Anonim şirketlerde sermaye azaltımı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 473 ila 475. maddeleri arasında düzenlenmektedir. Türk vergi sisteminde genel kural olarak sermaye üzerinden vergi alınmaması esastır.
Beş Yıllık Süre ve Sermaye Unsurlarının Belirlenmesi
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 32/B maddesi, kurumlar tarafından sermayeye eklenen öz sermaye unsurlarının azaltılmasına ilişkin yasal çerçeveyi belirlemiştir. Bu düzenlemenin birinci fıkrası uyarınca, sermayeye eklenen öz sermaye kalemlerinin ilave tarihinden itibaren beş tam yıl geçtikten sonra sermaye azaltımına konu edilmesi halinde oranlama esası uygulanır. Bu yöntemde, ortaklar tarafından konulan nakdî veya ayni sermaye ile sermayeye eklenen diğer kalemlerin toplam sermaye içerisindeki payı hesaplanarak azaltılan tutarın hangi unsurlardan meydana geldiği ayrıştırılır.
5520 sayılı KURUMLAR VERGİSİ KANUNU m. 32/BKaynağı aç
Beş tam yıllık sürenin doldurulmasının ardından yapılan azaltımlarda oranın belirlenmesi üç temel sermaye grubuna göre yapılır. Birinci grupta sermayeye ilave haricinde başka bir hesaba aktarılması veya işletmeden çekilmesi kurumlar vergisi ile kâr dağıtımına bağlı vergi kesintisine tabi olan öz sermaye kalemleri bulunur. İkinci grupta sadece kâr dağıtımına bağlı vergi kesintisine tabi tutulacak öz sermaye kalemleri yer alır. Üçüncü grupta ise başka hesaba aktarımı ya da çekilişi vergilendirilmeyecek olan nakdî ve ayni sermaye yer almakta olup bu unsurların toplam sermaye içindeki oranları esas alınır.
Buna karşılık, öz sermaye unsurlarının sermayeye eklendiği tarihten itibaren beş tam yıl dolmadan sermaye azaltımı gerçekleştirilmesi halinde sıralı yöntem uygulanır. 5520 sayılı Kanun'un 32/B maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bu durumda azaltımın öncelikle hem kurumlar vergisi hem kesintiye tabi unsurlardan, ardından sadece vergi kesintisine tabi unsurlardan ve en son aşamada vergiden muaf ayni ve nakdî sermayeden yapıldığı kabul edilir. Ayrıca maddenin üçüncü fıkrası gereğince, sermaye azaltımında öncelikli olarak sermayeye ilave edilme tarihi beş tam yıllık süreyi aşmamış öz sermaye kalemlerinin işletmeden çekildiği varsayılır.
Vergi Kesintisi Uygulaması ve Zarar Mahsubu
Sermaye azaltımı sonucunda tespit edilen unsurların tabi olacağı vergiler 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 32/B maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre hem kurumlar vergisi hem kesinti kapsamındaki unsurlar kurumlar vergisine ve vergi kesintisine tabi tutulurken, sadece vergi kesintisi kapsamındaki unsurlar üzerinden yalnızca tevkifat yapılır. Çifte vergilendirmeyi önlemek amacıyla, hem kurumlar vergisine hem kesintiye tabi unsurlarda vergi kesintisi matrahı, hesaplanan kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan tutardır. Hazine ve Maliye Bakanlığı ise bu hükümlerin uygulamasına dair usul ve esasları düzenlemeye yetkilidir.
Geçmiş yıl zararlarının kapatılması amacıyla sermaye azaltımına gidilmesi hali özel bir istisna olarak düzenlenmiştir. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 32/B maddesinin beşinci fıkrası doğrultusunda, sermaye azaltımının geçmiş yıl zararlarının mahsubu amacıyla yapılması durumunda sermaye unsurları kanundaki oranlama ve öncelik kurallarına göre saptanır; ancak zarara mahsup edilen bu tutarlar üzerinden vergi kesintisi yapılmaz.
İdari Yaklaşım ve Yargı Kararlarındaki İlkeler
İdarenin yerleşik yaklaşımında, sermaye azaltımında öncelikle sermayeye ilave edilmiş olan enflasyon düzeltmesi farkları, yeniden değerleme değer artış fonu, maddi duran varlıklar yeniden değerleme artış fonu ve maliyet artış fonunun çekildiği kabul edilerek kurumlar vergisi ve kâr dağıtımı kesintisi talep edilmiştir. İkinci aşamada geçmiş yıllar kârları ve yasal yedeklerin çekildiği varsayılarak sadece kâr dağıtım stopajı aranmış; ortaklar tarafından konulan nakdî veya ayni sermayenin ise en son çekildiği kabul edilerek vergilendirilmemesi öngörülmüştür.
Yargı içtihatlarında, yasal dayanak olmaksızın idari varsayımlarla öncelik sıralaması belirlenerek yapılan cezalı tarhiyatlar Anayasa'nın 73. maddesinde düzenlenen verginin kanuniliği ilkesine aykırı bulunmuştur. Danıştay 4. Dairesinin 2019/3937 Esas ve 2022/5375 Karar sayılı kararında, şirket genel kurulunun azaltımın ortaklarca ödenen sermayeden yapılmasına dair kararı bulunmasına rağmen mevzuatta yer almayan bir sıralamayla öncelikle vergiye tabi kaynakların çekildiğinden bahisle yapılan tahakkuk işlemi hukuka aykırı görülerek iptal edilmiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/3937, K. 2022/5375Kaynağı aç
Danıştay 9. Dairesinin 2021/3367 Esas ve 2023/4217 Karar sayılı kararında, sermaye azaltımının ne şekilde yapılacağına ilişkin kanuni bir düzenleme bulunmaksızın idari görüşlere dayanılarak öncelikle vergiye tabi kaynakların çekildiği kabulüyle cezalı tarhiyat tesis edilmesinin yasal dayanağının ve re'sen takdir nedeninin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Danıştay 3. Dairesinin 2019/318 Esas ve 2022/3555 Karar sayılı ilamında da sermayeye eklenmiş düzeltme farkları ve iç kaynakların azaltım yoluyla çekilmesi durumunda kanun boşluğunun yorum yoluyla genişletilerek mükellef aleyhine tarhiyat yapılamayacağı hükme bağlanmıştır.
Danıştay 9. Daire, E. 2021/3367, K. 2023/4217Kaynağı aç
Danıştay 3. Daire, E. 2019/318, K. 2022/3555Kaynağı aç
Sermaye azaltımında nakit sermaye payı vergilendirilir mi?
Şirket ortakları tarafından nakden veya aynen konulan sermaye payı vergilendirmeye tabi değildir ve yasal düzenlemede de vergilendirilmeyecek ayni ve nakdî unsur olarak kabul edilir.
Beş yıllık bekleme süresi sermaye azaltımını nasıl etkiler?
Sermayeye eklenen öz sermaye unsurlarının eklenme tarihinden itibaren beş tam yıl geçtikten sonra azaltılması durumunda oranlama yöntemi uygulanır; beş yıl dolmadan yapılan azaltımlarda ise vergiye tabi unsurların öncelikle çekildiği kabul edilir.
Zarar mahsubu amacıyla yapılan sermaye azaltımında stopaj ödenir mi?
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 32/B maddesinin beşinci fıkrası uyarınca geçmiş yıl zararlarının mahsubu suretiyle yapılan sermaye azaltımlarında vergi kesintisi yapılmaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

