Topla-Dağıt Karteli Nedir?
Topla-dağıt (hub and spoke) karteli, aynı piyasada faaliyet gösteren rakipler arasında dikey ilişki içinde olunan ortak bir teşebbüs aracılığıyla bilgilerin toplanıp dağıtıldığı ve bu yolla alt veya üst pazardaki teşebbüsler arasında iş birliğinin sağlandığı ihlal türünü ifade eder. Bu modelde merkez (hub) konumundaki teşebbüs, uçlar (spoke) arasında bilgi toplayan ve dağıtan bir köprü işlevi üstlenir. Topla-dağıt karteli, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun kapsamında ayrıca tanımlanmış ya da düzenlenmiş bir ihlal türü değildir; bu nitelendirme Kanun'un 4. maddesi çerçevesinde Rekabet Kurulu'nun değerlendirmelerinden kaynaklanmaktadır.
4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 4Kaynağı aç
Kurul, topla-dağıt kartellerinin dikey özellikler sergilemekle birlikte özünde yatay iş birliği anlaşmaları olduğunu belirtmiştir. Kurul ayrıca 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesinin, aynı seviyede faaliyet gösteren rakip teşebbüsler arasındaki rekabeti sınırlayıcı anlaşmaları (yatay anlaşmalar) kapsadığı gibi ticaretin farklı seviyelerinde yer alan teşebbüsler arasındaki anlaşmaları da (dikey anlaşmalar) kapsadığı konusuna açıklık getirmiştir.
Yapısal olarak iki yön söz konusudur: birinci yönde üst pazarda ortak bir tedarikçi (hub) üzerinden alt pazardaki perakendeciler (spoke) ortak bir anlayışa varırken, ikinci yönde alt pazarda ortak bir perakendeci (hub) üzerinden üst pazardaki tedarikçiler (spoke) arasında koordinasyon sağlanmaktadır. Bu iki yönün somut bir davada birlikte gerçekleşip gerçekleşmediği dosyaya özgü delil değerlendirmesine bağlıdır.
4054 Sayılı Kanun Madde 4 Çerçevesi
4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi, belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan ya da dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran ya da doğurabilecek nitelikteki teşebbüsler arası anlaşmaları, uyumlu eylemleri ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemlerini hukuka aykırı ve yasak saymaktadır. Madde kapsamında sayılan yasaklı davranışlar arasında mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının ya da fiyatı oluşturan maliyet ve kâr gibi unsurların tespiti, piyasaların bölüşülmesi ile piyasa kaynaklarının paylaşılması ya da kontrolü ve arz veya talep miktarının piyasa dışında belirlenmesi yer almaktadır.
Madde aynı zamanda uyumlu eylem karinesini düzenlemektedir: bir anlaşmanın varlığının kanıtlanamadığı durumlarda piyasadaki fiyat değişmeleri, arz ve talep dengesi ya da teşebbüslerin faaliyet bölgeleri rekabetin engellendiği, bozulduğu veya kısıtlandığı piyasalardakine benzerlik gösteriyorsa bu durum, teşebbüslerin uyumlu eylem içinde olduklarına karine teşkil eder. Söz konusu karine mutlak değildir; her taraf ekonomik ve rasyonel gerekçelere dayanmak koşuluyla uyumlu eylemde bulunmadığını somut olarak ortaya koyarak sorumluluktan kurtulabilir.
Rekabet Kurulu'nun 22-55/863-357 Sayılı Kararı
Rekabet Kurulu, 15.12.2022 tarihli ve 22-55/863-357 sayılı kararında zincir marketler ile tedarikçilerin çeşitli uygulamalarının topla-dağıt karteli veya yeniden satış fiyatının tespiti niteliğinde olup olmadığını değerlendirmiştir. Kurul bu değerlendirme sonucunda satışa sunulan çok sayıda ürünün perakende satış fiyatının tespiti amacına yönelik, topla-dağıt karteli niteliğindeki anlaşma veya uyumlu eylemlerle 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesinin ihlal edildiği kanaatine varmıştır.
Kurul, bu ihlal nedeniyle soruşturmaya taraf perakendeciler ile tedarikçilerin birlikte ve eşit derecede sorumlu olduğuna hükmetmiştir. Bununla birlikte ihlal tespiti ile idari para cezası uygulaması ayrı sonuçlar doğurmuştur: soruşturmaya taraf 12 tedarikçi teşebbüs bakımından idari para cezası uygulanmasına karar verilirken, ihlal tespiti bulunan 5 perakendeci teşebbüs bakımından idari para cezasına hükmedilmesine yer olmadığı kanaatine varılmıştır.
Beş perakendeciye ceza uygulanmamasının gerekçesi ne bis in idem ilkesidir: yakın tarihli 21-53/747-360 sayılı Zincir Marketler kararında aynı uygulamalar nedeniyle bu perakendeciler aleyhine idari para cezası uygulanmış olduğundan ne bis in idem hukuk genel ilkesi uygulama alanı bulmuştur.
Kararda Değerlendirilen Temel Davranışlar
Kararda incelenen uygulamalar birkaç ana başlık altında özetlenebilir. Birincisi, perakendeciler arasında ortak tedarikçiler aracılığıyla dolaylı temas yoluyla fiyatların ve fiyat artışlarının koordinasyonunun sağlanmasıdır. İkincisi, geleceğe yönelik fiyatlar, fiyat artış tarihleri, dönemsel aktiviteler ve kampanyalar gibi rekabete hassas bilgilerin ortak tedarikçiler kanalıyla paylaşılmasıdır. Üçüncüsü ise fiyat indirimine giden ya da pazar genelinde fiyatların arttığı bir dönemde henüz artış yapmayan perakendecilerin fiyatlarına tedarikçiler aracılığıyla müdahale edilerek bu fiyatların tüketici aleyhine yükseltilmesinin sağlanmasıdır.
Bunlara ek olarak kararda, rakip fiyatlarının yükselmemesi hâlinde ürün özelinde fiyat indirme gibi stratejiler yoluyla teşebbüsler arasındaki danışıklılığa uyumun sürekli olarak gözetilmesi de değerlendirme kapsamına alınmıştır. İhlal için belirleyici görülen husus, dikey ilişki içinde bulunulan teşebbüs aracılığıyla sağlanan bilgi akışının, rakiplerin fiyatlandırma stratejileri gibi rekabete hassas bilgilerin öğrenilmesi yoluyla tarafların karşı karşıya olduğu stratejik belirsizlikleri ortadan kaldırması ya da azaltmasıdır.
Delil Değerlendirmesi ve İspat Standartları
Kurul, delilleri teşebbüsler özelinde ayrı ayrı değerlendirmiş ve iletişim delilleri ile ekonomik delilleri bir arada ele almıştır. Fiyat koordinasyonuna yönelik değerlendirmede, teşebbüsler arasındaki yazışmalara konu ürünlerin belirli tarih aralıklarındaki fiyat hareketleri ayrıntılı biçimde incelenmiş; fiyat geçişlerinin aynı veya yakın tarihlerde gerçekleşip gerçekleşmediği ve söz konusu fiyat hareketlerinin e-posta ya da WhatsApp yazışmalarıyla paralel seyredip seyretmediği araştırılmıştır. Yazışmalarda ifadesini bulan fiyat hareketlerinin gerçekleştiğinin ortaya konulması hâlinde koordinasyon kanaatine varılmıştır.
İspat standardı bakımından Kurul, delillerin her birinin diğerlerinden bağımsız biçimde ispat standardını ayrı ayrı karşılaması gerekmediğini; delillerin bir bütün olarak değerlendirildiğinde açık, inandırıcı ve tutarlı olmasının yeterli olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca ihlal tespitinin aksini ortaya koymak isteyen teşebbüslerin, delil setindeki tekil unsurlara makul açıklama getirmesini yeterli saymamış; delillerin bütününden ulaşılan sonucun çürütülmesini beklemiştir. Perakendeciler arasında tedarikçiler aracılığıyla kurulan koordinasyona işaret eden delillerdeki ayrıntı düzeyi arttıkça o delilin güvenilirliğinin de artacağı vurgulanmıştır.
İhlal Kapsamına Girmeyen Davranışlar
Her bilgi değişimi topla-dağıt karteli niteliği taşımaz. Kurul, teşebbüslerin rakiplerinin fiyatlarını kamuya açık kaynaklardan izlemelerini ve bu fiyatlara göre pozisyon almalarını makul ve meşru bir piyasa davranışı olarak değerlendirdiğini açıkça ortaya koymuştur. Buna karşılık aynı seviyedeki rakipler arasında doğrudan paylaşılması hâlinde rekabet ihlaline yol açacak nitelikteki bilgilerin, örneğin geleceğe yönelik fiyatlar ve fiyat geçiş tarihlerinin, ortak tedarikçiler veya alıcılar aracılığıyla paylaşıldığı hallerde ihlal için aranan koşulun sağlandığı değerlendirilmektedir.
Sık Sorulan Sorular
Topla-dağıt karteli 4054 sayılı Kanun'da açıkça tanımlanmış mıdır?
Hayır. Topla-dağıt karteli, 4054 sayılı Kanun kapsamında ayrıca tanımlanmış ya da düzenlenmiş bir ihlal türü değildir. Bu ihlal biçimi, Kanun'un 4. maddesi çerçevesinde Rekabet Kurulu'nun değerlendirmeleri yoluyla nitelendirilmektedir.
Tedarikçiler ile perakendecilerin topla-dağıt kartelindeki sorumluluğu nasıl değerlendirilmektedir?
Rekabet Kurulu, 15.12.2022 tarihli ve 22-55/863-357 sayılı kararında perakendeciler ile tedarikçilerin ihlal nedeniyle birlikte ve eşit derecede sorumlu olduğuna hükmetmiştir. Bununla birlikte ihlal tespiti ile idari para cezası uygulaması farklı sonuçlar doğurabilir; söz konusu kararda ihlal tespiti bulunan 5 perakendeci, 21-53/747-360 sayılı Zincir Marketler kararında aynı uygulamalar nedeniyle zaten cezalandırılmış olduğundan ne bis in idem ilkesi gereği ikinci kez para cezasına muhatap tutulmamıştır.
Rakiplerin fiyatlarını takip etmek rekabet ihlali oluşturur mu?
Teşebbüslerin rakip fiyatlarını kamuya açık kaynaklardan izlemeleri ve bu fiyatlara göre pozisyon almaları, Rekabet Kurulu tarafından makul ve meşru bir piyasa davranışı olarak değerlendirilmektedir. İhlal, kamuya açık veri yerine ortak tedarikçi veya alıcı aracılığıyla rakiplerin geleceğe yönelik fiyatları ile fiyat geçiş tarihleri gibi rekabete hassas bilgilerin paylaşılması hâlinde gündeme gelmektedir.
Uyumlu eylem karinesi nasıl çürütülür?
4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca, anlaşmanın varlığı kanıtlanamadığı ancak piyasadaki fiyat değişmeleri, arz ve talep dengesi ya da teşebbüslerin faaliyet bölgeleri rekabetin engellendiği, bozulduğu veya kısıtlandığı piyasalardakine benzerlik gösterdiği durumlarda uyumlu eylem karinesi doğar. Bu karineden kurtulmak için tarafların ekonomik ve rasyonel gerekçelere dayanarak uyumlu eylemde bulunmadıklarını ortaya koymaları gerekmektedir. Rekabet Kurulu, delil setindeki tekil unsurlara makul açıklama getirilmesini yeterli saymamakta; delillerin bütününden ulaşılan sonucun çürütülmesini beklemektedir.
Topla-dağıt kartelinin ispatında hangi deliller kullanılmaktadır?
Rekabet Kurulu bu kararda iletişim delilleri ile ekonomik delilleri bir arada değerlendirmiştir. Yazışmalar (e-posta, WhatsApp gibi) ile fiyat hareketlerinin zaman ve seviye itibarıyla örtüşüp örtüşmediği incelenmiş; perakendeciler arasında tedarikçiler aracılığıyla kurulan koordinasyona işaret eden delillerdeki ayrıntı düzeyi arttıkça o delilin güvenilirliği de artmaktadır. Deliller, her birinin bağımsız ispat gücü aranmaksızın bir bütün olarak açık, inandırıcı ve tutarlı olmaları ölçütüyle değerlendirilmektedir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

