İşçinin SGK Primlerinin Eksik Ödenmesi ve Hakları

by Avukat Erdal Ersoy
İşçinin SGK Primlerinin Eksik Ödenmesi ve Hakları

Sigorta Primlerinin Gerçek Kazanç Üzerinden Bildirilmesi

İşverenin çalıştırdığı personeli sigortalı olarak kuruma bildirmesi ve primlerini elde edilen gerçek kazanç üzerinden tam ödemesi kanuni zorunluluktur. İşçinin kendi rızasıyla sigorta primlerinin eksik ödenmesini talep etmesi veya buna muvafakat göstermesi hukuki sonuç doğurmaz; bu konudaki rıza ve feragat geçersizdir.

4857 sayılı İş Kanunu kapsamında en az beş işçi çalıştıran işyerlerinde işçi ücretlerinin banka aracılığıyla ödenmesi zorunludur. Ücretin bir kısmının bankadan yatırılıp kalan kısmının elden verilmesi, sosyal güvenlik mercilerine eksik bildirim yapılması anlamına gelir.

Primlerin Eksik Yatırılmasının Haklı Feshe Etkisi

Sigorta primlerinin hiç yatırılmaması, eksik yatırılması veya fiilen elde edilen ücretten daha düşük tutardan kuruma bildirilmesi, işçinin sosyal güvenlik hakkını ilgilendirdiği gibi iş sözleşmesini haklı nedenle fesih yetkisi verir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2013/35997 Esas ve 2014/13537 Karar sayılı ilamında da sigorta primlerinin hiç yatırılmaması, eksik yatırılması veya düşük ücretten yatırılması hallerinde işçinin feshinin haklı sebebe dayandığı kabul edilmiştir.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/35997, K. 2014/13537Kaynağı aç
22. Hukuk Dairesi         2013/35997 E.  ,  2014/13537 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Van İş Mahkemesi TARİHİ : 16/07/2013 NUMARASI : 2012/748-2013/216 Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesinin haklı sebep olmadan işverence feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili, davacının kendi isteğiyle işyerinden ayrıldığını, tazminat alacaklarına hak kazanmadığını, sair hak kazandığı halde ödenmemiş işçilik alacağının ise bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı işçinin ihbar tazminatı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma sürelerinin hesaplanması ve yıllık izin ücreti alacağına uygulanacak kanuni kesintilerin belirlenmesi noktalarında toplanmaktadır. Somut olayda, dava dilekçesinde, davacı işçinin sigorta primlerinin düzenli yatırılmasını istemesi üzerine, iş sözleşmesinin işverence feshedildiği iddia edilmektedir. Davalı işverence ise, davacının kendi isteğiyle işyerinden ayrıldığı savunularak, 01.04.2008 tarihinden itibaren işe devam etmediğine dair düzenlenmiş tutanaklar dosyaya sunulmuştur. Dinlenen bir kısım şahitlerce de, davacının sigorta primlerinin yatırılmaması sebebiyle işyerinden ayrıldığı bildirilmiştir. Dosya kapsamına göre, davacının iş sözleşmesini, bir kısım çalışma süresinin sosyal güvenlik kurumuna bildirilmeyerek, sigorta primlerinin eksik ödenmesi feshettiği anlaşılmaktadır. Van İş Mahkemesi'nin 26.09.2012 tarih ve 2012/443 esas 2012/451 karar sayılı kararıyla da, davacının toplam 1558 gün çalışmasının sosyal güvenlik kurumuna bildirilmediği kabul edilerek, hizmet tespiti kararı verilmiştir. Anılan karar, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 14.05.2013 tarih 2013/1699 esas 2013/9688 karar sayılı kararıyla onanmıştır. Sigorta primlerinin hiç yatırılmaması, eksik yatırılması veya düşük ücretten yatırılması hallerinde işçinin haklı fesih imkanı bulunmakta olup, davacının feshi haklı sebebe dayanmaktadır. İş sözleşmesini fesheden tarafın feshi haklı bir sebebe dayansa dahi, ihbar tazminatına hak kazanması mümkün olmayacağından, ihbar tazminatı alacağı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi hatalıdır. 3-Mahkemece bozma öncesi verilen 03.10.2011 tarihli kararda davacının ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağına hak kazanmadığı gerekçesiyle, anılan ücret alacağına yönelik talebin reddine karar verilmiştir. Sözkonusu karar, davacı tarafça temyiz edilmemiştir. Mahkemenin bozma kararı sonrası verdiği, iş bu temyiz incelemesine konu kararda ise, davacının ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağına hak kazandığının kabul edilerek alacağın hüküm altına alınması usulü kazanılmış hak ilkesine aykırılık teşkil etmektedir. Anılan sebeple, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kabulü hatalıdır. 4-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının haftanın beş günü 08:00-18:00 saatleri arasında bir saat ara dinlenmeyle, cumartesi günü ise 08:00-13:00 saatleri arasında ara dinlenmesiz çalıştığı kabul edilerek, haftalık beş saat üzerinden fazla çalışma ücreti hesaplanmıştır. Davacının fazla çalışma sürelerinin belirlenmesinde, cumartesi günleri 08:00-13:00 saatleri arasında süren çalışmasında yarım saat ara dinlenme süresinin nazara alınması gerekirken, ara dinlenmesiz çalıştığının kabul edilmesi hatalı olmuştur. Anılan sebeple, davacının haftalık dörtbuçuk saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek, fazla çalışma ücreti alacağı hesaplanmalı, şimdiki gibi takdiri indirim uygulanmasıyla hüküm altına alınmalıdır. 5-Gerek 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun mülga 77. maddesi, gerekse 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 80. maddesi uygulaması açısından, yıllık izin ücreti prime esas kazançlar içerisinde değerlendirilmelidir. Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı işçinin hak kazandığı brüt yıllık izin ücreti alacağından, damga ve gelir vergisi kesintilerinin yapılmasıyla yetinilerek, alacağın net miktarı tespit edilmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporunda belirtilen net tutar hüküm altına alınmıştır. Yukarıda da belirtildiği üzere, yıllık izin ücreti prime esas kazançlar içerisinde olup, işçi payına düşen prim kesintilerinin nazara alınmaksızın alacağın net tutarının belirlenerek hüküm altına alınması hatalıdır. Yukarıda yazılı sebeplerden, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 24Kaynağı aç
Madde 24 – Süresi belirli olsun veya olmasın işçi, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir: I. Sağlık sebepleri: a) İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa. b) İşçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan buluşup görüştüğü işveren yahut başka bir işçi bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulursa. II. Ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: a) İşveren iş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri hakkında yanlış vasıflar veya şartlar göstermek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler vermek veya sözler söylemek suretiyle işçiyi yanıltırsa. b) İşveren işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak şekilde sözler söyler, davranışlarda bulunursa veya işçiye cinsel tacizde bulunursa. c) İşveren işçiye veya ailesi üyelerinden birine karşı sataşmada bulunur veya gözdağı verirse, yahut işçiyi veya ailesi üyelerinden birini kanuna karşı davranışa özendirir, kışkırtır, sürükler, yahut işçiye ve ailesi üyelerinden birine karşı hapsi gerektiren bir suç işlerse yahut işçi hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ağır isnad veya ithamlarda bulunursa. d) İşçinin diğer bir işçi veya üçüncü kişiler tarafından işyerinde cinsel tacize uğraması ve bu durumu işverene bildirmesine rağmen gerekli önlemler alınmazsa. e) İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse, f) Ücretin parça başına veya iş tutarı üzerinden ödenmesi kararlaştırılıp da işveren tarafından işçiye yapabileceği sayı ve tutardan az iş verildiği hallerde, aradaki ücret farkı zaman esasına göre ödenerek işçinin eksik aldığı ücret karşılanmazsa, yahut çalışma şartları uygulanmazsa. III. Zorlayıcı sebepler: İşçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıkarsa. İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı

4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde yer alan ücret kavramı geniş anlamda ücrettir. İşverenin ikramiye, prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil gibi alacakları ödememesi ya da ücreti kanun hükümlerine veya sözleşme şartlarına uygun hesap etmemesi veya ödememesi işçiye bildirim süresini beklemeksizin derhal fesih hakkı tanır. Çalışma şartlarının uygulanmaması hali de aynı maddenin (f) bendi uyarınca haklı fesih sebebidir.

Haklı Fesih Halinde Kıdem ve İhbar Tazminatı

Primlerin eksik yatırılması veya kanuna uygun ödeme yapılmaması sebebiyle iş sözleşmesini haklı nedenle fesheden işçi, fesih tarihinden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresi içinde kıdem tazminatı talebinde bulunabilir.

İş sözleşmesini bizzat fesheden taraf, feshi haklı bir sebebe dayansa dahi ihbar tazminatına hak kazanamaz. Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2013/35997 Esas ve 2014/13537 Karar sayılı ilamı uyarınca, haklı nedenle sözleşmeyi sona erdiren işçinin ihbar tazminatı talebinin reddi gerekir.

Yıllık İzin Ücreti ve Prime Esas Kazanç Hesabı

506 sayılı mülga Kanun'un 77. maddesi ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 80. maddesi gereğince yıllık izin ücreti prime esas kazançlar kapsamında yer alır. Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2013/35997 Esas ve 2014/13537 Karar sayılı ilamına göre, yıllık izin ücretinin net tutarı hesaplanırken işçi payına düşen prim kesintilerinin yapılması gerekir.

Hizmet Tespiti Davası ve Sonuçları

Çalışmaları bildirilmeyen veya prim gün ve kazançları eksik bildirilen işçiler hizmet tespiti davası açabilir. 5510 sayılı Kanun uyarınca hizmet tespit davası, tespiti istenen eksik hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren başlayan 5 yıllık hak düşürücü süreye tabidir. Hizmet tespiti ile işçilik alacaklarının tahsili birlikte talep edilebilir ve bu kapsamdaki kabul kararları Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2013/1699 Esas ve 2013/9688 Karar sayılı ilamında olduğu gibi onanabilmektedir.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2013/1699, K. 2013/9688Kaynağı aç
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi         2013/1699 E.  ,  2013/9688 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine, işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalılar vekillerinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden Biltaş Bilgi Eğitim San Ve Tic.Ltd.Şti.'ne yükletilmesine, 14/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Hizmet tespiti davasının işçi lehine neticelenmesi halinde belirlenen eksik prim tutarları işçiye ödenmez. Primler sosyal güvenlik katkısı niteliğinde olduğundan, mahkeme ilamı sonrasında işveren söz konusu eksik primleri doğrudan Sosyal Güvenlik Kurumuna öder.

İşçinin primlerinin eksik yatırılmasına onay vermesi geçerli midir?

İşçinin sigorta primlerinin eksik yatırılmasına ilişkin rızası veya talebi hukuken geçersizdir; işveren çalışanlarını gerçek kazancı üzerinden tam olarak bildirmekle yükümlüdür.

Primleri eksik bildirilen işçiye idari para cezası verilir mi?

Eksik sigortalı veya sigortasız çalıştırılma sebebiyle işçiye idari para cezası uygulanmaz; yaptırımlar yalnızca işverene yöneliktir.

Primleri eksik yattığı için sözleşmesini fesheden işçi ihbar tazminatı alabilir mi?

Fesih haklı nedene dayansa dahi sözleşmeyi sona erdiren işçi ihbar tazminatına hak kazanamaz.

İdari denetimlerde geriye dönük ne kadarlık inceleme yapılabilir?

İdari denetim başvurularında kurum incelemesi tespit tarihinden geriye doğru en fazla bir yıllık süre için idari işlem yapılmasına imkan tanımaktadır; daha eski dönemler için idari inceleme yetersiz kalabilmektedir.

Hizmet tespit davası kazanıldığında primler işçiye mi ödenir?

Hizmet tespit davası sonrasında tahakkuk eden eksik primler işçiye değil, işveren tarafından doğrudan Sosyal Güvenlik Kurumuna ödenir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu