Rekabet İhlallerinde İdari Para Cezasının Belirlenmesi

by Avukat Erdal Ersoy
Rekabet İhlallerinde İdari Para Cezasının Belirlenmesi

Temel Ceza Oranının Belirlenmesi

Rekabet ihlallerinde idari para cezası verilirken sabit oranlar yerine her bir eylem özelinde belirlenen temel ceza oranı esas alınır. Ceza Yönetmeliği m. 4 ve m. 5 uyarınca teşebbüs ile teşebbüs birliklerine veya bu birliklerin üyelerine uygulanacak temel ceza oranı, her bir ihlal için ayrı ayrı olmak üzere Kurul tarafından tespit edilir. Bu belirleme, başlangıç ceza oranına ihlalin süresi doğrultusunda artırım yapılarak gerçekleştirilir.

Ceza Yönetmeliği m. 5 gereğince başlangıç ceza oranı takdir edilirken, ihlal sebebiyle meydana gelen veya meydana gelmesi muhtemel zararın ağırlığı ile ihlalin niteliğinin açık veya ağır olup olmadığı dikkate alınır.

İhlal Süresine Bağlı Ceza Artırımı

İhlalin devam ettiği süre temel cezanın saptanmasında dikkate alınır. Ceza Yönetmeliği m. 5 çerçevesinde, Kurul tarafından takdir edilen başlangıç ceza oranı, ihlalin sürdüğü döneme göre en az beşte bir nispetinde ve en çok bir katına kadar artırılabilir.

Ağırlaştırıcı Unsurlar ve Birlikte Uygulanması

İdari para cezasının hesaplanmasında Ceza Yönetmeliği m. 6 kapsamında belirli haller ağırlaştırıcı unsur olarak kabul edilir. Rekabeti sınırlayıcı anlaşma ve uyumlu eylemleri yasaklayan 4054 sayılı Kanun m. 4 veya hâkim durumun kötüye kullanılmasını yasaklayan m. 6 hükümlerinin çiğnendiğinin Kurul tarafından saptanmasından sonra, aynı teşebbüs ya da teşebbüs birliğince bu yasakların yeniden ihlal edilmesi yaptırımı ağırlaştırır. Bunun yanı sıra soruşturma kararının tebliğ edilmesinin ardından ihlalin sürdürülmesi, eylem üzerinde belirleyici etkinin varlığı ve uzlaşma usulündeki gizlilik yükümlülüğüne aykırı davranılması da ağırlaştırıcı unsurlar arasında yer alır.

4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 4Kaynağı aç
Madde 4 – Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır. Bu haller, özellikle şunlardır: a) Mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tesbit edilmesi, b) Mal veya hizmet piyasalarının bölüşülmesi ile her türlü piyasa kaynaklarının veya unsurlarının paylaşılması ya da kontrolü, c) Mal veya hizmetin arz ya da talep miktarının kontrolü veya bunların piyasa dışında belirlenmesi, d) Rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması, kısıtlanması veya piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin boykot ya da diğer davranışlarla piyasa dışına çıkartılması yahut piyasaya yeni gireceklerin engellenmesi, e) Münhasır bayilik hariç olmak üzere, eşit hak, yükümlülük ve edimler için eşit durumdaki kişilere farklı şartların uygulanması, f) Anlaşmanın niteliği veya ticari teamüllere aykırı olarak, bir mal veya hizmet ile birlikte diğer mal veya hizmetin satın alınmasının zorunlu kılınması veya aracı teşebbüs durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın ya da hizmetin diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına bağlanması ya da arz edilen bir mal veya hizmetin tekrar arzına ilişkin şartların ileri sürülmesi, Bir anlaşmanın varlığının ispatlanamadığı durumlarda piyasadaki fiyat değişmelerinin veya arz ve talep dengesinin ya da teşebbüslerin faaliyet bölgelerinin, rekabetin engellendiği, bozulduğu veya kısıtlandığı piyasalardakine benzerlik göstermesi, teşebbüslerin uyumlu eylem içinde olduklarına karine teşkil eder. Ekonomik ve rasyonel gerçeklere dayanmak koşuluyla taraflardan her biri uyumlu eylemde bulunmadığını ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir. Muafiyet
4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 6Kaynağı aç
Madde 6 – Bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hakim durumunu tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte davranışlar ile kötüye kullanması hukuka aykırı ve yasaktır. Kötüye kullanma halleri özellikle şunlardır: a) Ticari faaliyet alanına başka bir teşebbüsün girmesine doğrudan veya dolaylı olarak engel olunması ya da rakiplerin piyasadaki faaliyetlerinin zorlaştırılmasını amaçlayan eylemler, b) Eşit durumdaki alıcılara aynı ve eşit hak, yükümlülük ve edimler için farklı şartlar ileri sürerek, doğrudan veya dolaylı olarak ayırımcılık yapılması, c) Bir mal veya hizmetle birlikte, diğer mal veya hizmetin satın alınmasını veya aracı teşebbüsler durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın veya hizmetin, diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına bağlanması ya da satın alınan bir malın belirli bir fiyatın altında satılmaması gibi tekrar satış halinde alım satım şartlarına ilişkin sınırlamalar getirilmesi, d) Belirli bir piyasadaki hakimiyetin yaratmış olduğu finansal, teknolojik ve ticari avantajlardan yararlanarak başka bir mal veya hizmet piyasasındaki rekabet koşullarını bozmayı amaçlayan eylemler, e) Tüketicinin zararına olarak üretimin, pazarlamanın ya da teknik gelişmenin kısıtlanması. Birleşme veya Devralma

Somut olayda birden fazla ağırlaştırıcı durumun bir arada ortaya çıkması halinde özel bir hesaplama yöntemi uygulanır. Ceza Yönetmeliği m. 6/3 uyarınca, ağırlaştırıcı unsurların birlikte bulunması durumunda her bir ağırlaştırıcı unsur için takdir edilen artırım oranı toplanarak temel ceza oranına tatbik edilir.

Cezayı Hafifleten Haller

Ceza Yönetmeliği m. 7, idari yaptırım sürecinde hafifletici unsur olarak gözetilen durumları düzenler. Yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesi haricinde, yerinde incelemenin daha kısa sürede sonuçlanmasını veya daha etkin yürütülmesini temin eden fiziksel veya teknik olanakların sağlanması yahut inceleme konusuyla bağlantılı ek bilgi ve belgelerin ilgilisince kendiliğinden sunulması suretiyle yerinde incelemeye yardımcı olunması hafifletici nedendir. Bunun yanı sıra ihlalde diğer teşebbüslerin zorlamasının bulunması, ihlale katılımın sınırlı kalması, ihlal konusu faaliyetlerin yıllık gayri safi gelir içerisindeki payının düşük olması ve para cezasına esas alınan yıllık gayri safi gelirler içerisinde yurt dışı satış gelirlerinin yer alması hafifletici unsur sayılır.

Belirleyici Etki ve Yönetici Sorumluluğu

Ceza Yönetmeliği kapsamında belirleyici etki kavramı, ihlalin oluşmasında veya sürdürülmesinde vazgeçilmez işlevi ifade eder.

Tüzel kişilere ceza tayini çalışanların durumunu da etkileyebilir. Ceza Yönetmeliği m. 8 uyarınca, ihlal sebebiyle bir teşebbüs ya da teşebbüs birliğine para cezası uygulanması durumunda; eylemde belirleyici rol oynadığı saptanan yönetici veya çalışanlara, ilgili teşebbüse yahut birliğe kesilen cezanın yüzde beşini aşmamak üzere idari para cezası verilebilir.

Temel para cezası oranı nasıl belirlenir?

Temel ceza oranı, gerçekleşen veya muhtemel zararın ağırlığı ile ihlalin açık veya ağır niteliği gözetilerek saptanan başlangıç ceza oranına ihlalin süresi doğrultusunda artırım yapılarak her ihlal için ayrı ayrı tespit edilir.

Yönetici ve çalışanlara idari para cezası verilebilir mi?

Teşebbüs veya teşebbüs birliğine idari para cezası verilmesi halinde, ihlalin oluşmasında veya sürdürülmesinde belirleyici etkisi saptanan yönetici ya da çalışanlara teşebbüse verilen cezanın yüzde beşine kadar ceza uygulanabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu