Yakalama ve gözaltına alma, ceza muhakemesi hukuku bakımından amaçları, karar mercileri, yasal süreleri, uygulama şartları ve kişiye sağlanan güvenceleri farklı iki ayrı koruma tedbiridir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, yakalama ve yakalanan kişi hakkında yapılacak işlemleri 90. maddede, gözaltına alma kararı ile kanuni süre sınırlarını ise 91. maddede düzenlemiştir. Yakalama işlemi fiilî bir ilk müdahale niteliği taşırken, gözaltı işlemi soruşturmanın yürütülmesi amacıyla şüphelinin nezarethanede tutulmasını ifade eder.
Yakalama Tedbirinin Tanımı ve Uygulama Şartları
Yakalama; hakkında suç işlendiği yönünde somut şüphe bulunan bir kimsenin, hâkim kararı olmaksızın geçici olarak özgürlüğünün kısıtlanmasıdır. Kişinin fiilen tutulması ve hareket serbestisinin kaldırılmasıyla uygulanan bu tedbir cezalandırma amacı taşımaz. Yakalamanın temel gayesi şüphelinin kaçmasını engellemek, delillerin karartılmasının önüne geçmek ve adli soruşturmanın sağlıklı yürütülmesini sağlamaktır.
5271 sayılı Kanun'un 90. maddesinin 1. fıkrasına göre, kişiye suçu işlerken rastlanması veya suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçma olasılığının bulunması yahut kimliğinin hemen belirlenememesi hâllerinde herkes tarafından geçici yakalama yapılabilir. Vatandaşlara tanınan bu geçici yakalama yetkisi, şahsı olay yerinden uzaklaştırmamak ve gecikmeksizin kolluğa teslim etmekle sınırlıdır. Ayrıca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda, çocuklara, beden veya akıl hastalığı, malullük veya güçsüzlükleri nedeniyle kendilerini idareden aciz bulunanlara karşı suçüstü işlenmişse yakalama yapılması şikâyet şartına bağlı tutulmaz.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 90Kaynağı aç
geçici olarak yakalama yapılabilir:
a) Kişiye suçu işlerken rastlanması.
b) Suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçması olasılığının
bulunması veya hemen kimliğini belirleme olanağının bulunmaması.
(2) Kolluk görevlileri, tutuklama kararı veya yakalama emri
düzenlenmesini gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde; Cumhuriyet
savcısına veya âmirlerine derhâl başvurma olanağı bulunmadığı takdirde,
yakalama yetkisine sahiptirler.
(3) Soruşturma ve kovuşturması şikâyete bağlı olmakla birlikte,
çocuklara, beden veya akıl hastalığı, malûllük veya güçsüzlükleri nedeniyle
kendilerini idareden aciz bulunanlara karşı işlenen suçüstü hallerinde kişinin
yakalanması şikâyete bağlı değildir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/7 md.) Kolluk, yakalandığı sırada
kaçmasını, kendisine veya başkalarına zarar vermesini önleyecek tedbirleri
aldıktan sonra, yakalanan kişiye kanunî haklarını derhal bildirir.
(5) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/7 md.) Birinci fıkraya göre
yakalanıp kolluğa teslim edilen veya ikinci fıkra uyarınca görevlilerce
yakalanan kişi ve olay hakkında Cumhuriyet savcısına hemen bilgi verilerek,
emri doğrultusunda işlem yapılır.
(6) Yakalama emrine konu işlemin yerine getirilmesi nedeniyle yakalama
emrinin çıkarılma amacının ortadan kalkması durumunda mahkeme, hâkim veya
Cumhuriyet savcısı tarafından yakalama emrinin derhâl iadesi istenir.
Gözaltı
Kolluk görevlileri ise tutuklama kararı veya yakalama emri düzenlenmesini gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, savcıya veya amirlerine derhâl başvurma olanağı bulunmadığı takdirde yakalama yetkisine sahiptir. Kolluk, yakalanan kişinin kaçmasını, kendisine veya başkalarına zarar vermesini önleyici tedbirleri aldıktan sonra kişiye kanuni haklarını derhal bildirir ve durumu gecikmeksizin Cumhuriyet savcısına ileterek verilecek emir doğrultusunda hareket eder.
Gözaltı Tedbiri ve Karar Verme Yetkisi
Her yakalama işlemi kendiliğinden gözaltına dönüşmez. Kolluk tarafından yakalanıp savcıya bildirilen kişi hakkında üç farklı hukuki ihtimal ortaya çıkabilir: Cumhuriyet savcısı delil durumuna göre kişinin serbest bırakılmasına karar verebilir, soruşturma işlemlerinin yürütülmesi için gözaltı kararı verebilir veya şüpheliyi doğrudan sulh ceza hâkiminin önüne sevk edebilir.
Gözaltı, yakalanan kişinin ceza soruşturmasının gerektirdiği ölçüde ve kanunda öngörülen belirli süreyle nezarethanede tutulması işlemidir. Bu koruma tedbiri kural olarak soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısının kararıyla tesis edilir; tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olmasına ve kişinin bir suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin bulunmasına bağlıdır. İstisnai olarak, suçüstü hâlleriyle sınırlı kalmak kaydıyla ve kanunda sayılan suçlarda mülki amirlerce belirlenecek kolluk amirleri tarafından 24 saate kadar; şiddet olaylarının yaygınlaşarak kamu düzeninin ciddi şekilde bozulmasına yol açabilecek toplumsal olaylar sırasında ve toplu olarak işlenen suçlarda ise 48 saate kadar gözaltına alınma kararı verilebilir. Kolluk amirince verilen bu gözaltı kararları savcının denetimine tabidir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 91Kaynağı aç
Savcılığınca bırakılmazsa, soruşturmanın tamamlanması için gözaltına alınmasına
karar verilebilir. (Değişik ikinci cümle: 25/5/2005 – 5353/8 md.) Gözaltı
süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu
süre hariç, yakalama anından itibaren yirmidört saati geçemez.(Ek cümle:
25/5/2005 – 5353/8 md.) Yakalama yerine
en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için zorunlu süre oniki saatten
fazla olamaz.
(2) Gözaltına alma, bu tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olmasına ve
kişinin bir suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin varlığına
bağlıdır.[11]
(3) Toplu olarak işlenen suçlarda, delillerin toplanmasındaki güçlük veya
şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle; Cumhuriyet savcısı gözaltı süresinin, her
defasında bir günü geçmemek üzere, üç gün süreyle uzatılmasına yazılı olarak
emir verebilir. Gözaltı süresinin uzatılması emri gözaltına alınana derhâl
tebliğ edilir.
(4) (Ek: 27/3/2015-6638/13 md.)[12]
Suçüstü hâlleriyle sınırlı olmak kaydıyla; kişi hakkında aşağıdaki
bentlerde belirtilen suçlarda mülki amirlerce belirlenecek kolluk amirleri
tarafından yirmi dört saate kadar, şiddet olaylarının yaygınlaşarak kamu
düzeninin ciddi şekilde bozulmasına yol açabilecek toplumsal olaylar sırasında
ve toplu olarak işlenen suçlarda kırk sekiz saate kadar gözaltına alınma kararı
verilebilir. Gözaltına alma nedeninin ortadan kalkması hâlinde veya işlemlerin
tamamlanması üzerine derhâl ve her hâlde en geç yukarıda belirtilen sürelerin
sonunda Cumhuriyet savcısına, yapılan işlemler hakkında bilgi verilerek
talimatı doğrultusunda hareket edilir. Kişi serbest bırakılmazsa yukarıdaki
fıkralara göre işlem yapılır. Ancak kişi en geç kırk sekiz saat, toplu olarak
işlenen suçlarda dört gün içinde hâkim önüne çıkarılır. Bu fıkra kapsamında
kolluk tarafından gözaltına alınan kişiler hakkında da gözaltına ilişkin
hükümler uygulanır.
a) Toplumsal olaylar sırasında işlenen cebir ve şiddet içeren suçlar.
b) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;
1. Kasten öldürme (madde 81, 82), taksirle öldürme (madde 85),
2. Kasten yaralama (madde 86, 87),
3. Cinsel saldırı (madde 102),
4. Çocukların cinsel istismarı (madde 103),
5. Hırsızlık (madde 141, 142),
6. Yağma (madde 148, 149),
7. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
8. Bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma (madde 195),
9. Fuhuş (madde 227),
10. Kötü muamele (madde 232),
c) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununda yer alan
suçlar.
d) 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri
Kanununun 33 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen suçlar.
e) 10/6/1949 tarihli ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanununa dayanılarak ilan
edilen sokağa çıkma yasağını ihlal etme.
f) 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3
üncü maddesinde belirtilen suçlar.
(5) Yakalama işlemine, gözaltına alma ve gözaltı süresinin uzatılmasına
ilişkin Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı, yakalanan kişi, müdafii veya
kanunî temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı, hemen
serbest bırakılmayı sağlamak için sulh ceza hâkimine başvurabilir. Sulh ceza
hâkimi incelemeyi evrak üzerinde yaparak derhâl ve nihayet yirmidört saat
dolmadan başvuruyu sonuçlandırır. Yakalamanın veya gözaltına alma veya gözaltı
süresini uzatmanın yerinde olduğu kanısına varılırsa başvuru reddedilir ya da
yakalananın derhâl soruşturma evrakı ile Cumhuriyet Savcılığında hazır
bulundurulmasına karar verilir.
(6) Gözaltı süresinin dolması veya
sulh ceza hâkiminin kararı üzerine serbest bırakılan kişi hakkında yakalamaya
neden olan fiille ilgili yeni ve yeterli delil elde edilmedikçe ve Cumhuriyet
savcısının kararı olmadıkça bir daha aynı nedenle yakalama işlemi uygulanamaz.
(7) Gözaltına alınan kişi bırakılmazsa, en geç bu süreler sonunda sulh
ceza hâkimi önüne çıkarılıp sorguya çekilir. Sorguda müdafii de hazır bulunur.
Gözaltı işlemlerinin denetimi
Kanuni Gözaltı Süreleri ve Sürenin Hesaplanması
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 91. maddesi uyarınca gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için zorunlu olan yol süresi hariç tutulmak üzere yakalama anından itibaren 24 saati geçemez. En yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmek için zorunlu olan yol süresi ise en fazla 12 saat olarak hesaplanır. Gözaltı süresi, savcılığın gözaltı emrini yazılı olarak verdiği andan değil, kişinin fiilen yakalandığı ve hareket hürriyetinin kısıtlandığı ilk andan itibaren işlemeye başlar.
Toplu olarak işlenen suçlarda, delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle Cumhuriyet savcısı temel 24 saatlik süreye ek olarak her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün süreyle uzatma kararı verebilir. Yazılı olarak verilen bu uzatma emri gözaltına alınan kişiye derhâl tebliğ edilir ve toplam gözaltı süresi yakalama anından itibaren 4 güne kadar uzayabilir.
Yakalama ve Gözaltı Kararlarına Karşı Başvuru Yolları
5271 sayılı Kanun'un 91. maddesinin 5. fıkrasına göre yakalama işlemine, gözaltına alma kararına ve gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin savcılık emirlerine karşı kanuni denetim yolu açıktır. Yakalanan kişi, müdafii, kanuni temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımları serbest bırakılmayı sağlamak amacıyla derhâl sulh ceza hâkimine başvurabilir. Sulh ceza hâkimi incelemeyi evrak üzerinde yaparak başvuruyu en geç 24 saat içinde sonuçlandırır.
Gözaltı süresi sonunda serbest bırakılmayan şüpheli, en geç kanuni gözaltı süreleri bitiminde müdafiinin de hazır bulunduğu sorgu için sulh ceza hâkimi önüne çıkarılır. Diğer yandan gözaltı süresinin dolması veya sulh ceza hâkiminin kararı üzerine serbest kalan kişi hakkında, yakalamaya neden olan fiille ilgili yeni ve yeterli delil elde edilmedikçe ve Cumhuriyet savcısının kararı bulunmadıkça aynı gerekçeyle bir daha yakalama işlemi uygulanamaz.
Yakalama ve gözaltı arasındaki temel fark nedir?
Yakalama, suç şüphesi altındaki kişinin fiilen tutularak hareket serbestisinin geçici olarak kısıtlanmasıdır; gözaltı ise yakalanan kişinin kural olarak Cumhuriyet savcısı kararıyla kanuni sınırlar dahilinde nezarethanede tutulması işlemidir.
Vatandaşların suç işleyen birini yakalama yetkisi var mıdır?
Evet; suçu işlerken rastlanması veya suçüstü eylemin ardından kaçma olasılığı yahut kimliğin hemen belirlenememesi hâllerinde herkes geçici yakalama yapabilir, ancak şahsı gecikmeksizin kolluğa teslim etmek zorundadır.
Gözaltı süresi ne zaman işlemeye başlar?
Gözaltı süresi, savcılığın gözaltı kararını tesis ettiği andan değil, kişinin fiilen yakalandığı ilk andan itibaren işlemeye başlar.
Yakalama veya gözaltı kararına karşı nereye başvurulur?
Yakalama işlemine, gözaltına alma kararına ve süre uzatma emirlerine karşı şüpheli, müdafii, kanuni temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımları serbest bırakılma talebiyle sulh ceza hâkimine başvurabilir.
Gözaltından serbest bırakılan kişi aynı suçtan tekrar yakalanabilir mi?
Gözaltı süresinin dolması veya sulh ceza hâkiminin kararı üzerine serbest bırakılan kişi hakkında yeni ve yeterli delil elde edilmedikçe ve Cumhuriyet savcısının kararı olmadıkça aynı fiil nedeniyle yeniden yakalama işlemi yapılamaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

