Cebir, tehdit ve hile olmaksızın, on beş yaşını bitirmiş çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, Türk Ceza Kanunu’nun 104. maddesinin birinci fıkrası uyarınca şikâyet üzerine iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suç, on beş yaşını bitirmiş ve on sekiz yaşını doldurmamış çocuğa yöneliktir. Bu yaş aralığında çocuğun rızası, fiili suç olmaktan çıkaran bir hukuka uygunluk nedeni olarak değil, suçun unsuru olarak değerlendirilir.
Yaş sınırı ve suçun unsurları
Türk Ceza Kanunu’nun 6. maddesindeki çocuk tanımı, on sekiz yaşını doldurmamış kişiyi ifade eder. Bu suçun mağduru, on beş yaşını bitirmiş olup henüz on sekiz yaşını doldurmamış çocuktur. On beş yaşının bitirilmemesi veya on sekiz yaşının doldurulması, fiilin bu madde kapsamında kalmasını engeller.
Suçun oluşması için cinsel ilişki fiili, çocuğun belirtilen yaş aralığında olması ve ilişkinin cebir, tehdit ya da hile olmaksızın gerçekleşmesi gerekir. Suçun taksirle veya ihmal suretiyle işlenebileceği kabul edilmez; failin, on beş ile on sekiz yaş arasındaki çocukla cinsel ilişkiye gireceğini bilmesi ve bunu istemesi aranır.
On beş yaşını doldurmamış çocukla yapılan cinsel eylem, rıza bulunsa bile bu madde kapsamında bırakılmaz; çocuğun cinsel istismarı olarak ele alınır. On beş ile on sekiz yaş arasında cebir, tehdit, hile veya rızayı ortadan kaldıran bir neden varsa fiil yine cinsel istismar çerçevesinde değerlendirilir.
Temel hâldeki ceza
Temel hâlde ceza, şikâyete bağlı olarak iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Aynı konuda bazı karar değerlendirmelerinde altı aydan iki yıla kadar bir ceza ölçüsü de geçer. Bu ölçü, 28 Haziran 2014 öncesine ait fiillerle bağlantılı olarak anlatılır; iki yıldan beş yıla kadar olan ölçüyle aynı dönemin eşdeğer ve zorunlu cezası diye birleştirilemez.
Şikâyet aranmayan nitelikli hâller
Mağdurla arasında evlenme yasağı bulunan kişinin suçu işlemesi hâlinde kovuşturma şikâyete bağlı değildir ve hapis cezası on yıl ile on beş yıl arasındadır. Evlat edinilecek çocuğun evlat edinmeden önceki bakımını üstlenen kişi ile koruyucu aile ilişkisi kapsamında bakım, koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişi hakkında da şikâyet şartı aranmaz ve aynı ceza uygulanır.
Evlenme yasağı bulunan kişiler Türk Medeni Kanunu’nun 129. maddesi kapsamında üstsoy ve altsoy, kardeşler, amca, dayı, hala ve teyze ile yeğenler, belirli kayın hısımları ve belirli evlatlık ilişkileri olarak sıralanır.
Cinsel ilişkinin kapsamı
Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 2015/972 esas ve 2018/1125 karar sayılı kararında suç, erkek cinsel organının kadına vajinal veya erkek ya da kadına anal yoldan ithali olarak ele alınmıştır. Karar, on beş ile on sekiz yaşında ve fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmiş kabul edilen mağdureye rızasıyla yönelen öpme ve cinsel organ sürtme fiillerinin bu kapsamda mahkûmiyet nedeni yapılamayacağını belirterek mahkûmiyet hükmünü bozmuştur.
Yargıtay 14. Ceza Dairesi, E. 2015/972, K. 2018/1125Kaynağı aç
Parmak veya sair cisim sokulması, oral temas, öpme, sarılma ve sürtünme gibi ilişkiye ulaşmayan davranışlar, aynı kabul çerçevesinde bu suçun kanuni unsurunu oluşturmaz. Bu ayrım, her cinsel davranışın cezasız kaldığı anlamına gelmez; başka bir suç tipinin oluşup oluşmadığı olayın kendi koşullarına göre ayrıca belirlenir.
Suç, cinsel ilişkiyle tamamlanır. Cinsel ilişki öncesinde kalan hazırlık hareketi teşebbüs olarak değerlendirilebilir. Failin icra hareketlerinden gönüllü olarak vazgeçmesi hâlinde teşebbüsten dolayı ceza verilmeyebilir. Bu sonuç, ilişkinin gerçekleşmediği olayla sınırlı tutulur.
Rıza ve yaşa ilişkin yanılgı
On beş ile on sekiz yaş arasındaki çocuğun rızası, temel hâlde suçun unsurudur. Rızanın bulunmaması veya cebir, tehdit ya da hile nedeniyle özgür iradenin ortadan kalkması, fiili bu suç yerine çocuğun cinsel istismarı kapsamında bırakır. Rıza; tıbbi bulgular, anlatımdaki tutarlılık ve diğer deliller birlikte değerlendirilerek belirlenir.
Failin çocuğun yaşı konusunda hataya düşmesi Türk Ceza Kanunu’nun 30. maddesindeki hata hükümleri bakımından araştırılabilir. Bu araştırma, her yaş yanılgısının beraat sonucu doğurduğu şeklinde genellenemez; çocuğun gerçek yaşı, failin bilgisi ve olayın koşulları birlikte değerlendirilir.
Failin yaşı
Bir yaklaşım, maddede fail için yaş sınırı bulunmadığını ve on sekiz yaşından küçük kişinin de fail olabileceğini kabul eder. Buna karşılık failin on sekiz yaşını doldurmuş olması gerektiği de ileri sürülür. Bu nedenle her iki tarafın on sekiz yaşından küçük olmasının suçu kendiliğinden ortadan kaldırdığı tek bir kuralla söylenemez. On sekiz yaşından küçük fail bakımından yaşa bağlı ceza indirimi Türk Ceza Kanunu’nun 31. maddesi çerçevesinde ayrıca değerlendirilir.
Şikâyet ve soruşturma
Temel hâl şikâyete bağlıdır. Şikâyetin altı ay içinde kullanılması gerektiği belirtilmekle birlikte, sürenin suç tarihinden mi yoksa fiilin ve failin öğrenilmesinden mi başlayacağı aynı kesinlikte ortaya konulamaz. Bir yaklaşımda on beş ile on sekiz yaşındaki çocuğun şikâyet hakkı kendisine aittir ve yalnız veli veya vasinin başvurusu bunun yerine geçmez. Başka bir yaklaşımda velisi veya vasisi de şikâyette bulunabilir. Bu iki ölçü aynı kesin sonuca bağlanamaz.
Temel hâlde süresinde şikâyet bulunmaması soruşturma veya kovuşturmayı engeller; kovuşturma sırasında şikâyetten vazgeçme davanın düşmesi sonucunu doğurabilir. Nitelikli hâllerde ise şikâyet ve buna bağlı süre aranmaz. İştirak hâlinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikâyetten vazgeçme, Türk Ceza Kanunu’nun 73. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca diğerlerini de kapsar.
Suç, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar arasında yer aldığından, şikâyete bağlı olsa bile uzlaştırma yoluna gidilemeyeceği kabul edilir. Yetkili yer bakımından Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 12. maddesi suçun işlendiği yeri esas alır.
Sık sorulan sorular
On beş yaşından küçük çocukla rızalı ilişki bu suçu oluşturur mu?
Hayır. On beş yaşını doldurmamış çocukla yapılan cinsel eylem, rıza bulunsa bile reşit olmayanla cinsel ilişki suçu kapsamında bırakılmaz; çocuğun cinsel istismarı olarak değerlendirilir.
Çocuğun rızası failin beraatini sağlar mı?
Hayır. On beş ile on sekiz yaş aralığında rıza, bu suç bakımından hukuka uygunluk nedeni değil suçun unsurudur; rızanın varlığı beraat nedeni yapılmaz.
Evlenme yasağı varsa şikâyet gerekir mi?
Hayır. Mağdurla arasında evlenme yasağı bulunan kişinin suçu işlemesinde şikâyet aranmaz ve ceza on yıldan on beş yıla kadar hapistir.
Öpme veya parmakla temas bu suçu oluşturur mu?
Kabul edilen anlamda erkek cinsel organının vajinal veya anal yoldan ithali arandığından, öpme, sürtme ve parmak sokma bu suçun unsurunu oluşturmaz. Başka bir suçun oluşup oluşmadığı ayrıca değerlendirilir.
Şikâyetten vazgeçme nitelikli hâlde davayı düşürür mü?
Hayır. Şikâyetten vazgeçmenin düşme sonucu temel hâle ilişkindir; şikâyetin aranmadığı nitelikli hâllerde vazgeçme davanın seyrini etkilemez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

