Rekabet Kurumuna Yanıltıcı Bilgi Sunulması ve Hukuki Sonuçları

by Avukat Erdal Ersoy
Rekabet Kurumuna Yanıltıcı Bilgi Sunulması ve Hukuki Sonuçları

Rekabet Kurulu, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 14. maddesi uyarınca görevlerini yerine getirirken gerekli gördüğü her türlü bilgiyi kamu kurum ve kuruluşlarından, teşebbüslerden ve teşebbüs birliklerinden isteyebilir. Bilgi talep edilen makamlar, teşebbüsler ve teşebbüs birliklerinin yetkilileri, istenen bilgileri Kurul'un belirleyeceği süre içinde vermek zorundadır. Muafiyet ve menfi tespit başvuruları ile birleşme ve devralma izin başvurularında yanlış ya da yanıltıcı bilgi sunulması, Kanun'un 14 ve 15. maddelerinin uygulanmasında eksik, yanlış ya da yanıltıcı bilgi verilmesi ya da bilginin belirlenen süre içinde veya hiç verilmemesi, 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesi kapsamında idari para cezasına yol açar. Bilginin belirlenen süre içinde verilmemesi ise 17. madde kapsamında ayrıca günlük idari para cezasını gündeme getirebilir.

4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 14Kaynağı aç
Madde 14 – Kurul, bu Kanunun kendisine verdiği görevleri yerine getirirken, gerekli gördüğü her türlü bilgiyi tüm kamu kurum ve kuruluşlarından, teşebbüslerden ve teşebbüs birliklerinden isteyebilir. Bu makamlar, teşebbüsler ve teşebbüs birliklerinin yetkilileri istenen bilgileri Kurulun belirleyeceği süre içinde vermek zorundadır. Yerinde İnceleme
4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 16Kaynağı aç
Madde 16 – (Değişik: 23/1/2008-5728/472 md.) Kurul, teşebbüs niteliğindeki gerçek ve tüzel kişiler ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerine; a) Muafiyet ve menfi tespit başvuruları ile birleşme ve devralmalar için izin başvurularında yanlış ya da yanıltıcı bilgi veya belge verilmesi, b) İzne tabi birleşme ve devralmaların Kurul izni olmaksızın gerçekleştirilmesi, c) Kanunun 14 ve 15 inci maddelerinin uygulanmasında eksik, yanlış ya da yanıltıcı bilgi veya belge verilmesi ya da bilgi veya belgenin belirlenen süre içinde ya da hiç verilmemesi, d) Yerinde incelemenin engellenmesi ya da zorlaştırılması, hallerinden (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilenler için teşebbüsler ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin binde biri oranında, (d) bendinde belirtilenler için ise aynı şekilde saptanacak olan gayri safi gelirlerinin binde beşi oranında idarî para cezası verir. Ancak bu esasa göre belirlenecek ceza onbin Türk Lirasından az olamaz. Bu fıkranın (b) bendine göre idarî para cezası birleşme işlemlerinde tarafların herbirine, devralma işlemlerinde ise sadece devralana verilir. Yerinde incelemenin mahkeme kararı ile gerçekleştirilmesi, yerinde incelemenin engellenmesi ve zorlaştırılmasına ilişkin olarak bu Kanunda öngörülen idarî para cezasının uygulanmasını engellemez. Bu Kanunun 4, 6 ve 7 nci maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunanlara, ceza verilecek teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar idarî para cezası verilir. Teşebbüs veya teşebbüs birliklerine üçüncü fıkrada belirtilen idarî para cezaları verilmesi halinde, ihlalde belirleyici etkisi saptanan teşebbüs veya teşebbüs birliği yöneticilerine ya da çalışanlarına teşebbüs veya teşebbüs birliğine verilen cezanın yüzde beşine kadar idarî para cezası verilir. Kurul, üçüncü fıkraya göre idarî para cezasına karar verirken, 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17 nci maddesinin ikinci fıkrası bağlamında, ihlalin tekerrürü, süresi, teşebbüs veya teşebbüs birliklerinin piyasadaki gücü, ihlalin gerçekleşmesindeki belirleyici etkisi, verilen taahhütlere uyup uymaması, incelemeye yardımcı olup olmaması, gerçekleşen veya gerçekleşmesi muhtemel zararın ağırlığı gibi hususları dikkate alır. Kanuna aykırılığın ortaya çıkarılması amacıyla Kurumla aktif işbirliği yapan teşebbüs ya da teşebbüs birlikleri veya bunların yöneticileri ve çalışanlarına, işbirliğinin niteliği, etkinliği ve zamanlaması dikkate alınarak ve gerekçesi açık bir şekilde gösterilmek suretiyle üçüncü ve dördüncü fıkralarda belirtilen cezalar verilmeyebilir veya bu fıkralara göre verilecek cezalarda indirim yapılabilir. Bu maddeye göre verilecek idarî para cezalarının tespitinde dikkate alınan hususlar, işbirliği halinde para cezasından bağışıklık veya indirim şartları, işbirliğine ilişkin usul ve esaslar Kurulca çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir. Nispi İdarî Para Cezası[5]
4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 17Kaynağı aç
Madde 17 – (Değişik: 23/1/2008-5728/473 md.) Kurul, teşebbüs ve teşebbüs birliklerine, 16 ncı maddenin birinci fıkrasında belirtilen cezalar saklı kalmak kaydıyla, a) Nihai karar veya geçici tedbir kararı ile getirilen yükümlülüklere ya da verilen taahhütlere uyulmaması, b) Yerinde incelemenin engellenmesi ya da zorlaştırılması, c) Kanunun 14 ve 15 inci maddelerinin uygulanmasında, istenen bilgi veya belgenin belirlenen süre içinde verilmemesi, durumunda her gün için, ilgili teşebbüsler ile teşebbüs birlikleri ve/veya bu birliklerin üyelerinin karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan, bunun hesaplanması mümkün olmazsa karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin onbinde beşi oranında idarî para cezası verir. Birinci fıkranın (a) ve (c) bentlerine göre idarî para cezaları, bu bentlerde belirtilen kararlardaki yükümlülüklere uyulması için belirlenen sürenin dolmasından itibaren verilebilir. (a) bendindeki fiile ilişkin idarî para cezası, yükümlülük getirilen kararda herhangi bir süre belirlenmemiş ise, bu kararın tebliğini takip eden günden itibaren verilebilir. (b) bendindeki fiillere ilişkin idarî para cezası ise, fiilin gerçekleştiği günü takip eden günden itibaren verilebilir. Bu Kanuna Göre Verilen Para Cezalarının Niteliği ve Uygulanması

Bilgi İsteme Yetkisinin Kapsamı ve Muhatapları

4054 sayılı Kanun'un 14/1. maddesi Kurul'a, Kanun'un kendisine verdiği görevleri yerine getirirken gerekli gördüğü her türlü bilgiyi tüm kamu kurum ve kuruluşlarından, teşebbüslerden ve teşebbüs birliklerinden isteme yetkisi tanımaktadır. Bu makamlar, teşebbüsler ve teşebbüs birliklerinin yetkilileri istenen bilgileri Kurul'un belirleyeceği süre içinde vermekle yükümlüdür; süreyi kanun değil Kurul belirler.

Bilgi ve belge talepleri uygulamada genellikle resmi yazıyla iletilmektedir. Kurum uzmanlarının e-posta ya da telefon aracılığıyla soru yöneltmesi de mümkündür; aynı şekilde teşebbüslerde yürütülen yerinde incelemeler sırasında sözlü olarak veya tutanakla bilgi ve belge istenebilmektedir. Resmi yazı dışı yollarla iletilen taleplerin 16 ve 17. madde yaptırımları bakımından yazılı taleple aynı hukuki sonucu doğurup doğurmayacağı mevcut hükümlerden doğrudan anlaşılamamaktadır.

Hangi Süreçlerde Bilgi Talep Edilebilir

Kurul uygulamasında önaraştırma ve soruşturma süreçlerinde, birleşme ve devralma işlemlerinin değerlendirilmesinde, muafiyet ve menfi tespit başvuruları kapsamında ve Kurul tarafından yürütülen sektör araştırmaları çerçevesinde teşebbüslerden bilgi ve belge talep edilebildiği görülmektedir.

Birleşme ve devralma bildirimleri bakımından özel bir düzenleme mevcuttur. 2010/4 sayılı Tebliğ'in 11. maddesine dayandırılan uygulamada bildirim, bildirim formunda istenen ve Kurul tarafından talep edilen bütün bilgilerin eksiksiz ve doğru biçimde sunulmasını takiben yapılmış kabul edilir; bu konuda Tebliğ'in resmî nüshasından ayrıca doğrulama yapılması önerilir.

Ek Süre Talebi

Talep edilen bilgilerin belirtilen süre içinde sunulamaması hâlinde teşebbüsler, gerekçelerini açıklayarak Kurum uzmanlarından ek süre isteyebilir. Uzmanlar, öne sürülen gerekçeyi uygun bulursa makul ölçüde ek süre tanıyabilmektedir. Bu imkân bir hak olmayıp uzmanların değerlendirmesine bağlıdır. Ek süre verilmesi hâlinde yanıtların, uzmanların bildirdiği yeni tarihe kadar hazırlanıp Kurum'a sunulması gerekmektedir.

Yanıltıcı veya Eksik Bilgi Sunulmasının Yaptırımları

4054 sayılı Kanun'un 16/1(a) maddesi, muafiyet ve menfi tespit başvuruları ile birleşme ve devralma izin başvurularında yanlış ya da yanıltıcı bilgi veya belge verilmesini idari para cezasına bağlamaktadır. Aynı maddenin (c) bendi ise Kanun'un 14 ve 15. maddelerinin uygulanmasında eksik, yanlış ya da yanıltıcı bilgi veya belge verilmesini ya da bilginin belirlenen süre içinde veya hiç verilmemesini ayrıca düzenlemektedir. Her iki bent için de idari para cezası, Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirin binde biri oranında uygulanır; yıllık gayri safi gelir olarak karardan bir önceki mali yıl sonu esas alınır, bunun hesaplanması mümkün olmazsa karar tarihine en yakın mali yıl sonu dikkate alınır.

16. maddenin birinci fıkrasındaki hesap esasına göre belirlenecek idari para cezası on bin Türk Lirasından az olamaz. Bu alt sınırın yeniden değerleme katsayılarıyla güncellenmiş hâli için resmî duyuruların takip edilmesi gerekmektedir.

Bilginin süresinde verilmemesi hâlinde ayrıca günlük idari para cezası uygulanabilir. 4054 sayılı Kanun'un 17/1. maddesi bu cezayı, 14 ve 15. maddelerin uygulanmasında istenen bilgi veya belgenin belirlenen süre içinde verilmemesi hâlinde, ilgili teşebbüs veya teşebbüs birliğinin karardan bir önceki mali yıl sonu itibarıyla oluşan yıllık gayri safi gelirinin on binde beşi oranında belirlemiştir; önceki mali yılın hesaplanması mümkün olmazsa karar tarihine en yakın mali yıl sonu esas alınır ve gelir Kurul tarafından saptanır. Belirlenen sürenin dolmasından itibaren her gün için bu oran üzerinden ceza verilebilmektedir.

Bireysel Sorumluluk: Yönetici ve Çalışanlara Ceza

4054 sayılı Kanun'un 16/4. maddesi, teşebbüs veya teşebbüs birliğine verilen cezanın yanı sıra ihlalde belirleyici etkisi saptanan yönetici ve çalışanlara da ayrıca idari para cezası verilmesine olanak tanımaktadır; bu ceza teşebbüse verilen cezanın yüzde beşine kadar çıkabilmektedir. Söz konusu hüküm kanun metninde 16/3. fıkra kapsamındaki cezayla ilişkilendirilmiş olup 16/1 kapsamındaki yanıltıcı bilgi cezasına uygulanıp uygulanmayacağı mevcut hükümden açıkça anlaşılamamaktadır.

Kararların Geri Alınması ve İptal Riski

4054 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca muafiyet veya menfi tespit kararı; kararın alınmasına esas teşkil eden herhangi bir olayda değişiklik olması, karara bağlanan şartların veya yükümlülüklerin yerine getirilmemesi ya da anlaşma hakkında yanlış veya eksik bilgiye dayanarak verilmiş olması hâllerinde geri alınabilir ya da tarafların belirli davranışları yasaklanabilir. Geri alma kararı, olayda değişiklik olan hâlde değişikliğin gerçekleştiği tarihten; diğer hâllerde ise muafiyet veya menfi tespit kararının verildiği tarihten itibaren geçerlidir.

4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 13Kaynağı aç
Madde 13 – Aşağıdaki hallerde muafiyet ve menfi tespit kararları geri alınabilir ya da tarafların belirli davranışları yasaklanabilir: a) Kararın alınmasına esas teşkil eden herhangi bir olayda değişiklik olması, b) Karara bağlanan şartların veya yükümlülüklerin yerine getirilmemesi, c) Kararın söz konusu anlaşma hakkında yanlış veya eksik bilgiye dayanarak verilmiş olması. Geri alma kararı (a) bendinde değişikliğin olduğu tarihten, diğer hallerde ise muafiyet veya menfi tespit kararının verildiği tarihten itibaren geçerlidir. (c) bendinde belirtilen yanlış ve eksikliğin ilgili teşebbüsün hilesi veya kastı ile gerçekleşmesi halinde karar hiç alınmamış sayılır. Bilgi isteme

Yanlış veya eksik bilginin ilgili teşebbüsün hilesi ya da kastıyla gerçekleşmesi hâlinde ise muafiyet veya menfi tespit kararı yalnızca geri alınmakla kalmaz; karar hiç alınmamış sayılır. Hile veya kastın nasıl ispat edileceğine ilişkin usul ve ispat yükü 13. madde metninde ayrıca düzenlenmemiştir.

Birleşme ve devralma işlemlerine verilen izinler bakımından da benzer bir risk söz konusudur. 2010/4 sayılı Tebliğ'e dayandırılan uygulamada, izin verilmiş birleşme veya devralma işleminde yanlış ya da yanıltıcı bilgi sunulduğunun tespiti hâlinde izin kararının yeniden incelemeye alınması ve iptal edilmesi gündeme gelebilmektedir. Bu sonuç otomatik değil olasılık olarak düzenlenmektedir; Tebliğ'in ilgili hükmü resmî nüshasından doğrulanmalıdır.

Kurul Uygulamasından Örnekler

Rekabet Kurulu'nun 17.08.2023 tarihli ve 23-39/756-265 sayılı kararında bir platform şirketinin hâkim durum soruşturması kapsamında Kurum'a sunduğu verilerin doğruluğu değerlendirilmiştir. Kurum uzmanları, Kurum'a sunulan veriler arasındaki farklılığın ilgili şirketin sağladığı verilerin hatalı olmasından kaynaklandığını tespit etmiş; Kurul yanlış ya da yanıltıcı bilgi veya belge verilmesi gerekçesiyle idari para cezası uygulanmasına karar vermiştir.

Rekabet Kurulu'nun 17.08.2023 tarihli ve 23-39/730-251 sayılı kararında önaraştırma sürecinde bir gıda şirketinin Kurum'a ilettiği sözleşmeler incelenmiştir. Yerinde incelemede elde edilen taslak sözleşmelerde rekabete aykırı olabilecek hükümler bulunduğu, ancak Kurum'a gönderilen sözleşmelerde bu hükümlerin yer almadığı tespit edilmiştir. Şirket tarafından yapılan savunmada gönderilen sözleşmenin eski ve eksik bir versiyon olduğu ileri sürülmüş olmakla birlikte, Kurum'a sunulan sözleşmelerde ilgili hükümler yer almadığından Kurul yanlış ya da yanıltıcı bilgi veya belge verilmesi gerekçesiyle idari para cezası uygulanmasına karar vermiştir.

Sık Sorulan Sorular

Rekabet Kurulu hangi bilgileri isteyebilir?

4054 sayılı Kanun'un 14/1. maddesi Kurul'a, Kanun'un kendisine verdiği görevleri yerine getirirken gerekli gördüğü her türlü bilgiyi kamu kurum ve kuruluşlarından, teşebbüslerden ve teşebbüs birliklerinden isteme yetkisi tanımaktadır. Talebin hukuki dayanağı, Kurul'un Kanun kapsamındaki göreviyle bağlantılı olmasıdır.

Bilgi talebi için süre nasıl belirlenir?

Süreyi kanun değil Kurul belirler. 4054 sayılı Kanun'un 14/2. maddesi, bilgi talep edilen makam, teşebbüs ve teşebbüs birliklerinin yetkililerinin istenen bilgileri Kurul'un belirleyeceği süre içinde vermek zorunda olduğunu hükme bağlamıştır. Süreyi karşılamakta güçlük yaşanması hâlinde gerekçe göstererek ek süre talep edilebilir; ancak bu talep kabul edilip edilmeyeceği uzmanların değerlendirmesine bırakılmıştır.

Yanıltıcı bilgi sunulması ile bilgi sunulmaması arasında yaptırım farkı var mı?

4054 sayılı Kanun bu iki durumu farklı hükümlerde ele almaktadır. 16/1(a) maddesi başvuru süreçlerindeki yanlış ya da yanıltıcı bilgiyi, 16/1(c) maddesi ise 14 ve 15. madde uygulamalarında eksik, yanlış ya da yanıltıcı bilgi verilmesini ya da bilginin belirlenen süre içinde veya hiç verilmemesini düzenlemektedir. Her iki bent için ceza oranı yıllık gayri safi gelirin binde biri olarak belirlenmiştir. Bilginin belirlenen sürede verilmemesi hâlinde ayrıca 17. madde kapsamında günlük idari para cezası da uygulanabilmektedir.

Muafiyet kararı, yanlış bilgiye dayanıyorsa ne olur?

4054 sayılı Kanun'un 13. maddesi, anlaşma hakkında yanlış veya eksik bilgiye dayanarak verilmiş muafiyet ya da menfi tespit kararlarının geri alınmasına ya da taraflara belirli davranış yasakları getirilmesine imkân tanımaktadır. Yanlış veya eksik bilginin ilgili teşebbüsün hilesi ya da kastından kaynaklanması hâlinde kararın yalnızca geri alınmakla kalmayıp hiç alınmamış sayılması da söz konusudur. Geri alma kararı bu hâlde muafiyet veya menfi tespit kararının verildiği tarihten itibaren hüküm doğurur.

Hangi hâllerde hem teşebbüse hem yöneticiye ceza verilebilir?

4054 sayılı Kanun'un 16/4. maddesi, teşebbüse verilen cezanın yüzde beşine kadar, ihlalde belirleyici etkisi saptanan yönetici veya çalışanlara da bireysel idari para cezası verilmesine olanak tanımaktadır. Bu hüküm kanun metninde 16/3. fıkra kapsamındaki cezayla ilişkilendirilmiş olup 16/1 kapsamındaki yanıltıcı bilgi cezasına uygulanıp uygulanmayacağı mevcut düzenlemeden net biçimde anlaşılamamaktadır.

Kurum ile işbirliği yapılması cezayı etkiler mi?

4054 sayılı Kanun'un 16/6. maddesi, kanuna aykırılığın ortaya çıkarılması amacıyla Kurumla aktif işbirliği yapan teşebbüs ya da teşebbüs birlikleri veya bunların yönetici ve çalışanlarına, işbirliğinin niteliği, etkinliği ve zamanlaması dikkate alınarak ve gerekçesi açıkça gösterilmek suretiyle, 16/3. ve 16/4. fıkralarda belirtilen cezaların verilmeyebileceğini ya da bu fıkralara göre verilecek cezalarda indirim yapılabileceğini öngörmektedir. Bu hüküm kanun metninde açıkça 16/3. ve 16/4. fıkralarla sınırlandırılmış olup 16/1 kapsamındaki yanıltıcı bilgi cezasına uygulanıp uygulanmayacağı mevcut metinden anlaşılamamaktadır. Ceza indirimi ve işbirliği koşullarına ilişkin usul ve esaslar ise Kurul tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenmektedir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu