Ticari reklam; ticaret, iş, zanaat veya bir meslekle bağlantılı olarak bir mal ya da hizmetin satışını veya kiralanmasını sağlamak, hedef kitleyi bilgilendirmek veya ikna etmek amacıyla herhangi bir mecrada yazılı, görsel, işitsel ve benzeri yollarla yapılan pazarlama iletişimi niteliğindeki duyurulardır. Türkiye'de reklamların idari denetimi esas olarak Radyo ve Televizyon Üst Kurulu ile Reklam Kurulu tarafından yerine getirilmektedir.
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 61Kaynağı aç
Reklam Kurulunun Görev Alanı ve Başvuru Usulü
Reklam Kurulu, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği ilkeleri doğrultusunda reklam uygulamalarında uyulması gereken esasları belirlemekte ve tüm mecralarda yayımlanan ticari reklamların denetimini yürütmektedir.
Kurula tüketiciler, kurum ve kuruluşlar ile rakip teşebbüsler başvuruda bulunabileceği gibi Kurul tarafından re'sen de inceleme başlatılabilmektedir. Reklam Kurulu'na yapılacak başvurular yazılı olarak ya da e-Devlet kapısı üzerinden elektronik ortamda gerçekleştirilir.
Başvuruda şikâyete konu reklamın yayınlandığı tarih, mecra ve reklam veren firma bilgilerine yer verilmesi talep edilir. Bunun yanında iddia edilen aykırılığın açıklanması, yazılı veya basılı reklamların asıllarının başvuruya eklenmesi, bu nitelikte olmayan tanıtımların ise görüntülerinin başvuru sahibi tarafından sağlanması beklenir.
Kamu Düzeni, Genel Ahlak ve Kişilik Hakları İlkeleri
6502 sayılı Kanun'un 61. maddesinin ikinci fıkrası gereğince ticari reklamların Reklam Kurulunca belirlenen ilkelere, genel ahlaka, kamu düzenine ve kişilik haklarına uygun, doğru ve dürüst olması esastır.
Ticari reklamların can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürücü, kamu sağlığını bozucu, şiddet hareketlerini ve suç işlemeyi özendirici nitelikte olması yasaktır. Reklamlar; kamu düzenini bozan veya kınanacak davranışlara yol açan, göz yuman, bu davranışları özendiren veya destekleyen unsurlar taşıyamaz. Ayrıca toplumu endişeye sevk edecek veya yanıltıcı biçimde hastalık, yaralanma ve benzeri durumlara ilişkin sunumlara yer verilemez ve güvenlik kurallarının gözetilmediği tehlikeli uygulamalar tanıtılamaz.
Reklamlar tüketicilerin korkularını ve batıl inançlarını istismar edemez. Hastaların tedavi öncesi ve sonrasına ait ifade veya görüntülere yer verilemeyeceği gibi hastaları, yaşlıları, çocukları ve engellileri istismar edici ifade ve görüntüler kullanılamaz. Bununla birlikte insan onurunu ve kişilik haklarını zedeleyici tanıtımlar yapılamaz ve önceden izin alınmaksızın hiç kimsenin özel ya da sosyal yaşamına dair unsurlar reklamlarda kullanılamaz.
Doğruluk, Dürüstlük ve Aldatıcı Reklam Yasağı
6502 sayılı Kanun'un 61. maddesi ve Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nin 7. maddesi uyarınca reklamların doğru ve dürüst rekabet ilkelerine uygun bulunması şarttır. Tüketiciler nezdinde internet hizmeti temin edilebilmesi için sabit ev telefonu aboneliğinin zorunlu olduğu algısını oluşturan gerçeğe aykırı tanıtımlar dürüst rekabet ilkelerine aykırılık teşkil eder.
Tüketiciyi aldatıcı veya onun tecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar edici ticari reklam yapılması kanunen yasaktır. Mal veya hizmetlerin içeriği, kullanılan malzemesi, cinsi, üretim tarihi, üretim yeri, fiyatı, coğrafi ve ticari menşei gibi nitelikleri hakkında gerçeğe aykırı bilgi verilmesi aldatıcı reklam kapsamındadır. İşletmenin kuruluş tarihinin gerçeğe uymaması, piyasanın en eskisi veya en tecrübelisi olunduğunun iddia edilmesi ile büyüklük ve kapasiteye ilişkin yanıltıcı beyanlar da aldatıcı reklam kabul edilir.
Yetkili bakanlıkça verilmiş turizm işletmesi belgesi bulunmayan bir konaklama tesisinin internet mecralarında butik otel olarak tanıtılması, tüketiciyi aldatıcı ve yanıltıcı reklam niteliğinde değerlendirilmektedir.
Örtülü Reklam Yasağı ve Tarafların Sorumluluğu
6502 sayılı Kanun'un 61. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca her türlü iletişim vasıtasında sesli, yazılı veya görsel mahiyette örtülü reklam yapılması kanunen yasaktır. Tanıtım amacı taşıdığı açıkça belirtilmeksizin çeşitli yayın, yazı, haber veya programlarda ticari unvanlara, işletme adlarına, markalara, logolara ya da ayırt edici diğer unsurlara tanıtıcı mahiyette yer verilmesi örtülü reklam sayılmaktadır.
Yazılı basında ve süreli yayınlarda haber verme amacının dışına çıkılarak belirli bir ticari ürünün satın alınmasının dolaylı biçimde teşvik edilmesi ve içeriğindeki bileşenlerin öne çıkarılması örtülü reklam yasağının ihlali olarak tespit edilmektedir.
Ticari reklamlara ilişkin kanuni yükümlülüklere reklam verenler, reklam ajansları ve mecra kuruluşlarının tamamı uymakla yükümlüdür.
Karşılaştırmalı Reklamlar ve Rakipleri Kötüleme Yasağı
Aynı amaca yönelik veya aynı ihtiyaçları karşılayan rakip mal veya hizmetlerin karşılaştırmalı reklamı yapılabilir.
Karşılaştırmalı reklamların hukuka uygun sayılabilmesi; rakiplere ait ürün adı, marka, logo, ticaret unvanı veya diğer ayırt edici unsurlara yer verilmemesi, tüketiciye fayda sağlayacak bir hususun karşılaştırılması, nesnel ve sayısal iddiaların bilimsel test ve raporlarla ispatlanması ve rakiplerin mal, hizmet ya da faaliyetlerinin kötülenmemesi koşullarına bağlıdır.
Reklamlar hiçbir kişi, kurum veya kuruluşu, ticari ya da mesleki faaliyeti, malı, hizmeti veya markayı aşağılayamaz, alay konusu edemez ve kötüleyemez. Bir markanın tanıtımında piyasadaki diğer üreticilerin gerçek ürün üretmediği izlenimini oluşturan sloganların kullanılması diğer ürünleri kötüleme niteliğinde olup haksız rekabete yol açar.
Tanıtımlarda tek yıkamayla leke çıkarmada en iyisi olunduğu yönündeki ifadelerin kullanılması, pazardaki tüm rakiplerle genel bir karşılaştırma algısı oluşturması sebebiyle mevzuat ihlali sayılmaktadır.
İspat Külfeti ve Bilimsel Doğrulama
6502 sayılı Kanun'un 61. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca reklam verenler ticari reklamlarında yer alan iddiaların doğruluğunu ispat etmekle yükümlüdür.
Arıtma veya koruma oranları gibi nesnel, ölçülebilir ve sayısal verilere dayanan iddiaların doğruluğunun bilimsel geçerliliği bulunan bilgi ve belgelerle tevsik edilmesi şarttır; bu iddiaların ispatlanamaması halinde durdurma cezası uygulanmaktadır.
Reklam Kurulu Yaptırımları ve İnternet Düzenlemeleri
6502 sayılı Kanun'un 61. maddesinde düzenlenen yükümlülüklere aykırı hareket eden reklam verenler, reklam ajansları ve mecra kuruluşları hakkında durdurma, aynı yöntemle düzeltme, idari para cezası ve gerekli görülen hallerde üç aya kadar tedbiren durdurma cezası uygulanır. Reklam Kurulu ihlalin niteliğine göre bu yaptırımları birlikte veya ayrı ayrı verebilir ve kararlarını resmi internet sitesinde yayımlar. Kanun'un 77. maddesinin on ikinci ve on üçüncü fıkralarındaki idari yaptırım kararlarını verme yetkisi münhasıran Reklam Kuruluna aittir.
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 77Kaynağı aç
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 78Kaynağı aç
Reklam Kurulu idari para cezalarını uygularken aykırılığın haksızlık içeriğini, elde edilen menfaatin veya neden olunan zararın büyüklüğünü, failin kusurunu ve ekonomik durumunu dikkate alır. Haksız ticari uygulamanın reklam yoluyla gerçekleştirilmesi halinde de reklam yaptırımları tatbik edilir.
Aykırılığın internet ortamı üzerinden gerçekleşmesi halinde Reklam Kurulu, içeriğin çıkarılması için elektronik iletişim araçlarıyla ilgilisine bildirimde bulunur. Bu bildirime rağmen yirmi dört saat içinde içerik çıkarılmazsa erişimin engellenmesine karar verilebilir.
Muhataba bildirimde bulunulamaması haliyle sınırlı olmak üzere doğrudan erişimin engellenmesine karar verilebilir. Bu karar uygulanmak üzere Erişim Sağlayıcıları Birliğine iletilir. Erişimin engellenmesi kararı esas olarak aykırılığın gerçekleştiği içerikle sınırlı verilir; ancak içeriğe erişimin engellenmesiyle aykırılığın önlenemediği veya teknik olarak mümkün olmadığı durumlarda internet sitesinin tümüne yönelik erişim engeli tesis edilebilir.
Yargı Yolu, İtiraz ve İdari Para Cezalarının Ödenmesi
Reklam Kurulu tarafından tesis edilen idari yaptırım kararlarına karşı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre idari yargı yoluna başvurulabilir. İptal davası, işlemin tebliğini izleyen günden itibaren otuz gün içinde idare mahkemesinde açılmalıdır. İdare mahkemesinde dava açılmış olması idari işlemin icrasını kendiliğinden durdurmaz. İlk derece mahkemesi kararlarına karşı şartları varsa istinaf ve temyiz kanun yolları açıktır.
6502 sayılı Kanun hükümleri kapsamında Reklam Kurulunca verilen idari para cezalarının, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi zorunludur.
Reklam Kurulu şikâyet başvurusu nasıl yapılır?
Reklam Kurulu şikâyet başvuruları tüketiciler, kurum ve kuruluşlar ile rakip teşebbüsler tarafından yazılı olarak veya e-Devlet üzerinden yapılabilir; Kurul ayrıca re'sen inceleme de başlatabilir. Dilekçede yayın tarihi, mecra ve reklam veren bilgileri belirtilmeli ve reklam nüshası eklenmelidir.
Karşılaştırmalı reklam hangi şartlarla yapılabilir?
Aynı ihtiyacı karşılayan ürünler için karşılaştırmalı reklam yapılabilir; ancak rakiplerin adı veya logosuna yer verilmemesi, tüketici faydası bulunması, sayısal verilerin bilimsel testlerle tevsik edilmesi ve rakiplerin kötülenmemesi zorunludur.
İnternet reklamlarında içeriğin çıkarılmaması halinde ne yapılır?
Reklam Kurulunun elektronik bildirimine rağmen yirmi dört saat içinde internet içeriği çıkarılmazsa Erişim Sağlayıcıları Birliğine gönderilmek üzere erişimin engellenmesine karar verilebilir.
Reklam Kurulu kararlarına karşı dava açma süresi ne kadardır?
Reklam Kurulu kararlarına karşı, idari işlemin tebliğini izleyen günden itibaren otuz gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılması gerekmektedir; dava açılması kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz.
Reklam Kurulunca verilen para cezaları ne zaman ödenir?
6502 sayılı Kanun uyarınca Reklam Kurulu tarafından verilen idari para cezalarının tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenmesi yasal zorunluluktur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

