Örgüte silah sağlama suçu; Türk Ceza Kanunu'nun 314. maddesinde tanımlanan silahlı örgütlerin faaliyetlerinde kullanılmak maksadıyla ve amaçları bilinerek bu örgütlere üretmek, satın almak veya ülkeye sokmak suretiyle silah temin edilmesi, nakledilmesi veya depolanması fiillerini kapsar. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 315. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu eylemleri gerçekleştiren kişi on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 3. maddesi gereğince bu fiil bir terör suçudur.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 315Kaynağı aç
faaliyetlerinde kullanılmak maksadıyla bunların amaçlarını bilerek, bu
örgütlere üretmek, satın almak veya ülkeye sokmak suretiyle silah temin eden,
nakleden veya depolayan kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Suç için anlaşma
3713 sayılı TERÖRLE MÜCADELE KANUNU m. 3Kaynağı aç
3 – (Değişik: 29/6/2006-5532/2 md.)
26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 302,
307, 309, 311, 312, 313, 314, 315 ve 320 nci maddeleri ile 310 uncu maddesinin
birinci fıkrasında yazılı suçlar, terör suçlarıdır.
Terör amacı ile işlenen suçlar[2]
Suçun Maddi ve Manevi Unsurları
Suçun maddi unsuru kanunda seçimlik hareketler olarak düzenlenmiştir. Failin suçu oluşturabilmesi için üretmek, satın almak veya ülkeye sokmak suretiyle silah temin etmesi ya da silahları nakletmesi yahut depolaması gerekir. Bu seçimlik eylemlerden birinin gerçekleştirilmesi suçun maddi unsurunun tamamlanması bakımından yeterlidir.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/3768, K. 2021/10056Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Silahlı terör örgütüne silah sağlama
Hüküm : TCK'nın 315/1, 62, 53/1, 58/9, 63. maddeleri ve 3713
sayılı Kanunun 5/1. maddesi uyarınca mahkumiyet
Temyiz edenler : Sanık müdafii, o yer Cumhuriyet savcısı
Usulüne uygun tebligata rağmen sanık müdafiinin duruşmaya gelmediği ve geçerli bir mazeret de bildirmediği anlaşıldığından duruşmasız olarak yapılan inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
1-TCK'nın 315. maddesinde düzenlenen suç, örgüte yardımın özel bir şeklidir. Madde ile, devletin güvenliğine, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçları işlemek amacıyla kurulan silahlı terör örgütlerinin faaliyetlerinde kullanılmak maksadıyla, bunların amaçlarını bilerek; üretmek, satın almak ve ülkeye sokmak suretiyle silah, cephane veya nitelik ve nicelik yönünden önem arz eden benzeri maddelerin temin edilmesi, nakledilmesi ve depolanması bağımsız bir suç olarak düzenlenmiş ve suçla korunan hukuki yarar dikkate alınarak örgüte yardım suçuna göre daha ağır bir yaptırıma bağlanmıştır. Görüldüğü üzere suçun maddi unsuru failin, “üretmek, satın almak, ülkeye sokmak suretiyle silah temin etmek” veya “nakletmek” ya da “depolamak” şeklinde sayılan seçimlik hareketlerden birinin gerçekleştirmesidir. Suçun manevi unsuru ise, bu eylemlerin, örgütün amaçları bilinerek gerçekleştirilmesidir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2009 tarih ve 2008/9-78 Esas, 2009/39 sayılı Kararı ve Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, bu suçun failinin örgüte üye olmayan kişilerden olması gerekmektedir. Silahlı terör örgütlerinin üyesi olan failin bu seçimlik hareketleri gerçekleştirmesi halinde ise örgüt üyesi olmaktan TCK'nın 314/2 ve patlayıcı madde bulundurulması suçundan ayrıca TCK'nın 314/3, 220/4. maddeleri delaletiyle TCK'nın 174/1-2. maddesi uyarınca cezalandırılması gerekecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
27.11.2014 tarihinde PKK/KCK terör örgütünün sözde kuruluş yıl dönümünü nedeniyle Mamak ilçesi Tuzluçayır meydanında toplanan yasadışı bir grubun, güvenlik güçlerine havai fişek ve molotof kokteylleri atarak saldırması üzerine müdahale edilerek dağıtıldığı, bu esnada bir binanın arka giriş kısmındaki boşluğa bırakılan plastik bir kasadaki siyah renkli poşette terör örgütünün faaliyetlerinde kullanılmak maksadıyla hazırlanmış 7 adet el yapımı patlayıcı madde ile 30 adet molotof kokteylinin ele geçirildiği, alınan emniyet kriminal uzmanlık raporunda, poşet üzerindeki parmak izinin sanığa ait olduğunun tespit edildiğinin anlaşıldığı olayda; sanığın örgüt üyesi olduğunun kabulü halinde eyleminin silahlı terör örgütüne üye olmak ve tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurmak suçlarını, örgüt üyesi olmamakla birlikte örgütsel amaçla atılı suçu işlediğinin kabulü halinde ise TCK'nın 315. maddesindeki silah sağlama suçunu oluşturacağı gözetilerek,
Yapılan UYAP sorgulamasında; sanık … hakkında … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/65 Esas sayılı dosyasında suç tarihleri 2013 ve 2014 tarihli eylemler olup iddianame tarihi 16.02.2016 olan, yine … 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/119 Esas sayılı dosyasında suç tarihi 27.12.2016, iddianame tarihi 29.06.2017 olan silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kamu davalarının açıldığının tespit edildiği, temyiz incelemesine konu iş bu dosyada ise suç tarihi 27.11.2014, iddianame tarihinin ise 09.02.2015 olduğunun anlaşılması karşısında; silahlı terör örgütüne üye olma suçunun temadi eden suçlardan olması nazara alınarak, öncelikle anılan dava dosyalarının getirilip hukuki ve fiili kesinti oluşup oluşmadığı ve aynı eylem ve faaliyetleri kapsayıp kapsamadığı da araştırılarak derdest olmaları halinde iş bu dava dosyasıyla birleştirilmesi suretiyle deliller bir bütün halinde değerlendirilerek sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabul ve uygulamaya göre de;
Örgüt mensubu olmayan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin 9. fıkrası uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu sebepten dolayı hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.11.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suçun manevi unsuru, eylemlerin örgütün faaliyetlerinde kullanılmak maksadıyla ve örgütün amaçları bilinerek gerçekleştirilmesidir. Kanunda aranan örgüt amaçlarının bilinmesi ve bu maksatla hareket edilmesi, failin kastı kapsamında değerlendirilir.
Molotofkokteyli ve Patlayıcı Maddelerin Durumu
Yargıtay 9. Ceza Dairesi (E. 2012/9186, K. 2013/678) kararında molotof tipi patlayıcı maddenin içeriği, kullanım amacı, canlı ve cansız varlıklar üzerinde meydana getirdiği zarara bağlı tesir gücü itibarıyla önemsiz tür patlayıcı madde olarak kabul edilemeyeceği belirtilmiştir. Örgütün faaliyetlerinde kullanılmak maksadıyla molotofkokteyli imal etme, nakletme veya depolama eylemleri TCK m. 315 kapsamındaki suçu oluşturur. Nitekim örgütün faaliyetlerinde kullanılmak üzere hazırlanan molotofkokteyllerinin nakledilmesi bu suçu oluştururken, örgütsel eylemde kullanmak üzere bireysel olarak molotofkokteyli bulundurulan somut olayda eylemin örgüte silah sağlama suçunu oluşturmayacağı kabul edilmiştir.
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2012/9186, K. 2013/678Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, patlayıcı madde bulundurma
Hüküm: 1- TCK'nın 314/3 ve 220/6. madde delaletiyle TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK'nın 62, 53 ve 58/9. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2- TCK'nın 174/1-3, 3713 sayılı Kanunun 5/2, TCK'nın 62, 53 ve 58/9. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Silahlı terör örgütü üyesi olmayan ve fakat amacını bildiği silahlı terör örgütünün faaliyetlerinde kullanılmak üzere hazırlanmış el yapımı 12 adet molotof tipi bombanın araç içinde naklini gerçekleştirirken yakalanan sanığın kanıtlanan eyleminin bir bütün halinde TCK'nın 315. maddesinde tanımlanan örgüte silah sağlama suçunu oluşturacağı, hukuki durumunun buna göre takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
Molotof tipi patlayıcı madde içeriği, kullanım amacı, canlı ve cansız varlıklar üzerinde meydana getirdiği zarara bağlı tesir gücü itibariyle niteliği dikkate alındığında önemsiz tür patlayıcı madde olarak kabul edilemeyeceği gibi, 12 adet molotof tipi patlayıcının miktar olarak da önemsiz sayılamayacağı gözetilmeden TCK'nın 174/1. maddesi yerine yazılı biçimde anılan maddenin 3. fıkrası ile uygulama yapılması suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 15.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Örgütsel amaçla kullanılmak üzere teslim edilen el yapımı patlayıcı maddelerin evde muhafaza edilmesi fiili de örgütün faaliyetlerinde kullanılmak maksadıyla silah depolama veya temin etme niteliğinde kabul edilerek TCK m. 315 çerçevesinde değerlendirilmektedir.
Failin Niteliği ve Örgüt Üyeliğinden Ayrımı
Örgüte silah sağlama suçunun failinin örgüte üye olmayan kişilerden olması gerekir. Nitekim Yargıtay 3. Ceza Dairesi (E. 2021/3768, K. 2021/10056) kararında da belirtildiği üzere TCK m. 315'te düzenlenen fiil, örgüte yardım fiilinin özel bir görünümüdür. Fail örgüte silah sağlama suretiyle yardım etmekte olup kanun koyucu bu fiili bağımsız bir maddede özel bir yaptırıma bağlamıştır. Bu sebeple TCK m. 315 uyarınca cezalandırılan faile ayrıca genel nitelikteki örgüte yardım etme suçundan ceza verilemez.
Failin silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil bir üyesi olması halinde TCK m. 315 hükmü uygulanamaz. Örgüt üyesi olan failin bu eylemleri gerçekleştirmesi durumunda; fail örgüt üyeliği (TCK m. 314/2) suçunun yanı sıra somut olayın özelliğine göre tehlikeli ve patlayıcı madde bulundurmaya ilişkin TCK m. 174 hükümleri veya 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından biri kapsamında cezalandırılır. Sanığın örgüt üyesi olup olmadığının belirlenmesi bu nedenle suç vasfının tayininde belirleyici bir inceleme konusudur.
Kanunların Yarışması ve İnfaz Rejimi
Taşınması suç teşkil eden silah ve mühimmatın silahlı terör örgütüne götürüldüğünün anlaşıldığı durumlarda, bu eylemin 6136 sayılı Kanun'un 13. maddesinin ikinci fıkrasındaki suçu bünyesinde barındırıp tüketmesi sebebiyle fail hakkında özel norm niteliğindeki TCK m. 315 hükmü uygulanır.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi (E. 2021/3768, K. 2021/10056) kararında, örgüt mensubu olmayan sanık hakkında TCK m. 58/9 uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanamayacağı belirtilmiştir. Öte yandan örgüte silah sağlama fiilini işleyen failler hakkında 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 107. maddesinin dördüncü fıkrası ile 108. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağı saklı bulunmaktadır.
Cezanın Belirlenmesi ve Terörle Mücadele Kanunu Hükümleri
TCK m. 315 gereğince temel ceza on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası olarak tayin olunur. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, terör suçlarını işleyenler hakkında tayin edilecek hapis veya adli para cezaları yarı oranında artırılarak hükmolunur ve bu suretle cezanın yukarı sınırı aşılabilir. Öte yandan suçun örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olması dolayısıyla ilgili maddesinde cezasının artırılması öngörülmüşse sadece bu madde hükmüne göre artırım yapılır; ancak yapılacak artırım cezanın üçte ikisinden az olamaz. TMK m. 5/3 uyarınca bu maddedeki artırım hükümleri çocuklar hakkında uygulanmaz.
3713 sayılı TERÖRLE MÜCADELE KANUNU m. 5Kaynağı aç
29/6/2006-5532/4 md.)
3 ve 4 üncü maddelerde
yazılı suçları işleyenler hakkında ilgili kanunlara göre tayin edilecek hapis
cezaları veya adlî para cezaları yarı oranında artırılarak hükmolunur. Bu
suretle tayin olunacak cezalarda, gerek o fiil için, gerek her nevi ceza için
muayyen olan cezanın yukarı sınırı aşılabilir. Ancak, müebbet hapis cezası
yerine, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.
Suçun, örgütün faaliyeti
çerçevesinde işlenmiş olması dolayısıyla ilgili maddesinde cezasının
artırılması öngörülmüşse; sadece bu madde hükmüne göre cezada artırım yapılır.
Ancak, yapılacak artırım, cezanın üçte ikisinden az olamaz.
(Ek
fıkra: 22/7/2010 – 6008/4 md.) Bu madde hükümleri çocuklar hakkında
uygulanmaz.
Açıklama ve yayınlama
İspat Kriterleri, Soruşturma Usulü ve Zamanaşımı
Ele geçen suça konu malzemenin silahlı terör örgütüne silah sağlamak amacıyla taşındığına veya bulundurulduğuna dair mahkûmiyete yeterli, şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi halinde fail hakkında TCK m. 315 uyarınca mahkûmiyet hükmü kurulamaz; bu durumda beraat kararı verilir.
Silah sağlama suçu şikâyete tabi suçlardan değildir. Cumhuriyet savcılıkları tarafından resen soruşturulur ve şikâyetten vazgeçme kamu davasını düşürmez. TCK m. 66/1-d uyarınca beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda kamu davası zamanaşımı on beş yıldır; TCK m. 315 kapsamındaki fiil için de dava zamanaşımı süresi 15 yıl olarak uygulanır. Suçla ilgili yargılama yapma görevi ise ağır ceza mahkemesine aittir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 66Kaynağı aç
kamu davası;
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl,
b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl,
c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda
yirmi yıl,
d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda
onbeş yıl,
e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını
gerektiren suçlarda sekiz yıl,
geçmesiyle düşer.
(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını
doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup
da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin
geçmesiyle kamu davası düşer.
(3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller
itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur.
(4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun
kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları
gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/8
md.) Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece
bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı
süresi yeni baştan işlemeye başlar.
(6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs
halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda
kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara
karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından
işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye
başlar.
(7) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı ağırlaştırılmış
müebbet veya müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçların
yurt dışında işlenmesi halinde dava zamanaşımı uygulanmaz.
Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi
Örgüte silah sağlama suçunun cezası nedir?
TCK m. 315/1 uyarınca örgüte silah sağlayan kişiye on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir ve 3713 sayılı Kanun m. 5/1 gereğince bu terör suçunda ceza yarı oranında artırılır.
Örgüt üyesi olan fail TCK 315 uyarınca cezalandırılabilir mi?
Hayır, failin örgüt üyesi olması halinde TCK m. 315 uygulanmaz; fail örgüt üyeliği (TCK m. 314/2) yanında somut olaya göre patlayıcı madde veya 6136 sayılı Kanun suçlarından sorumlu tutulur.
Molotofkokteyli bulundurmak her durumda TCK 315 suçunu oluşturur mu?
Hayır, örgütsel eylemde kullanmak üzere bireysel olarak bulundurulan molotofkokteyli TCK m. 315 suçunu oluşturmaz; bu suçun oluşması için örgütün faaliyetlerinde kullanılmak üzere temin, nakil veya depolama eylemlerinin gerçekleşmesi gerekir.
Silah sağlama suçunda dava zamanaşımı süresi ne kadardır?
TCK m. 66/1-d uyarınca beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren bu suçta dava zamanaşımı süresi 15 yıldır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

