Rekabet hukuku, teşebbüslerin piyasadaki rekabeti kısıtlayıcı anlaşmalarını, hâkim durumun kötüye kullanılmasını ve başta hâkim durum yaratılması ya da güçlendirilmesi olmak üzere etkin rekabeti önemli ölçüde azaltacak birleşmeler ile miras yoluyla iktisap hariç devralmaları yasaklar. 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun uyarınca bu yasaklara aykırı davranarak rekabeti engelleyen veya hâkim durumunu kötüye kullananlar, bundan zarar görenlerin her türlü zararını tazminle yükümlüdür.
4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 4Kaynağı aç
4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 6Kaynağı aç
4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 7Kaynağı aç
4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 57Kaynağı aç
Rekabeti Kısıtlayan Anlaşmalar, Uyumlu Eylemler ve Teşebbüs Birliği Kararları
4054 sayılı Kanun m. 4/1 çerçevesinde, mal veya hizmet piyasasında rekabeti doğrudan yahut dolaylı biçimde bozma, engelleme ya da kısıtlama gayesi güden, bu neticeyi meydana getiren veya getirebilecek mahiyetteki teşebbüsler arası anlaşmalar, teşebbüs birliklerinin kararları ve uyumlu eylemler hukuka aykırı sayılarak yasaklanmıştır.
Kanunun 4. maddesinin ikinci fıkrasında rekabeti sınırlayıcı nitelikteki eylemler örneklenmiştir. Alım ya da satım fiyatlarının, maliyet ve kâr gibi fiyatı belirleyen unsurların veya diğer ticaret koşullarının tespit edilmesi, mal veya hizmet piyasalarının ya da piyasa kaynaklarının paylaşılması ve kontrolü, piyasa arz veya talep miktarının kontrol altına alınması yahut piyasa dışında belirlenmesi ve rakiplerin faaliyetlerinin zorlaştırılması veya engellenmesi bu yasak kapsamında sayılmıştır.
Sözleşmenin niteliğine veya ticari teamüllere aykırı düşecek şekilde bir mal veya hizmet ile birlikte diğer mal veya hizmetin satın alınmasının zorunlu kılınması, aracı teşebbüslerce talep edilen bir ürünün başka bir ürünün teşhiri şartına bağlanması veya tekrar arz koşullarına kısıtlamalar getirilmesi de rekabeti sınırlayıcı haller arasında yer alır.
Eşit hak, yükümlülük ve edimler için eşit durumdaki kişilere farklı şartların uygulanması kural olarak yasaklanmış olup, bu ayrımcılık yasağının yegane istisnası olarak kanunda münhasır bayilik ilişkileri hariç tutulmuştur.
Uyumlu Eylem Karinesi ve İspat Kuralı
Teşebbüsler arasında bir anlaşmanın varlığı ispatlanamadığında yasal karine devreye girer. 4054 sayılı Kanun m. 4/3 çerçevesinde piyasadaki fiyat hareketlerinin, arz ve talep dengesinin ya da faaliyet alanlarının rekabetin sınırlandığı pazarlardaki duruma paralellik göstermesi, tarafların uyumlu eylem içinde bulunduğuna karine sayılır.
Hakkında uyumlu eylem karinesi oluşan taraflardan her biri, 4054 sayılı Kanun m. 4/4 doğrultusunda ekonomik ve rasyonel gerçeklere dayanmak şartıyla uyumlu eylemde bulunmadığını ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir.
Piyasadaki Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması Halleri
4054 sayılı Kanun m. 6/1 uyarınca, bir ya da birden fazla teşebbüsün ülkenin tamamında veya belirli bir kesiminde ilgili mal veya hizmet pazarındaki hâkim gücünü tek başına yahut diğerleriyle anlaşarak veya ortak davranışlarla kötüye kullanması hukuken yasaktır.
Kanunun 6. maddesinin ikinci fıkrasında kötüye kullanma halleri özellikle belirtilmiştir. Bu çerçevede ticari faaliyet alanına başka bir teşebbüsün girmesine doğrudan veya dolaylı biçimde engel olunması, rakiplerin piyasadaki faaliyetlerinin zorlaştırılmasını amaçlayan eylemler gerçekleştirilmesi ve eşit durumdaki alıcılara aynı ve eşit hak, yükümlülük ve edimler için farklı şartlar ileri sürülerek doğrudan veya dolaylı ayrımcılık yapılması yasaklanmıştır.
Bir mal veya hizmetle birlikte diğer mal veya hizmetin satın alınmasının zorunlu kılınması, aracı teşebbüslerin talep ettiği ürünlerin başka ürünlerin teşhiri şartına bağlanması ya da satın alınan malın belirli bir fiyatın altında satılmaması gibi tekrar satış halinde alım satım şartlarına sınırlama getirilmesi de kötüye kullanma örnekleri arasındadır.
Belirli bir mal veya hizmet piyasasındaki hâkimiyetin yarattığı finansal, teknolojik ve ticari avantajlardan faydalanarak başka bir piyasadaki rekabet koşullarını bozmayı amaçlayan eylemler de hâkim durumun kötüye kullanılması kapsamında sayılmıştır.
Tüketicinin zararına yol açacak biçimde üretimin, pazarlamanın veya teknik gelişmenin kısıtlanması da 4054 sayılı Kanun m. 6/2 uyarınca hâkim durumun kötüye kullanılması sayılan eylemler arasında yer almaktadır.
Birleşme ve Devralmaların Rekabet Hukukundaki Yeri
4054 sayılı Kanun m. 7/1 gereğince, başta hâkim durum yaratılması veya mevcut bir hâkim durumun güçlendirilmesi olmak üzere, ülkenin bütününde ya da bir kısmında etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuracak birleşmeler hukuka aykırı ve yasaktır. Bir işletmenin diğer bir teşebbüsün mal varlığını, ortaklık paylarını veya yönetimde hak sahibi olma yetkisi veren kontrol araçlarını devralması da bu yasak kapsamında olup miras yoluyla iktisap hali açıkça istisna tutulmuştur.
Birleşme ve devralma işlemlerinde izin ve bildirim prosedürleri bulunmaktadır. Kanunun 7. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, hangi tür birleşme ve devralmaların hukuki geçerlilik kazanabilmesi için Rekabet Kuruluna bildirilerek izin alınması gerektiği, Rekabet Kurulu tarafından çıkarılacak tebliğlerle belirlenip ilan edilir.
Rekabet İhlallerinden Doğan Maddi Tazminat Sorumluluğu
4054 sayılı Kanun m. 57/1 uyarınca, Kanuna aykırı olan eylem, karar, sözleşme veya anlaşma ile rekabeti engelleyen, bozan ya da kısıtlayanlar yahut belirli bir piyasadaki hâkim durumunu kötüye kullananlar, bu eylemlerden zarar görenlerin her türlü zararını tazmin etmekle yükümlüdür.
Rekabet ihlali sonucunda zararın ortaya çıkmasına birden fazla kişinin davranışları sebebiyet vermişse sorumluluk kuralı kanunda özel olarak tayin edilmiştir. 4054 sayılı Kanun m. 57/2 gereğince bu kişiler ortaya çıkan zarardan müteselsilen sorumlu tutulur.
Hâkim durumun kötüye kullanılması sayılan eylemler nelerdir?
4054 sayılı Kanun m. 6/2 uyarınca piyasaya girişin engellenmesi, rakiplerin piyasadaki faaliyetlerinin zorlaştırılması, eşit durumdaki alıcılara farklı şartlar ileri sürülerek ayrımcılık yapılması, bağlama şartları veya tekrar satış fiyat sınırlamaları konulması, finansal ve ticari güçle başka pazarlardaki rekabetin bozulması ile tüketici aleyhine üretimin veya teknik gelişmenin kısıtlanması bu hallerdendir.
Uyumlu eylem karinesine karşı nasıl savunma yapılır?
Hakkında uyumlu eylem karinesi oluşan taraflardan her biri, ekonomik ve rasyonel gerçeklere dayanmak koşuluyla uyumlu eylemde bulunmadığını ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir.
Rekabet ihlali sebebiyle doğan zarardan birden fazla kişi sorumluysa sorumluluk nasıl belirlenir?
4054 sayılı Kanun m. 57/2 gereğince rekabet ihlali neticesinde zararın meydana gelmesine birden fazla kişinin davranışları yol açmışsa bu kişiler zarardan müteselsilen sorumludur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

