Çanakkale’de Avukatların Karşılaştığı Mesleki Sorunlar

by Avukat Erdal Ersoy
Çanakkale'de Avukatların Karşılaştığı Mesleki Sorunlar

Çanakkale'de mesleğe yeni başlayan genç avukatların yaşadığı başlıca sorunlar iş bulma güçlüğü, geçim sıkıntısı ve Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) görevlendirme ücretlerinin düşüklüğü ile bu ödemelerin aylarca gecikmesidir. Bununla birlikte meslek pratiğindeki en önemli yapısal problem, potansiyel dosyaların ve müvekkil çevresinin haksız yöntemlerle belirli çevrelere aktarılması ve genç avukatların hak ettikleri dosyalara erişiminin sistematik olarak engellenmesidir.

Yetkisiz Hasar Danışmanlığı Faaliyetleri ve Dosyaların Yönlendirilmesi

Mesleki faaliyet alanında karşılaşılan en belirgin problemlerden biri, hasar danışmanı sıfatıyla hareket eden yetkisiz kişi ve firmaların haksız uygulamalarıdır. Bu kişiler, kaza geçiren mağdurları telefonla arayarak kendilerini sigorta şirketi çalışanı gibi tanıtmakta, noterden vekâletname temin etmekte ve avukatlar eliyle yürütülmesi gereken dava ve takip süreçlerini devralmaktadır. Hasar danışmanlığı yapan şirketler vekâletname sürecinde aracı avukatlar kullanabilmekte; bu durum vekâlet ilişkisi zincirinin ispatlanmasını, bağlantıların tespitini ve somut delillerin ortaya konulmasını zorlaştırmaktadır.

Yetkisiz Müdahalelere Karşı Cezai Şikâyet Yolları

Hasar danışmanı olarak hareket eden kişilerin kaza mağdurlarını izinsiz araması karşısında, kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde ele geçirilmesi ve kullanılması fiillerine dayanılarak adli mercilere cezai şikâyette bulunulması mümkündür. Müvekkiller, vekâletname ilişkisi kapsamında bu tür hukuka aykırı yönlendirmelere ve aramalara karşı suç duyurusu yolunu işletebilmektedir.

Bir kimsenin kendisini sigorta kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle haksız menfaat temin etmesi, Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendi gereğince nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturur. Bu fiili işleyenler hakkında üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasına hükmedilmektedir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 158/1 fıkra sonu uyarınca, bu bent kapsamında işlenen suçlarda hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı ise suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 158Kaynağı aç
Madde 158- (1) Dolandırıcılık suçunun; a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle, b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle, c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle, d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle, e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak, f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle, g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle, h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında, i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle, j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, k) Sigorta bedelini almak maksadıyla, l) (Ek: 24/11/2016-6763/14 md.) Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle, İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.; Değişik: 3/4/2013-6456/40 md.) Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.[71] (2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır. (3) (Ek fıkra: 24/11/2016-6763/14 md.) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır. Daha az cezayı gerektiren hal

Sıkça Sorulan Sorular

Hasar danışmanlarının kaza mağdurlarını araması suç oluşturur mu?

Kendini sigorta çalışanı gibi tanıtarak menfaat temin etmek nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gibi, mağdurların izinsiz telefonla aranması kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde ele geçirilmesi ve kullanılması suçları kapsamında şikâyete konu edilebilir.

Kendisini sigorta çalışanı olarak tanıtan kişilere hangi ceza verilir?

Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendi uyarınca bu nitelikli dolandırıcılık fiilini işleyenler hakkında alt sınırı dört yıldan az olmamak üzere on yıla kadar hapis cezası ve elde edilen menfaatin iki katından az olmayacak miktarda adli para cezası öngörülmektedir.

Çanakkale'de genç avukatların karşılaştığı başlıca sorunlar nelerdir?

Genç avukatlar iş bulma güçlüğü, geçim sıkıntısı, düşük kalan ve aylarca geciken CMK görevlendirme ücretleri ile potansiyel dosyaların haksız yöntemlerle belirli odaklara yönlendirilmesi sonucu dosyalara erişimin engellenmesi sorunlarıyla karşılaşmaktadır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu