Sığınmacıların Türkiye’deki Hukuki Statüsü ve Hakları

by Avukat Erdal Ersoy
Sığınmacıların Türkiye'deki Hukuki Statüsü ve Hakları

Coğrafi Sınırlama ve Farklı Koruma Statüleri

Türkiye'de sığınma talep eden yabancıların hukuki durumu, uluslararası sözleşmeler ve coğrafi sınırlama esasına göre belirlenmektedir. 1967 Protokolü ile mülteci tanımındaki zaman kısıtlaması kaldırılmış olsa da Türkiye coğrafi sınırlamayı sürdürmektedir. Bu uygulama doğrultusunda, Avrupa dışından gelerek sığınma arayan yabancılara farklı statüler kapsamında hukuki koruma sağlanmaktadır.

İkincil Koruma Statüsünün Şartları

Mülteci veya şartlı mülteci ölçütlerini karşılamayan yabancılar bakımından ikincil koruma statüsü devreye girmektedir. Kişinin menşe veya ikamet ülkesine geri dönmesi halinde ölüm cezasına çarptırılması ya da cezasının infaz edilmesi riski bulunuyorsa ikincil koruma hükümleri uygulanır. Aynı şekilde işkenceye, insanlık dışı yahut onur kırıcı muameleye maruz kalma ihtimali veya yaygın şiddet barındıran silahlı çatışma hallerinde ciddi bireysel tehdit altında bulunan yabancılar da bu korumadan yararlanır.

Geri Gönderme Yasağı İlkesi

Uluslararası sığınma hukukunun temel unsurlarından olan geri gönderme yasağı, yabancıların korunmasında emredici bir nitelik taşır. Bu ilke uyarınca hiç kimse işkenceye, insanlık dışı ya da aşağılayıcı ceza veya muameleye maruz kalma tehlikesi altında bulunduğu bir ülkeye sevk edilemez. Benzer biçimde ırkı, dini, milliyeti, belirli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi kanaatleri nedeniyle yaşamı ya da özgürlüğü ciddi tehditle karşılaşacak yabancıların da sınır dışı edilmesi mümkün değildir.

Sağlık Hizmetlerine Erişim Kapsamı

Koruma altındaki yabancıların sağlık hizmetlerine erişimi belirli yasal çerçevede sağlanmaktadır. Uluslararası koruma statüsü sahipleri ile geçici koruma kapsamındaki yabancılar; acil sağlık hizmetleri, bulaşıcı hastalıklarla mücadele ve temel sağlık ihtiyaçları doğrultusunda kamu sağlık kuruluşlarından faydalanma imkânına sahiptir.

Eğitim ve Çalışma Hayatına Katılım

Sığınmacıların sosyal hayata katılımında eğitim ve çalışma hakları öne çıkmaktadır. Zorunlu eğitim çağında bulunan sığınmacı çocukların devlet okullarında eğitime erişim imkânı tanınmaktadır. Çalışma hayatı bakımından ise sığınmacılar, belirli sürelerin tamamlanmasının ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı nezdinde çalışma izni başvurusu gerçekleştirebilmektedir.

Yükümlülüklerin İhlali ve İdari Yaptırımlar

Yabancıların tabi oldukları yasal ve idari yükümlülüklere uymamaları birtakım yaptırımların uygulanmasına sebebiyet verebilir. Söz konusu ihlaller; idari para cezası kesilmesine, ikamet hakkının sınırlandırılmasına, statü başvurusunun olumsuz değerlendirilmesine veya ağır hallerde sınır dışı süreçlerinin başlatılmasına yol açabilmektedir. Ancak tatbik edilecek tüm idari işlemlerde geri gönderme yasağı ile temel insan hakları ilkelerinin gözetilmesi zorunludur.

İkincil koruma statüsü kimlere tanınır?

Mülteci veya şartlı mülteci tanımına girmeyen, fakat ülkesine iadesi halinde ölüm cezası, işkence, onur kırıcı muamele ya da silahlı çatışmadan kaynaklanan ciddi bireysel tehdit riski taşıyan kişilere tanınır.

Sığınmacı çocukların devlet okullarında eğitim hakkı var mıdır?

Zorunlu eğitim çağında bulunan sığınmacı çocukların devlet okullarında eğitime erişme imkânı bulunmaktadır.

Sığınmacılar Türkiye'de çalışma izni alabilir mi?

Sığınmacılar belirli yasal bekleme sürelerinin tamamlanmasının ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı nezdinde çalışma izni başvurusunda bulunabilmektedir.

Geri gönderme yasağı uyarınca kimler menşe ülkesine gönderilemez?

İşkence, insanlık dışı ceza ve muamele riski taşıyan ya da ırkı, dini, milliyeti, toplumsal aidiyeti veya siyasi görüşü sebebiyle yaşamı ciddi tehdit altında olan hiç kimse gönderilemez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu