Organ Nakli ve Bağış Sürecinde Hukuki Sorumluluklar

by Avukat Erdal Ersoy
Organ Nakli ve Bağış Sürecinde Hukuki Sorumluluklar

Yasal Çerçeve ve Yetkili Sağlık Kuruluşları

Türk hukukunda organ ve doku temini ile nakil süreçlerinin temel yasal çerçevesi 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun ile belirlenmiştir. Kanun; tedavi, teşhis ve bilimsel amaçlarla organ ve dokuların alınması, saklanması, aşılanması ve nakledilmesini düzenlemekte olup insan organizmasını oluşturan her türlü organ ve doku ile bunların parçalarını kapsamaktadır.

Organ ve doku alınması, taşınması, saklanması, aşılanması, nakli ve yurt dışından temin edilmesi işlemleri gelişigüzel sağlık birimlerinde yürütülemez. Kanuni düzenleme uyarınca bu faaliyetlerin tamamı yalnızca Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş, gerekli uzman personel ve donanıma sahip kurumlarca gerçekleştirilebilir.

Canlı Vericiden Organ ve Doku Alınmasının Şartları

Canlı vericilerden organ veya doku alınabilmesi sıkı kanuni şartlara tabidir. Organ bağışında bulunabilmek için kişinin kural olarak 18 yaşını doldurmuş olması ve ayırt etme gücüne sahip bulunması gerekir. Sağlık müdürlüklerine, hastanelere veya organ nakliyle ilgili kuruluşlara başvurarak bağışta bulunacak kişilerin akıl sağlığının yerinde olması aranır. 2238 sayılı Kanun uyarınca 18 yaşını doldurmamış ve ayırt etme gücü bulunmayan kişilerden organ ve doku alınması yasaktır.

Reşit ve temyiz kudretini haiz vericilerden organ veya doku temini, kişinin hiçbir baskı altında kalmadan serbest iradesiyle rıza göstermesine bağlıdır. Bahse konu muvafakatin yazılı ve imzalı düzenlenmesi ya da iki tanığın önünde sözlü olarak beyan edilip tutanağa bağlanarak hekim onayıyla kayıt altına alınması aranır.

Organ ve doku alacak hekimlerin canlı vericiye yönelik kanuni yükümlülükleri bulunmaktadır. Hekimler; vericiye organ alınmasının yaratabileceği tehlikeler ile tıbbi, psikolojik, ailevi ve sosyal sonuçları uygun biçimde anlatmak, alıcıya sağlayacağı yararlar hakkında bilgi vermek ve kendi kararını veremeyecek durumda olan kişilerin bağışını reddetmekle yükümlüdür. Canlı vericinin evli olması halinde eşinin bu karardan haberdar olup olmadığını araştırmak ve çıkar karşılığı ya da insancıl amaca uymayan organ verme girişimlerini reddetmek de hekimin sorumluluğundadır.

2238 sayılı Kanun, canlı vericinin yaşamını mutlak surette sona erdirecek veya tehlikeye sokacak organ ve dokuların alınmasını yasaklamaktadır. Organ ve doku alınması, aşılanması ve naklinden önce verici ile alıcının yaşamı ve sağlığı bakımından tehlikeleri azaltmak adına gerekli tıbbi inceleme ve tahlillerin yapılması, sonucun ise olurluluk raporu ile saptanması mecburidir.

Kadavradan Nakil ve Beyin Ölümü Tespiti

Bağış yapılmış olsa dahi kadavradan nakil gerçekleştirilebilmesi için kişinin yoğun bakım şartlarında beyin ölümünün gerçekleşmesi aranır; bu durum haricindeki vefat hallerinde organ alımı yapılmaz. Tıbbi ölüm kararı ise 2238 sayılı Kanun gereğince biri nöroloji veya beyin cerrahisi, diğeri anesteziyoloji ve reanimasyon veya yoğun bakım uzmanı iki hekimin tıp bilimi kurallarına dayanarak oy birliğiyle varacağı mutabakatla verilir.

Ölüm tespit sürecinin bağımsızlığını sağlamak ve çıkar çatışmasını önlemek amacıyla alıcının müdavi hekimi ile organ naklini gerçekleştirecek hekimlerin ölüm halini saptayacak kurulda yer alması kanunen yasaktır. Ölüm halini saptayan hekimlerin ölüm tarihini, saatini ve ölüm halinin nasıl saptandığını gösteren imzalı tutanak düzenlemesi zorunludur. Bu tutanak ve ekleri ilgili sağlık kurumunda on yıl süreyle saklanır.

Organ Bağışı Beyanı ve Yakınların Hukuki Rolü

Kişiler hayattayken vücutlarının bütününü veya belirli organ ve dokularını teşhis, tedavi yahut bilimsel gayelerle bağışladıklarını dijital devlet altyapısı ya da yetkili bakanlık sistemleri kanalıyla bildirebilir; bu irade resmi veya yazılı vasiyetnameyle ya da iki şahit huzurunda sözlü aktarımla da oluşturulabilir. Merkezi sisteme işlenen bağış beyanları, ilgilinin belirlediği şahıslara iletilir ve mevzuat uyarınca beyin ölümü saptanana kadar üçüncü kişilere açıklanmaksızın gizli tutulur.

Bağışçının hayattayken açıkladığı irade ile aile fertlerinin talepleri çatışırsa kanun koyucu bağışçının kendi beyanına üstünlük tanır. Şayet vefat edenin bu yönde önceden verilmiş bir kararı bulunmuyorsa sırasıyla sağ kalan eşi, ergin çocukları, anne veya babası yahut kardeşlerinden birinin, bu kimselerin bulunmaması halindeyse yanında bulunan bir yakınının rızasıyla doku ya da organ alınabilir. Organları nakilde kullanılan bağışçıların eşlerine ve birinci derece yakınlarına, gelecekte nakil gereksinimi duymaları halinde acil vakaların hemen ardından gözetilmek üzere öncelik tanınsa da bu durum kesin bir nakil hakkı doğurmaz.

Organ ve Doku Ticareti Suçları ile Cezai Yaptırımlar

2238 sayılı Kanun kapsamında bir bedel veya başkaca çıkar karşılığı organ ve doku alınması ve satılması yasaktır. Bilimsel, istatistiki ve haber niteliğindeki bilgi dağıtımı halleri dışında organ ve doku alınması ve verilmesine ilişkin reklam yapılması da kanunen men edilmiştir.

Organ ve dokulara yönelik hukuka aykırı fiiller Türk Ceza Kanunu'nun 91. maddesinde suç olarak düzenlenmiştir. Hukuken geçerli rızaya dayalı olmaksızın kişiden organ alan kimse beş yıldan dokuz yıla kadar, suçun konusunun doku olması halinde ise iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Rızaya aykırı organ veya doku alma eylemi sonucunda mağdurun ölmesi durumunda fail hakkında kasten öldürme suçuna ilişkin hükümler tatbik edilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 91Kaynağı aç
Madde 91- (1) Hukuken geçerli rızaya dayalı olmaksızın, kişiden organ alan kimse, beş yıldan dokuz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun konusunun doku olması halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (2) Hukuka aykırı olarak, ölüden organ veya doku alan kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) Organ veya doku satın alan, satan, satılmasına aracılık eden kişi hakkında, birinci fıkrada belirtilen cezalara hükmolunur. (4) Bir ve üçüncü fıkralarda tanımlanan suçların bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. (5) Hukuka aykırı yollarla elde edilmiş olan organ veya dokuyu saklayan, nakleden veya aşılayan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (6) Belli bir çıkar karşılığında organ veya doku teminine yönelik olarak ilan veya reklam veren veya yayınlayan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (7) Bu maddede tanımlanan suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. (8) Birinci fıkrada tanımlanan suçun işlenmesi sonucunda mağdurun ölmesi halinde, kasten öldürme suçuna ilişkin hükümler uygulanır. Zorunluluk hali

Hukuka aykırı olarak ölüden organ veya doku alan kimse hakkında bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Organ veya doku satın alan, satan veya satılmasına aracılık eden kişi, hukuken geçerli rıza olmaksızın organ veya doku alan kimse gibi cezalandırılır. Hukuka aykırı yollarla elde edilmiş organ veya dokuyu saklayan, nakleden veya aşılayan kişiye iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. Belli bir çıkar karşılığında organ veya doku teminine yönelik ilan veya reklam veren ya da yayınlayan kişi ise bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Organ veya doku alma, satma ya da satılmasına aracılık etme suçlarının bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde faillere sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adli para cezası verilir. Bu suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi durumunda ise tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

Kamu Hastanelerinde Hizmet Kusuru ve Tazminat Sorumluluğu

Organ nakli sürecinin kamu hastanelerinde yürütülmesi esnasında hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi durumunda idarenin hizmet kusuru gündeme gelebilir. Bu kapsamda meydana gelen tıbbi hatalarda çoğu olayda doğrudan doktora karşı adli yargıda tazminat davası açılması yerine, ilgili idareye başvuru yapılması ve ardından idare mahkemesinde tam yargı davası açılması gerekir.

Kimler organ bağışında bulunabilir?

Kural olarak 18 yaşını doldurmuş ve ayırt etme gücüne sahip olan herkes organ bağışında bulunabilir. Bu irade e-Devlet Kapısı, Sağlık Bakanlığı bilişim sistemleri, vasiyet veya iki tanık huzurunda açıklanabilir.

Bağışçının kararına rağmen aile bireyleri nakli durdurabilir mi?

Hayır. Bağışçının sağlığında usulüne uygun açıkladığı organ bağışı iradesi ile yakınlarının iradesinin çelişmesi halinde kanunen bağışçının iradesi esas alınır.

Alıcının hekimi beyin ölümü tespit kurulunda yer alabilir mi?

Hayır. Alıcının müdavi hekimi ile organ naklini gerçekleştirecek cerrahi ve tıbbi hekimlerin ölüm halini saptayacak kurulda yer alması kanunen yasaktır.

Organ satışı ve aracılık fiillerinin cezası nedir?

Organ satın alan, satan veya satılmasına aracılık eden kişiler hakkında hukuken geçerli rıza olmaksızın organ alan kimseler gibi beş yıldan dokuz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Suçun doku ile ilgili olması halinde ceza iki yıldan beş yıla kadardır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu