Kararın Özeti: Kod 29 Neden İptal Edildi?
Danıştay 10. Dairesi, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği Ek-5'te yer alan Sigortalı İşten Ayrılış Bildirgesi'nin 15. alanındaki '29 – İşveren tarafından işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışı nedeni ile fesih' ibaresini iptal etmiştir (E. 2020/2598, K. 2024/3991, 14.10.2024). Karar esasta oybirliğiyle verilmiş olup iptal yalnızca 29 numaralı koda hasredilmiştir; Ek-5'teki diğer kodlar bu kararın kapsamı dışındadır.
Danıştay 10. Daire, E. 2020/2598, K. 2024/3991Kaynağı aç
Çoğunluk gerekçesinde üç temel hukuki zemin öne çıkmaktadır. Birincisi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda kişisel verilerin işlenmesine ilişkin usul ve esaslar gösterilmediği gibi bu Kanuna dayanılarak çıkarılan Yönetmelikte de sigortalıların işten ayrılma nedenlerine dair kişisel verilerin 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'ndaki güvence, koşul ve ilkeler çerçevesinde işlenmesini sağlayacak herhangi bir kurala yer verilmemiştir. İkincisi, çalışma hak ve özgürlüğünü kısıtlayan bu düzenlemenin kanunla değil yönetmelikle getirilmiş olması Anayasa'nın 13., 48. ve 49. maddelerine aykırı görülmüştür. Üçüncüsü, işverenin tek taraflı beyanına dayanan ve herhangi bir doğrulama mekanizmasına tabi tutulmayan bu tür verilerin ölçülülük ilkesine aykırı olduğu ve çalışma hürriyeti ile kişisel verileri ihlal ettiği sonucuna ulaşılmıştır.
Kişisel Veri Boyutu: KVKK Açısından Değerlendirme
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m. 4/1 uyarınca kişisel veriler ancak Kanunda ve diğer kanunlarda öngörülen usul ve esaslara uygun olarak işlenebilir. Aynı maddenin ikinci fıkrası; hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun olma, doğru ve gerektiğinde güncel olma, belirli-açık-meşru amaçlar için işlenme, işlendikleri amaçla bağlantılı-sınırlı ve ölçülü olma ile gerekli süreyle sınırlı saklama ilkelerini zorunlu kılmaktadır. Danıştay 10. Dairesi çoğunluğu, iptal kararının hukuki değerlendirme bölümünde bu ilkelerin tamamına dayanmıştır.
6698 sayılı KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU m. 4Kaynağı aç
Çoğunluk, işçinin işten ayrılış nedeninin KVKK m. 3/1-d kapsamında kişisel veri niteliği taşıdığını saptamıştır. Bu saptama gerekçe bakımından oybirliğiyle yapılmamıştır: karşı oy, işten ayrılış nedeninin KVKK kapsamında kişisel veri sayılamayacağını savunmaktadır. Ancak karşı oy üyesi hüküm sonucunda (iptalde) çoğunlukla aynı yönde oy kullanmıştır; ayrılık yalnızca gerekçeye özgüdür.
Çoğunluk gerekçesinde ayrıca, 29 numaralı kodun kapsamına 4857 sayılı İş Kanunu m. 25/II'de yer alan dokuz farklı haklı fesih sebebinin girmesine karşın davacı yönünden bu sebeplerden hangisinin geçerli olduğunun belirtilmediği, bu yüzden çalışanın sahip olmadığı hal ve davranışlarla ilişkilendirilme riskiyle karşı karşıya bırakıldığı vurgulanmıştır. Bu durum, KVKK m. 4/2-ç kapsamındaki 'işlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olma' ilkesiyle bağdaşmadığı gerekçesiyle hukuka aykırı bulunmuştur. Bunun yanı sıra, 29 numaralı kodun yalnızca işverenin tek taraflı beyanına dayanması nedeniyle kişisel verinin doğruluğu ve güncelliği bakımından tartışma yaratabileceği de belirtilmiştir.
SGK tarafından 2021 yılında yapılan genelge değişikliğiyle 29 numaralı kodun uygulamadan kaldırılmış olması, Daire tarafından bu kodun işlenme amacıyla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olmadığının SGK tarafından da kabul edildiğine işaret eden bir değişiklik olarak değerlendirilmiştir. Yönetmeliğe yansıtılmamış olsa dahi bu değişiklik, kodun hukuki durumunu değerlendirmede dikkate alınmıştır.
Paylaşım Sorunu: Dolaylı Yoldan Üçüncü Kişilere Ulaşan Veri
Çoğunluk, SGK'nın işten ayrılış nedenlerini diğer işverenlerle sistem üzerinden doğrudan paylaşmadığını kabul etmiştir. Ancak uygulamada iş başvurularında işverenler tarafından istenen belgeler arasında işçinin önceki çalışma tarihlerini, işyerlerini ve işten ayrılma nedenlerini gösteren sosyal güvenlik kaydı dökümünün yer aldığı, bu yolla dolaylı bir paylaşımın gerçekleştiği olgu tespiti olarak ortaya konmuştur. Karşı oy ise işçinin kendi talebiyle elde ettiği ve kendi iradesiyle işverene sunduğu bu belgenin rızasız paylaşım oluşturmadığını savunmaktadır; bu görüş gerekçe bakımından azınlıkta kalmıştır.
Çoğunluk gerekçesine göre sigortalıların kendi rızaları olmaksızın işten ayrılma nedenlerinin üçüncü kişilerle paylaşılması, ancak KVKK m. 5/2 ve m. 6/3'te yazılı istisnai hallerde hukuka uygun olabilecektir.
SGK'nın Meşru Kullanımları: İptal Kararının Sınırları
İptal kararı, SGK'nın her türlü veri kullanımını yasaklamaktadır şeklinde yorumlanamaz. Çoğunluk, SGK'nın kendisine tanınan açık yasal yetkiye dayanarak bu veriyi kendi işlemlerinde (yaşlılık aylığı ve benzeri) kullanmasını, talep halinde ilgili yargı mercileriyle veya açık kanun hükmü gereği 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu m. 48/4 uyarınca Türkiye İş Kurumu ile paylaşmasını tartışmalı bulmamıştır. Uyuşmazlık, bu kurumlar dışındaki üçüncü kişilerle gerçekleşen paylaşıma ilişkindir.
Davanın Usul Boyutu: Süre Sorunu Nasıl Aşıldı?
Davalı SGK, davanın süre aşımı nedeniyle usul yönünden reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Daire bu savunmayı reddetmiştir. Dava, davacı hakkında 16 Mart 2020 ve 1 Mayıs 2020 tarihlerinde uygulanan işlemlerin öğrenilmesinden itibaren 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 7/4'te öngörülen 60 günlük süre içinde, 4 Mayıs 2020 tarihinde açılmıştır; süre aşımı bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Düzenleyici işlemin ilan tarihinin değil, o düzenleyici işlemin davacıya uygulandığının öğrenildiği tarihin esas alınması bu kararın usul açısından belirleyici noktasıdır.
SGK'nın Sistem Güncellemesi
Kararın ardından işten çıkış kodlarının hizmet dökümü ekranında görüntülenmemesi yönünde bir sistem uygulamasına geçildiği bildirilmektedir. Bu değişiklikle e-Devlet üzerinden alınan hizmet dökümlerinde işten ayrılış nedeni ve çıkış kodu bilgilerinin işverenlerin erişimine açık belgelerde gösterilmemesi öngörülmüştür. Söz konusu sistem değişikliğinin dayanağını oluşturan idari işlem ve bu değişikliğin kalıcılığı konusunda resmi doğrulama yapılamamıştır.
İş Kanunu m. 25 Kapsamındaki Fesih ve İşçinin Hakları
4857 sayılı İş Kanunu m. 25, işverene bildirimsiz fesih hakkı tanıyan çeşitli haller düzenlemektedir. Bu kapsamda; işçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından ya da içkiye düşkünlüğünden doğan hastalık veya engellilik nedeniyle ardı ardına üç iş günü ya da bir ayda beş iş gününden fazla devamsızlık (m. 25/I-a), işçinin tedavi edilemeyecek nitelikte bir hastalığa tutulduğunun ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması (m. 25/I-b), işçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması (m. 25/III) ve işçinin gözaltına alınması ya da tutuklanması halinde devamsızlığın m. 17'deki bildirim süresini aşması (m. 25/IV) bu bentler arasında sayılmaktadır.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 25Kaynağı aç
İş Kanunu m. 25 kapsamındaki bir feshin ilgili bentlerde öngörülen sebeplere uygun olmadığını düşünen işçi, m. 18, m. 20 ve m. 21 hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir.
İlgili Kişinin KVKK Kapsamındaki Hakları
6698 sayılı KVKK m. 11 uyarınca her kişi, veri sorumlusuna başvurarak kişisel verilerinin işlenip işlenmediğini öğrenme, işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme, işlenme amacını ve amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme, yurt içinde veya yurt dışında aktarıldığı üçüncü kişileri bilme ve verilerin eksik ya da yanlış işlenmiş olması halinde düzeltilmesini isteme haklarına sahiptir. Bunların yanı sıra ilgili kişi; m. 7'de öngörülen şartlar çerçevesinde verilerin silinmesini veya yok edilmesini isteyebilir, yapılan düzeltme veya silme işlemlerinin aktarılan üçüncü kişilere bildirilmesini talep edebilir, verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kendi aleyhine bir sonuç çıkmasına itiraz edebilir ve kanuna aykırı işleme nedeniyle uğradığı zararın giderilmesini isteyebilir.
6698 sayılı KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU m. 11Kaynağı aç
Sık Sorulan Sorular
Kod 29'un iptali kesinleşti mi?
Karar esasta oybirliğiyle verilmiş olmakla birlikte, hükümde tebliğden itibaren 30 gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık bırakılmıştır. Kararın temyiz aşamasındaki durumu hakkında bilgi bu tarih itibarıyla mevcut değildir.
Hizmet dökümümde kod 29 hâlâ görünüyorsa ne yapmalıyım?
Yapılan sistem değişikliğiyle işten çıkış kodlarının e-Devlet üzerinden alınan hizmet dökümlerinde işverenlerin erişimine açık belgelerde gösterilmemesi öngörülmüş olduğu bildirilmektedir. Bu değişikliğin kalıcılığı resmi olarak doğrulanamamış olmakla birlikte, KVKK m. 11 kapsamındaki düzeltme ve bilgi edinme haklarının kullanılması değerlendirilebilir.
SGK işten ayrılış kodunu hiç kullanamayacak mı?
Hayır. İptal kararı yalnızca 29 numaralı koda hasredilmiştir. SGK'nın kendi işlemlerinde (yaşlılık aylığı ve benzeri), yargı mercileriyle ve 4447 sayılı Kanun m. 48/4 kapsamında İŞKUR ile bu veriyi paylaşması, çoğunluk gerekçesinde tartışmalı bulunmamıştır.
İşten ayrılış nedenine itiraz için dava açma süresi nasıl işler?
Düzenleyici işlemin yayım tarihinden değil; o düzenleyici işlemin davacıya uygulandığının öğrenildiği tarihten itibaren 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 7/4 kapsamında 60 günlük süre işlemeye başlar.
İşverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına dayalı feshi ile kod 29 arasındaki fark nedir?
4857 sayılı İş Kanunu m. 25, işverene çeşitli hallerde bildirimsiz fesih hakkı tanımaktadır. İptal edilen, bu fesih nedeninin SGK'ya bildiriminde kullanılan ve işçinin rızası olmaksızın üçüncü kişilerle dolaylı yoldan paylaşılmasına zemin hazırladığı tespit edilen 29 numaralı koddur; bu tespit gerekçe bakımından oyçokluğuyla benimsenmiştir. Bunun yanı sıra, 5510 sayılı Kanun'da kişisel verilerin işlenmesine ilişkin yasal düzenleme bulunmaması ve KVKK m. 4/2 ilkelerine aykırılık da iptal gerekçeleri arasında yer almaktadır. Sonuç olarak fesih yetkisinin kendisi değil, bu yetkinin kullanıldığının kayıt altına alınış ve paylaşım biçimi hukuka aykırı bulunmuştur.
Kişisel veri niteliğini taşıyıp taşımadığı tartışmalı değil mi?
Evet, bu mesele gerekçe yönünden oy ayrılığına konu olmuştur. Çoğunluk, işçinin işten ayrılış nedeninin KVKK m. 3/1-d kapsamında kişisel veri olduğunu kabul etmiştir. Karşı oy ise bu nedenin KVKK kapsamında değerlendirilemeyeceğini savunmuştur. Öte yandan karşı oy, hüküm sonucunda (iptalde) çoğunlukla aynı yönde oy kullanmış; ayrılık yalnızca gerekçeye özgü kalmıştır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

