Patent Hakkı İhlaline Karşı Başvurulabilecek Hukuki Yollar

by Avukat Erdal Ersoy
Patent Hakkı İhlaline Karşı Başvurulabilecek Hukuki Yollar

Patent hakkı, buluş sahibine üçüncü kişilerin buluşu izinsiz kullanmasını yasaklayan mutlak bir haktır. Bu hakkın ihlali, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nda (SMK) 'tecavüz' olarak tanımlanmakta; hak sahibine tecavüzün tespitinden tazminata, üretimin durdurulmasından ürünlere el konulmasına kadar uzanan kapsamlı bir başvuru yelpazesi sunulmaktadır.

Patent Tecavüzü Sayılan Fiiller

Patentli buluşun aynısının izinsiz üretilmesi, satılması veya ithal edilmesi açık bir tecavüz eylemi oluşturur. Bunların yanı sıra patentli bir yöntemin izinsiz kullanılması ve bu yöntemle doğrudan elde edilen ürünlerin ticari amaçla kullanılması da ihlal kapsamına girmektedir.

Patent koruması yalnızca birebir kopyalamaya karşı işlemez; aynı teknik sonucu farklı yollarla gerçekleştiren kullanımlar da ihlal sayılabilir. Bu çerçevede teknik benzerlik ve işlevsel eşdeğerlik de değerlendirmeye alınmaktadır. Öğretide 'eşdeğerler doktrini' olarak adlandırılan bu yaklaşıma göre buluşun birebir aynısı olmasa da teknik olarak aynı işlevi gören ve benzer sonuç doğuran unsurların kullanılması ihlal oluşturabilir.

SMK m. 82/1 uyarınca patent verilebilmesi için buluşun yeni olması, buluş basamağı içermesi ve sanayiye uygulanabilir olması şarttır. İhlal iddiasına muhatap olan taraf bu koşullara ilişkin savunmalar ileri sürebilir.

6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU m. 82Kaynağı aç
MADDE 82- (1) Teknolojinin her alanındaki buluşlara yeni olması, buluş basamağı içermesi ve sanayiye uygulanabilir olması şartıyla patent verilir. (2) Aşağıda belirtilenler buluş niteliğinde sayılmaz. Patent başvurusu veya patentin aşağıda belirtilen konu veya faaliyetlerle ilgili olması hâlinde, sadece bu konu veya faaliyetlerin kendisi patentlenebilirliğin dışında kalır: a) Keşifler, bilimsel teoriler ve matematiksel yöntemler. b) Zihni faaliyetler, iş faaliyetleri veya oyunlara ilişkin plan, kural ve yöntemler. c) Bilgisayar programları. ç) Estetik niteliği bulunan mahsuller, edebiyat ve sanat eserleri ile bilim eserleri. d) Bilginin sunumu. (3) Aşağıda belirtilen buluşlara patent verilmez: a) Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı olan buluşlar. b) Mikrobiyolojik işlemler veya bu işlemler sonucu elde edilen ürünler hariç olmak üzere, bitki çeşitleri veya hayvan ırkları ile bitki veya hayvan üretimine yönelik esas olarak biyolojik işlemler. c) İnsan veya hayvan vücuduna uygulanacak teşhis yöntemleri ile cerrahi yöntemler dâhil tüm tedavi yöntemleri. ç) Oluşumunun ve gelişiminin çeşitli aşamalarında insan bedeni ve bir gen dizisi veya kısmi gen dizisi de dâhil olmak üzere insan bedeninin öğelerinden birinin sadece keşfi. d) İnsan klonlama işlemleri, insan eşey hattının genetik kimliğini değiştirme işlemleri, insan embriyosunun sınai ya da ticari amaçlarla kullanılması, insan ya da hayvanlara önemli bir tıbbi fayda sağlamaksızın hayvanlara acı çektirebilecek genetik kimlik değiştirme işlemleri ve bu işlemler sonucu elde edilen hayvanlar. (4) Üçüncü fıkranın (a) bendi kapsamında buluşun ticari kullanımının sadece mevzuatla yasaklanmış olması, bu kullanımın kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı olduğu anlamına gelmez. (5) Üçüncü fıkranın (b) bendinde belirtilen mikrobiyolojik işlem, mikrobiyolojik materyal içeren, mikrobiyolojik bir materyalle gerçekleştirilen veya sonucunda mikrobiyolojik materyal oluşan herhangi bir işlemi; esas olarak biyolojik işlem, melezleme ya da seleksiyon gibi tamamen doğal bir olaydan oluşan bitki veya hayvan üretim usulünü ifade eder. (6) Üçüncü fıkranın (c) bendinde yer alan hüküm, aynı bentte sayılan yöntemlerin herhangi birinde kullanılan ürünler, özellikle madde ve terkipler hakkında uygulanmaz. Yenilik, buluş basamağı ve sanayiye uygulanabilir olma

SMK Madde 149 Kapsamındaki Hukuki Talepler

SMK m. 149/1, patent hakkına tecavüze uğrayan hak sahibinin mahkemeden talep edebileceği yolları ayrıntılı biçimde düzenlemektedir. Hak sahibi öncelikle fiilin tecavüz oluşturup oluşturmadığının tespitini isteyebilir. Henüz gerçekleşmemiş olmakla birlikte gerçekleşmesi muhtemel bir tecavüzün önlenmesi de ayrı bir talep konusudur. Devam etmekte olan tecavüz fiillerinin durdurulması ise üçüncü bir yolu oluşturmaktadır.

6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU m. 149Kaynağı aç
MADDE 149- (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması. f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi. (2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir. (3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer. (4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez. Tazminat

Aynı madde kapsamında tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini talep edilebilmektedir. Öte yandan tecavüz oluşturan ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz ve makinelere el konulması istenebilir; el koyma, tecavüze konu olmayan diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek biçimde uygulanmaktadır. Hak sahibi, el konulan bu ürün ve araçlar üzerinde mülkiyet hakkının kendisine tanınmasını da mahkemeden talep edebilir. Bu talebin kabulü hâlinde söz konusu ürün ve araçların değeri tazminat miktarından düşülmekte; değer tazminatı aşıyorsa aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenmektedir.

Tecavüzün yeniden yaşanmasının önüne geçmek amacıyla el konulan ürünler ile cihaz ve makinelerin şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi ya da kaçınılmazsa imhası talep edilebilir. Bu işlemlerin masrafları tecavüz edene aittir.

Tazminat Hesabı: SMK Madde 151

SMK m. 151/1 uyarınca hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsamaktadır. Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında hakkın ekonomik önemi, tecavüz sırasındaki lisansların sayısı, süresi ve çeşidi ile ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulmaktadır.

6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU m. 151Kaynağı aç
MADDE 151- (1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar. (2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır: a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir. b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç. c) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli. (3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur. (4) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir. (5) Mahkeme, patent haklarına tecavüz hâlinde, patent sahibinin bu Kanunda öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu kanaatine varırsa yoksun kalınan kazanç, ikinci fıkranın (c) bendine göre hesaplanır. (6) Coğrafi işarete veya geleneksel ürün adına tecavüz hâlinde bu madde hükmü uygulanmaz. Hakkın tüketilmesi

Yoksun kalınan kazanç, hak sahibinin seçimine göre muhtemel gelir, tecavüz edenin net kazancı veya ödenmesi gereken lisans bedeli yöntemlerinden biriyle hesaplanır. SMK m. 151/4 uyarınca, m. 151/2'nin (a) veya (b) bentlerindeki hesaplama yöntemlerinden birinin seçilmiş olması hâlinde mahkeme, ürüne ilişkin talebin oluşmasında patent hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa kazancın hesabında hakkaniyete uygun ek bir pay da ekleyebilmektedir. Bu imkân yalnızca söz konusu iki yöntem için geçerli olup lisans bedeli yöntemini kapsamamaktadır. Ayrıca patent sahibinin SMK'da öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmediğine mahkemece kanaat getirilmesi hâlinde yoksun kalınan kazanç, yalnızca m. 151/2-c'deki lisans bedeli yöntemiyle hesaplanır. SMK m. 151 kapsamındaki tazminat hesabı düzenlemesi coğrafi işaret ve geleneksel ürün adı ihlallerine uygulanmaz; patent ihlalleri bu istisnadan etkilenmez.

Dava Öncesi Adımlar ve Delil Tespiti

Patent sahibi, ihlalci olduğu değerlendirilen tarafa noter kanalıyla veya avukat aracılığıyla ihtarname göndererek patent numarası ve kapsamını, ihlal oluşturduğu değerlendirilen eylemi ve belirli sürede sonlandırılmazsa dava açılacağını bildirme yoluna gidebilir.

İhlalin varlığını kanıtlamak için mahkemeye başvurularak teknik tespit yaptırılabilir; bilirkişi incelemesiyle numune alınması ve üretim tesislerindeki durumun tutanağa bağlanması bu süreçte kritik önem taşımaktadır. Elde edilen tespit dava sürecinde delil niteliği taşır. Bunun yanı sıra davanın başlangıcında ürünlere gümrükte el konulması veya üretimin durdurulması yönünde geçici tedbir kararı da talep edilebilmektedir.

Yargılama Sürecinde Bilirkişi İncelemesi

Patent davaları teknik nitelikleri bakımından özellik taşır. Mahkeme süreci, patent istemlerinin yorumlanması ve teknik elverişlilik analizi için bilirkişi heyeti raporlarına dayanmaktadır.

Cezai Sorumluluk Meselesi

Patent hakkı ihlalinin cezai boyutuna ilişkin SMK m. 193'ün kapsamı tartışmalıdır. Bir değerlendirmeye göre patent ve faydalı model haklarının ihlali, marka hukukunun aksine, hapis veya adli para cezası gerektiren bir suç niteliği taşımamakta; tecavüz yalnızca maddi tazminat sorumluluğu doğuran bir fiil olarak düzenlenmektedir. Öte yandan farklı bir değerlendirme, SMK m. 193'ün patent hakkına tecavüzü suç olarak tanımladığını ileri sürmektedir. Bu iki yaklaşım birbiriyle çelişmekte olup m. 193'e ilişkin kesin bir sonuç bu bilgiler çerçevesinde verilemez.

Sık Sorulan Sorular

Patent ihlali kanıtlamak için ne yapılmalı?

Mahkemeye başvurularak delil tespiti yaptırılabilir; bu süreçte bilirkişi incelemesiyle numune alınması ve üretim tesislerindeki durumun tutanağa bağlanması sağlanır. Elde edilen tespit, dava sürecinde delil niteliği taşır.

Patent ihlalinde tazminat nasıl belirlenir?

SMK m. 151/1 uyarınca tazminat, fiili kayıp ve yoksun kalınan kazancı kapsar. Yoksun kalınan kazanç, hak sahibinin seçimine göre muhtemel gelir, tecavüz edenin net kazancı veya ödenmesi gereken lisans bedeli yöntemlerinden biriyle hesaplanır. m. 151/2'nin (a) veya (b) yöntemlerinden biri seçilmişse ve patent talep oluşumunda belirleyiciyse mahkeme hakkaniyete uygun ek bir pay da ekleyebilir.

Birebir kopya olmayan bir ürün için patent davası açılabilir mi?

Patent koruması yalnızca birebir kopyalamayı değil, aynı teknik sonucu doğuran farklı uygulamaları da kapsayabilir. Teknik benzerlik ve işlevsel eşdeğerlik mahkeme değerlendirmesinde dikkate alınır.

İhtarname göndermeden doğrudan dava açılabilir mi?

İhtarname, patent sahibinin ihlalci olduğunu değerlendirdiği tarafa yazılı bildirimde bulunmasını sağlayan pratik bir adımdır ve dava dosyasında önem taşıyabilir.

Patent tecavüzü davasında el koyma kararı alınabilir mi?

SMK m. 149/1-d uyarınca tecavüz oluşturan ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz ve makinelere el konulması talep edilebilir. El koyma, tecavüze konu olmayan diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek biçimde uygulanmaktadır.

Patent sahibi kullanma yükümlülüğünü yerine getirmediyse tazminat hesabı nasıl değişir?

SMK m. 151/5 uyarınca mahkeme, patent sahibinin SMK'da öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmediği kanaatine varırsa yoksun kalınan kazanç yalnızca m. 151/2-c'deki lisans bedeli yöntemiyle hesaplanır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu