Sıfır Kilometre Aracın Boyalı Çıkması ve Ayıp Hükümleri
Sıfır kilometre olarak satın alınan bir taşıtın teslimden önce hasar görmüş ya da boyanmış olması ve bu durumun alıcıya açıklanmaması satıcının sorumluluğunu doğuran bir gizli ayıptır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 8/1 uyarınca ayıplı mal; teslim anında taraflarca kararlaştırılan örnek ya da modele uygun olmaması veya objektif olarak taşıması gereken nitelikleri barındırmaması nedeniyle sözleşmeye aykırılık teşkil eden maldır. Bununla birlikte aynı maddenin ikinci fıkrasına göre; satıcının bildirdiği veya tanıtım ve reklamlarında yer alan vasıflara aykırı olan, benzerlerinin kullanım amacını karşılamayan ya da tüketicinin makul olarak beklediği yararları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki yahut ekonomik eksiklikler içeren mallar da ayıplı kabul edilir.
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 8Kaynağı aç
Tüketicinin Seçimlik Hakları ve Sınırları
Aracın ayıplı çıkması hâlinde 6502 sayılı Kanun m. 11/1 kapsamında tüketiciye dört temel seçimlik hak tanınmıştır. Tüketici; satılanı iade etmeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, aracı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, aşırı bir külfet ve masraf gerektirmediği takdirde giderleri satıcıya ait olmak üzere ücretsiz onarım talep etme veya imkân bulunması hâlinde satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme haklarından birine başvurabilir. Satıcı, tüketicinin yönelttiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Satıcının tüketiciye tek taraflı olarak yalnızca onarım önermesi, kanunun tüketiciye tanıdığı seçimlik iradeyi ortadan kaldırmaz.
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 11Kaynağı aç
Müteselsil Sorumluluk, Değişim Şartları ve Orantısız Güçlük
Tüketici, ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi haklarını yalnızca bayiye değil, üretici veya ithalatçıya karşı da yöneltebilir. 6502 sayılı Kanun m. 11/2 uyarınca satıcı, üretici ve ithalatçı bu taleplerin karşılanmasından müteselsil olarak sorumludur; ancak üretici veya ithalatçı, ayıbın malı bizzat piyasaya sunmasından sonra meydana geldiğini ispatladığı takdirde sorumluluktan kurtulur. Öte yandan Kanun m. 11/3 gereğince, onarım veya misliyle değişimin satıcı açısından orantısız güçlükler doğurması hâlinde tüketici, sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedel indirimi haklarından birini kullanabilir. Orantısızlığın değerlendirilmesinde aracın ayıpsız değeri, ortaya çıkan kusurun niteliği ve diğer hakların tüketici için problem oluşturup oluşturmayacağı göz önünde tutulur.
Taleplerin Karşılanma Süresi ve Masrafların Üstlenilmesi
6502 sayılı Kanun m. 11/4 doğrultusunda, ücretsiz onarım veya misliyle değişim taleplerinin muhataba yöneltilmesinden itibaren azami otuz iş günü içinde sonuçlandırılması mecburidir; ayrıca ilgili mevzuatta belirlenen azami tamir süresi aşıldığı takdirde de tüketici diğer seçimlik haklarını serbestçe kullanabilir. Sözleşmeden dönme veya bedelden indirim hakkının seçildiği durumlarda ise tahsil edilen bedelin tamamı yahut belirlenen indirim tutarı derhâl tüketiciye ödenir. Kanun m. 11/6 uyarınca seçimlik hakların icrasına ilişkin bütün masraflar hakkı yerine getiren tarafça karşılanır.
Zamanaşımı Süresi ve Ağır Kusur İstisnası
Ayıplı maldan kaynaklanan hukuki sorumluluk, ayıp sonradan öğrenilmiş olsa dahi, taraflar arasındaki sözleşmede veya kanunlarda daha uzun bir vade kararlaştırılmadıkça aracın teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Bununla birlikte 6502 sayılı Kanun m. 12/3 hükmü gereğince, araçtaki hasar ve boya işlemi tüketiciye karşı ağır kusur veya hileli yollarla gizlenmişse zamanaşımı süreleri uygulanmaz.
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 12Kaynağı aç
Maddi ve Manevi Tazminat ile Ceza Hukuku Sorumluluğu
Tüketici, seçimlik haklarını kullanmanın yanı sıra 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri dairesinde değer kaybı ile maddi ve manevi zararlarının tazminini de talep edebilir. Aracın teslim öncesinde boyandığı veya hasar gördüğü bilinmesine rağmen bu durumun gizlenerek satılması hâlinde, kast ve hile unsurlarının varlığına bağlı olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 158 kapsamında nitelikli dolandırıcılık iddiasıyla cumhuriyet başsavcılığına şikâyette bulunulabilir. Kasten işlenen bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyet durumunda fail, infaz süresince şirket yöneticisi veya denetçisi olmaktan ya da serbest meslek erbabı veya tacir olarak faaliyet yürütmekten yoksun bırakılır ve yetkinin kötüye kullanılması hâlinde infaz sonrasında da yasaklama kararı verilebilir; ancak 5237 sayılı Kanun m. 53/4 gereğince kısa süreli hapis cezası ertelenenler ile fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hakkında bu hak yoksunlukları uygulanmaz.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 53Kaynağı aç
Satıcının sıfır araçtaki boya ayıbı için sunduğu onarım teklifi bağlayıcı mıdır?
Hayır, satıcının onarım teklif etmesi tüketicinin haklarını sınırlamaz; tüketici kanundaki imkân ve orantısız güçlük kuralları çerçevesinde ayıpsız misliyle değişim, bedel indirimi veya sözleşmeden dönme haklarından birini seçebilir ve muhatap bu tercihi yerine getirmek zorundadır.
Sıfır araçtaki boya ve hasar nedeniyle üretici veya ithalatçıya başvurulabilir mi?
Evet, ücretsiz tamir veya ayıpsız misliyle değişim talepleri üretici veya ithalatçıya karşı ileri sürülebilir; satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur, ancak üretici veya ithalatçı ayıbın piyasaya sunulmasından sonra oluştuğunu ispatlarsa sorumlu tutulamaz.
Boyalı çıkan sıfır araçta dava açma zamanaşımı süresi ne kadardır?
Ayıptan doğan haklar kural olarak teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir; ancak teslim öncesindeki ayıp tüketiciye karşı ağır kusur veya hile ile gizlenmişse zamanaşımı süresi işlemez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

