Kayıtlı sermaye sistemini benimseyen halka açık anonim şirketlerde çıkarılan bir payın hukuken ne zaman varlık kazandığı, TTK ile Sermaye Piyasası Kanunu arasındaki gerilim nedeniyle henüz kesin bir yanıt bulamamış bir sorudur. TTK m. 486 tescilden önce çıkarılan payları geçersiz saymakta; buna karşılık SPKn'nın çıkarılmış sermaye tanımı ve ikincil düzenlemeler satış işlemini ön plana çıkarmaktadır. Bu iki yaklaşım arasındaki fark yargısal içtihatla çözüme kavuşturulamamıştır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 486Kaynağı aç
6362 sayılı SERMAYE PİYASASI KANUNU m. 3Kaynağı aç
TTK'nın Tescil Zorunluluğu
TTK m. 486/1, şirketin ve sermaye artırımının tescilinden önce çıkarılan payların geçersiz olduğunu açıkça hükme bağlamaktadır. Aynı madde, bu geçersizliğin iştirak taahhüdünden doğan yükümlülükleri ortadan kaldırmadığını belirtmektedir; yani taahhüt sahibinin borcu varlığını sürdürür, ancak pay hukuken mevcut sayılmaz. TTK m. 486/4 uyarınca tescilden önce pay senedi çıkaran kimse, bundan doğan zararlardan sorumludur. Madde metninde halka açık anonim şirketler bakımından herhangi bir istisna yer almamaktadır.
Sermaye artırımı kararının zaman sınırı da kanunda düzenlenmiştir. TTK m. 456/3'e göre artırım, genel kurul veya yönetim kurulu karar tarihinden itibaren üç ay içinde tescil edilemediği takdirde söz konusu karar ve alınmışsa izin kendiliğinden geçersiz hale gelir. Bu kural, tescil yükümlülüğünün sermaye artırım sürecinde yapısal bir gereklilik olduğunu ortaya koymaktadır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 456Kaynağı aç
Kayıtlı sermaye sisteminde sermaye artırımına yönetim kurulu karar verir; esas sermaye sisteminde bu karar genel kurula aittir. TTK m. 456/2, iki sistem arasındaki bu yetkisel ayrımı açıkça belirtmektedir. Sermayenin artırılması kararının tesciline ise özel hükümler saklı kalmak kaydıyla TTK m. 455 uygulanır; halka açık anonim şirketler bakımından SPKn'nın ilgili hükümleri saklı tutulmaktadır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 460Kaynağı aç
SPKn Düzenlemelerinin Satışa Dayalı Çerçevesi
SPKn m. 3/d, çıkarılmış sermayeyi kayıtlı sermayeli anonim ortaklıkların satışı yapılmış paylarını temsil eden sermayeleri olarak tanımlamakta ve bu tanım satış işlemine atıf yapmaktadır. Bu tanımın payın hukuki doğum anını belirleyip belirlemediği madde metninde açıklığa kavuşturulmamıştır; tartışma bu belirsizlik üzerine kurulmaktadır.
SPKn m. 18/7, sermaye artırımının bu madde hükümlerine uygun olarak gerçekleştirilmesinden sonra çıkarılmış sermayeyi gösteren esas sözleşmenin sermayeye ilişkin maddesinin yeni şeklinin yönetim kurulunca tescil ve ilan ettirileceğini hükme bağlamaktadır. Bu düzenleme tescili artırımın tamamlanmasının ardından zorunlu bir adım olarak öngörmektedir; ancak payın bu tescilden önce mi yoksa tescille mi varlık kazandığını açıkça belirtmemektedir. Söz konusu belirsizlik, satış-tescil tartışmasının temel eksenlerinden birini oluşturmaktadır.
6362 sayılı SERMAYE PİYASASI KANUNU m. 18Kaynağı aç
SPKn m. 18/2, kayıtlı sermaye sisteminde yönetim kuruluna TTK'nın esas sermayenin artırılmasına ilişkin hükümlerine bağlı kalmaksızın, esas sözleşmede belirlenen kayıtlı sermaye tavanına kadar sermayeyi artırma yetkisi vermektedir. Bu yetki genel kurul tarafından en çok beş yıl için verilebilir. Yönetim kuruluna tanınan bu bağımsızlığın TTK m. 486 gibi genel geçersizlik kurallarını kapsayıp kapsamadığı mevcut hükümlerden net biçimde anlaşılamamaktadır; bu soru tartışmanın kritik eksenlerinden birini oluşturmaktadır.
Artırım Sürecindeki Ön Koşullar
TTK m. 456/1, iç kaynaklardan yapılan artırım dışında payların nakdi bedellerinin tamamen ödenmesini sermaye artırımı için ön koşul olarak öngörmektedir. Sermayeye oranla önemli sayılmayan tutarların ödenmemiş olması bu koşulu engellemez; ancak kanun önemli sayılmayan tutar eşiğini tanımlamamıştır.
SPKn m. 18/3 ise kayıtlı sermaye sisteminde çıkarılan payların tamamen satılarak bedelleri ödenmedikçe veya satılamayan paylar iptal edilmedikçe yeni pay çıkarılamayacağını düzenlemektedir. Bu hüküm, bir sonraki artırımın başlayabilmesi için önceki artırımın satış ve iptal süreçlerinin tamamlanmasını şart koşmaktadır.
Kaydileştirilen Sermaye Piyasası Araçlarına İlişkin Kayıtların Tutulmasının Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ (II-13.1) m. 16/10 uyarınca, kayıtlı sermaye sisteminde satış süresi içinde satılamayan paylara ilişkin bilgiler satış süresinin bitimini izleyen iş günü ihraççı tarafından Merkezi Kayıt Kuruluşu'na bildirilir ve bu paylar ihraççı havuz hesabından silinir.
19956 sayılı KAYDİLEŞTİRİLEN SERMAYE PİYASASI ARAÇLARINA İLİŞKİN KAYITLARIN TUTULMASININ USUL VE ESASLARI HAKKINDA TEBLİĞ (II-13.1) m. 16Kaynağı aç
Geçici ve Kesin Kayıt Ayrımı
II-13.1 Tebliği m. 16/6, esas sermaye sistemindeki ortaklıklarda yeni pay çıkarımına ilişkin MKK kayıtlarının geçici nitelikte olduğunu ve sermayenin ticaret siciline tesciliyle kesinlik kazandığını açıkça düzenlemektedir. Bu hüküm yalnızca esas sermaye sistemine ilişkin olup aynı maddede kayıtlı sermaye sistemi için eşdeğer bir geçici/kesin kayıt ayrımı öngörülmemiştir. Bu sessizliğin kayıtlı sermaye sistemindeki pay kayıtlarının hukuki niteliğine etkisi tartışmalı olmaya devam etmektedir.
Tescil Öncesi Çıkarılan Payın Geçersizliği ve Sorumluluk
TTK m. 486, yalnızca tescil öncesi çıkarılan payların geçersizliğini değil, aynı zamanda tescilden önce pay senedi çıkaran kimsenin bundan doğan zararlardan sorumluluğunu da düzenlemektedir. İştirak taahhüdünden doğan yükümlülüklerin geçerliliğini koruması, geçersiz sayılan pay ile geçerli taahhüt yükümlülüğü arasındaki ayrımın pratikte önem taşıdığına işaret etmektedir.
İki Düzenleme Arasındaki Gerilim
TTK'nın tescil zorunluluğu ile SPKn'nın satış odaklı yaklaşımı arasındaki gerilim, kayıtlı sermaye sistemini benimseyen halka açık anonim şirketler bakımından çözümsüz kalmaktadır. SPKn m. 18/2'nin yönetim kuruluna TTK hükümlerinden bağımsızlık tanıması bu gerilimi kısmen açıklayabilirse de bağımsızlığın TTK m. 486 gibi genel geçersizlik kurallarını kapsayıp kapsamadığı mevcut düzenlemelerden net biçimde çıkarılamamaktadır. SPKn m. 18/7 artırımın tamamlanmasından sonra tescili zorunlu kılmakta, ancak bu tescilden önce payın hukuken var olup olmadığını yanıtsız bırakmaktadır. SPKn ve ikincil düzenlemeler bu soruyu farklı şekilde yorumlamaya açıktır; konu tartışmalı olmaya devam etmektedir.
Tescilden önce çıkarılan pay geçerli midir?
TTK m. 486/1'e göre şirketin ve sermaye artırımının tescilinden önce çıkarılan paylar geçersizdir. Bu kural iştirak taahhüdünden doğan yükümlülükleri ortadan kaldırmamaktadır. Tescilden önce pay senedi çıkaran kimse bundan doğan zararlardan TTK m. 486/4 uyarınca sorumlu tutulabilir.
Kayıtlı sermaye sisteminde sermaye artırım kararı ne zamana kadar tescil edilmelidir?
TTK m. 456/3 uyarınca artırım kararı, genel kurul veya yönetim kurulu karar tarihinden itibaren üç ay içinde tescil edilmek zorundadır. Bu süre içinde tescil gerçekleşmezse karar ve alınmışsa izin kendiliğinden geçersiz hale gelir.
Kayıtlı sermaye sisteminde satılamayan paylara ne olur?
SPKn m. 18/3 uyarınca çıkarılan payların tamamen satılarak bedelleri ödenmesi veya satılamayan payların iptal edilmesi, yeni pay çıkarılabilmesinin ön koşuludur. II-13.1 Tebliği m. 16/10 kapsamında ise satış süresi içinde satılamayan paylara ilişkin bilgiler satış süresinin bitimini izleyen iş günü ihraççı tarafından MKK'ya bildirilir ve bu paylar ihraççı havuz hesabından silinir.
Yönetim kurulunun kayıtlı sermaye artırım yetkisi sınırsız mıdır?
Hayır. SPKn m. 18/2 uyarınca yönetim kurulu TTK'nın esas sermaye artırımına ilişkin hükümlerine bağlı kalmaksızın artırım yapabilir; ancak bu yetki esas sözleşmede belirlenmiş kayıtlı sermaye tavanıyla sınırlıdır ve genel kurul tarafından en çok beş yıllık süreler için tanınabilir.
SPKn'daki çıkarılmış sermaye tanımı payın doğum anını belirler mi?
SPKn m. 3/d çıkarılmış sermayeyi satışı yapılmış payları temsil eden sermaye olarak tanımlamakta ve bu tanım satış işlemine atıf yapmaktadır. Ancak bu tanımın payın hukuki doğum anını belirlediğine dair açık bir hüküm madde metninde yer almamaktadır. Bu nedenle tanımın tescil-satış tartışması üzerindeki etkisi yorum gerektirmektedir.
Esas sermaye sistemindeki MKK kayıt kuralları kayıtlı sermaye sistemi için de geçerli midir?
II-13.1 Tebliği m. 16/6, yeni pay çıkarımına ilişkin kayıtların geçici nitelikte olduğunu ve tescille kesinleştiğini yalnızca esas sermaye sistemindeki ortaklıklar için düzenlemektedir. Kayıtlı sermaye sistemi için aynı maddede eşdeğer bir geçici/kesin kayıt ayrımı öngörülmemiştir; bu konudaki hukuki tablo belirsizliğini korumaktadır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

