Portföy Yönetim Şirketi Nedir?
Portföy yönetim şirketi (PYŞ), müşterilerine ait varlıkları sözleşme çerçevesinde yöneten ve Sermaye Piyasası Kurulu'ndan izin alarak faaliyet gösteren bir sermaye piyasası kuruluşudur. III-55.1 sayılı Portföy Yönetim Şirketleri ve Bu Şirketlerin Faaliyetlerine İlişkin Esaslar Tebliği'nin 5. maddesi uyarınca şirketin Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kayıtlı sermaye sistemine tabi anonim ortaklık biçiminde kurulmuş olması zorunludur. Şirketin portföy yöneticileri, görevlerini yerine getirirken sözleşmeye, sermaye piyasası mevzuatına ve genel hükümlere aykırı işlemler ile özen ve sadakat yükümlülüğüne aykırı fiiller nedeniyle müşteriye verebilecekleri zararlardan PYŞ müşteriye karşı doğrudan sorumludur; bu sorumluluğu ortadan kaldırmaya yönelik bir hüküm portföy yönetim sözleşmesine konulamaz.
18546 sayılı PORTFÖY YÖNETİM ŞİRKETLERİ VE BU ŞİRKETLERİN FAALİYETLERİNE İLİŞKİN ESASLAR TEBLİĞİ (III-55.1) m. 5Kaynağı aç
18546 sayılı PORTFÖY YÖNETİM ŞİRKETLERİ VE BU ŞİRKETLERİN FAALİYETLERİNE İLİŞKİN ESASLAR TEBLİĞİ (III-55.1) m. 34Kaynağı aç
Kuruluş İzni İçin Aranan Yapısal Şartlar
III-55.1 sayılı Tebliğ'in 5. maddesi, kuruluş iznine başvurabilmek için bir dizi yapısal koşul öngörmektedir. Payların tamamının nama yazılı olması ve nakit karşılığı çıkarılmış bulunması da bu kapsamda aranmaktadır. Başlangıç sermayesinin en az 30.000.000 TL olması gerekmektedir; bu tutar Tebliğ m. 5/1-ç'ye 18 Şubat 2023 tarihli Resmî Gazete'de (sayı: 32108) yapılan değişiklikle belirlenmiştir. Söz konusu tutarın sonraki bir değişiklikle güncellenip güncellenmediği tebliğin yürürlükteki metninden ayrıca doğrulanmalıdır.
Esas sözleşmenin Sermaye Piyasası Kanunu hükümlerine ve Kurul düzenlemelerine uygun olması ile ortaklık yapısının şeffaf ve açık olması da zorunlu koşullar arasında sayılmıştır.
Kurucu Ortaklarda Aranan Kişisel Nitelikler
III-55.1 sayılı Tebliğ m. 5/1-e, kurucu ortakların taşıması gereken kişisel nitelikleri ayrıntılı biçimde düzenlemiştir. Bu kapsamda, Sermaye Piyasası Kanunu'nda yazılı suçlardan kesinleşmiş mahkûmiyetin bulunmaması, 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamındaki suçlardan mahkûm olunmamış olması ve 14 Ocak 1982 tarihli ve 35 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kurucu ortağın kendisi veya ortak olduğu kuruluşlar hakkında tasfiye kararı verilmemiş olması gerekmektedir.
Tebliğ m. 5/1-e-5 uyarınca, Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olmamak gerekmektedir. Bunun yanı sıra devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, bilişim sistemini engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık, vergi kaçakçılığı veya haksız mal edinme suçlarından mahkûm olunmamış olması da bu şart kapsamında aranmaktadır.
Tebliğ m. 5/1-e-7 ve m. 5/1-e-8 uyarınca işlem yasağı kapsamında olmamak ve muaccel vergi borcunun bulunmaması da kuruluş izninin kişisel nitelik şartları arasında yer almaktadır. Her iki bent 31 Aralık 2014 tarihli değişiklikle eklenmiş olup güncel yürürlük durumunun resmî nüsha ile doğrulanması önerilir.
İşin gerektirdiği dürüstlük ve itibara sahip olmak ile gerekli mali güce sahip bulunmak da m. 5/1-e-9 ve m. 5/1-e-10 kapsamında kurucu ortaklar için aranan kişisel nitelik şartları arasında yer almaktadır.
Tebliğ m. 5/2 uyarınca, m. 5/1-e'nin 1. alt bendinde düzenlenen müflis olma ve konkordatoya ilişkin şartlar, iflasın kaldırılmasına, kapatılmasına veya konkordato teklifinin tasdikine ilişkin kararın kesinleşme tarihinden itibaren on yıl geçmesi hâlinde bu fıkra uygulamasında dikkate alınmaz. Aynı fıkra uyarınca m. 5/1-e-2'deki faaliyet izni iptali sorumluluğuna ilişkin şart da buna dair kararın kesinleşme tarihinden itibaren on yıl geçmesiyle uygulanamaz hale gelir.
Tebliğ m. 5/1-g uyarınca, önemli etkiye sahip ortakların da m. 5/1-e'nin 1. alt bendinden 9. alt bendine kadar sayılan şartları taşıması zorunludur; 10. alt bent olan mali güç şartı bu kapsama girmemektedir.
Kurucu ortağın ya da önemli etkiye sahip ortağın banka olması hâlinde, Tebliğ m. 5/1-e-8'de düzenlenen muaccel vergi borcu şartı bakımından bankanın ilgili niteliği taşıdığını tevsik eden bilgi ve belgelerin Kurula gönderilmesi ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun uygun görüşünün alınması yeterli sayılmaktadır. Ayrıca bankada pay sahipliği yoluyla şirkette önemli etkiye sahip olan kişiler için m. 5/1-e kapsamındaki kişisel nitelik şartları aranmamaktadır.
Portföy Yönetim Sözleşmesi Nasıl Kurulur?
Bireysel portföy yöneticiliği hizmetinin sunulabilmesi için PYŞ ile müşteri arasında geçerli bir sözleşme kurulmuş olması şarttır. Sermaye Piyasası Kanunu m. 42 çerçevesinde bu sözleşme yazılı şekilde kurulabileceği gibi, uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle mesafeli olarak ya da Kurul'un yazılı şeklin yerine geçebileceğini belirlediği ve müşteri kimliğini doğrulayan bilişim veya elektronik haberleşme cihazı üzerinden de kurulabilmektedir. Bu imkân Haziran 2020'de yapılan değişiklikle getirilmiş olup o tarihten sonra ek değişiklik yapılıp yapılmadığı güncel mevzuattan ayrıca kontrol edilmelidir.
Sözleşmenin akdedilmesinden önce, bireysel portföy yöneticiliği faaliyetine başlanmadan müşteriye yerindelik testi uygulanması gerekmektedir. III-37.1 sayılı Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ kapsamında gerçekleştirilen bu test aracılığıyla müşterinin yatırım amaçları, mali durumu ile bilgi ve tecrübesi değerlendirilmektedir.
Portföy Yönetim Sözleşmesinin Temel Unsurları
III-55.1 sayılı Tebliğ m. 34 uyarınca PYŞ, kurucusu olduğu fonlar hariç her müşterisiyle Tebliğ Ek-3'teki asgari unsurları içeren yazılı bir sözleşme imzalamak zorundadır. Sözleşme, müşterinin şirkete inançlı devir esasına göre yönetimini devrettiği portföyünün Tebliğ ve sözleşmede belirlenen esaslar çerçevesinde özen ve sadakat yükümlülüğü altında yönetilmesini kapsar. Sözleşme, müteselsil sıra numaralı ve en az iki nüsha olarak düzenlenir; bir örneği müşteriye verilir.
Sözleşmede adı geçen portföy yöneticisinin şirketten ayrılması veya değiştirilmesi hâlinde şirket, bu durumu müşterilerine en uygun haberleşme aracıyla derhal bildirmek zorundadır. Müşteri, yeni atanan portföy yöneticisini uygun görmediği takdirde sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilir.
Sözleşmede Kurul düzenlemelerine ve borsa mevzuatına aykırı hükümler ile müşterilerin haklarını zedeleyici ve şirket lehine tek taraflı olağanüstü haklar sağlayan hükümlere yer verilemez. Sözleşmede hüküm bulunmayan hâllerde genel hükümler uygulanır.
Portföy Yöneticisinin Temel Yükümlülükleri
III-37.1 sayılı Tebliğ'in 41. maddesi, portföy yöneticisinin uyması gereken kapsamlı bir ilkeler çerçevesi ortaya koymaktadır. Yönetici, portföyün menfaatleriyle kendi menfaatleri arasında çatışma bulunan durumlarda portföy lehine davranmak zorundadır. Öte yandan, müşteri hesabına vereceği emirlerde gerekli özen ve dikkati göstermek de yükümlülükleri arasında yer almaktadır.
18576 sayılı YATIRIM HİZMETLERİ VE FAALİYETLERİ İLE YAN HİZMETLERE İLİŞKİN ESASLAR HAKKINDA TEBLİĞ III-37.1 m. 41Kaynağı aç
Çıkar çatışmasına ilişkin kurallar özellikle ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Portföy yöneticisi, portföy için yapılan bir alım satım işleminden herhangi bir ihraççı veya yatırım kuruluşundan kendi lehine komisyon, iskonto ya da benzeri bir menfaat sağlıyorsa bunu hizmeti sunmadan önce müşterisine bildirmek zorundadır. Yönetici, herhangi bir biçimde kendine çıkar sağlamak üzere portföydeki varlıkların alım satımını yapamaz. Aynı şekilde, müşterilere duyurulacak ve yatırım kararlarını etkileyebilecek nitelikteki araştırma sonuçlarını müşterilere duyurmadan önce kendi ya da üçüncü kişiler lehine kullanamaz; portföy yönetimi sırasında elde ettiği bilgileri de kendisi veya üçüncü bir tarafın menfaati doğrultusunda değerlendiremez.
Portföy işlemlerindeki serbestlik de sınırlıdır. Yönetici, müşterinin yazılı talimatı olmaksızın borsalarda işlem görmeyen varlıkları ya da rayiç değerinin üstündeki varlıkları portföye alamaz; bu değerin altında portföyden varlık satamaz. Portföyde yer alan varlıklar üzerinde kendi veya üçüncü şahıslar lehine hukuki tasarrufta bulunmak ve müşterinin yazılı talimatı olmadan varlıkları portföy yönetimi amacı dışında bir başka kişiye devir ya da teslim etmek de yasaklanmıştır.
Birden fazla portföy yönetildiğinde yöneticinin portföylerden biri lehine diğerleri aleyhine sonuç verebilecek işlemlerde bulunması objektif iyiniyet kurallarına aykırı sayılmakta ve açıkça yasaklanmaktadır. Yöneticinin kendi nakdini, yönettiği portföylere konu araç ve işlemlerle değerlendirmesi ise basiretli bir tacir gibi davranması ve yönettiği portföylerle çıkar çatışmasına yol açmaması koşuluna bağlanmıştır.
Getiri Garantisi Yasağı ve Yatırımcı Koruması
Portföy yöneticisi, portföyün önceden belirlenmiş belirli bir getiriyi sağlayacağına dair sözlü veya yazılı hiçbir garanti veremez; ilan ve reklamlarında bu anlama gelebilecek ifadeler kullanamaz.
Müşterilerin portföyde yer alan varlıklar ve bu varlıkların işlem gördüğü piyasa hakkındaki bilgisizlik ya da tecrübesizliğinden yararlanılarak alım satım kararları etkilenmek ve bu yolla kazanç sağlanmak amacıyla gereksiz işlemlere zemin hazırlanması da yasak kapsamındadır. Üçüncü kişilerin bu nitelikteki fiillerine herhangi bir biçimde yardımcı olmak da aynı kural çerçevesinde değerlendirilmektedir.
Yatırım kararlarının güvenilir gerekçe, bilgi, belge ve analizlere dayandırılması ile çerçeve sözleşmede belirlenen yatırım ilkelerine uyulması zorunlu tutulmuştur. Alım satım kararlarına dayanak oluşturan araştırma ve raporların Kurul'un belge ve kayıt düzenlemelerinde öngörülen süre boyunca yetkili kuruluş nezdinde saklanması da bu kapsamda gerekmektedir.
PYŞ'nin Müşteriye Doğrudan Sorumluluğu
III-55.1 sayılı Tebliğ m. 34 uyarınca PYŞ, sözleşmede belirtilen portföy yöneticilerinin görevlerini ifa ederken sözleşme, içtüzük, izahname, esas sözleşme, sermaye piyasası mevzuatı ile genel hükümlere aykırı yaptıkları tüm işlemler ve özen ile sadakat yükümlülüğüne aykırı fiilleri nedeniyle müşterilerine verebilecekleri zararlardan müşteriye karşı doğrudan sorumludur. Portföy yönetim sözleşmesine aksi yönde bir hüküm konulamaz.
Özen ve Sadakat Borcuna Aykırılık: Türev İşlemlerine İlişkin Bir Değerlendirme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/1034, K. 2023/3614 sayılı kararında, tezgâh üstü piyasada gerçekleştirilen türev işlemlerine ilişkin bir tazminat davasını incelemiştir. Dava, portföy yönetim sözleşmesine değil türev işlemleri çerçeve sözleşmesine dayanmaktaydı; ilk derece mahkemesi dava konusu işlemleri Sermaye Piyasası Kanunu mevzuatı kapsamı dışında değerlendirmiştir. Yargıtay, kararı tarafların iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uygulanacak hukuk kurallarına ve dava şartlarına göre usul ve kanuna uygun bularak onamıştır. Bu karar türev işlemleri bağlamına özgü olup bireysel portföy yöneticiliği sözleşmelerinde PYŞ'nin doğrudan sorumluluğuna ilişkin genel bir içtihat niteliği taşımamaktadır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/1034, K. 2023/3614Kaynağı aç
Sık Sorulan Sorular
Portföy yönetim şirketinin başlangıç sermayesi ne kadar olmalıdır?
III-55.1 sayılı Tebliğ m. 5/1-ç'nin 18 Şubat 2023 tarihli değişikliğiyle (RG sayı: 32108) başlangıç sermayesinin en az 30.000.000 TL olması zorunluluğu getirilmiştir. Bu tutarın sonraki bir değişiklikle güncellenip güncellenmediği tebliğin yürürlükteki metninden doğrulanmalıdır.
Portföy yönetim sözleşmesi elektronik ortamda kurulabilir mi?
Evet. Sermaye Piyasası Kanunu m. 42 çerçevesinde sözleşme, yazılı şekle ek olarak uzaktan iletişim araçlarıyla mesafeli biçimde ya da Kurul'un belirlediği ve müşteri kimliğini doğrulayan bilişim veya elektronik haberleşme yöntemleriyle de kurulabilmektedir. Bu imkân Haziran 2020 değişikliğiyle mevzuata girmiş olmakla birlikte o tarihten bu yana ek düzenleme yapılıp yapılmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.
Portföy yöneticisi belirli bir getiri taahhüdünde bulunabilir mi?
Hayır. III-37.1 sayılı Tebliğ m. 41/1-ğ, portföy yöneticisinin belirli bir getiriyi sağlayacağına dair sözlü veya yazılı herhangi bir garanti vermesini açıkça yasaklamaktadır. Reklam ve ilanlarda bu anlama gelebilecek ifadelerin kullanılması da aynı kural kapsamında değerlendirilmektedir.
Portföy yöneticisi müşteri portföyü üzerinde hangi işlemleri yapamaz?
III-37.1 sayılı Tebliğ m. 41/1-b ve m. 41/1-c uyarınca yönetici, müşterinin yazılı talimatı olmaksızın borsalarda işlem görmeyen varlıkları ya da rayiç değerinin üstündeki varlıkları portföye alamaz ve bu değerin altında portföyden varlık satamaz. Portföydeki varlıklar üzerinde kendi veya üçüncü şahıslar lehine hukuki tasarrufta bulunamaz; portföy yönetimi dışında herhangi bir kişiye devir ya da teslim edemez.
PYŞ, portföy yöneticisinin verdiği zarardan sorumlu mudur?
Evet. III-55.1 sayılı Tebliğ m. 34 uyarınca PYŞ, sözleşmede belirtilen portföy yöneticilerinin mevzuata ve sözleşmeye aykırı işlemleri ile özen ve sadakat yükümlülüğüne aykırı fiilleri nedeniyle müşteriye doğrudan sorumludur. Bu sorumluluğu ortadan kaldıran bir sözleşme hükmü geçersizdir.
Kurucu ortakta hangi cezai geçmiş şartları aranır?
III-55.1 sayılı Tebliğ m. 5/1-e kapsamında kurucu ortakların Sermaye Piyasası Kanunu'nda yazılı suçlardan ve 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamındaki suçlardan kesinleşmiş mahkûmiyetlerinin bulunmaması gerekmektedir. Ayrıca 35 sayılı KHK uyarınca kendileri veya ortak oldukları kuruluşlar hakkında tasfiye kararı verilmemiş olması da aranmaktadır. Bunlara ek olarak, Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla hapis cezasına ya da zimmet, irtikâp, rüşvet, dolandırıcılık, sahtecilik, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve vergi kaçakçılığı dahil tebliğde sayılan suçlardan mahkûm olunmamış olması zorunludur. İşlem yasağı kapsamında bulunulmaması ve muaccel vergi borcunun bulunmaması da bu şartlar arasındadır.
Müflis olan bir kurucu ortağın bu şart nedeniyle sürekli olarak engellenmesi söz konusu mudur?
III-55.1 sayılı Tebliğ m. 5/2 uyarınca, müflis olma ve konkordatoya ilişkin şart kapsamındaki durumlarda iflasın kaldırılmasına, kapatılmasına veya konkordato teklifinin tasdikine dair kararın kesinleşmesinden itibaren on yıl geçmesi hâlinde bu şart uygulanamaz hale gelir. Faaliyet izni iptali sorumluluğuna ilişkin şart için de buna dair kararın kesinleşmesinden itibaren on yıl geçmesiyle aynı sonuç doğar.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

