Rekabet Uyuşmazlığında Zarar İspatı ve Temyiz

by Avukat Erdal Ersoy
Rekabet Uyuşmazlığında Zarar İspatı ve Temyiz

Yakın dönemde rekabet mevzuatına giren uzlaşma müessesesi, bir panelde medeni usul hukuku ve idare hukuku açısından değerlendirilmiştir.

Panelde ele alınan yön

Panel duyurusunda uzlaşma müessesesi, Türk rekabet mevzuatına yakın zamanda kazandırılan bir kurum olarak anılmış; medeni usul hukuku ve idare hukuku bakımından yansımaları ele alınmıştır. Duyuru, bu değerlendirmenin dayandığı maddeyi, şartları veya bağlayıcı sonucunu göstermemektedir.

Aynı panelde Rekabet Kurulu’nun son dönem kararları ve rekabet hukukunun dinamik yapısı dikkate alınarak uzlaşma müessesesinin işleyişine ilişkin ileriye dönük değerlendirmeler de yapılmıştır. Bu kararların künyesi, olayı ve hükmü belirtilmediğinden değerlendirme somut bir kurul kararı sonucuna dönüştürülemez.

İptal, ihlal ve zararın ispatı

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin E. 2023/4497, K. 2024/2675 sayılı kararında, davacının dayanak aldığı Rekabet Kurulu kararının idare mahkemesince iptal edildiği ve hukuka aykırılığın idari yargı kararıyla tespit edildiği belirtilmiştir. Kararda, incelenen kredi sözleşmesi kapsamında rekabet ihlalinin anlaşılmadığı; davacının ileri sürdüğü zararı ve zarar miktarını ispatlayamadığı da ifade edilmiştir. Bu tespit, karardaki olay ve kararda açıklanan idari yargı süreciyle sınırlıdır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/4497, K. 2024/2675Kaynağı aç
3. Hukuk Dairesi         2023/4497 E.  ,  2024/2675 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1380 E., 2023/1702 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2018/340 E., 2022/89 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; Rekabet Kurulu tarafından 12 bankanın 8 Mart 2013 tarihinde kredi ve kredi kartı konularında birlikte fiyat tespit etmek amacıyla kartel oluşturduğunun tespit edildiğini, bu tespit sonucu verilen para cezası kararının Danıştay tarafından da onandığını, söz konusu 12 bankanın içinde davalı bankanın da bulunduğunu, müvekkili …'nun davalı bankadan 25.09.2008 tarihinde kredi kullandığını, kartel faizi sebebiyle zarara uğradığını, söz konusu fiil olmasaydı müvekkilinin kredi maliyetinin daha az olabileceğini, davalı Bankanın 21 Ağustos 2007 ve 22 Eylül 2011 arasında kartel faizi uygulamak suretiyle müvekkiline vermiş olduğu zararın 3 katının fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL’sinin kredi kullanım tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte taraflarına ödetilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; dava dilekçesinin usulüne uygun düzenlenmediği, davacının başka bankalardan da kredi kullanabilme imkanını olması, tazminatın yasal koşullarının oluşmadığı gerekçeleri ile davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 31.05.2021 tarihli ve 2019/2177 Esas, 2021/1105 Karar sayılı kararında; soruşturmaya taraf olan 12 bankanın tek bir çerçeve anlaşma veya ortak plan dahilinde belirli bir koordinasyon içerisinde hareket ettiğinin ortaya konulamadığının tespit edildiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili; Rekabet Kurulunun 08.03.2013 tarihli kararına göre, 21.08.2007 ile 22.09.2011 tarihleri arasında davalının da arasında bulunduğu 12 adet bankanın herhangi birinden mevduat, kredi ve kredi kartı hizmeti alınmış ise Rekabetin Korunması Hakkında Kanunu uyarınca “3 katı tazminatı davası” açma imkanı doğduğunu, üç katına kadar tazminatın hangi ölçüler dikkate alınarak hesaplanacağı RKHK 58/II’de düzenlendiğini, Rekabet Kurulunun soruşturma sonucunda 12 bankanın mevduat, kredi ve kredi kartı piyasalarında, rekabeti sınırlayıcı yatay bir uzlaşma gerçekleştirmek suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un ("RKHK") 4 inci maddesine aykırı davrandıkları sonucuna ulaştığını, gelinen aşamada, idari yargı süreci devam ettiği için, özel hukuk davalarının belirsizliğini koruduğunu, DİDDGK’nın kararının beklendiğini, yerel mahkemenin kararı beklemeden hüküm kurmasının hatalı olduğunu ileri sürerek; İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı T.C. Ziraat Bankası A.Ş.'nin dava konusu Rekabet Kurulu kararına karşı açtığı idari davanın temyiz incelemesi sonucunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 31.05.2021 tarih ve 2019/2177 Esas, 2021/1105 Karar sayılı kararına göre, Rekabet Kurulunun 08.03.2013 tarih ve 13-13/198-100 sayılı kararı ile davalı T.C. Ziraat Bankası A.Ş. hakkında tesis edilen idari para cezası uygulanmasına ilişkin işlemde hukuka uygunluk görülmediği anlaşılmakla davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; istinaf dilekçesinde sunduğu nedenleri temyiz dilekçesinde de tekrar ederek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının, davalı bankadan kullandığı krediye uygulanan haksız kartel faiz oranı nedeniyle uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 57 nci maddesi 2. Aynı Kanun'un 58 inci maddesi 3.Değerlendirme Rekabet Kurulunun 08.03.2013 tarihli ve 13-13/198-100 sayılı kararının iptaline ilişkin Ankara 2. İdare Mahkemesince açılan davada davanın reddine karar verilmiş, karar düzeltme aşamasında Danıştay 13. Dairesinin 21.05.2019 tarihli ve 2016/4049 E., 2019/1781 K. sayılı kararı ile bozulması üzerine Ankara 2. İdare Mahkemesinin 19.07.2019 tarihli ve 2019/1106 E., K.2019/1466 K. sayılı "Israr-Ret" kararı verilmiş ve bu kez Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 31.05.2021 tarihli ve 2019/2177 E., 2021/1105 K. sayılı kararı ile bozulmuş ve yeniden yapılan yargılama neticesinde Ankara 2. İdare Mahkemesinin 2022/922 E., 2022/800 K. ve 21.04.2022 tarihli kararıyla idari işlemin iptaline karar verilmiş, kararın davalı idare tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay 13. Dairesinin 14.12.2022 tarihli ve 2022/3028 E., 2022/4800 K. sayılı kararı ile kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. 1. Davacının dayanak yaptığı Rekabet Kurulu Kararının yukarıda belirtildiği üzere İdare Mahkemesince iptaline karar verildiği böylece Kurul kararının hukuka aykırı olduğunun idari yargı kararı ile tesbit edilmiş olduğu ve davacı ile yapılan kredi sözleşmesi kapsamında rekabetin ihlal edilmediği anlaşıldığı gibi davacının uğradığını ileri sürdüğü zararı ve zarar miktarını ispatlayamadığı görülmüştür. 2. Böylece, temyiz olunan kararda; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarının doğru şekilde belirlendiği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş olması usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.09.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, temyiz edilen bölge adliye mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca onanmasına 30.09.2024 tarihinde oybirliğiyle karar vermiştir.

Yatay uzlaşma iddiasının sınırı

İstinaf gerekçesinde, Kurul soruşturmasının mevduat, kredi ve kredi kartı alanlarında on iki bankanın rekabeti sınırlayan yatay bir uzlaşmayla 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4 üncü maddesine aykırı hareket ettiği sonucuna vardığı ileri sürülmüştür. Bu anlatım tarafın istinaf iddiasıdır; panelde ele alınan uzlaşma müessesesinin şartlarını göstermez ve Yargıtay hükmü değildir.

Bozma sebebi ve onama

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin E. 2022/2793, K. 2023/6494 sayılı temyiz incelemesinde, bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulmasının 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin bulunması hâlinde mümkün olduğu belirtilmiştir. Daire, incelenen kararı usul ve kanuna uygun bulmuş, temyiz nedenlerini bozma sebebi saymamış ve bölge adliye mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca onanmasına 07.11.2023 tarihinde oybirliğiyle karar vermiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/2793, K. 2023/6494Kaynağı aç
11. Hukuk Dairesi         2022/2793 E.  ,  2023/6494 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1271 Esas, 2022/392 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/533 E., 2019/82 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Rekabet Kurulu tarafından, aralarında davalı bankanın da yer aldığı 12 banka hakkında yapılan soruşturma sonucunda verilen karar ile bankaların mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetleri konusunda anlaşma veya uyumlu eylem içerinde bulunmak sureti ile 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un (4054 sayılıKanun) 4 üncü maddesini ihlal ettiği gerekçesi ile idari para cezasına mahkum edildiklerini, kararın iptali için açılan davanın reddedilerek kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay tarafından hukuka uygun bulunarak onandığını, müvekkilinin 11.02.2011 tarihinde davalı bankanın İzmir Karşıyaka Şubesi’nden 60 ay vade ile 100.000,00 TL işletme ihtiyaç kredisi kullandığını, kartel faizi nedeniyle zarara uğradığını, davalının 3 katı oranında tazminat ödemesi gerektiğini ileri sürerek, davalının 21.08.2007-21.09.2011 tarihleri arasında kartel faizi uygulamak suretiyle vermiş olduğu zararın 3 katı bedelinden şimdilik 1.000,00 TL kartel tazminatının 11.02.2011 sözleşme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; genel yetki kuralı uyarınca yetkili mahkemenin İstanbul mahkemeleri olduğunu, Rekabet Kurulu Kararı’nda işletme ihtiyaç kredilerine uygulanan faiz konusunda müvekkiline isnat edilen herhangi bir ihlal iddiasının bulunmadığını, uzlaşma içinde olan bankalar arasında müvekkilinin bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin davalı sıfatının bulunmadığını, Rekabet Kurulu Kararı’nın iptali talebi ile açtıkları davada karar düzeltme başvurusu yapıldığından kararın henüz kesinleşmediğini, bu kararın kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, Rekabet Kurulu kararlarının idari yargı denetimine tabi olduğunu, kesin delil niteliği taşımadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ticari kredi faiz oranının talepte bulunan firmanın güvenilirliği vb. kriterler değerlendirilerek, başvurana özel olarak başvurduğu banka tarafından belirlendiğini, dava dışı bankalardan celp edilen faiz oranları ile yapılan bilirkişi incelemesi sonucu piyasada farklı/değişken faiz oranlarının uygulandığı ve davalının piyasa koşulları içerisinde o tarihteki en uygun orandan kredi kullanımı yaptığının saptandığı, davacıya davalı banka tarafından kullandırılan işletme ihtiyaç kredisinde Rekabet Kurulu kararında belirtilen ve mevzuatta belirtili kartel oluşturma ve uyumlu eylem tanımlarına uyan eylem saptanamadığı, ticari kredi faiz oranları konusunda Rekabet Hukuku açısından uyumlu eylem ya da kartel oluşturma eyleminin bulunmadığı, davalının tazminat talebinin Rekabet Kurulu kararına dayandırılamayacağı, dava dışı bankaların davacının kredi kullandığı güne ait faiz oranlarının tamamının, davacının kredisine uygulanan faiz oranından daha yüksek olması nedeniyle, davacının kullanmış olduğu kredi nedeniyle zararı tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Rekabet Kurulu'nun on iki bankanın mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetlerine yönelik "uzlaşma" içerisinde bulunduğu sonucuna devam eden tek bir ihlal yaklaşımı doğrultusunda vardığını, Rekabet Kurulu kararında kredilerin türleri arasında ayrıma gidilmediğini, Rekabet Kurulu kararında, on iki bankanın somutlaştırılmış şekilde, 21.08.2007 ve 22.09.2011 tarihleri arasında mevduat, (kamu bankaları için ayrıca kamu mevduatı), krediler ve kredi kartları hizmetleri bakımından ortak fiyat tespitine giderek rekabet ihlali gerçekleştirdiklerinin, bireysel-ticari-kamu ayrımı yapmaksızın suni faiz artırımına gittiklerinin tespit edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, zararın tespitine yönelik özel ve teknik hiçbir yöntem kullanılmadan, en basit şekliyle sadece ele alınan dönemdeki ortalama faiz oranlarının karşılaştırıldığını, ihlal dışında fiyata etki eden değişkenlerin dikkate alınmadığını, zararı en doğru şekilde hesaplayabilecek kişilerin bu konuda özel eğitim almış Rekabet Kurumu uzmanları olduğunu, Rekabet Kurulu kararı ve kredi değerlendirme uzmanı bir bilirkişiden ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alınması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Rekabet Kurulu kararında, bankaların anlaşmalı olarak yüksek faiz belirledikleri tespit edilen kredilerin tüketici kredileri, mevduat faizlerine ilişkin olduğu, ticari kredilerin kartel kararı kapsamında değerlendirilemeyeceği, davalı Vakıfbank hakkında ticari krediler bakımından bir inceleme yapılmadığı, davalı banka bakımından ticari kredilere ilişkin diğer bankalar ile anlaşmaya vararak rekabeti bozucu bir eyleminin olduğuna dair bir tespitin yapılmadığının anlaşıldığı ve davaya konu kredi ticari kredi olduğundan davanın reddine karar verilmesinin doğru olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleri ile temyiz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rekabet yasağına aykırı davranan davalı banka eylemi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 4054 sayılı Kanun'un 57 ve 58 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Uzlaşma müessesesinin şartları nelerdir?

Panelde, yakın dönemde rekabet mevzuatına giren uzlaşma müessesesinin medeni usul hukuku ve idare hukuku bakımından yansımaları ele alınmıştır.

Kurul kararının iptali kredi davasını nasıl etkilemiştir?

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin E. 2023/4497, K. 2024/2675 sayılı kararında, dayanak Kurul kararının idare mahkemesince iptal edildiği, ilgili kredi sözleşmesinde rekabet ihlalinin anlaşılmadığı ve zararın miktarıyla birlikte ispatlanamadığı belirtilmiştir.

Bölge adliye mahkemesi kararı hangi hâlde bozulur?

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin E. 2022/2793, K. 2023/6494 sayılı kararında bozma, 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesindeki sebeplerden birinin bulunmasına bağlanmıştır. Bu dosyada temyiz nedenleri bozma sebebi görülmediği için karar, 370 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca onanmıştır.

Karardaki uzlaşma ifadesi uzlaşma müessesesi midir?

Hayır. İstinaf sebebindeki ifade, 12 bankanın 4054 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesine aykırı yatay bir uzlaşma gerçekleştirdiği iddiasını anlatır. Bu iddia, uzlaşma müessesesinin şartlarını kurmaz ve Yargıtay hükmü değildir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu