Primle Fesih Sonrası Yeni İşte Çalışma ve Kıdem Tazminatı

by Avukat Erdal Ersoy
Primle Fesih Sonrası Yeni İşte Çalışma ve Kıdem Tazminatı

Sigortalılık süresi ile prim ödeme gün sayısını tamamlayarak yaşlılık aylığı için yaş dışındaki koşulları sağlayan işçinin iş sözleşmesini feshetmesi ve fesihten hemen sonra yeni bir işe girmesi kıdem tazminatı alma hakkını ortadan kaldırmaz. Kanunun tanıdığı ayrılma hakkının kullanılması öncesinde başka bir işyeriyle görüşme yapılmış olması da dürüstlük kuralına aykırılık veya hakkın kötüye kullanılması sayılmaz.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Madde 2 – Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. II. İyiniyet
1475 sayılı İŞ KANUNU m. 14Kaynağı aç
Madde 14 – (Değişik birinci fıkra: 29/7/1983 – 2869/3 md.) Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin: 1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında, 2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca, 3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyle, 4. Bağlı bulundukları kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla;[2] 5. (Ek: 25/8/1999 – 4447/45 md.) 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle, Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır. (Değişik fıkralar: 17/10/1980 – 2320/1 md.): İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler gözönüne alınarak hesaplanır. İşyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır. 12/7/1975 tarihinden, itibaren işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren sorumludur. Ancak, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. 12/7/1975 tarihinden evvel işyeri devrolmuş veya herhangi bir suretle el değiştirmişse devir mukavelesinde aksine bir hüküm yoksa işlemiş kıdem tazminatlarından yeni işveren sorumludur.[3] [4] İşçinin birinci bendin 4 üncü fıkrası hükmünden faydalanabilmesi için aylık veya toptan ödemeye hak kazanmış bulunduğunu ve kendisine aylık bağlanması veya toptan ödeme yapılması için yaşlılık sigortası bakımından bağlı bulunduğu kuruma veya sandığa müracaat etmiş olduğunu belgelemesi şarttır. İşçinin ölümü halinde bu şart aranmaz. T.C. Emekli Sandığı Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanununa veya yalnız Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olarak sadece aynı ya da değişik kamu kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle Sosyal Sigortalar Kanununa göre yaşlılık veya malullük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanan işçiye, bu kamu kuruluşlarında geçirdiği hizmet sürelerinin toplamı üzerinden son kamu kuruluşu işverenince kıdem tazminatı ödenir. Yukarıda belirtilen kamu kuruluşlarında işçinin hizmet akdinin evvelce bu maddeye göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona ermesi suretiyle geçen hizmet süreleri kıdem tazminatının hesabında dikkate alınmaz. Ancak, bu tazminatın T.C. Emekli Sandığına tabi olarak geçen hizmet süresine ait kısmı için ödenecek miktar, yaşlılık veya malullük aylığının başlangıç tarihinde T.C. Emekli Sandığı Kanununun yürürlükteki hükümlerine göre emeklilik ikramiyesi için öngörülen miktardan fazla olamaz. Bu maddede geçen kamu kuruluşları deyimi, genel, katma ve özel bütçeli idareler ile 468 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde sayılan kurumları kapsar. Aynı kıdem süresi için bir defadan fazla kıdem tazminatı veya ikramiye ödenmez. Kıdem tazminatının hesaplanması, son ücret üzerinden yapılır. Parça başı, akort, götürü veya yüzde usulü gibi ücretin sabit olmadığı hallerde son bir yıllık süre içinde ödenen ücretin o süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle bulunacak ortalama ücret bu tazminatın hesabına esas tutulur. Ancak, son bir yıl içinde işçi ücretine zam yapıldığı takdirde, tazminata esas ücret, işçinin işten ayrılma tarihi ile zammın yapıldığı tarih arasında alınan ücretin aynı süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle hesaplanır. (Değişik: 29/7/1983 – 2869/3 md.) 13 üncü maddesinde sözü geçen tazminat ile bu maddede yer alan kıdem tazminatına esas olacak ücretin hesabında 26 ncı maddenin birinci fıkrasında yazılı ücrete ilaveten işçiye sağlanmış olan para ve para ile ölçülmesi mümkün akdi ve kanundan doğan menfaatler de gözönünde tutulur. Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi sebebiyle açılacak davanın sonunda hakim gecikme süresi için, ödenmeyen süreye göre mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine hükmeder. İşçinin mevzuattan doğan diğer hakları saklıdır.[5] (Değişik: 17/10/1980 – 2320/1 md.) Bu maddede belirtilen kıdem tazminatı ile ilgili 30 günlük süre hizmet akidleri veya toplu iş sözleşmeleri ile işçi lehine değiştirilebilir. (Değişik: 10/12/1982 – 2762/1 md.) Ancak, toplu sözleşmelerle ve hizmet akitleriyle belirlenen kıdem tazminatlarının yıllık miktarı, Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuruna 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçemez. (Değişik fıkralar: 17/10/1980 – 2320/1 md.): İşçinin ölümü halinde yukarıdaki hükümlere göre doğan tazminat tutarı, kanuni mirasçılarına ödenir. Kıdem tazminatından doğan sorumluluğu işveren şahıslara veya sigorta şirketlerine sigorta ettiremez. İşveren sorumluluğu altında ve sadece yaşlılık, emeklilik, malullük, ölüm ve toptan ödeme hallerine mahsus olmak kaydiyle Devlet veya kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulu kurumlarda veya % 50 hisseden fazlası Devlete ait bir bankada veya bir kurumda işveren tarafından kıdem tazminatı ile ilgili bir fon tesis edilir.[6] Fon tesisi ile ilgili hususlar kanunla düzenlenir.

Yaş Dışındaki Emeklilik Koşullarıyla Fesih Hakkı

1475 sayılı Kanun'un 14. maddesinin birinci fıkrasının 5. bendi uyarınca, 506 sayılı Kanun'un 60. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışındaki şartları veya aynı Kanun'un geçici 81. maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleriyle işten ayrılan işçilere kıdem tazminatı ödenir. 506 sayılı Kanun'un geçici 81. maddesinin (C) bendi kapsamında yaş hariç en az sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı 15 yıllık sigortalılık süresi ve 3600 prim ödeme günüdür.

Yeni Bir İşte Çalışmanın ve Ön Görüşmelerin Hukuki Niteliği

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi gereğince herkes haklarını kullanırken ve borçlarını ifa ederken dürüstlük kurallarına uymakla yükümlüdür; bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Ancak yaş hariç emeklilik koşullarını sağlayan işçinin ayrılmadan önce başka bir işverenle görüşmüş bulunması veya ayrılışın hemen akabinde yeniden sigortalı olarak çalışmaya başlaması hakkın kötüye kullanımı niteliğinde görülemez.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2014/16944, K. 2015/32085Kaynağı aç
9. Hukuk Dairesi         2014/16944 E.  ,  2015/32085 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İSTANBUL 9. İŞ MAHKEMESİ TARİHİ : 08/04/2014 NUMARASI : 2013/369-2014/146 Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, davalı bankada çalıştığını, 1475 sayılı Yasaya 4447 sayılı Yasa ile eklenen 5. bendi uyarınca kıdem tazminatına hak kazandığını, SGK'dan aldığı belgeyi davalı bankaya bildirdiğini, kıdem tazminatının ödenmemesi sebebi ile yapılan icra takibine itirazın iptali ile takibin devamını talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davacının başka bir bankada çalışmak için işten ayrıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalı bankadaki görevi devam ederken dava dışı banka ile iş sözleşmesi imzaladığı, davacının amacının kıdem tazminatı alarak başka bir yerde çalışmak olduğu, davacı tarafın işten ayrıldığı tarihteki amacının aktif iş hayatını sonlandırmak olmadığı ve bu nedenle kıdem tazminatı talep edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. D) Temyiz: Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. E) Gerekçe: Davacının iş akdini feshettiği tarihte, yaş hariç emeklilik koşullarını taşıdığı ve 1475 sayılı Yasanın 14/5.maddedeki koşulların oluştuğu tartışmasızdır. Davacı yasal hakkını kullanmıştır. Fesihten once başka bir işyeri ile görüşmesi kötüniyet olarak değerlendirilemez. Bu nedenle yaş hariç emeklilik koşullarını taşıyan davacının kıdem tazminatının tahsiline yönelik icra takibinde davalı borçlunun itirazının iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddi hatalıdır. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11/11/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün onanması gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun bozma düşüncesine katılamıyoruz. 11.11.2015

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2014/16944 Esas ve 2015/32085 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, yasal şartları taşıyarak sözleşmeyi fesheden işçinin fesihten evvel başka bir işyeriyle temas kurması kötü niyet olarak kabul edilemez ve bu gerekçeyle işverenin kıdem tazminatı icra takibine yaptığı itirazın iptali gerekir.

Çalışma Hayatını Sona Erdirme Zorunluluğu Bulunmaması

1475 sayılı Kanun'un 14. maddesinin birinci fıkrasının 5. bendindeki düzenlemenin amacı işçinin iktisadi ve mesleki yaşamını fiilen noktalaması şartına bağlanmamıştır. Sigortalılık ve prim yükümlülüğünü yerine getiren çalışan, kendisi için daha elverişli şartlar sunan bir başka işyerinde istihdam edilmek amacıyla da yasal ayrılma hakkına başvurabilir; bu tasarruf dürüstlük kuralının ihlali olarak vasıflandırılamaz.

Anayasa'nın 48. maddesinde korunan çalışma ve sözleşme hürriyeti uyarınca, yasal şartları sağlayarak kıdem tazminatını almak suretiyle ayrılan işçinin aynı veya farklı bir işverene ait işyerinde tekrar çalışmasını engelleyen bir düzenleme mevcut değildir.

Kıdem Tazminatının Hesabı ve Ödenme Esasları

1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi doğrultusunda kıdem tazminatı, işçinin işe başladığı tarihten itibaren iş sözleşmesinin devamı süresince her tam yıl için 30 günlük son ücreti tutarında hesaplanır ve bir yılı aşan süreler de aynı oran üzerinden eklenir. Kanun gereğince aynı çalışma dönemi için mükerrer şekilde birden fazla kıdem tazminatı veya ikramiye tahakkuk ettirilemez. İşverenin kıdem tazminatını zamanında ödememesi hâlinde açılacak davada hâkim, gecikilen süre için bankalarca fiilen mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının tatbikine karar verir.

Prim ve süreyi doldurup ayrılan işçi hemen yeni bir işe başlayabilir mi?

Evet, sigortalılık süresi ve prim gün sayısını tamamlayarak sözleşmesini fesheden işçi, Anayasa'nın 48. maddesindeki çalışma hürriyeti çerçevesinde fesihten hemen sonra yeni bir işyerinde çalışmaya başlayabilir ve bu durum kıdem tazminatı almasına engel oluşturmaz.

İşten ayrılmadan önce başka bir işyeriyle görüşmek kötü niyet sayılır mı?

Hayır, yaş hariç emeklilik şartlarına haiz işçinin ayrılmadan evvel başka iş imkânlarını araştırması kötü niyet veya dürüstlük kuralının ihlali sayılamaz. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2014/16944 Esas ve 2015/32085 Karar sayılı ilamı uyarınca bu sebeple kıdem tazminatı ödemesinden kaçınılamaz.

Kıdem tazminatının süresinde ödenmemesi durumunda hangi faiz türü uygulanır?

1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi gereğince kıdem tazminatının vaktinde ödenmemesi nedeniyle açılacak davanın neticesinde hâkim, ödenmeyen süreye göre mevduata uygulanan en yüksek faizin tahsiline hükmeder.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu