Avukat ile müvekkili arasındaki mesleki ilişkiden kaynaklanan yazışmalar, rekabet soruşturmalarında Kurul'un geniş bilgi isteme ve yerinde inceleme yetkisi karşısında özel bir konuma sahiptir. Bu ilkenin temel amacı, hukuki danışmanlık alan kişinin tüm bilgilerini avukatına sunabilmesini ve savunma hakkını gerçek anlamda kullanabilmesini güvence altına almaktır; rızası dışında ortaya çıkacak yazışma kaygısının danışmanlık ilişkisini kısıtlaması bu ilkeyle engellenmek istenmektedir.
Rekabet Kurulu'nun Bilgi İsteme ve Yerinde İnceleme Yetkileri
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 14. maddesi uyarınca Kurul, görevlerini yerine getirirken gerekli gördüğü her türlü bilgiyi kamu kurum ve kuruluşlarından, teşebbüslerden ve teşebbüs birliklerinden isteyebilir; muhataplar istenen bilgileri Kurul'un belirleyeceği süre içinde vermekle yükümlüdür. Aynı kanunun 15. maddesi, Kurul'a daha geniş kapsamlı bir yerinde inceleme yetkisi tanır: defter, fiziki ve elektronik ortam ile bilişim sistemlerinde tutulan her türlü veri ve belgeler incelenebilir, kopyaları ile fiziki örnekleri alınabilir; belirli konularda yazılı veya sözlü açıklama istenebilir; her türlü mal varlığına ilişkin mahallinde inceleme yapılabilir.
4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 14Kaynağı aç
4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 15Kaynağı aç
Yerinde inceleme Kurul emrinde çalışan uzmanlar tarafından yürütülür. Uzmanlar incelemeye giderken incelemenin konusunu ve amacını, ayrıca yanlış bilgi verilmesi halinde idari para cezası uygulanacağını belirten bir yetki belgesi taşımak zorundadır. İlgililer, istenen bilgi, belge, defter ve benzeri vasıtaların suretlerini vermekle yükümlüdür. Yerinde incelemenin engellenmesi veya engellenme olasılığının bulunması halinde inceleme sulh ceza hakimi kararıyla yapılır.
Avukat-Müvekkil Gizliliği İlkesinin Kapsamı
Avukat-müvekkil gizliliği ilkesi, hukuki danışmanlık hizmeti alınması sırasında gerçekleştirilen yazışmaların ve avukata iletilen bilgilerin zorunlu ifşasını engeller. Rekabet Kurulu, bu ilke çerçevesinde aralarında işçi-işveren ilişkisi bulunmayan müvekkil ve bağımsız avukat arasındaki savunma hakkının kullanımına ilişkin yazışmaların mesleki ilişki kapsamında olduğunu varsaymış ve gizliliklerinin koruma altında olduğunu benimsemiştir. Kurul, korumanın iki temel durumu kapsadığını da belirlemiştir: savunma hakkının kullanımı için bağımsız avukatla gerçekleştirilen yazışmalar ile bağımsız avukattan hukuki danışmanlık hizmeti alınması için hazırlanan belgeler.
Korumanın Sınırları
Bu gizlilik koruması mutlak değildir. Savunma hakkının kullanımıyla doğrudan ilgisi bulunmayan yazışmalar korumadan yararlanamaz; bunun yanı sıra herhangi bir ihlale yardım etmek veya devam eden ya da ileride işlenecek bir ihlali gizlemek amacıyla yapılan yazışmalar, ön araştırma, soruşturma veya inceleme konusuyla ilgili olsalar dahi koruma kapsamı dışında kalır.
Kurul'un İspat Yüküne İlişkin Yaklaşımı
Rekabet Kurulu'nun 2 Aralık 2015 tarihli ve 15-42/690-259 sayılı kararında, avukat-müvekkil gizliliğinin uygulanması için aranan koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğini ve belirli belgelerin bu ilişki kapsamı dışında kaldığını ispatlama yükünün Kurul üzerinde olduğu varsayıldı. 6 Aralık 2016 tarihli ve 16-42/686-314 sayılı kararda ise bağımsız avukat ile müvekkil arasındaki ilgili yazışmaların koruma kapsamında olduğu varsayım olarak benimsendi; ayrıca 4054 sayılı Kanun'un nasıl ihlal edilebileceğine dair yazışmalar söz konusu olduğunda, gizliliği iddia eden avukat ve müvekkile ispat yükünün geçtiği belirtildi. Bu iki kararın ispat yükü bakımından tam olarak nasıl bir ilişki içinde olduğu kesin biçimde ortaya konulamamaktadır.
Ceza Muhakemesi Kanunu'ndaki Arama Güvenceleri
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 130. maddesi, avukat bürolarının aranmasına ilişkin usul güvencelerini düzenlemektedir. Bu hükme göre avukat büroları ancak mahkeme kararıyla ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak Cumhuriyet savcısının denetiminde aranabilir; aramada baro başkanı veya temsilcisi hazır bulundurulur. Aramada el konulacak şeyin avukat-müvekkil mesleki ilişkisine ait olduğu ileri sürüldüğünde o şey mühürlenerek ayrı zarf veya pakete konulur ve hakim kararına sunulur. Yetkili hakim söz konusu şeyin mesleki ilişkiye ait olduğunu saptarsa el konulan şey derhal iade edilir, tutanaklar ortadan kaldırılır; bu karar yirmi dört saat içinde verilir. CMK m. 130, ceza muhakemesi alanında düzenlenmiştir; bu hükmün 4054 sayılı Kanun kapsamındaki rekabet soruşturması yerinde incelemelerine uygulanıp uygulanmadığı mevcut düzenlemelerden belirlenememektedir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 130Kaynağı aç
Sık Sorulan Sorular
Rekabet Kurulu yerinde inceleme sırasında avukatla yapılan yazışmalara el koyabilir mi?
4054 sayılı Kanun'un 15. maddesi Kurul'a geniş bir yerinde inceleme yetkisi tanımakla birlikte, Kurul'un benimsediği yaklaşım, aralarında işçi-işveren ilişkisi bulunmayan müvekkil ve bağımsız avukat arasındaki savunma hakkına ilişkin yazışmaların mesleki ilişki kapsamında olduğunu varsayarak bu yazışmaların gizliliğini koruma altına almıştır. Bununla birlikte savunma hakkının kullanımıyla doğrudan ilgisi bulunmayan ya da bir ihlale yardım etmek veya ihlali gizlemek amacıyla yapılan yazışmalar bu korumadan yararlanamaz.
Avukat-müvekkil gizliliği yalnızca bağımsız avukatlar için mi geçerlidir?
Kurul'un benimsediği çerçeve, aralarında işçi-işveren ilişkisi bulunmayan müvekkil ve bağımsız avukat arasındaki yazışmalara yönelik bir koruma öngörmektedir. Şirket içi hukuk müşavirlerine bu korumanın uygulanıp uygulanmadığı mevcut Kurul kararlarında açıkça ele alınmamıştır.
Rekabet soruşturmasında gizliliğin korunmasını kim ispat etmek zorundadır?
15-42/690-259 sayılı kararda, koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğini ve belirli belgelerin avukat-müvekkil ilişkisi kapsamı dışında kaldığını ispatlama yükünün Kurul üzerinde olduğu varsayıldı. 16-42/686-314 sayılı kararda ise bağımsız avukat ile müvekkil arasındaki ilgili yazışmaların koruma kapsamında olduğu varsayım olarak kabul edildi; öte yandan 4054 sayılı Kanun'un nasıl ihlal edilebileceğine dair yazışmalar bakımından gizliliği iddia eden avukat ve müvekkile ispat yükünün geçtiği belirtildi. Bu iki yaklaşımın ispat yükü bakımından tam olarak nasıl bir ilişki kurduğu kesin biçimde ortaya konulamamaktadır.
Bilgi verme yükümlülüğünü yerine getirmemek ne sonuç doğurur?
4054 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca teşebbüsler ve teşebbüs birliklerinin yetkilileri istenen bilgileri Kurul'un belirlediği süre içinde vermek zorundadır. Yanlış bilgi verilmesi halinde idari para cezası uygulanacağı, Kurul uzmanlarının yetki belgesinde de açıkça yer almaktadır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

