Basın İşinde Gazetecinin Sözleşme ve Çalışma Hakları

by Avukat Erdal Ersoy
Basın İşinde Gazetecinin Sözleşme ve Çalışma Hakları

Gazeteci, 5953 sayılı Kanunun kapsamındaki fikir ve sanat işlerinde ücret karşılığı çalışan kişidir. Hükümler, Türkiye'de yayımlanan gazete, internet haber siteleri ve mevkuteler ile haber ve fotoğraf ajanslarında bu işleri yapan ve İş Kanunundaki işçi tanımı dışında kalan kişiler ile işverenlerine uygulanır.

5953 sayılı BASIN MESLEĞİNDE ÇALIŞANLARLA ÇALIŞTIRANLAR ARASINDAKİ MÜNASEBETLERİN TANZİMİ HAKKINDA KANUN m. 1Kaynağı aç
Madde 1 – (Değişik: 4/1/1961 – 212/1 md.) Bu Kanun hükümleri Türkiye'de yayınlanan gazete, internet haber siteleri, internet haber siteleri ve mevkutelerle haber ve fotoğraf ajanslarında her türlü fikir ve sanat işlerinde çalışan ve İş Kanunundaki "işçi" tarifi şümulü haricinde kalan kimselerle bunların işverenleri hakkında uygulanır.[2] Bu Kanunun şümulüne giren fikir ve sanat işlerinde ücret karşılığı çalışanlara gazeteci denir. İstisnalar:

Kapsam ve gazeteci tanımı

5953 sayılı Kanunun 1. maddesi, Türkiye'de yayımlanan gazete, internet haber siteleri ve mevkutelerle haber ve fotoğraf ajanslarındaki her türlü fikir ve sanat işinde çalışan ve İş Kanunundaki işçi tanımı dışında kalan kişiler ile bunların işverenlerini kapsar. Aynı madde, bu kapsamda ücret karşılığı çalışan kişiye gazeteci denmesini öngörür.

Devlet, il ve belediyeler ile iktisadi devlet teşekkül ve müesseselerinde ve sermayesinin yarısından fazlası bu teşekküllere ait şirketlerde istihdam edilen memur ve hizmetliler hakkında kanun uygulanmaz. İstisna, bu kuruluşlardaki memur ve hizmetli statüsüyle sınırlıdır.

İşletmenin bildirimi ve yazılı sözleşme

İşletmeyi tesis eden, devralan, kapatan, konusunu değiştiren veya kendisine intikal eden işletmeyi sürdüren ya da kapatan kişiler, işe başlama, kapatma, devralma veya uğraş konusunu değiştirme tarihinden itibaren bir ay içinde bildirim yapar. Bildirim, işyerinin bulunduğu yer bakımından İş Kanununun uygulanmasıyla görevli makama yazılı olarak bizzat veya taahhütlü mektupla yapılır.

Gazeteci ile işveren arasındaki iş sözleşmesinin yazılı yapılması zorunludur. Sözleşmede işin türü, ücret miktarı ve gazetecinin kıdemi gösterilir. İşin türü ve ücrette yapılan değişiklik de sözleşmeye yazılır.

İki yıl gazetede çalışan gazeteci terfi hakkına kavuşur ve terfi sözleşmede belirlenen yüzde oranında yapılır. Bu süre, meslekte en az beş yılla tanınan kıdem hakkından ve aynı işyerindeki hizmet süresine bağlanan bildirim süresinden ayrıdır.

Sözleşmenin yapılması işveren, feshi ise fesheden tarafından on beş gün içinde beyannameyle bildirilir. Bildirim Bölge Çalışma Müdürlüğüne, mülki amirliğe ve gazeteci üye ise sendikasına, değilse en fazla üyesi bulunan mesleki teşekküle yapılır.

Deneme süresi ve stajyer sayısı

Mesleğe ilk kez giren gazeteci için deneme süresi en çok üç aydır. Bu sürede taraflar, bildirim süresine ve tazminat yükümlülüğüne bağlı olmaksızın sözleşmeyi feshedebilir. Süre sonunda yazılı sözleşme yapılması zorunluluğu sürer.

Stajyer sayısı, sözleşmeli yazı işleri kadrosunun yüzde onunu geçemez.

Belirsiz süreli sözleşmenin feshi

Süresi belirli olmayan sözleşmelerde fesih bildirimi kanunda yazılı sürelere tabidir. 6. ve 7. maddelerdeki bildirim sürelerine karşılık gelen ücret tutarındaki tazminatın işveren veya gazeteci tarafından diğer tarafa önceden ödenmesiyle sözleşmenin derhal feshi de mümkündür.

Aynı işyerinde aralıksız en az beş yıl hizmeti bulunan gazetecinin işine son verilmesi, yazılı bildirimden üç ay sonra geçerli olur. Beş yıldan az hizmeti olanlarda bildirim süresi bir aydır. Meslekte en az beş yıl çalışmış gazeteciye ayrıca kıdem hakkı tanınır ve kıdem, mesleğe ilk giriş tarihinden hesaplanır. İşyerindeki hizmet süresi ile meslekteki kıdem hakkı aynı şart değildir.

Gazeteci, en az bir ay önce işverene yazılı bildirimde bulunarak sözleşmesini her zaman feshedebilir. Yukarıdaki maddelerdeki bildirim süreleri asgari olup sözleşmeyle artırılabilir.

Bildirim süresinin son günü olan tarih tazminata esas tutulur ve yıllık izinden sayılmaz. Yıllık iznini kullanmamış gazeteciye, işine son verildiğinde izin süresine ait ücret peşin ödenir.

Kıdem tazminatının hesabı

Fesih bildirilen sözleşmede her hizmet yılı veya küsuru için son aylık esas alınarak her yıl karşılığında bir aylık ücret tutarında tazminat verilir. Yıllık hizmetin altı aydan az kısmı hesaba katılmaz. İlk sözleşme yılında bu tutar hesaplanmaz.

Bir kez kıdem tazminatı alan gazetecinin kıdemi, yeni işine girişinden itibaren hesaplanır. İşverenle gazeteci arasında buna aykırı yapılan sözleşme geçerlidir.

İşverenin maddi imkânsızlık nedeniyle tazminatı bir defada ödeyememesi halinde ödeme en çok dört taksitte yapılır ve taksitlerin tamamının süresi bir yılı geçemez. Bölme, o işyerinin mali vergisini tahakkuk ettiren maliye şubesinin müessesenin zarar ettiğine karar vermesi üzerine yapılabilir.

İş Kanununun kıyas yoluyla anılan hükümleri

6. maddenin değişik 10. fıkrası, İş Kanununun 18, 19, 20, 21 ve 29. maddesi hükümlerinin kıyas yoluyla uygulanacağını belirtir.

4857 sayılı İş Kanununun 18. maddesinde, otuz veya daha fazla işçinin bulunduğu işyerinde belirsiz süreli sözleşmenin feshinde en az altı aylık kıdem aranır. İşveren, yeterlilik, davranış veya işletme, işyeri ve iş gereklerinden doğan geçerli bir sebebe dayanır. Yer altında çalışanlarda bu kıdem şartı yoktur. Süre, aynı işverenin bir veya değişik işyerlerindeki çalışmalar birleştirilerek bulunur. Aynı işkolundaki birden çok işyerinde sayı, bu yerlerdeki toplam üzerinden belirlenir.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 18Kaynağı aç
Madde 18 – Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. (Ek cümle: 10/9/2014-6552/2 md.) Yer altı işlerinde çalışan işçilerde kıdem şartı aranmaz. Altı aylık kıdem hesabında bu Kanunun 66 ncı maddesindeki süreler dikkate alınır. Özellikle aşağıdaki hususlar fesih için geçerli bir sebep oluşturmaz: a) Sendika üyeliği veya çalışma saatleri dışında veya işverenin rızası ile çalışma saatleri içinde sendikal faaliyetlere katılmak. b) İşyeri sendika temsilciliği yapmak. c) Mevzuattan veya sözleşmeden doğan haklarını takip veya yükümlülüklerini yerine getirmek için işveren aleyhine idari veya adli makamlara başvurmak veya bu hususta başlatılmış sürece katılmak.[6] d) Irk, renk, cinsiyet, medeni hal, aile yükümlülükleri, hamilelik, doğum, din, siyasi görüş ve benzeri nedenler. e) 74 üncü maddede öngörülen ve kadın işçilerin çalıştırılmasının yasak olduğu sürelerde işe gelmemek. f) Hastalık veya kaza nedeniyle 25 inci maddenin (I) numaralı bendinin (b) alt bendinde öngörülen bekleme süresinde işe geçici devamsızlık. İşçinin altı aylık kıdemi, aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen süreler birleştirilerek hesap edilir. İşverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan işçi sayısı, bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir. İşletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları ile işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri hakkında bu madde, 19 ve 21 inci maddeler ile 25 inci maddenin son fıkrası uygulanmaz. Sözleşmenin feshinde usul

Aynı madde sendika üyeliğini, rıza veya mesai dışı sendikal faaliyeti ve işyeri sendika temsilciliğini geçerli sebep saymaz. Hak arama, belirli ayrımcılık nedenleri, kadın işçinin çalıştırılamayacağı sürede işe gelmemesi ve 25. maddenin I numaralı bendinin (b) alt bendindeki bekleme süresindeki geçici devamsızlık da bu kapsamdadır. İşletmenin tümünü yöneten işveren vekili ve yardımcıları ile işyerinin tümünü yönetip işçi alma ve çıkarma yetkisi bulunan vekiller hakkında 18, 19 ve 21. maddeler ile 25. maddenin son fıkrası uygulanmaz.

İş Kanununun 19. maddesine göre işveren fesih bildirimini yazılı yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin belirtmek zorundadır. Davranış veya verimle ilgili nedenle belirsiz süreli sözleşme, kural olarak işçinin savunması alınmadan feshedilemez. İşverenin 25. maddenin II numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 19Kaynağı aç
Madde 19 – İşveren fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak, işverenin 25 inci maddenin (II) numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır. Fesih bildirimine itiraz ve usulü

İş Kanununun 20. maddesine göre, sebep gösterilmemesi veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı iddiasında işçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurmak zorundadır. Anlaşmaya varılamazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir; taraflar anlaşarak uyuşmazlığı özel hakeme de götürebilir. Feshin geçerli sebebe dayandığını işveren, feshin başka sebebe dayandığı iddiasını ise işçi ispatlar. Dava ivedilikle sonuçlandırılır. İstinafta bölge adliye mahkemesi ivedilikle ve kesin karar verir. Maddenin dördüncü fıkrası iptal edilmiştir.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 20Kaynağı aç
Madde 20 – (Değişik birinci fıkra: 12/10/2017-7036/11 md.) İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle, İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri uyarınca arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması hâlinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren, iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir. Taraflar anlaşırlarsa uyuşmazlık aynı sürede iş mahkemesi yerine özel hakeme de götürülebilir. Arabulucuya başvurmaksızın doğrudan dava açılması sebebiyle davanın usulden reddi hâlinde ret kararı taraflara resen tebliğ edilir. Kesinleşen ret kararının da resen tebliğinden itibaren iki hafta içinde arabulucuya başvurulabilir. Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. (Değişik üçüncü fıkra: 12/10/2017-7036/11 md.) Dava ivedilikle sonuçlandırılır. Mahkemece verilen karar hakkında istinaf yoluna başvurulması hâlinde, bölge adliye mahkemesi ivedilikle ve kesin olarak karar verir. (İptal dördüncü fıkra: Anayasa Mahkemesinin 19/10/2005 tarihli ve E.:2003/66, K.:2005/72 sayılı Kararı ile.) Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları

Arabulucuya başvurmadan doğrudan açılan davanın usulden reddi halinde ret kararı taraflara resen tebliğ edilir. Kesinleşen ret kararının resen tebliğinden itibaren iki hafta içinde arabulucuya başvurulabilir. Bu sonuç, metinde açıkça usulden ret olarak nitelenen karara bağlıdır.

İş Kanununun 21. maddesine göre, feshin geçersizliğinin tespitinde işveren işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. Başlatmazsa mahkeme veya özel hakemin belirleyeceği en az dört, en çok sekiz aylık ücret tutarında tazminat öder. Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmayan süre için en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklar ödenir. Tazminat ile ücret ve diğer haklar, ek fıkraya göre dava tarihindeki ücret esas alınarak parasal olarak belirlenir.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 21Kaynağı aç
Madde 21 – İşverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkemece veya özel hakem tarafından tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşçiyi başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur. Mahkeme veya özel hakem feshin geçersizliğine karar verdiğinde, işçinin işe başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarını da belirler. Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir. (Ek fıkra: 12/10/2017-7036/12 md.) Mahkeme veya özel hakem, ikinci fıkrada düzenlenen tazminat ile üçüncü fıkrada düzenlenen ücret ve diğer hakları, dava tarihindeki ücreti esas alarak parasal olarak belirler. İşçi işe başlatılırsa, peşin olarak ödenen bildirim süresine ait ücret ile kıdem tazminatı, yukarıdaki fıkra hükümlerine göre yapılacak ödemeden mahsup edilir. İşe başlatılmayan işçiye bildirim süresi verilmemiş veya bildirim süresine ait ücret peşin ödenmemişse, bu sürelere ait ücret tutarı ayrıca ödenir. İşçi kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. İşçi bu süre içinde başvuruda bulunmaz ise, işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih sayılır ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur. (Ek fıkra: 12/10/2017-7036/12 md.) Arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların, işçinin işe başlatılması konusunda anlaşmaları hâlinde; a) İşe başlatma tarihini, b) Üçüncü fıkrada düzenlenen ücret ve diğer hakların parasal miktarını, c) İşçinin işe başlatılmaması durumunda ikinci fıkrada düzenlenen tazminatın parasal miktarını, belirlemeleri zorunludur. Aksi takdirde anlaşma sağlanamamış sayılır ve son tutanak buna göre düzenlenir. İşçinin kararlaştırılan tarihte işe başlamaması hâlinde fesih geçerli hâle gelir ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur. Bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri sözleşmeler ile hiçbir suretle değiştirilemez; aksi yönde sözleşme hükümleri geçersizdir. Çalışma koşullarında değişiklik ve iş sözleşmesinin feshi

İşçi, kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvurmalıdır. Bu sürede başvurmazsa yapılan fesih geçerli sayılır ve işveren yalnız bunun hukuki sonuçlarından sorumlu olur. Birinci, ikinci ve üçüncü fıkralar sözleşmeyle değiştirilemez; aksi hükümler geçersizdir.

Arabuluculukta işe başlatma anlaşması, işe başlatma tarihini, ücret ve diğer hakların parasal miktarını ve işe başlatılmama halinde tazminatın parasal miktarını belirlemelidir. Aksi halde anlaşma sağlanamamış sayılır.

Yayının değişmesi ve ağır fesih sebepleri

Yayının yön ve karakterinde gazetecinin şeref veya şöhretini ya da genel olarak manevi menfaatlerini ihlal edecek bariz bir değişiklik olursa gazeteci bildirim süresini beklemeden sözleşmeyi feshedebilir. İşveren kusurlu olsaydı alınacak tutarda tazminat istenebilir.

Gazetecinin, göreviyle ilgili olarak bilerek veya ağır ihmal sonucu yayının itibarını ya da şöhretini zedeleyecek fiilde bulunması, işverene bildirim beklemeden sözleşmeyi derhal feshetme hakkı veren ağır sebeplerdendir. Gazetecinin kendi şeref ve şöhretine zarar verebilecek bir fiili yapması yönündeki işveren isteğini yerine getirmemesi ise işverene bildirim beklemeden fesih hakkı vermez.

Hastalık, askerlik ve özgürlüğün kısıtlanması

Gazetecinin hastalığı nedeniyle işveren sözleşmeyi feshedemez. Hastalık altı aydan fazla sürerse tazminat verilerek fesih yoluna gidilebilir. Bu nedenle işinden çıkarılan gazeteci en çok bir yıl içinde iyileşirse eski işine öncelikle alınır.

Talim veya manevra nedeniyle silah altına alınan gazeteci bu süre boyunca ücret hakkını korur. Askerlik karşılığı aylık daha azsa işveren yalnız farkı öder. Kısmi veya genel seferberlik nedeniyle silah altına alınan gazeteci hakkında üç ay süreyle birinci fıkra uygulanır. İlk muvazzaf askerlik için silah altına alınan gazeteciye normal askerlik süresince son aldığı ücretin yarısı ödenir.

Kadın gazeteci, hamileliğin yedinci ayından doğumun ikinci ayının sonuna kadar izinli sayılır ve bu sürede son aldığı ücretin yarısı ödenir. Doğumun gerçekleşmemesi veya çocuğun ölü doğması halinde bir aylık ödeme ayrıca uygulanır. Gazetecinin sigortadan veya bağlı bulunduğu teşekküllerden alacağı yardım bu ödemeye etki etmez.

Mensup olduğu yayındaki bir yayın nedeniyle özgürlüğü kısıtlanan gazeteci ücretini işverenden almaya devam eder. Yayının habersiz yapılması veya metinde değişiklik gibi aynı fıkrada sayılan hallerde bu hükümden yararlanamaz. Özgürlüğü kısıtlanan gazeteci, bağlı bulunduğu kadroya yapılacak toplu zamlardan emsali gibi yararlanır.

Yayını her ne sebeple olursa olsun tatil edilen mevkutede çalışanlar, tatil tarihinden itibaren iki ay ücretlerini alır. Bu gazetecilerin kanuni tazminatı öncelikle ödenir.

Ücret, ikramiye ve başka iş

5953 sayılı Kanunun 14. maddesine göre kararlaştırılan ücret her ay peşin ödenir. İlave ücretlerin sigorta primlerinin ödenmesi zorunludur. Belirtilen bakanlıklar, vergi mükellefiyeti türü, işletme büyüklüğü, çalıştırılan gazeteci sayısı, işyerinin bulunduğu il ve benzeri unsurları dikkate alarak ücret, prim, ikramiye ve benzeri istihkakın özel banka hesabına yatırılması konusunda işverenleri zorunlu tutmaya müştereken yetkilidir. Zorunlu tutulan işverenler bunlar dışında ödeme yapamaz.

5953 sayılı BASIN MESLEĞİNDE ÇALIŞANLARLA ÇALIŞTIRANLAR ARASINDAKİ MÜNASEBETLERİN TANZİMİ HAKKINDA KANUN m. 14Kaynağı aç
Madde 14 – (Değişik: 4/1/1961 – 212/1 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/83 md.) Kararlaştırılan ücret, her ay peşin olarak ödenir. İlave ücretlerin sigorta primlerinin ödenmesi mecburidir. Çalıştırılan gazetecinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının özel olarak açılan banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenmesi hususunda; tabi olduğu vergi mükellefiyeti türü, işletme büyüklüğü, çalıştırdığı gazeteci sayısı, işyerinin bulunduğu il ve benzeri gibi unsurları dikkate alarak işverenleri zorunlu tutmaya, banka hesabına yatırılacak ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakın, brüt ya da kanuni kesintiler düşüldükten sonra kalan net miktar üzerinden olup olmayacağını belirlemeye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığından sorumlu Devlet Bakanlığı müştereken yetkilidir. Çalıştırdığı gazetecilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını özel olarak açılan banka hesapları vasıtasıyla ödeme zorunluluğuna tabi tutulan işverenler, gazetecilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaklarını özel olarak açılan banka hesapları dışında ödeyemezler. Gazetecinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaklarının özel olarak açılan banka hesaplarına yatırılmak suretiyle ödenmesine ilişkin diğer usûl ve esaslar anılan bakanlıklarca müştereken çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. (İptal ikinci fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 25/12/2019 tarihli ve E.: 2019/108, K.: 2019/101 sayılı Kararı ile) Mukavele müddeti sona ermeden evvel kendisine atfedilebilecek bir kusuru olmaksızın işine son verilen gazeteci, peşin almış olduğu ücretin henüz işlememiş bulunan kısmını iade etmeye mecbur tutulamaz. Gazeteciler her hizmet yılı sonunda işverenin sağladığı karın emeklerine düşen nispi karşılığı olarak asgari birer aylık ücret tutarında ikramiye alırlar. Mukavele dışı yazılar:

Kendisine yüklenebilecek kusuru olmaksızın sözleşme süresi dolmadan işine son verilen gazeteci, peşin aldığı ücretin henüz işlememiş kısmını iade etmeye zorlanamaz.

Gazeteciler her hizmet yılı sonunda, işverenin sağladığı kârın emeklerine düşen nispi karşılığı olarak asgari birer aylık ücret tutarında ikramiye alır. Sözleşme hükümleri dışında verilen, sipariş edilen veya yayımlanması kabul edilen yazılar için gazeteci ayrıca ücrete hak kazanır. 5953 sayılı Kanunun 14. maddesinin ikinci fıkrası iptal edilmiştir.

Aksi sözleşmede belirtilmedikçe gazeteci, basınla ilgili olup olmadığına bakılmaksızın dışarıda başka iş tutmakta serbesttir. Sözleşmenin feshinden sonraki dönem için mesleği icra özgürlüğünü sınırlayan hükümler batıldır.

Ölüm tazminatı

Gazetecinin ölümüyle sözleşme sona ererse eşine ve çocuklarına, bunlar yoksa geçimi kendisine ait aile bireylerine ölüm tazminatı verilir. Tazminat, aylık ücretin üç katından az olmamak üzere kıdem hakkı tutarındadır.

Dinlenme, olağanüstü izin ve yıllık izin

Her altı günlük fiili çalışmadan sonra bir günlük ücretli dinlenme izni verilmesi zorunludur. Görevi sürekli gece çalışmasını gerektiriyorsa hafta tatili iki gündür.

Gazeteci, çocuğunun doğumunda üç gün; eşi, çocuğu, annesi veya babasının ölümünde dört gün; çocuğunun evlenmesi ile kardeşinin, büyükannesinin, büyükbabasının veya torununun ölümünde iki gün olağanüstü ücretli izin alır. Bu süreler yıllık izinden sayılmaz.

Günlük mevkutede en az bir yıl çalışan gazeteciye yılda dört hafta tam ücretli izin verilir. Gazetecilik mesleğindeki hizmeti on yıldan fazla olan gazeteciye altı hafta ücretli izin verilir. Kıdem, aynı gazetedeki süreye değil meslekteki hizmete göre hesaplanır.

Günlük olmayan mevkutelerde çalışanlara her altı aylık çalışma dönemi için iki hafta ücretli izin verilir. İzin hakkından feragat edilemez.

Günlük süre ve fazla çalışma

Müessese, matbaa, idarehane ve büro gibi yerlerde hizmetinin niteliği gereği sürekli çalışanlar için günlük iş süresi, gece ve gündüz devrelerinde sekiz saattir. Bu düzen, 5953 sayılı Kanunun 1. maddesindeki gazeteci kavramına bağlanır.

Belirtilen sekiz saatlik düzen dışında çalışma süresinin artırılması ile ulusal bayram, genel tatil ve hafta tatilinde çalışma fazla saatlerde çalışma sayılır. Hafta tatilini pazar dışında kullanan gazetecinin pazar günü çalışması fazla mesai sayılmaz.

Her fazla çalışma saati için normal saat ücretinin yüzde 50 fazlası ödenir. Saat 24'ten sonraki ilave saatlerde ücret bir kat fazlasıyla ödenir. Fazla mesai günde üç saati geçemez ve fazla çalışmaya ait ücret sonraki ücret ödemesiyle birlikte ödenir.

Fazla saatler hesaplanırken yarım saatten az süreler yarım saat, bunu aşan süreler bir saat sayılır. Fazla çalışma ücreti gününde ödenmezse geçen her gün için yüzde beş fazlasıyla ödenir.

Uygulama, uyuşmazlık ve yürürlük

Kanunun uygulanmasından doğan yükümlülükler, gazetecilerin ücret ve diğer haklarının daha düşük sınırlara indirilmesine gerekçe yapılamaz. Takip, murakabe ve teftiş Çalışma Bakanlığı tarafından yürütülür ve 3008 sayılı İş Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.

Basın mesleğinde çalışanlarla çalıştıranlar arasında 5953 sayılı Kanun ile ek ve değişikliklerine dayanan hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıkları, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu hükümlerine göre iş mahkemelerinde görülür.

Geçici 1. madde, işverenlerin kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren iki ay içinde gazetecilerle kanundaki esaslara uygun yazılı sözleşme yapmasını zorunlu kılar. 31. madde kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe gireceğini, 32. madde ise yürütmenin Bakanlar Kuruluna ait olduğunu belirtir.

20. madde iptal edilmiş, 22. madde 15/07/1963 tarihli ve 274 sayılı Kanunun 33. maddesiyle, 23. madde ise 17/07/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun 141. maddesiyle mülga olarak gösterilir.

Gazeteci kimdir?

5953 sayılı Kanunun kapsamındaki fikir ve sanat işlerinde ücret karşılığı çalışan kişiye gazeteci denir. Kapsam, gazete, internet haber siteleri ve mevkuteler ile haber ve fotoğraf ajanslarındaki bu işleri ve İş Kanunundaki işçi tanımı dışında kalan kişileri içerir.

İş sözleşmesi yazılı olmak zorunda mıdır?

Evet. Gazeteci ile işveren arasındaki sözleşmenin yazılı yapılması zorunludur. Sözleşmede işin türü, ücret miktarı ve kıdem gösterilir.

Deneme süresi ne kadardır?

Mesleğe ilk kez giren gazeteci için deneme süresi en çok üç aydır. Bu sürede taraflar bildirim ve tazminat yükümlülüğü olmadan sözleşmeyi feshedebilir.

Hastalık nedeniyle sözleşme feshedilebilir mi?

Hastalık nedeniyle işveren sözleşmeyi feshedemez. Hastalık altı aydan fazla sürerse tazminat verilerek fesih yoluna gidilebilir.

Yıllık ücretli izin ne kadardır?

Günlük mevkutede en az bir yıl çalışan gazeteciye yılda dört hafta tam ücretli izin, mesleği on yıldan fazla olana altı hafta ücretli izin verilir. Günlük olmayan mevkutede her altı aylık dönem için iki hafta ücretli izin vardır ve haktan feragat edilemez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu