Sabıkası Olmayan Kişi Ceza Alır mı, Hapse Girer mi?

by Avukat Erdal Ersoy
Sabıkası Olmayan Kişi Ceza Alır mı, Hapse Girer mi?

Adli sicil kaydının temiz olması, suç teşkil eden bir fiil işlendiğinde ceza verilmeyeceği anlamına gelmez. Hapis cezasının ertelenmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi, cezanın türü ve süresine göre ayrı şartlarla değerlendirilen kurumlardır. Kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi kural olarak mahkemenin takdirindedir. Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak, Türk Ceza Kanunu'nun 50. maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan hâllerde aranan koşullardan biridir. Erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması ise kanunda gösterilen ceza sınırları ve diğer şartlar çerçevesinde uygulanabilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 50Kaynağı aç
Madde 50- (1) Kısa süreli hapis cezası, suçlunun
kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa
ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre;
a) Adlî para cezasına,
b) Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale
getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine,
c) En az iki yıl süreyle, bir meslek
veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan
bir eğitim kurumuna devam etmeye,
d) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli
yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya,
e) Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya
gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmiş
olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle,
ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına, belli bir meslek ve
sanatı yapmaktan yasaklanmaya,
f) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak
koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya,
çevrilebilir.
(2) Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak
öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına
çevrilmez.
(3) Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm
olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte
onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm
edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı
seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.
(4) Taksirli suçlardan dolayı
hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa; bu ceza, diğer koşulların varlığı
halinde, birinci fıkranın (a) bendine göre adlî para cezasına çevrilebilir.
Ancak, bu hüküm, bilinçli taksir halinde uygulanmaz.
(5) Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî
para cezası veya tedbirdir.
(6) Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata
rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine
başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde, infaz hâkimliği kısa
süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar
derhal infaz edilir. Bu durumda, beşinci fıkra hükmü uygulanmaz.[7][8]
(7) Hükmedilen seçenek tedbirin hükümlünün elinde olmayan nedenlerle
yerine getirilememesi durumunda, infaz hâkimliğince tedbir değiştirilir.8
Hapis cezasının ertelenmesi
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 51Kaynağı aç
Madde 51- (1) İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle
hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst
sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını
bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi
için kişinin;
a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına
mahkûm edilmemiş olması,
b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık
dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması,
gerekir.
(2) Cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen
iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi
koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda, koşul gerçekleşinceye kadar cezanın
infaz kurumunda çektirilmesine devam edilir. Koşulun yerine getirilmesi
halinde, infaz hâkimi kararıyla hükümlü infaz kurumundan derhal salıverilir.[9]
(3) Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla
olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm
olunan ceza süresinden az olamaz.
(4) Denetim süresi içinde;
a) Bir meslek veya sanat sahibi
olmayan hükümlünün, bu amaçla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi
hükümlünün, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra
eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Onsekiz yaşından küçük olan hükümlülerin, bir meslek veya sanat
edinmelerini sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir
eğitim kurumuna devam etmesine,
mahkemece karar verilebilir.
(5) Mahkeme, denetim süresi içinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman
kişiyi görevlendirebilir. Bu kişi, kötü alışkanlıklardan kurtulmasını ve
sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini temin hususunda hükümlüye öğütte
bulunur; eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya nezdinde çalıştığı kişilerle
görüşerek, istişarelerde bulunur; hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve
sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerle rapor
düzenleyerek infaz hâkimine verir.9
(6) Mahkeme, hükümlünün kişiliğini ve sosyal durumunu göz önünde
bulundurarak, denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlemeden veya uzman
kişi görevlendirmeden geçirilmesine de karar verebilir.
(7) Hükümlünün denetim süresi içinde
kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz
hâkiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın
kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine infaz hâkimliğince karar
verilir.[10]
(8) Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirildiği
takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.
Adlî para cezası
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 231Kaynağı aç
Madde 231 – (1) Duruşma sonunda, 232 nci maddede belirtilen
esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana
çizgileriyle anlatılır.
(2) Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve
süresi bildirilir.
(3) Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa bu da
bildirilir.
(4) Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir.
(5) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Sanığa
yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya
daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler
saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler
hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.
(6) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;[77]
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve
davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda
kanaate varılması,
c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade,
suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,
gerekir.
(7) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Açıklanmasının
geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası
ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.
(8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi hâlinde sanık, beş yıl
süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde, kişi hakkında
kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
karar verilemez. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin
belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması hâlinde, meslek veya sanat
sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi olması hâlinde, bir kamu kurumunda veya
özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında
ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek
hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine
getirmesine,
karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.
(9) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Altıncı
fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde;
sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık
taksitler hâlinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.
(10) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15
md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli
serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde,
açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı
verilir.
(11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Denetim
süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine
ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak
mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu
değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz
edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının
ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir
mahkûmiyet hükmü kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz
edilebilir. İtiraz mercii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir
değerlendirme yapabilir.
(12) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) 272 nci maddenin
üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri
bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye
mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde
hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı
kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece
mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi
hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm,
usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir.
(13) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir.
Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak
Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede
belirtilen amaç için kullanılabilir.
(14) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Bu maddenin hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın 174 üncü
maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlarla ilgili
olarak uygulanmaz.
Hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının içereceği hususlar

Kısa Süreli Hapis Cezaları ve Seçenek Yaptırımlar

Türk Ceza Kanunu'nun 49. maddesinin ikinci fıkrasına göre bir yıl veya daha az süreli hapis cezaları kısa süreli hapis cezası sayılır. Mahkeme, TCK m. 50/1 uyarınca failin kişiliğine, sosyal ve ekonomik koşullarına, duruşmada sergilediği pişmanlığa ve eylemin işleniş şekline bakarak kısa süreli hapis cezasını adli para cezası gibi seçenek yaptırımlara dönüştürebilir. Bu dönüşüm kural olarak mahkemenin takdirindedir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 49Kaynağı aç
Madde 49- (1) Süreli hapis cezası, kanunda aksi belirtilmeyen
hallerde bir aydan az, yirmi yıldan fazla olamaz.
(2) Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli
hapis cezasıdır.
Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar

Seçenek yaptırımlara çevirme kuralının istisnaları ve zorunlu olduğu durumlar kanunda ayrıca düzenlenmiştir. TCK m. 50/2 uyarınca, kanun maddesinde hapis ile adli para cezası seçimlik olarak sunulmuş ve mahkeme hapis cezasını tercih etmişse, bu hapis cezası sonradan adli para cezasına çevrilemez. Buna karşılık TCK m. 50/3 gereğince, daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş kişilerin aldığı otuz gün ve daha az süreli hapis cezaları ile suç tarihinde on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş olanların bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunludur.

Hapis Cezasının Ertelenmesi Şartları

Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, iki yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezasının ertelenmesine karar verilebilir. Fiili işlediği sırada henüz on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını tamamlamış failler için bu ceza sınırı üç yıl olarak uygulanır. Erteleme kararı verilmesi mahkemenin takdirine bağlıdır.

Erteleme kararı verilebilmesi için failin daha önce kasıtlı bir suç nedeniyle üç aydan fazla hapis cezası almamış olması ve suçtan sonra duruşmada gösterdiği pişmanlık doğrultusunda yeniden suç işlemeyeceğine dair mahkemede vicdani bir kanaatin belirmesi şarttır.

Cezası ertelenen hükümlü için bir yıldan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere bir denetim süresi kararlaştırılır. Bu denetim süresinin alt sınırı hükmolunan mahkûmiyet süresinden daha kısa tayin edilemez. Hükümlü denetim dönemini yükümlülüklere uygun veya iyi hâlli tamamladığında ceza infaz edilmiş sayılır. Ancak bu süre zarfında kasıtlı bir suç işlenir veya infaz hâkiminin ihtarına karşın yükümlülükler ihlal edilmekte ısrar edilirse, ertelenen cezanın kısmen ya da tamamen ceza infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin beşinci fıkrası gereğince, sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda verilen ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkündür. Bu karar için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözetilerek yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olsa da seçenek yaptırımlara çevrilemez. Sanık beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulur. Denetim süresi içinde kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.

Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, kanunda belirtilen amaç için kullanılabilir. Anayasa'nın 174. maddesinde koruma altına alınan inkılap kanunlarında yer alan suçlar hakkında bu hükümler uygulanmaz.

Soruşturma Aşamasında Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi

CMK m. 171/2 gereğince, uzlaştırma ve önödeme kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, üst sınırı üç yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda yeterli şüphenin varlığına rağmen Cumhuriyet savcısı kamu davasının açılmasının beş yıl süreyle ertelenmesine karar verebilir. Karar verilebilmesi için, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı ve Cumhuriyet savcısı tarafından tespit edilen zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi de gerekir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 171Kaynağı aç
Madde 171 – (Değişik: 6/12/2006 – 5560/22 md.)
(1) Cezayı kaldıran şahsî sebep olarak etkin pişmanlık hükümlerinin
uygulanmasını gerektiren koşulların ya da şahsî cezasızlık sebebinin varlığı
halinde, Cumhuriyet savcısı kovuşturmaya yer olmadığı kararı verebilir.
(2) (Değişik:17/10/2019-7188/19 md.) Uzlaştırma ve önödeme
kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, Cumhuriyet savcısı, üst sınırı üç yıl
veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı, yeterli
şüphenin varlığına rağmen, kamu davasının açılmasının beş yıl süre ile
ertelenmesine karar verebilir. Suçtan zarar gören veya şüpheli, bu karara 173
üncü madde hükümlerine göre itiraz edebilir.
(3) Kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilebilmesi için;[65]
a) Şüphelinin daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezası ile mahkûm
olmamış bulunması,
b) Yapılan soruşturmanın, kamu davası açılmasının ertelenmesi halinde
şüphelinin suç işlemekten çekineceği kanaatini vermesi,
c) Kamu davası açılmasının ertelenmesinin, şüpheli ve toplum açısından
kamu davası açılmasından daha yararlı olması,
d) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı ve Cumhuriyet savcısı
tarafından tespit edilen zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya
tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,
koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.
(4) Erteleme süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmediği takdirde,
kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Erteleme süresi içinde kasıtlı bir
suç işlenmesi halinde kamu davası açılır. Erteleme süresince zamanaşımı
işlemez.
(5) Kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararlar, bunlara
mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya
kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme
tarafından istenmesi halinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.
(6) (Ek:17/10/2019-7188/19 md.) Bu madde hükümleri;
a) Suç işlemek için örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları
ile örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar,
b) Kamu görevlisi tarafından görevi sebebiyle veya kamu görevlisine karşı
görevinden dolayı işlenen suçlar ile asker kişiler tarafından işlenen askerî
suçlar,
c) Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar,
hakkında uygulanmaz.
İKİNCİ
BÖLÜM
Kovuşturmaya
Yer Olmadığına Dair Karar, İtiraz ve İddianamenin İadesi
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar

Beş yıllık erteleme süresince zamanaşımı durur; şüpheli kasıtlı yeni bir suç işlemediği takdirde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Kasıtlı suç işlenmesi hâlinde kamu davası açılır. Suç işlemek için örgüt kurma, yönetme veya örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar, kamu görevlisi tarafından görevi sebebiyle veya kamu görevlisine karşı işlenen suçlar ile askerî suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar kamu davasının ertelenmesi kurumunun kapsamı dışındadır.

Takdiri İndirim Nedenlerinin Uygulanması

TCK m. 62/1 uyarınca, fail yararına takdiri indirim nedenlerinin varlığı hâlinde ağırlaştırılmış müebbet hapis yerine müebbet hapis, müebbet hapis yerine yirmi beş yıl hapis cezasına hükmedilir; diğer cezaların ise altıda birine kadarı indirilir. Hâkimin takdiri indirim uygulama gerekçelerini mahkûmiyet hükmünde açıkça göstermesi zorunludur.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 62Kaynağı aç
Madde 62- (1) Fail yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin
varlığı halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine, müebbet hapis;
müebbet hapis cezası yerine, yirmibeş yıl hapis cezası verilir. Diğer cezaların
altıda birine kadarı indirilir.[20]
(2) Takdiri indirim nedeni olarak,
failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki
pişmanlığını gösteren davranışları veya cezanın failin geleceği üzerindeki
olası etkileri (…)[21] göz önünde bulundurulabilir. (Ek
cümle:12/5/2022-7406/1 md.) Ancak failin duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye
yönelik şeklî tutum ve davranışları, takdiri indirim nedeni olarak dikkate
alınmaz. Takdiri indirim nedenleri kararda gerekçeleriyle gösterilir.21
Mahsup

Sabıkasızlık Durumunun Tekerrür Karşısındaki Etkisi

Daha önce ceza almamış olmanın en belirgin hukuki sonucu tekerrür hükümlerinin uygulanmamasıdır. TCK m. 58/1 uyarınca tekerrür, önceki kesinleşmiş mahkûmiyetten sonra yeni bir suç işlenmesi hâlinde devreye girer. Sabıkasız bir kişi bakımından mükerrirlere özgü infaz rejimi ve infaz sonrası denetimli serbestlik tedbiri uygulanamaz; ayrıca seçimlik cezalarda tekerrür sebebiyle zorunlu hapis cezası verilmesi riski de doğmaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 58Kaynağı aç
Madde 58- (1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm
kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri
uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.
(2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;
a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın
infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,
b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet
halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl,
geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.
(3) Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik
olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur.
(4) Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar
arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz. Kasten öldürme, kasten yaralama, yağma,
dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile parada veya
kıymetli damgada sahtecilik suçları hariç olmak üzere; yabancı ülke
mahkemelerinden verilen hükümler tekerrüre esas olmaz.
(5) Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin
işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.
(6) Tekerrür halinde hükmolunan ceza,
mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında
cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.
(7) Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz
rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı
belirtilir.
(8) Mükerrirlerin mahkûm olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik
tedbirinin uygulanması, kanunda gösterilen şekilde yapılır.
(9) Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra
denetimli serbestlik tedbirinin, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi veya
örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanmasına hükmedilir.
Sınır dışı edilme

Ceza adaletinde tekerrür kurallarının tatbiki belirli sınır ve istisnalara tabi kılınmıştır. Beş yıldan fazla hapis cezalarında infazdan itibaren beş yıl, beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezalarında ise infazdan sonra üç yıl geçmesi durumunda yeni işlenen eylemler tekerrüre dayanak yapılamaz. Taksirli suçlar ile kasıtlı suçlar arasında, sırf askerî suçlar ile genel suçlar arasında tekerrür hükümleri işlemez. Fiilin işlendiği tarihte on sekiz yaşını bitirmemiş olanlar hakkında tekerrür hükümleri uygulanmayacağı gibi, kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu madde ticareti veya sahtecilik suçları haricinde yabancı mahkemelerden verilen hükümler de tekerrüre esas alınmaz.

Sabıkasız biri ceza aldığında cezaevine girer mi?

Şartların bulunması hâlinde hapis cezası cezaevine girmeyi gerektirmeyebilir. İki yıl veya daha az süreli hapis cezalarında erteleme, iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması değerlendirilebilir. Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş kişilerin otuz gün ve daha az süreli hapis cezaları ile fiili işlediği tarihte on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş bulunanların bir yıl veya daha az süreli hapis cezaları, TCK m. 50/3 uyarınca seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.

HAGB ile cezanın ertelenmesi arasındaki temel fark nedir?

Ertelemede mahkûmiyet hükmü açıklanır ve denetim süresi iyi hâlli geçirildiğinde ceza infaz edilmiş sayılır; HAGB'de ise hükmün açıklanması ertelenir ve denetim tamamlandığında davanın düşmesine karar verilir. Ayrıca HAGB kararında hapis cezası ertelenemez ve seçenek yaptırımlara çevrilemez.

HAGB kararı adli sicil kaydında görünür mü?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları genel adli sicil kaydında görünmez. Bu kararlar yalnızca kendilerine mahsus ayrı bir sisteme işlenir ve yalnızca yürütülen bir soruşturma veya kovuşturmayla sınırlı olarak savcı, hâkim veya mahkeme tarafından istenebilir.

Soruşturma aşamasında sabıkasız kişi hakkında dava açılması ertelenebilir mi?

Evet, üst sınırı üç yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda Cumhuriyet savcısı kamu davasının açılmasını beş yıl süreyle erteleyebilir. Ancak uzlaştırma ve önödeme kapsamındaki suçlar ile örgüt suçları, kamu görevlileriyle ilgili belirli suçlar, askerî suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar bu yetkinin dışındadır.

Hiç sabıkası olmayan bir sanığa tekerrür hükümleri uygulanır mı?

Hayır, tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için daha önce işlenen bir suçtan ötürü kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararının bulunması şarttır. Adli sicilinde kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunmayan kişiler mükerrir sayılamaz.

Geçmişte taksirli suçu bulunan biri erteleme veya HAGB imkânından yararlanabilir mi?

Erteleme için daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması için ise daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunmak aranır. Geçmiş mahkûmiyetin taksirli bir suça dayanması, bu şartlarda aranan kasıtlı suç mahkûmiyeti kapsamında değildir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu