Rekabet Soruşturmalarında Avukat-Müvekkil Yazışmalarının Gizliliği

by Avukat Erdal Ersoy
Rekabet Soruşturmalarında Avukat-Müvekkil Yazışmalarının Gizliliği

Gizlilik İlkesinin Anlamı ve Amacı

Avukat-müvekkil yazışmalarının gizliliği ilkesi, hukuki danışmanlık ilişkisi kapsamında yapılan iletişimin zorunlu ifşasını engelleyen bir koruma mekanizmasıdır. Bu ilkenin temel amacı, danışmanlık alan kişilerin sahip oldukları tüm bilgileri avukatlarına sunabilmelerini ve savunma haklarını etkin biçimde kullanabilmelerini güvence altına almaktır. Rekabet Kurulu'nun 02.12.2015 tarihli ve 15-42/690-259 sayılı kararı bu ilkeyi; teşebbüslerin veya bireylerin hukuki danışmanlık almaları sırasında avukatlarıyla yaptıkları yazışmaları ve onlara verdikleri bilgileri kapsayan bir güvence olarak tanımlamıştır.

Rekabet Kurulu'nun Bilgi İsteme ve Yerinde İnceleme Yetkisi

4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun, Rekabet Kurulu'na kapsamlı bilgi toplama yetkileri tanımaktadır. Kanunun 14. maddesi uyarınca Kurul, görevlerini yerine getirirken gerekli gördüğü her türlü bilgiyi tüm kamu kurum ve kuruluşlarından, teşebbüslerden ve teşebbüs birliklerinden isteyebilir; muhataplar bu bilgileri Kurulun belirleyeceği süre içinde vermekle yükümlüdür.

4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 14Kaynağı aç
Madde 14 – Kurul, bu Kanunun kendisine verdiği görevleri yerine getirirken, gerekli gördüğü her türlü bilgiyi tüm kamu kurum ve kuruluşlarından, teşebbüslerden ve teşebbüs birliklerinden isteyebilir. Bu makamlar, teşebbüsler ve teşebbüs birliklerinin yetkilileri istenen bilgileri Kurulun belirleyeceği süre içinde vermek zorundadır. Yerinde İnceleme

Kanunun 15. maddesi yerinde inceleme yetkisini düzenlemektedir. Bu madde kapsamında Kurul, teşebbüslerin defterlerini, fiziki ve elektronik ortam ile bilişim sistemlerinde tutulan her türlü verilerini ve belgelerini inceleyebilir, bunların kopyalarını ve fiziki örneklerini alabilir; belirli konularda yazılı veya sözlü açıklama isteyebilir; her türlü mal varlığına ilişkin mahallinde inceleme yapabilir. İnceleme, Kurul bünyesindeki uzmanlar tarafından yürütülür; uzmanların yanında incelemenin konusunu ve amacını gösteren, ayrıca yanlış bilgi verilmesi halinde idari para cezası uygulanacağına ilişkin uyarıyı içeren bir yetki belgesi bulunması zorunludur. İlgililer istenen bilgi, belge, defter ve diğer araçların suretlerini vermekle yükümlüdür; incelemenin engellenmesi ya da engellenme olasılığının bulunması halinde sulh ceza hâkimi kararıyla yerinde inceleme yapılabilir.

4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 15Kaynağı aç
Madde 15 – Kurul, bu Kanunun kendisine verdiği görevleri yerine getirirken gerekli gördüğü hallerde, teşebbüs ve teşebbüs birliklerinde incelemelerde bulunabilir. Bu amaçla teşebbüslerin veya teşebbüs birliklerinin: a) (Değişik:16/6/2020-7246/4 md.) Defterlerini, fiziki ve elektronik ortam ile bilişim sistemlerinde tutulan her türlü verilerini ve belgelerini inceleyebilir, bunların kopyalarını ve fiziki örneklerini alabilir, b) Belirli konularda yazılı veya sözlü açıklama isteyebilir, c) Teşebbüslerin her türlü mal varlığına ilişkin mahallinde incelemeler yapabilir. İnceleme, Kurul emrinde çalışan uzmanlar tarafından yapılır. Uzmanlar incelemeye giderken yanlarında incelemenin konusunu, amacını ve yanlış bilgi verilmesi halinde idari para cezası uygulanacağını gösteren bir yetki belgesi bulundururlar. (Ek fıkra: 1/8/2003-4971/25 md.) İlgililer istenen bilgi, belge, defter ve sair vasıtaların suretlerini vermekle yükümlüdür. Yerinde incelemenin engellenmesi veya engellenme olasılığının bulunması durumunda sulh ceza hakimi kararı ile yerinde inceleme yapılır. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM İdari Para Cezaları İdarî Para Cezası[3][4]

4054 sayılı Kanunun 14. ve 15. maddelerinde, avukat-müvekkil yazışmaları bakımından bilgi verme veya incelemeye katlanma yükümlülüğüne ilişkin açık bir istisna ya da muafiyet hükmü yer almamaktadır.

Gizlilik Korumasının Koşulları

Rekabet Kurulu'nun 02.12.2015 tarihli ve 15-42/690-259 sayılı kararında benimsenen ölçütlere göre gizlilik korumasından yararlanabilmek için iki koşulun birlikte sağlanması gerekmektedir. Birincisi, söz konusu yazışmanın müvekkil ile arasında işçi-işveren ilişkisi bulunmayan bağımsız bir avukat ile müvekkil arasında gerçekleşmiş olması; ikincisi, bu yazışmanın müvekkilin savunma hakkının kullanılması amacıyla yapılmış olmasıdır. Her iki koşulun birlikte sağlandığı yazışmalar mesleki ilişkiye ait kabul edilerek korumadan yararlanır. Aynı kararda, bağımsız avukattan hukuki danışmanlık alınmasına yönelik olarak hazırlanan evrakın da bu koruma kapsamında değerlendirileceği ortaya konulmuştur.

Korumadan Yararlanamayan Yazışmalar

Rekabet Kurulu'nun 15-42/690-259 sayılı kararında gizlilik korumasının sınırları da belirlenmiştir. Savunma hakkının kullanımıyla ilgisi bulunmayan yazışmalar bu güvencenin kapsamı dışında kalır. Bunun ötesinde, herhangi bir ihlale yardım etmek veya devam eden ya da ileride işlenecek bir ihlali gizlemek amacıyla yapılan yazışmalar, önaraştırma, soruşturma veya inceleme konusuyla ilgili olsalar dahi korumadan yararlanamaz.

Avukatlık Kanunu'ndaki Sır Saklama Yükümlülüğü

1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 36. maddesi, avukatlara genel bir sır saklama yükümlülüğü getirmektedir. Bu düzenlemeye göre avukatlar, kendilerine tevdi edilen veya avukatlık görevi ya da Türkiye Barolar Birliği ile barolar organlarındaki görevleri dolayısıyla öğrendikleri hususları açığa vuramaz. Söz konusu bilgiler bakımından avukatın tanıklık edebilmesi iş sahibinin muvafakatine bağlıdır; bu muvafakat alınmış olsa dahi avukat tanıklıktan çekinebilir. Kanun, bu çekinme hakkının kullanılmasının avukat bakımından herhangi bir hukuki veya cezai sorumluluk doğurmayacağını güvence altına almaktadır. Sır saklama yükümlülüğü ve çekinme hakkına ilişkin bu hükümler Türkiye Barolar Birliği ve baroların memurları hakkında da uygulanır.

1136 sayılı AVUKATLIK KANUNU m. 36Kaynağı aç
Madde 36 – Avukatların, kendilerine tevdi edilen veya gerek avukatlık görevi, gerekse, Türkiye Barolar Birliği ve barolar organlarındaki görevleri dolayısiyle öğrendikleri hususları açığa vurmaları yasaktır. Avukatların birinci fıkrada yazılı hususlar hakkında tanıklık edebilmeleri, iş sahibinin muvafakatini almış olmalarına bağlıdır. Ancak, bu halde dahi avukat tanıklık etmekten çekinebilir. (Ek cümle: 2/5/2001 – 4667/24 md.) Çekinme hakkının kullanılması hukuki ve cezai sorumluluk doğurmaz. Yukarıki hükümler, Türkiye Barolar Birliği ve baroların memurları hakkında da uygulanır. İşin reddedildiğinin bildirilmesi:

1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 36'daki sır saklama yükümlülüğü ile 4054 sayılı Kanun m. 14-15'teki bilgi verme zorunluluğu farklı hukuki çerçeveler içinde düzenlenmiştir. Bu iki kanunun aynı anda söz konusu olduğu durumlarda hangisinin öncelik taşıyacağı mevcut hükümlerden doğrudan çıkarılamamaktadır.

Avukat Bürosu Aramasında Usul Güvenceleri

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 130. maddesi, avukat bürolarında yapılacak aramalar için özel bir usul öngörmektedir. Maddenin birinci fıkrasına göre avukat büroları ancak mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak Cumhuriyet savcısının denetiminde aranabilir; aramada baro başkanı veya onu temsil eden bir avukat hazır bulundurulur.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 130Kaynağı aç
Madde 130 – (1) Avukat büroları ancak mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak Cumhuriyet savcısının denetiminde aranabilir. Baro başkanı veya onu temsil eden bir avukat aramada hazır bulundurulur. (2) Arama sonucu elkonulmasına karar verilen şeyler bakımından bürosunda arama yapılan avukat, baro başkanı veya onu temsil eden avukat, bunların avukat ile müvekkili arasındaki meslekî ilişkiye ait olduğunu öne sürerek karşı koyduğunda, bu şey ayrı bir zarf veya paket içerisine konularak hazır bulunanlarca mühürlenir ve bu konuda gerekli kararı vermesi, soruşturma evresinde sulh ceza hâkiminden, kovuşturma evresinde hâkim veya mahkemeden istenir. Yetkili hâkim elkonulan şeyin avukatla müvekkili arasındaki meslekî ilişkiye ait olduğunu saptadığında, elkonulan şey derhâl avukata iade edilir ve yapılan işlemi belirten tutanaklar ortadan kaldırılır. Bu fıkrada öngörülen kararlar, yirmidört saat içinde verilir. (3) Postada elkoyma durumunda bürosunda arama yapılan avukat veya baro başkanı veya onu temsil eden avukatın karşı koyması üzerine ikinci fıkrada belirtilen usuller uygulanır. Elkonulan eşyanın iadesi

İkinci fıkra uyarınca, arama sonucunda elkonulmasına karar verilen şeyler bakımından bürosunda arama yapılan avukat, baro başkanı veya onu temsil eden avukat, elkonulan şeyin avukat ile müvekkili arasındaki mesleki ilişkiye ait olduğunu öne sürerek karşı koyduğunda bu şey ayrı bir zarf veya paket içine konularak hazır bulunanlarca mühürlenir ve gerekli kararın verilmesi için soruşturma evresinde sulh ceza hâkimine, kovuşturma evresinde hâkim veya mahkemeye başvurulur. Yetkili hâkim elkonulan şeyin mesleki ilişkiye ait olduğunu saptadığında elkonulan şey derhal avukata iade edilir ve yapılan işlemi belirten tutanaklar ortadan kaldırılır; bu kararlar yirmi dört saat içinde verilir. Üçüncü fıkra uyarınca postada elkoyma durumunda da aynı usul uygulanır.

CMK m. 130, ceza muhakemesi hukuku çerçevesinde düzenlenmiş bir usul hükmüdür. Rekabet Kurulu ise idari soruşturma yürüten bir kurumdur; bu nedenle söz konusu hükümlerin idari nitelikteki rekabet incelemelerine uygulanıp uygulanamayacağı ayrı bir hukuki sorudur.

Bağımsız Avukat ile Şirket İçi Hukuk Müşavirinin Ayrımı

15-42/690-259 sayılı kararda belirlenen koşullardan biri, yazışmanın müvekkil ile işçi-işveren ilişkisi bulunmayan bağımsız bir avukat ile gerçekleşmiş olmasıdır. Bu ölçüt, şirket bünyesinde çalışan hukuk müşavirlerinin konumunu doğrudan ilgilendirmektedir; ancak bu kişilerle yapılan yazışmaların gizlilik koruması bakımındaki durumu, mevcut olgulardan kesin biçimde belirlenememektedir.

Sık Sorulan Sorular

Rekabet Kurulu yerinde incelemesinde hangi belgeler gizlilik korumasından yararlanır?

15-42/690-259 sayılı kararda benimsenen ölçütlere göre, müvekkilin savunma hakkının kullanılması amacıyla bağımsız avukat ile müvekkil arasında gerçekleştirilen yazışmalar ve bağımsız avukattan hukuki danışmanlık alınmasına yönelik hazırlanan evrak gizlilik koruması kapsamında değerlendirilebilir. Savunma hakkının kullanımıyla ilgisi bulunmayan veya bir ihlale yardım ya da devam eden ya da ileride işlenecek bir ihlali gizleme amacı taşıyan yazışmalar ise soruşturma, önaraştırma veya inceleme konusuyla bağlantılı olsalar dahi bu güvencenin dışında kalır.

Rekabet Kurulu'nun bilgi isteme yetkisine karşı gizlilik iddiasında bulunulabilir mi?

4054 sayılı Kanunun 14. ve 15. maddeleri, bilgi verme ve yerinde incelemeye katlanma yükümlülüğü bakımından avukat-müvekkil yazışmalarına açık bir istisna tanımamaktadır. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 36 ise avukatlara sır saklama yükümlülüğü ve tanıklıktan çekinme hakkı tanımakta; bu hakkın kullanılmasının hukuki veya cezai sorumluluk doğurmayacağını güvence altına almaktadır. Her iki kanunun Rekabet Kurulu soruşturmaları özelinde nasıl bir arada uygulanacağı mevcut hükümlerden çıkarılamamaktadır.

Şirket içi avukatla yapılan yazışmalar bu korumadan yararlanır mı?

15-42/690-259 sayılı kararda gizlilik koruması, müvekkille aralarında işçi-işveren ilişkisi bulunmayan bağımsız avukatlarla yapılan yazışmalar için öngörülmüştür. Bu ölçüt, şirket bünyesinde çalışan hukuk müşavirlerinin konumunu ilgilendirmekle birlikte bu kişilerle yapılan yazışmaların korumanın kapsamındaki yeri mevcut olgulardan kesin biçimde belirlenememektedir.

Avukat bürosunda rekabet soruşturması kapsamında arama yapılabilir mi?

4054 sayılı Kanun m. 15'e göre yerinde incelemenin engellenmesi veya engellenme olasılığının bulunması durumunda sulh ceza hâkimi kararıyla inceleme yapılabilir. Ceza muhakemesi hukuku çerçevesinde ise CMK m. 130, avukat bürolarının ancak mahkeme kararıyla ve Cumhuriyet savcısı denetiminde aranabileceğini öngörmekte; elkonulan belgenin mesleki ilişkiye ait olduğunun ileri sürülmesi halinde hâkim denetimine başvurulmasını düzenlemektedir. Rekabet Kurulu'nun yürüttüğü idari soruşturmanın bu ceza muhakemesi usulüyle ilişkisi ayrı bir hukuki sorudur.

Avukatlık Kanunu'ndaki sır saklama yükümlülüğü rekabet soruşturmalarında da geçerli midir?

1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 36, avukatlara genel bir sır saklama yükümlülüğü ve tanıklıktan çekinme hakkı tanımaktadır. Bu hakkın kullanılması kanun tarafından güvence altına alınmıştır. Söz konusu düzenlemenin 4054 sayılı Kanun kapsamındaki idari bilgi isteme ve yerinde inceleme yetkileriyle aynı anda söz konusu olduğu durumlarda nasıl uygulanacağı mevcut hükümlerden çıkarılamamaktadır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu