Resmi Belgede Sahtecilik Suçunun Unsurları ve Cezası

by Avukat Erdal Ersoy
Resmi Belgede Sahtecilik Suçunun Unsurları ve Cezası

Resmi belgede sahtecilik suçu, kamu güveni ile kamunun belgelere yönelik güvenilirlik ve inanılırlık duygusunu korumayı amaçlayan bir suç tipidir. Bu suçla resmi işlemlere ve yetkili makamlarca tanzim edilen belgelere duyulan toplumsal itimadın korunması hedeflenir.

Resmi Belgenin Nitelikleri ve Belge Sayılma Koşulları

Bir belgenin resmi belge sayılabilmesi için belgeyi düzenleyen memurun gördüğü görev ile düzenlenen belge arasında nedensellik bağı bulunmalıdır. Bunun yanında belgenin yasal dayanağa uygun düzenlenmesi ve kanunun aradığı zorunlu biçimsel şekil koşullarını taşıması şarttır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinin 1. fıkrasına göre suçun temel şekli üç seçimlik hareketle işlenebilir: resmi bir belgenin sahte olarak düzenlenmesi, gerçek bir resmi belgenin başkalarını aldatacak şekilde değiştirilmesi veya sahte resmi belgenin kullanılması. Bu fiillerden herhangi birinin gerçekleştirilmesiyle suç oluşur.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 204Kaynağı aç
Madde 204- (1) Bir resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmi belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi bir belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren, gerçeğe aykırı olarak belge düzenleyen veya sahte resmi belgeyi kullanan kamu görevlisi üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) Resmi belgenin, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge niteliğinde olması halinde, verilecek ceza yarısı oranında artırılır. Resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek

Sahtecilikte Aldatma Yeteneği ve İnceleme Usulü

Resmi belgede sahtecilik suçuna konu belgedeki sahtecilikte aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayini mahkeme hakimine aittir. Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2015/10891 Esas ve 2018/5844 Karar sayılı ilamına göre, suça konu belgenin mahkeme heyeti tarafından incelenerek belirgin özelliklerinin duruşma tutanağına geçirilmesi ve sahtecilikte aldatma kabiliyetinin bulunup bulunmadığının bu tespit üzerinden takdir edilmesi gerekir.

Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2015/10891, K. 2018/5844Kaynağı aç
15. Ceza Dairesi         2015/10891 E.  ,  2018/5844 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : TCK'nun 204/1, 62, 53/1-3, 158/1-f son, 168/1, 62, 52, 53/1-3 maddeleri gereğince mahkumiyet Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın, yetkilisi Hayrettin Yıldırım olan Limited Şirketi'ne ait 3.000 TL değerindeki çeki keşide ederek karşılığında halı almak suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda; Ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.03.1992 gün ve 80/98 sayılı kararında da belirtildiği üzere, belgede sahtecilik suçlarında önceden verilen rıza üzerine borçlu yerine onun imzasının atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden suç kastından söz edilemeyeceği, somut olayda, sanığın,İnşaat Limited Şirketi'ne ait çekleri keşide etmek konusunda noter onaylı vekaletnamesi bulunması ve çekin arka yüzündeki ilk cironun sanığa ait olması ile çekin üçüncü bir şahıs tarafından ele geçirildiğine ve bu şekilde tanzim edildiğine dair sanığın ya da keşideci n bir beyan ve şikayetinin bulunmaması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması amacına yönelik olarak, sanığın Limited Şirketi'ne ait bu çeke ilişkin çek karnesinden veya başka çek karnesi ile ilgili çekler imzalayıp imzalamadığı ve bu şekilde çekler olması halinde ödenip ödenmediklerinin belirlenmesi, çek üzerindeki keşideci imzasının sanığın eli ürünü olup olmadığına dair bilirkişi raporu alınması, n ifadesi alınarak, sanığa noter onaylı vekaletnameyi ne amaçla verdiğinin sorulması ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması, Kabule göre de; Resmi belgede sahtecilik suçuna konu teşkil eden belge ya da belgelerin aslı ile ilgili olarak yapılan sahtecilikte aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayininin hakime ait olduğu da dikkate alınarak, söz konusu çekin mahkeme heyeti tarafından incelenip özelliklerinin zapta geçirilmesi, bu şekilde, sahtecilikte aldatma kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespitinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması, Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, hükümlerin BOZULMASINA, 24/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Manevi Unsur ve Rızanın Suç Kastına Etkisi

Suçun oluşabilmesi için genel kast ve aldatma kastının varlığı aranır. Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2015/10891 Esas ve 2018/5844 Karar sayılı kararına göre, borçlunun önceden bildirdiği muvafakat doğrultusunda onun adına imza atılması halinde zarar verme saikiyle hareket edilmediği kabul edilir ve suç kastı gerçekleşmez. Mağdur sıfatıyla gösterilen şahsın açık izni ve rızasına dayanılarak yapılan değişiklikler de suçun oluşmasını engeller.

Resmi Belgede Sahtecilik Suçunun Cezası ve Nitelikli Halleri

Resmi bir belgenin gerçeğe aykırı biçimde üretilmesi, mevcut belgenin aldatma kabiliyeti taşıyacak surette başkalaştırılması veya sahte nitelikteki belgenin kullanılması hallerinde, Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinin 1. fıkrası gereğince iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası tatbik edilir.

Fiilin kamu personeli tarafından gerçekleştirilmesi Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinin 2. fıkrasında nitelikli hal şeklinde düzenlenmiştir. Görevi icabı tanzime yetkili bulunduğu resmi evrakı sahte üreten, mevcut evrakı aldatıcı biçimde başkalaştıran, hakikate aykırı kayıt oluşturan veya sahte evrakı kullanan kamu görevlisi hakkında üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası tayin edilir.

Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinin 3. fıkrasına göre, resmi belgenin kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge niteliğinde olması durumunda, verilecek temel veya nitelikli ceza yarı oranında artırılır.

Daha Az Cezayı Gerektiren Hal

Failin mevcut bir hukuki münasebete bağlı alacağını ispatlamak veya hakikate uygun bir vaziyeti tespit altına almak maksadıyla sahtecilik yapması Türk Ceza Kanunu'nun 211. maddesinde özel bir indirim hali sayılmıştır. Bu amaçla hareket edilmesi halinde hükmolunacak ceza yarı oranında indirilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 211Kaynağı aç
Madde 211- (1) Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde, verilecek ceza, yarısı oranında indirilir. İçtima

Resmi Belge Hükmündeki Belgeler ve Sağlık Mensuplarının Düzenlemeleri

Özel belge niteliğinde olmalarına karşın Türk Ceza Kanunu'nun 210. maddesinin 1. fıkrası uyarınca emre veya hamile yazılı kambiyo senedi, emtiayı temsil eden belge, hisse senedi, tahvil veya vasiyetname üzerinde sahtecilik yapılması halinde resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümler tatbik edilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 210Kaynağı aç
Madde 210- (1) Özel belgede sahtecilik suçunun konusunun, emre veya hamile yazılı kambiyo senedi, emtiayı temsil eden belge, hisse senedi, tahvil veya vasiyetname olması halinde, resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümler uygulanır. (2) Gerçeğe aykırı belge düzenleyen tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire veya diğer sağlık mesleği mensubu, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Düzenlenen belgenin kişiye haksız bir menfaat sağlaması ya da kamunun veya kişilerin zararına bir sonuç doğurucu nitelik taşıması halinde, resmi belgede sahtecilik hükümlerine göre cezaya hükmolunur. Daha az cezayı gerektiren hal

Sağlık mensuplarına özgü düzenleme Türk Ceza Kanunu'nun 210. maddesinin 2. fıkrasında yer almaktadır. Hakikate uymayan belge tanzim eden hekim, diş hekimi, eczacı, ebe, hemşire veya diğer sağlık mesleği mensupları üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına çarptırılır. Söz konusu belgenin bir kimseye haksız yarar sağlaması yahut kamusal veya kişisel zarara sebebiyet vermesi durumunda ise faile resmi belgede sahtecilik kuralları uygulanarak ceza tertip edilir.

Resmi Belgeyi Bozan, Yok Eden veya Gizleyenlerin Cezai Sorumluluğu

Türk Ceza Kanunu'nun 205. maddesi doğrultusunda, aslı bulunan resmi bir belgenin bozulması, imha edilmesi ya da saklanması iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Eylemin kamu görevlisince gerçekleştirilmesi durumunda hükmedilecek ceza yarı oranında artırılmaktadır. Bu suç tipi genel kastla vücut bulur ve olası kastla işlenmesi de mümkün iken, taksirli hareketlerle işlenmesi cezalandırılmamaktadır.

Soruşturma Usulü, Suça Teşebbüs ve Yetkili Mahkeme

Resmi belgede sahtecilik suçu takibi şikayete bağlı suçlar arasında yer almaz; suçun ihbar edilmesi üzerine re'sen soruşturulur ve kovuşturulur. Suçun mağduru yalnızca gerçek kişiler olabilir; fiilden ötürü zarara uğrayan tüzel kişilikler ise yargılamada suçtan zarar gören sıfatını taşır.

Resmi belgede sahtecilik suçunda icra hareketleri kısımlara bölünebildiği ölçüde teşebbüs mümkündür; bununla birlikte yargı kararlarında suça teşebbüsün mümkün olmadığı yönünde hükümler de yer almaktadır. Yargılamada yetkili mahkeme ise suçun işlendiği yer mahkemesidir.

Resmi belgede sahtecilik suçu şikayete bağlı mıdır?

Resmi belgede sahtecilik suçu şikayete tabi değildir. Yetkili makamlara yapılan ihbar üzerine re'sen soruşturulur ve kovuşturulur.

Kambiyo senetlerinde sahtecilik hangi hükümlere tabidir?

Emre veya hamile yazılı kambiyo senetleri, hisse senetleri, tahviller, emtiayı temsil eden belgeler ve vasiyetnameler Türk Ceza Kanunu'nun 210. maddesinin 1. fıkrası uyarınca resmi belge hükmünde sayıldığından resmi belgede sahtecilik hükümleri uygulanır.

Başkası adına rıza ile imza atılması sahtecilik suçunu oluşturur mu?

Önceden verilen rıza üzerine borçlu yerine imza atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden suç kastı oluşmaz.

Gerçek bir durumu belgelemek için sahtecilik yapılırsa ceza iner mi?

Türk Ceza Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla hareket edildiğinde verilecek ceza yarısı oranında indirilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu