İstirahat raporu alan çalışanların rapor süresince ikamet ettikleri il sınırları dışına çıkması kural olarak yasak değildir; ancak seyahatin amacı, personelin memur veya işçi statüsünde bulunması ve yapılan eylemin dürüstlük kurallarına uygunluğu hukuki neticeleri belirler.
Devlet Memurlarının Rapor Süresince İl Dışına Çıkması
Devlet memurları ile polis, bekçi, jandarma ve sahil güvenlik personelinin istirahat raporu aldıklarında il dışına çıkmaları disiplin cezasına konu edilemez. 29.10.2011 tarih ve 28099 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik ile eski düzenlemedeki amir onayı şartı yürürlükten kaldırılmıştır. Yürürlükteki mevzuatta istirahat izninin görev mahalli dışında geçirilmesini idari amirin iznine bağlayan bir hüküm bulunmadığından, personelin raporluyken il sınırları dışına çıkması gerekçesiyle ceza verilemez.
Hastalığı seyahate engel teşkil etmeyen memur, iyileşme sürecini görev yaptığı il dışında geçirebilir. Buna karşın raporun amacına aykırı hareket edilmesi durumunda disiplin sorumluluğu gündeme gelebilir. İstirahat raporu alarak tedavi ve dinlenme amacı dışında tatile gidilmesi gibi hallerde, memur hakkında disiplin soruşturması açılması olası görülmektedir.
İş Kanunu Kapsamında Sadakat Borcu ve İstirahat Süreci
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 396. maddesinin birinci fıkrası gereğince işçi, yüklendiği işi özenle yapmak ve işverenin haklı menfaatinin korunmasında sadakatle davranmak zorundadır. İşçinin raporlu olduğu dönemde de işverene karşı bağlılık ve dürüstlük ilkelerine uygun hareket etmesi beklenir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 396Kaynağı aç
İstirahat raporu bulunan bir işçinin konutuna kapanması veya istirahatını evinde geçirmesi gerektiğine yönelik yasal bir zorunluluk bulunmamaktadır. İşverenin tek taraflı talimat veya genelgelerine dayanılarak, yalnızca evde bulunulmadığı gerekçesiyle iş akdinin feshedilmesi geçerli nedene dayanmaz ve feshin geçersizliği sonucunu doğurur.
Raporun Amacına Aykırı Seyahat ve Haklı Nedenle Fesih
İşverenin güvenini kötüye kullanmak veya doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunmak, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil eder. İşveren, işçinin raporluyken il dışına çıktığını belirlediğinde, yapılan seyahat kötü niyetli nitelik taşıyorsa iş sözleşmesini derhal feshetme hakkına sahiptir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 25Kaynağı aç
İstirahat raporu süresinde iş arkadaşıyla birlikte turizm amaçlı geziye veya tatile çıkıldığının sosyal medya paylaşımlarıyla ve ilgilinin ikrarıyla sabit olduğu hallerde işverenin güveni kötüye kullanılmış sayılır. Eylemin doğruluk ve bağlılığa aykırılık oluşturması nedeniyle gerçekleştirilen haklı fesih neticesinde kıdem ve ihbar tazminatı talepleri kabul edilmez.
Raporlu olunan dönemde başka bir şehre gidilerek plajda tatil kıyafetleriyle bulunulduğunun sosyal medya paylaşımlarıyla ortaya konulması durumunda, raporun gerçeğe aykırı biçimde kullanıldığı anlaşılır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2016/17532 Esas ve 2017/12196 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, raporlu olduğunu bildiren işçinin raporun aksine tatile gitmesi doğruluk ve bağlılığa aykırı olup işveren açısından haklı fesih oluşturur.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2016/17532, K. 2017/12196Kaynağı aç
Fesih Hakkında Süre ve Yasal Güvenceler
Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallere dayanan haklı fesih yetkisinin kullanımında kanuni süreler mevcuttur. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca işveren, feshe gerekçe yapılan davranışı öğrendiği günden başlayarak altı iş günü içinde ve her halde eylemin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde sözleşmeyi feshetmelidir. Ancak işçinin olayda maddi çıkar sağlamış olması halinde bir yıllık hak düşürücü süre uygulanmaz.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 26Kaynağı aç
İş sözleşmesi haklı fesih gerekçesiyle feshedilen işçi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin son fıkrası uyarınca, feshin bu bentlerdeki sebeplere uygun olmadığı iddiasıyla aynı Kanun'un 18, 20 ve 21. maddeleri kapsamında yargı yoluna başvurabilir. Feshin haksız olduğunu ileri süren işçi, şartları varsa işe iade veya kıdem ve ihbar tazminatı dahil işçilik alacakları davası açma hakkını kullanabilir.
Feshin geçersizliğine hükmedilmesi durumunda işveren işçiyi bir ay içinde işe başlatmakla yükümlüdür. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, süresi içinde başvuran işçiyi işe başlatmayan işveren en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatı ödemekle yükümlü tutulur; bu tazminatın üst sınırının aşılabilmesi sendikal fesih durumlarına özgüdür.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 21Kaynağı aç
İşe iade davası sonucunda kararın kesinleşmesine kadar işçinin çalıştırılmadığı süre için 4857 sayılı Kanun'un 21. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir. Kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren işçinin on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunması zorunludur; bu süre içinde başvurulmaması halinde işverence yapılan fesih geçerli sayılır.
Raporlu memur şehir dışına çıkmak için kurum amirinden izin almak zorunda mıdır?
Hayır, Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik gereğince hastalık izninin il dışında geçirilmesi için amir onayı aranmamaktadır.
Rapor alan işçi iyileşme döneminde evde kalmak zorunda mıdır?
Hayır, işçinin istirahat sürecini evinde geçirme zorunluluğu bulunmadığından, sırf evde bulunulmadığı gerekçesiyle yapılan fesihler geçerli bir nedene dayanmaz.
Raporluyken tatile gitmek işten derhal çıkarılma nedeni sayılır mı?
Evet, istirahat raporu döneminde turizm amaçlı tatile çıkılması dürüstlük ve bağlılığa aykırı davranış oluşturur ve 4857 sayılı İş Kanunu m. 25/II-e kapsamında derhal haklı fesih hakkı doğurur.
İşveren haklı fesih yetkisini ne kadar süre içinde kullanmalıdır?
4857 sayılı İş Kanunu m. 26 uyarınca işveren, ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı fiili öğrendiği tarihten itibaren altı iş günü ve fiilin vukuundan itibaren bir yıl içinde fesih hakkını kullanmak zorundadır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

