Sahte Polis Dolandırıcılığı ve Türk Ceza Kanunundaki Yaptırımı

by Avukat Erdal Ersoy
Sahte Polis Dolandırıcılığı ve Türk Ceza Kanunundaki Yaptırımı

Kendini Polis Olarak Tanıtarak Menfaat Temini

Telefonda muhataplarına kendilerini polis memuru olarak tanıtan kişiler, adlarına yetkisiz banka hesabı ve iletişim hattı açıldığı ve bu hesaplardan terör örgütlerine maddi kaynak sağlandığı iddiasıyla kişileri korkutabilmektedir. Mudanya'da yaşanan bir hadisede, cep telefonuna gelen kısa mesajın akabinde aranan evli bir çifte, yürütülen gizli bir operasyon gerekçe gösterilerek bu çerçevede yönlendirmelerde bulunulmuştur.

Bursa'daki olayda sürecin yaklaşık iki buçuk ila üç ay aralığında kesintisiz baskı ve manipülasyonla sürdüğü belirtilmiştir.

Malvarlığı Değerlerinin Alınması ve Delil Karartma Çabaları

Olayda şüpheliler parmak izi incelemesi bahanesiyle mağdurların ikametine giderek döviz ve ziynet eşyalarını elden teslim almış; ayrıca mağdurların kredi kartlarını paravan şirketler üzerinden harcamalarda kullanmıştır.

Yönlendirmelerin devamında mağdurlara ait yedi adet taşınmazın piyasa değerinin altında el değiştirmesi sağlanmıştır. Eylemlerin ardından şüphelilerden biri mağdurlara yeni bir telefon teslim edip eski cihazdaki bankacılık uygulamalarını, mesajları ve verileri silerek dijital delilleri karartma girişiminde bulunmuş; şüpheliler operasyonun bittiğini belirterek tatlı ikramıyla adresten ayrılmıştır.

TCK Kapsamında Nitelikli Dolandırıcılık ve Yaptırımı

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinin birinci fıkrası genel olarak nitelikli dolandırıcılık hallerinde üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörmektedir. Aynı fıkranın (l) bendinde ise kişinin kendisini kamu görevlisi yahut banka, sigorta ya da kredi kurumu personeli olarak tanıtması veya bu kuruluşlarla bağlantılı olduğunu ileri sürmesi özel bir nitelikli hal şeklinde düzenlenmiştir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 158Kaynağı aç
Madde 158- (1) Dolandırıcılık suçunun;
a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,
b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak
suretiyle,
c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,
d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi
parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması
suretiyle,
e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,
f) Bilişim sistemlerinin, banka veya
kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,
g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak
suretiyle,
h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden
kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin
kooperatifin faaliyeti kapsamında,
i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı
kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,
j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir
kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,
k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,
l) (Ek: 24/11/2016-6763/14 md.) Kişinin,
kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı
olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi
suretiyle,
İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.; Değişik:
3/4/2013-6456/40 md.) Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan
hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan
elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.[71]
(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı
sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak,
başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre
cezalandırılır.
(3) (Ek fıkra: 24/11/2016-6763/14 md.)
Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından
birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için
teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek
ceza bir kat artırılır.
Daha az cezayı gerektiren hal

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca, failin kendisini kamu görevlisi veya finans kurumu mensubu olarak tanıtması halinde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan az olamaz. Bununla birlikte hükmedilecek adli para cezasının miktarı da suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katından aşağı olamayacak şekilde alt sınıra bağlanmıştır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık suçlarının üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi durumunda ceza yarı oranında artırılır. Eylemin suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde ise verilecek ceza bir kat artırılır.

Kendini polis olarak tanıtan fail hakkında öngörülen ceza ne kadardır?

Dolandırıcılık suçunun kişinin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması suretiyle işlenmesi halinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendi uyarınca nitelikli dolandırıcılık hükümleri uygulanır. Bu bent kapsamındaki nitelikli halde üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörülmekle birlikte, faile verilecek hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı ise suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

Dolandırıcılık suçunun üç veya daha fazla kişiyle işlenmesi cezayı artırır mı?

Evet, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinin üçüncü fıkrasına göre dolandırıcılık eyleminin üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmesi halinde ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi halinde ise bir kat artırılır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu