Polis Durdurma, Yakalama ve Gözaltı İşlemlerinin Hukuki Şartları

by Avukat Erdal Ersoy
Polis Durdurma, Yakalama ve Gözaltı İşlemlerinin Hukuki Şartları

2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu'nun 4/A maddesi uyarınca polis; suç veya kabahatlerin işlenmesini önlemek, kaçan failleri yakalamak, kimlik tespiti yapmak, hakkında yakalama ya da zorla getirme kararı bulunan kişileri belirlemek ve kişilerin vücut bütünlüğü, malvarlığı veya topluma yönelik tehlikeleri engellemek amacıyla kişileri ve araçları durdurabilir. Bu yetkinin kullanılması polisin tecrübesine ve içinde bulunulan durumdan edindiği izlenime dayanan makul bir sebebin varlığına bağlı olup süreklilik arz edecek, fiilî durum ve keyfilik oluşturacak biçimde durdurma işlemi yapılamaz.

2559 sayılı POLİS VAZİFE VE SALAHİYET KANUNU m. 4/AKaynağı aç
Madde 4/A- (Ek:
2/6/2007-5681/1 md.)
Polis, kişileri ve araçları;
a) Bir suç veya
kabahatin işlenmesini önlemek,
b) Suç işlendikten sonra
kaçan faillerin yakalanmasını sağlamak, işlenen suç veya kabahatlerin
faillerinin kimliklerini tespit etmek,
c) Hakkında yakalama
emri ya da zorla getirme kararı verilmiş olan kişileri tespit etmek,
ç) Kişilerin hayatı,
vücut bütünlüğü veya malvarlığı bakımından ya da topluma yönelik mevcut veya
muhtemel bir tehlikeyi önlemek,
amacıyla durdurabilir.
Durdurma yetkisinin
kullanılabilmesi için polisin tecrübesine ve içinde bulunulan durumdan edindiği
izlenime dayanan makul bir sebebin bulunması gerekir. Süreklilik arz edecek,
fiilî durum ve keyfilik oluşturacak şekilde durdurma işlemi yapılamaz.
Polis, durdurduğu kişiye
durdurma sebebini bildirir ve durdurma sebebine ilişkin sorular sorabilir;
kimliğini veya bulundurulması gerekli diğer belgelerin ibraz edilmesini
isteyebilir.
Durdurma süresi,
durdurma sebebine esas teşkil eden işlemin gerçekleştirilmesi için zorunlu olan
süreden fazla olamaz.
Durdurma sebebinin
ortadan kalkması halinde kişilerin ve araçların ayrılmalarına izin verilir.
Polis, durdurduğu kişi
üzerinde veya aracında silah veya tehlike oluşturan diğer bir eşyanın bulunduğu
hususunda yeterli şüphenin varlığı halinde, kendisine veya başkalarına zarar
verilmesini önlemek amacına yönelik gerekli tedbirleri alabilir. Bu amaçla
kişinin üzerindeki elbisenin çıkarılması veya aracın, dışarıdan bakıldığında
içerisi görünmeyen bölümlerinin açılması istenemez. (Ek cümleler:
27/3/2015-6638/1 md.) Ancak, el ile dıştan kontrol hariç, (İptal ibare: Anayasa
Mahkemesinin 4/5/2017 tarihli ve E.: 2015/41, K.: 2017/98 sayılı Kararı ile)
(…)[8]
Kolluk amirinin kararı yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur.
Bu fıkra kapsamında yapılan araç aramalarına ilişkin olarak kişiye, arama
gerekçesini de içeren bir belge verilir.[9]
Bu Kanun ve diğer
kanunların verdiği görevlerin yerine getirilmesi sırasında, polis tarafından
gerekli işlemler için durdurulan kişiler ve araçlarla ilgili hükümler saklıdır.
Polis, görevini yerine
getirirken, kendisinin polis olduğunu belirleyen belgeyi gösterdikten sonra,
kişilere kimliğini sorabilir. Bu kişilere kimliğini ispatlamaları hususunda
gerekli kolaylık gösterilir.
Belgesinin bulunmaması,
açıklamada bulunmaktan kaçınması veya gerçeğe aykırı beyanda bulunması
dolayısıyla ya da sair surette kimliği belirlenemeyen kişi tutularak durumdan
derhal Cumhuriyet savcısı haberdar edilir. Bu kişi, kimliği açık bir şekilde
anlaşılıncaya kadar gözaltına alınır ve gerekirse tutuklanır. Gözaltına ve
tutuklamaya karar verme yetkisi ve usûlü bakımından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Kanunu hükümleri uygulanır.
Kimliğinin tespiti
amacıyla tutulan kişiye, kimliği tespit edildikten sonra ve talepte bulunması
halinde, bu amaçla tutulduğuna ve tutulma süresine dair bir belge verilir.
Kişinin kimliğinin belirlenmesi durumunda, bu nedenle gözaltına alınma veya
tutuklanma haline derhal son verilir.
Nüfusa kayıtlı olmadığı
için kimliği tespit edilemeyen kişilerin nüfusa kayıtlarının temini için
gerekli işlemler yapıldıktan sonra, 5 inci maddeye göre fotoğraf ve parmak izi
tespit edilerek kayda alınır.
Kimliği tespit
edilemeyen kişinin yabancı olduğunun anlaşılması halinde, 5682 sayılı Pasaport
Kanunu ve 5683 sayılı Yabancıların Türkiye’de İkamet ve Seyahatleri Hakkında
Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.
Parmak izi ve
fotoğrafların kayda alınması

Polisin Durdurma ve Kimlik Sorma Yetkisi

Polis durdurduğu kişiye bu işlemin gerekçesini açıklamakla yükümlüdür. İşlemi gerçekleştiren görevli polis olduğunu belirleyen belgeyi gösterdikten sonra kişilere kimliğini sorabilir, durdurma sebebine dair sorular yöneltebilir ve bulundurulması gereken belgelerin ibrazını isteyebilir. Bu aşamada kişilere kimliklerini ispatlamaları hususunda gerekli kolaylık gösterilir. Durdurulan kişi, kimliğine ilişkin sorular haricindeki sorulara cevap vermek mecburiyetinde değildir.

Durdurma süresi, işlemi haklı kılan amacın yerine getirilmesi için gereken zorunlu süreyi hiçbir suretle aşamaz. Durdurma gerekçesinin ortadan kalkması halinde kişilerin ve araçlarının derhal ayrılmasına izin verilir.

Durdurma Sırasında Tedbirler ve Araç Kontrolü

Durdurulan kişinin üzerinde veya aracında silah ya da başkalarına zarar verebilecek tehlikeli bir eşya bulunduğuna dair yeterli şüphe mevcutsa, görevliler can güvenliğini sağlamak amacıyla gerekli koruyucu tedbirleri alabilir. Ancak bu tedbirler kapsamında kişinin üzerindeki giysilerin çıkarılması veya aracın dışarıdan bakıldığında içerisi görünmeyen kapalı alanlarının açılması talep edilemez. Kolluk amirinin kararı yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur ve yapılan araç aramalarında ilgili kişiye arama gerekçesini gösteren bir belge verilir.

Kimliği Belirlenemeyen Kişiler Hakkında Yapılacak İşlemler

Belgesinin bulunmaması, açıklamada bulunmaktan kaçınması, gerçeğe aykırı beyanda bulunması veya sair nedenlerle kimliği belirlenemeyen kişi tutularak durum derhal Cumhuriyet savcısına bildirilir. Bu kişi kimliği açıkça tespit edilene kadar gözaltına alınır ve lüzum görülürse tutuklanır. Bu kapsamdaki gözaltı ve tutuklama kararlarında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uygulanır. Kimliğin belirlenmesi durumunda tedbire derhal son verilir ve talepte bulunulması halinde tutulma amacını ve süresini gösteren bir belge düzenlenir. Nüfus kaydı bulunmayan kişilerin tespiti için gerekli kayıt ve parmak izi işlemleri yapılır; yabancı uyruklu olduğu belirlenenler hakkında ise ilgili yabancılar mevzuatı tatbik edilir.

Yakalama İşlemi ve Yakalama Türleri

Yakalama yetkisi kamu düzenini korumak üzere temel olarak kolluğa ait olmakla birlikte, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 90. maddesinin birinci fıkrası uyarınca kişiye suç işlerken rastlanması veya suçüstü eylem nedeniyle takip edilen şahsın kaçma tehlikesinin bulunması yahut kimliğinin derhal saptanamaması hallerinde herkes geçici yakalama yapabilir. Herkesin yakalama yetkisini kullandığı hallerde makul ölçüde zor kullanılabilir ancak hiçbir koşulda silah kullanılamaz; bu eylem arama ve el koyma kapsamına ulaştırılamaz, yalnızca tehlikeli eşyaların şüpheliden uzaklaştırılması ve kolluğa teslim edilmek üzere korunması mümkündür.

Kolluk görevlileri, tutuklama kararı veya yakalama emri çıkarılmasını gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda, Cumhuriyet savcısına veya amirlerine derhal başvurma imkânı bulunmadığı takdirde yakalama yetkisini kullanabilir. Yakalandıktan sonra kolluğun elinden kaçan şüpheli veya sanıklar ile ceza infaz kurumundan firar eden tutuklu veya hükümlüler hakkında Cumhuriyet savcıları ve kolluk kuvvetleri de yakalama emri düzenleyebilir. Yargılama aşamasında kaçak sanık hakkındaki yakalama emri ise re'sen veya Cumhuriyet savcısının talebi üzerine hâkim veya mahkemece verilir.

Kolluk yakalama anında kişinin kaçmasını ve kendine veya çevresine zarar vermesini önlemek amacıyla gerekli tedbirleri alır ve kaba üst araması yapar. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 97. maddesi ve Anayasa'nın 19. maddesi gereğince yakalanan kişiye isnat edilen suç, susma hakkı, müdafiden yararlanma hakkı ve yakalanma durumunun yakınlarına bildirileceği derhal açıklanır ve yapılan bütün işlemler tutanakla tespit edilir.

Çocuklar Bakımından Yakalama Güvenceleri

Fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmamış çocuklar ile 15 yaşını doldurmamış sağır ve dilsizler suç sebebiyle yakalanamaz ve hiçbir suretle suç tespitinde kullanılamaz. Bu kişiler bakımından yakalama tedbiri yalnızca kimlik ve suç tespiti amacıyla icra edilebilir ve kimlik belirlenir belirlenmez derhal serbest bırakılmaları zorunludur.

12 yaşını tamamlamış ve 18 yaşını doldurmamış olan çocuklar ise suç şüphesiyle yakalanabilir. Bu gruptaki çocukların soruşturması bizzat Cumhuriyet savcısı tarafından yürütülür ve ifadeleri müdafi hazır bulunmaksızın alınamaz. Çocuk Koruma Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca çocuklara zincir, kelepçe ve benzeri araçlar kural olarak takılamaz; bu aletler yalnızca çocuğun kaçmasını veya kişilerin hayat ve beden bütünlüğüne yönelik tehlikeleri engellemek amacıyla zorunlu durumlarda bir tedbir olarak kullanılabilir.

Gözaltına Alma Şartları ve Yasal Süreler

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 91. maddesinin ikinci fıkrasına göre gözaltına alma tedbirine hükmedilebilmesi, bu işlemin soruşturma bakımından zorunlu olmasına ve kişinin suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin varlığına bağlıdır. Bireysel olarak işlenen suçlarda gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye sevk için gerekli zorunlu yol süresi hariç, yakalama anından itibaren 24 saati geçemez. En yakın yargı merciine sevk için öngörülen zorunlu yol süresi ise azami 12 saat olabilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 91Kaynağı aç
Madde 91 – (1) Yukarıdaki maddeye göre yakalanan kişi, Cumhuriyet
Savcılığınca bırakılmazsa, soruşturmanın tamamlanması için gözaltına alınmasına
karar verilebilir. (Değişik ikinci cümle: 25/5/2005 – 5353/8 md.) Gözaltı
süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu
süre hariç, yakalama anından itibaren yirmidört saati geçemez.(Ek cümle:
25/5/2005 – 5353/8 md.) Yakalama yerine
en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için zorunlu süre oniki saatten
fazla olamaz.
(2) Gözaltına alma, bu tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olmasına ve
kişinin bir suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin varlığına
bağlıdır.[11]
(3) Toplu olarak işlenen suçlarda, delillerin toplanmasındaki güçlük veya
şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle; Cumhuriyet savcısı gözaltı süresinin, her
defasında bir günü geçmemek üzere, üç gün süreyle uzatılmasına yazılı olarak
emir verebilir. Gözaltı süresinin uzatılması emri gözaltına alınana derhâl
tebliğ edilir.
(4) (Ek: 27/3/2015-6638/13 md.)[12]
Suçüstü hâlleriyle sınırlı olmak kaydıyla; kişi hakkında aşağıdaki
bentlerde belirtilen suçlarda mülki amirlerce belirlenecek kolluk amirleri
tarafından yirmi dört saate kadar, şiddet olaylarının yaygınlaşarak kamu
düzeninin ciddi şekilde bozulmasına yol açabilecek toplumsal olaylar sırasında
ve toplu olarak işlenen suçlarda kırk sekiz saate kadar gözaltına alınma kararı
verilebilir. Gözaltına alma nedeninin ortadan kalkması hâlinde veya işlemlerin
tamamlanması üzerine derhâl ve her hâlde en geç yukarıda belirtilen sürelerin
sonunda Cumhuriyet savcısına, yapılan işlemler hakkında bilgi verilerek
talimatı doğrultusunda hareket edilir. Kişi serbest bırakılmazsa yukarıdaki
fıkralara göre işlem yapılır. Ancak kişi en geç kırk sekiz saat, toplu olarak
işlenen suçlarda dört gün içinde hâkim önüne çıkarılır. Bu fıkra kapsamında
kolluk tarafından gözaltına alınan kişiler hakkında da gözaltına ilişkin
hükümler uygulanır.
a) Toplumsal olaylar sırasında işlenen cebir ve şiddet içeren suçlar.
b) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;
1. Kasten öldürme (madde 81, 82), taksirle öldürme (madde 85),
2. Kasten yaralama (madde 86, 87),
3. Cinsel saldırı (madde 102),
4. Çocukların cinsel istismarı (madde 103),
5. Hırsızlık (madde 141, 142),
6. Yağma (madde 148, 149),
7. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
8. Bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma (madde 195),
9. Fuhuş (madde 227),
10. Kötü muamele (madde 232),
c) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununda yer alan
suçlar.
d) 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri
Kanununun 33 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen suçlar.
e) 10/6/1949 tarihli ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanununa dayanılarak ilan
edilen sokağa çıkma yasağını ihlal etme.
f) 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3
üncü maddesinde belirtilen suçlar.
(5) Yakalama işlemine, gözaltına alma ve gözaltı süresinin uzatılmasına
ilişkin Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı, yakalanan kişi, müdafii veya
kanunî temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı, hemen
serbest bırakılmayı sağlamak için sulh ceza hâkimine başvurabilir. Sulh ceza
hâkimi incelemeyi evrak üzerinde yaparak derhâl ve nihayet yirmidört saat
dolmadan başvuruyu sonuçlandırır. Yakalamanın veya gözaltına alma veya gözaltı
süresini uzatmanın yerinde olduğu kanısına varılırsa başvuru reddedilir ya da
yakalananın derhâl soruşturma evrakı ile Cumhuriyet Savcılığında hazır
bulundurulmasına karar verilir.
(6) Gözaltı süresinin dolması veya
sulh ceza hâkiminin kararı üzerine serbest bırakılan kişi hakkında yakalamaya
neden olan fiille ilgili yeni ve yeterli delil elde edilmedikçe ve Cumhuriyet
savcısının kararı olmadıkça bir daha aynı nedenle yakalama işlemi uygulanamaz.
(7) Gözaltına alınan kişi bırakılmazsa, en geç bu süreler sonunda sulh
ceza hâkimi önüne çıkarılıp sorguya çekilir. Sorguda müdafii de hazır bulunur.
Gözaltı işlemlerinin denetimi

Toplu olarak işlenen suçlarda delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu halinde Cumhuriyet savcısı, gözaltı süresinin her defasında bir günü geçmemek şartıyla üç gün uzatılmasına yazılı emir verebilir. Bu uzatma kararı gözaltındaki kişiye derhal tebliğ edilir.

Suçüstü halleriyle sınırlı kalmak ve kanunda açıkça düzenlenen katalog suçlar kapsamında bulunmak şartıyla, mülki amirlerce belirlenecek kolluk amirlerince 24 saate kadar gözaltı kararı verilebilir. Şiddet olaylarının kamu düzenini bozacak biçimde yaygınlaşmasıyla ortaya çıkan toplumsal olaylarda ve toplu suçlarda bu süre 48 saate kadar çıkabilir. Kolluk amirince gözaltına alınan kişi serbest bırakılmazsa en geç 48 saat, toplu suçlarda ise 4 gün içinde hâkim önüne çıkarılır.

Yakalama ve Gözaltı Kararlarına Karşı Başvuru ve Denetim

Yakalama işlemine, gözaltına alma kararına ve gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin savcılık yazılı emirlerine karşı; yakalanan kişi, müdafii, kanuni temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derece kan hısımları serbest bırakılmayı sağlamak amacıyla sulh ceza hâkimine başvurabilir. Sulh ceza hâkimi incelemeyi evrak üzerinden yürüterek derhal ve nihayet 24 saat tamamlanmadan istemi karara bağlar.

Sulh ceza hâkimi yakalama veya gözaltı işlemini hukuka uygun görürse başvuruyu reddeder; yerinde görmezse yakalananın derhal soruşturma evrakı ile birlikte Cumhuriyet savcılığında hazır bulundurulmasına karar verir. Yasal süreler sonunda serbest bırakılmayan şüpheli, sulh ceza hâkimi önüne çıkarılarak sorgulanır ve bu sorguda müdafiin hazır bulunması zorunludur. Gözaltı süresinin dolması veya sulh ceza hâkiminin kararıyla serbest bırakılan kişi hakkında, yeni ve yeterli delil elde edilmedikçe ve Cumhuriyet savcısının kararı bulunmadıkça aynı fiil nedeniyle bir daha yakalama uygulanamaz.

Durdurulan kişi polis tarafından sorulan tüm soruları yanıtlamak zorunda mıdır?

Hayır, durdurulan kişi yalnızca kimlik tespitine ilişkin bilgileri beyan etmekle yükümlüdür; durdurma sebebine veya olaya ilişkin diğer sorulara cevap verme zorunluluğu bulunmamaktadır.

Suçüstü durumunda sivil kişilerin yakalama yetkisi var mıdır?

Evet, kişiye suç işlerken rastlanması veya suçüstü eylem sonrasında takip edilen failin kaçma tehlikesinin bulunması yahut kimliğinin saptanamaması durumlarında herkes silah kullanmaksızın ve arama yapmaksızın orantılı zor kullanarak geçici yakalama yapabilir.

Bireysel suçlarda gözaltı süresi en fazla ne kadar sürebilir?

Bireysel suçlarda gözaltı süresi yakalama anından itibaren azami 24 saattir; en yakın hâkim veya mahkemeye nakil için gereken zorunlu yol süresi azami 12 saat olarak bu süreye dahil edilmez.

Gözaltı işlemine ve sürenin uzatılmasına karşı nereye başvurulabilir?

Gözaltı işlemine veya süre uzatma kararına karşı serbest bırakılmayı sağlamak için sulh ceza hâkimine başvurulabilir; hâkim evrak üzerinden inceleme yaparak en geç 24 saat içinde karar verir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu