 ile 01.10.2008 arasındaki vergi mükellefiyeti süreleri nasıl borçlanılır?
5510 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi uyarınca altı ay içinde talepte bulunularak tebliğ edilen borçlanma bedelinin tebliğden itibaren altı ay içinde eksiksiz ödenmesi şartıyla sigortalılık süresi kazanılır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

