Yakın dönemde rekabet mevzuatına giren uzlaşma müessesesi, bir panelde medeni usul hukuku ve idare hukuku açısından değerlendirilmiştir.
Panelde ele alınan yön
Panel duyurusunda uzlaşma müessesesi, Türk rekabet mevzuatına yakın zamanda kazandırılan bir kurum olarak anılmış; medeni usul hukuku ve idare hukuku bakımından yansımaları ele alınmıştır. Duyuru, bu değerlendirmenin dayandığı maddeyi, şartları veya bağlayıcı sonucunu göstermemektedir.
Aynı panelde Rekabet Kurulu’nun son dönem kararları ve rekabet hukukunun dinamik yapısı dikkate alınarak uzlaşma müessesesinin işleyişine ilişkin ileriye dönük değerlendirmeler de yapılmıştır. Bu kararların künyesi, olayı ve hükmü belirtilmediğinden değerlendirme somut bir kurul kararı sonucuna dönüştürülemez.
İptal, ihlal ve zararın ispatı
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin E. 2023/4497, K. 2024/2675 sayılı kararında, davacının dayanak aldığı Rekabet Kurulu kararının idare mahkemesince iptal edildiği ve hukuka aykırılığın idari yargı kararıyla tespit edildiği belirtilmiştir. Kararda, incelenen kredi sözleşmesi kapsamında rekabet ihlalinin anlaşılmadığı; davacının ileri sürdüğü zararı ve zarar miktarını ispatlayamadığı da ifade edilmiştir. Bu tespit, karardaki olay ve kararda açıklanan idari yargı süreciyle sınırlıdır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/4497, K. 2024/2675Kaynağı aç
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, temyiz edilen bölge adliye mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca onanmasına 30.09.2024 tarihinde oybirliğiyle karar vermiştir.
Yatay uzlaşma iddiasının sınırı
İstinaf gerekçesinde, Kurul soruşturmasının mevduat, kredi ve kredi kartı alanlarında on iki bankanın rekabeti sınırlayan yatay bir uzlaşmayla 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4 üncü maddesine aykırı hareket ettiği sonucuna vardığı ileri sürülmüştür. Bu anlatım tarafın istinaf iddiasıdır; panelde ele alınan uzlaşma müessesesinin şartlarını göstermez ve Yargıtay hükmü değildir.
Bozma sebebi ve onama
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin E. 2022/2793, K. 2023/6494 sayılı temyiz incelemesinde, bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulmasının 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin bulunması hâlinde mümkün olduğu belirtilmiştir. Daire, incelenen kararı usul ve kanuna uygun bulmuş, temyiz nedenlerini bozma sebebi saymamış ve bölge adliye mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca onanmasına 07.11.2023 tarihinde oybirliğiyle karar vermiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/2793, K. 2023/6494Kaynağı aç
Uzlaşma müessesesinin şartları nelerdir?
Panelde, yakın dönemde rekabet mevzuatına giren uzlaşma müessesesinin medeni usul hukuku ve idare hukuku bakımından yansımaları ele alınmıştır.
Kurul kararının iptali kredi davasını nasıl etkilemiştir?
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin E. 2023/4497, K. 2024/2675 sayılı kararında, dayanak Kurul kararının idare mahkemesince iptal edildiği, ilgili kredi sözleşmesinde rekabet ihlalinin anlaşılmadığı ve zararın miktarıyla birlikte ispatlanamadığı belirtilmiştir.
Bölge adliye mahkemesi kararı hangi hâlde bozulur?
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin E. 2022/2793, K. 2023/6494 sayılı kararında bozma, 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesindeki sebeplerden birinin bulunmasına bağlanmıştır. Bu dosyada temyiz nedenleri bozma sebebi görülmediği için karar, 370 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca onanmıştır.
Karardaki uzlaşma ifadesi uzlaşma müessesesi midir?
Hayır. İstinaf sebebindeki ifade, 12 bankanın 4054 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesine aykırı yatay bir uzlaşma gerçekleştirdiği iddiasını anlatır. Bu iddia, uzlaşma müessesesinin şartlarını kurmaz ve Yargıtay hükmü değildir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

