Ötenazi; tedavisi tıbben mümkün olmayan ve dayanılmaz fiziksel ya da ruhsal acılara yol açan hastalıklarda, kişinin kendi talebi veya yakınlarının başvurusu üzerine yaşamının sonlandırılması işlemidir. Tıbbi etik ve ceza hukuku bağlamında farklı türlere ayrılan bu kavram, hastanın iradesinin varlığına ve uygulanan yönteme göre hukuki nitelik kazanmaktadır.
Ötenazi Türleri Nelerdir?
Uygulama biçimi bakımından ötenazi, aktif ve pasif ötenazi olarak ikiye ayrılır. Aktif ötenazide hekim veya yetkili sağlık personeli, ölümcül dozda ilaç enjeksiyonu gibi doğrudan bir eylemle hastanın yaşamına son verir. Pasif ötenazide ise hastaya uygulanan tıbbi tedavi sonlandırılır ya da bağlı bulunduğu yaşam destek üniteleri kapatılarak ölümün hastalığın doğal seyri içinde gerçekleşmesine izin verilir.
Hastanın irade beyanına göre yapılan ayrımda ise gönüllü, gönülsüz ve istem dışı ötenazi kavramları karşımıza çıkar. Bilinci yerinde olan bir hastanın kendi özgür iradesi ve rızasıyla yaşamının sonlandırılmasını talep etmesi gönüllü ötenazidir. Hastanın bilincini kaybetmesi veya iradesini açıklayamayacak duruma gelmesi halinde aile üyeleri veya hekim gibi üçüncü kişilerin kararıyla sürecin işletilmesi gönülsüz ötenazi olarak nitelendirilir. İstem dışı ötenazi ise hastanın yaşamının sonlandırılması yönünde herhangi bir talebi bulunmamasına rağmen üçüncü kişilerin aldığı kararla hayatına son verilmesidir.
Ötenazi ile Yardımlı İntihar Arasındaki Fark
Ötenazi ile yardımlı intihar kavramları uygulamada sıklıkla birbiriyle karıştırılsa da ölüm fiilini gerçekleştiren fail yönünden temel bir ayrıma dayanır. Ötenazi sürecinde hekim veya sağlık görevlisi tıbbi müdahaleyi bizzat gerçekleştirerek hastanın ölümüne doğrudan sebep olur. Yardımlı intiharda ise hekim yalnızca ölümcül nitelikteki madde veya ilacı temin eder; söz konusu ilacı alarak ölüm sürecini fiilen başlatan ve sonlandıran bizzat hastanın kendisidir.
Ötenazinin Yasal Olduğu Ülkeler ve Aranan Şartlar
Ötenaziyi yasal mevzuatlarına dahil eden ülkelerde ortak kabul gören genel standartlar bulunur. Bu rejimlerde hastanın zihinsel yeterliliğe sahip olması, bilincinin tam olarak yerinde bulunması, ötenaziye yönelik açık ve yazılı irade beyanında bulunması zorunludur. Ayrıca hastanın iyileşmesi tıbben mümkün olmayan bir rahatsızlığa düçar olduğunun ve dayanılmaz acılar çektiğinin hekim raporlarıyla belgelenmesi gerekir.
Hollanda'da 2002 yılında yürürlüğe giren Euthanasia Act çerçevesinde, tedavi edilemez bir hastalığı olan ve katlanılamaz düzeyde acı çeken bireylerin açık ve tekrarlayan talepleri doğrultusunda ötenazi icra edilebilmektedir. Belçika'da da 2002 yılında kabul edilen düzenlemeyi takiben 2014 yılında yapılan kanun değişikliğiyle sıkı tıbbi denetim ve koşullara tabi olmak şartıyla çocuklar için de ötenazi hukuki koruma altına alınmıştır.
Lüksemburg 2009 yılından bu yana tıbben çaresiz ve acı verici durumlar için hastanın tam bilgilendirilmiş açık talebiyle ötenaziye izin vermektedir. İspanya'da ise 2021 yılında yürürlüğe giren kanun uyarınca tedavisi olmayan ağır hastaların açık rızası alınarak belirlenen tıbbi ve etik protokoller dahilinde ötenazi uygulanabilmektedir.
Amerika kıtasında Kanada, 2016 yılında MAID (Medical Assistance in Dying) düzenlemesiyle ölümcül hastalar için kabul ettiği çerçeveyi 2021 yılında genişletmiş; ölüm süreci hemen başlamamış olsa dahi dayanılmaz acılar çeken kişileri de kapsama almıştır. Kolombiya'da 1997 Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda başlatılan hukuki süreç, 2015 yılındaki düzenlemelerle tedavi edilemez hastalığı ve dayanılmaz ıstırabı bulunan yetişkinler bakımından yasal güvenceye kavuşturulmuştur.
Yeni Zelanda'da End of Life Choice Act kapsamında, ölümcül hastalığı sebebiyle 6 ay veya daha kısa yaşam beklentisi kalan hastalar için ötenazi 2021 yılı itibarıyla uygulanmaktadır. Avustralya'da ise uygulama federal düzeyde değil eyaletler bazında düzenlenmiştir; Victoria'da 2017 tarihli Voluntary Assisted Dying Act ile başlayan süreç, Batı Avustralya'da 2019, Queensland ve Güney Avustralya eyaletlerinde ise 2021 yılı düzenlemeleriyle yürürlüğe konulmuştur.
Yardımlı İntihara İzin Veren Ülke Modelleri
Bazı ülkelerde doğrudan ötenazi icrası ceza hukuku gereğince yasak sayılmaya devam ederken yardımlı intihar yasal sınırlar içine alınmıştır. İsviçre'de hekimin veya bir başkasının hastayı doğrudan öldürmesi suç teşkil eder; buna karşılık hekimin hastaya ölümcül ilacı yalnızca temin ettiği ve fiilin bizzat hasta tarafından icra edildiği yardımlı intihar yöntemi hukuken uygulanabilmektedir.
Almanya'da doğrudan ötenazi yasak olmakla birlikte, 2020 tarihli mahkeme kararı doğrultusunda hekim tarafından temin edilen ölümcül ilacın hasta tarafından kendi iradesiyle alınması belirli durumlarda yasal kabul edilmiştir. Bununla birlikte söz konusu uygulamanın yasal çerçevesi ve ayrıntıları tartışılmaya devam etmektedir. Amerika Birleşik Devletleri'nde ise federal bir genel izin bulunmamakta; Oregon, Washington ve Kaliforniya gibi eyaletlerde yardımlı intihar yasal kabul edilirken ülkedeki diğer pek çok eyalette bu fiil yasak kapsamında tutulmaktadır.
Türk Hukukunda Ötenazi Yasağı ve Yaptırımları
Türkiye Cumhuriyeti hukuk düzeninde ötenazi kesin olarak yasaklanmıştır. Hasta Hakları Yönetmeliği m. 13 hükmüne göre tıbbi gerekçeler ileri sürülerek veya her ne suretle olursa olsun hayat hakkından vazgeçilemez. Hastanın kendisinin veya kanuni yakınlarının talebi bulunsa dahi hiç kimsenin yaşamına son verilemez. Bu kural uyarınca bireyin rızası yaşama hakkının ihlalini hukuka uygun kılmaz.
4847 sayılı HASTA HAKLARI YÖNETMELİĞİ m. 13Kaynağı aç
13- Ötenazi
yasaktır.
Tıbbi
gereklerden bahisle veya her ne suretle olursa olsun, hayat hakkından
vazgeçilemez. Kendisinin veya bir başkasının talebi olsa dahil, kimsenin
hayatına son verilemez.
Tıbbi
Özen Gösterilmesi
Türk ceza mevzuatında bir kimseyi intihara sevk etmek veya intihar eylemine iştirak etmek müstakil bir suç tipi olarak düzenlenmiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 84/1-2 hükümleri gereğince; başkasını intihara azmettiren, bu yönde teşvikte bulunan, kişinin intihar niyetini pekiştiren veya intihar eylemine herhangi bir biçimde yardım eden fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. İntihar fiilinin neticelenerek ölümle sonuçlanması halinde ise ceza dört yıldan on yıla kadar hapis olarak tayin edilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 84Kaynağı aç
intihar kararını kuvvetlendiren ya da başkasının intiharına herhangi bir
şekilde yardım eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) İntiharın gerçekleşmesi durumunda, kişi dört yıldan on yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Başkalarını intihara alenen teşvik eden kişi, üç yıldan sekiz yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Mülga ikinci cümle: 29/6/2005 –
5377/10 md.)
(4) İşlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş
olan veya ortadan kaldırılan kişileri intihara sevk edenlerle cebir veya tehdit
kullanmak suretiyle kişileri intihara mecbur edenler, kasten öldürme suçundan
sorumlu tutulurlar.
Taksirle öldürme
5237 sayılı Kanun m. 84/3 uyarınca başkalarını intihara alenen teşvik eden kişiler üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına mahkum edilir. Aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca, işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan ya da ortadan kaldırılan kişileri intihara sevk edenler ile cebir veya tehdit kullanmak suretiyle kişileri intihara mecbur edenler kasten öldürme suçundan sorumlu tutulmaktadır.
Türkiye'de hastanın kendi yazılı rızasıyla ötenazi talep etmesi hukuken geçerli midir?
Türkiye'de hastanın kendi rızası bulunsa dahi ötenazi hukuken geçersiz ve yasaktır; Hasta Hakları Yönetmeliği m. 13 uyarınca hayat hakkından vazgeçilemez ve kimsenin yaşamına son verilemez.
Yardımlı intihar ile aktif ötenazi arasındaki temel fark nedir?
Aktif ötenazide ölümcül müdahaleyi hekim veya sağlık personeli doğrudan yaparken, yardımlı intiharda hekim yalnızca ilacı temin eder ve süreci hasta kendi eylemiyle başlatır.
Türk Ceza Kanunu'na göre intihara yardım etmenin cezası ne kadardır?
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 84 uyarınca başkasının intiharına yardım eden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapisle cezalandırılır; eylemin ölümle sonuçlanması halinde bu ceza dört yıldan on yıla kadar hapistir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

