Online Alışverişte Kargo Hasarı ve Kayıp Ürün

by Avukat Erdal Ersoy
Online Alışverişte Kargo Hasarı ve Kayıp Ürün

Online alışverişte kargo sürecinde kaybolan veya hasarlı ulaşan ürünlerde tüketicinin öncelikli muhatabı satıcıdır. Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği m. 16, satıcının malı tüketiciye veya tüketicinin taşıyıcı dışında belirleyeceği üçüncü kişiye teslim etmekle yükümlü olduğunu düzenlemektedir. Satıcının kargo şirketiyle olan iç ilişkisi bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

Sorumluluk Satıcıda Mı, Kargo Şirketinde Mi?

Tüketici, e-ticaret sözleşmesini satıcıyla kurduğundan, taşıma sürecindeki kayıp veya hasar için satıcıya başvurabilir. Tüketici ile kargo şirketi arasında doğrudan bir sözleşme ilişkisi bulunmadığından, kargo kaybı nedeniyle satıcıya karşı hukuki yollara başvurulabileceği değerlendirilmektedir. Satıcı, uğradığı zararı daha sonra kargo sözleşmesine dayanarak kargo şirketinden talep edebilir; bu rücu ilişkisi tüketiciyi bağlamaz.

Kargo şirketi açısından ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 875. maddesi, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından alıcıya teslimine kadar geçen süredeki ziyan, hasar ve gecikmeden doğan zararlar için taşıyıcının sorumlu olduğunu düzenlemektedir. Aynı madde uyarınca, zararın oluşmasına göndericinin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa bu olgular tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde dikkate alınır.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 875Kaynağı aç
MADDE 875- (1) Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. (2) Zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde, bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınır. (3) Gecikme hâlinde herhangi bir zarar oluşmasa da taşıma ücreti gecikme süresi ile orantılı olarak indirilir; meğerki, taşıyıcı her türlü özeni gösterdiğini ispat etmiş olsun. II – Sorumluluktan kurtulma 1. Genel olarak a) Taşıyıcının özeni

Teslim İspat Yükü ve Kayıp Ürün

Teslim edilip edilmediği tartışmalı olan durumlarda ispat yükü, teslimin gerçekleştiğini ileri süren tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu m. 6, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olgunun varlığını ispatla yükümlü olduğunu hükme bağlamaktadır. Kargo takip ekranında teslim edildi görünmesine karşın ürün alıcıya ulaşmamışsa, imza sirküleri ya da alıcı teyidini içeren geçerli bir teslim belgesi sunulamazsa ürünün kayıp sayılacağı ve satıcının bedel iadesinden sorumlu tutulacağı yönünde değerlendirmeler mevcuttur; ancak bu sonucun somut uyuşmazlıklarda nasıl şekilleneceği yargı değerlendirmesine tabidir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 6Kaynağı aç
Madde 6 – Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. II. Resmî belgelerle ispat

Kargo Tesliminde İhtirazi Kayıt ve İspat

Kargo gönderisi herhangi bir çekince ileri sürülmeksizin imza karşılığı teslim alındığında, malın sağlam ve eksiksiz teslim edildiği yönünde yasal bir karine doğduğu TTK ve ilgili taşıma mevzuatı çerçevesinde kabul görmektedir. Bu nedenle paket teslim alınırken ambalajda görünür hasar varsa, kargo görevlisi yanında tutanak tutulması ispat açısından önem taşır.

Dış ambalaj sağlam görünürken ürünün içten hasarlı çıkması, yani gizli hasar durumunda, tutanak tutturmak fiilen mümkün olmayabilir. Bu hâlde tüketicinin hasarı fark ettiği anda satıcıya ve kargo şubesine yazılı olarak bildirimde bulunması ile ürünün ve ambalajın fotoğraflarını delil olarak saklaması önerilmektedir. Tutanak tutulmaması kanundan doğan hakları tamamen ortadan kaldırmaz, ancak süreci hukuki açıdan zorlaştırır.

Teslim Süresi ve Sözleşmeyi Fesih Hakkı

Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği m. 16/1 uyarınca satıcı, tüketicinin siparişinin kendisine ulaştığı tarihten itibaren taahhüt ettiği süre içinde edimini yerine getirmek zorundadır. Tüketicinin isteği veya kişisel ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan mallar dışında mal satışlarında bu süre her hâlükarda otuz günü geçemez; ancak satıcının daha kısa bir süre taahhüt etmesi hâlinde bu taahhüt de bağlayıcı yükümlülüğün parçasıdır. Yönetmeliğin m. 16/2 hükmü, birinci fıkradaki yükümlülüğün yerine getirilmemesi durumunda tüketiciye sözleşmeyi feshetme hakkı tanımaktadır.

20237 sayılı MESAFELİ SÖZLEŞMELER YÖNETMELİĞİ m. 16Kaynağı aç
MADDE 16 – (1) (Değişik:RG-23/8/2022-31932)(1) Satıcı veya sağlayıcı, tüketicinin siparişinin kendisine ulaştığı tarihten itibaren taahhüt ettiği süre içinde edimini yerine getirmek zorundadır. Tüketicinin isteği veya kişisel ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan mallara ilişkin sözleşmeler haricinde mal satışlarında bu süre her halükarda otuz günü geçemez. (2) Satıcı veya sağlayıcının birinci fıkrada yer alan yükümlülüğünü yerine getirmemesi durumunda, tüketici sözleşmeyi feshedebilir. (3) Sözleşmenin feshi durumunda, satıcı veya sağlayıcı, varsa teslimat masrafları da dâhil olmak üzere tahsil edilen tüm ödemeleri fesih bildiriminin kendisine ulaştığı tarihten itibaren on dört gün içinde tüketiciye 4/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 1 inci maddesine göre belirlenen kanuni faiziyle birlikte geri ödemek ve varsa tüketiciyi borç altına sokan tüm kıymetli evrak ve benzeri belgeleri iade etmek zorundadır. (4) (Değişik:RG-23/8/2022-31932)(1) Sipariş konusu mal ya da hizmet ediminin yerine getirilmesinin imkansızlaştığı hallerde satıcı veya sağlayıcının ve satıcı veya sağlayıcı adına bedel tahsil etmesi halinde aracı hizmet sağlayıcının bu durumu öğrendiği tarihten itibaren üç gün içinde tüketiciye yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile bildirmesi ve varsa teslimat masrafları da dâhil olmak üzere tahsil edilen tüm ödemeleri bildirim tarihinden itibaren en geç on dört gün içinde iade etmesi zorunludur. Malın stokta bulunmaması durumu, mal ediminin yerine getirilmesinin imkânsızlaşması olarak kabul edilmez. Zarardan sorumluluk

Sözleşmenin feshi hâlinde satıcı, Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği m. 16/3 uyarınca teslimat masrafları dahil tahsil edilen tüm ödemeleri, fesih bildiriminin kendisine ulaştığı tarihten itibaren on dört gün içinde 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 1. maddesine göre belirlenen kanuni faiziyle birlikte tüketiciye iade etmek ve varsa tüketiciyi borç altına sokan belgeleri iade etmek zorundadır. Fesih bildiriminin e-posta, kayıtlı e-posta, e-ticaret sitesindeki üyelik paneli üzerinden yapılan resmi talep veya iadeli taahhütlü posta gibi kalıcı veri saklayıcısıyla yapılması ispat kolaylığı sağlar.

Sipariş konusu malın tesliminin imkânsızlaştığı hâllerde satıcı veya adına bedel tahsil eden aracı hizmet sağlayıcı, bu durumu öğrendiği tarihten itibaren üç gün içinde tüketiciye yazılı ya da kalıcı veri saklayıcısıyla bildirmek ve en geç on dört gün içinde tüm ödemeleri iade etmek zorundadır. Yönetmeliğin m. 16/4 hükmü, malın stokta bulunmamasının mal ediminin yerine getirilmesinin imkânsızlaşması olarak kabul edilemeyeceğini açıkça düzenlemektedir.

Kargo Şirketinin Sınırlı Sorumluluğu

Satıcının kargo şirketine karşı yönelteceği tazminat talebinde 6102 sayılı TTK m. 882 önemli bir sınır getirmektedir. Gönderinin tamamen zıyaı veya hasarı hâlinde TTK m. 880 ve 881 uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutarla sınırlıdır. Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı hâlinde ise sınır, gönderi tamamı değerini kaybetmişse tamamının, yalnızca bir kısım değerini kaybetmişse o kısmın net olmayan ağırlığının kilogramı başına aynı ölçü üzerinden hesaplanır.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 882Kaynağı aç
MADDE 882- (1) Gönderinin tamamının zıyaı veya hasarı hâlinde, 880 ve 881 inci maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. (2) Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı hâlinde taşıyıcının sorumluluğu; a) Gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, b) Gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. (3) Taşıyıcının, taşıma süresinin aşılmasından doğan sorumluluğu, taşıma ücretinin üç katı ile sınırlıdır. (4) Özel Çekme Hakkı, eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki veya taraflarca kararlaştırılan diğer bir tarihteki, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca belirlenen değerine göre Türk Lirasına çevrilir. VII – Diğer giderlerin tazmini

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/1962, K. 2020/68 sayılı kararında, taşınanın tamamen zayi olması nedeniyle davalı taşıyıcının sorumlu olduğu tazminat miktarının TTK m. 882'deki sınırlı sorumluluk hükümleri dikkate alınarak belirlenmesi gerekirken bu hükümlerin gözetilmeksizin karar verilmesini bozma sebebi saymıştır. Kararda tazminat sınırının hesabında esas alınan ağırlık ölçüsünün gönderinin net olmayan ağırlığı olduğu belirtilmektedir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/1962, K. 2020/68Kaynağı aç
11. Hukuk Dairesi         2019/1962 E.  ,  2020/68 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Samsun 2. Tüketici Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 21/02/2019 tarih ve 2018/195-2019/113 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 07.08.2014 tarihinde İstanbul Kanyon Alışveriş Merkezi Demsa İç ve Dış Tic. A.Ş.'den 3.448,00 TL bedelle takım elbise satın aldığını, alınan elbisenin iade edilmesi istemiyle Yurtiçi Kargo Servisi A.Ş.'nin Samsun acentesine 19.08.2014 tarihinde Demsa İç ve Dış Ticaret A.Ş.'ye gönderilmek üzere teslim edildiği, davalının aldığı ürünü kaybettiği ve süresinde satıcı firmaya teslim edemediğini, ayıplı hizmet nedeni ile uğranılan hak kaybından dolayı davalı şirkete başvuru yapıldığını, ret cevabı alındığını ileri sürerek davacının uğradığı 3.448.- TL zararın davalıdan 19.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, kargo alıcısının isminin taşıma faturasından da belli olacağı şekilde İstanbul Kanyon olarak beyan edildiğini, kargonun sağlıklı şekilde taşınarak İstanbul'a ulaşmasına rağmen Kanyon Avm içinde birçok mağaza olması nedeniyle hangisine teslim edileceğine dair bir bilgi olmadığından teslim edilemediğini, kargonun alıcıya iade edilmek üzere çıkış şubesine gönderildiğini, kargonun alıcısı tarafından kabul edilmemesi üzerine Samsun Şube deposunda muhafaza edildiğini, kargonun kaybedilmediğini, eksik bilgi verilmesi nedeniyle teslim edilemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, 6102 sayılı TTK'nın 875. maddesi uyarınca eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından alıcıya teslimine kadar geçecek süre içinde, eşyanın ziyanından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan taşıma şirketinin sorumlu olacağı, yine 6102 sayılı TTK'nın 869/1. maddesine göre eşyanın teslim edileceği yerde teslim engeli çıkması durumunda taşıyıcının göndericiyi durumdan haberdar ederek talimat alması gerektiği, somut olayda her ne kadar davalı taşıma şirketi adresin açık olarak belirtilmemesi nedeniyle alıcının bulunamadığını ve bu nedenle teslimatın yapılamadığını, ayrıca taşınan eşyanın kaybolmayıp depolarında muhafaza altında tutulduğunu savunmuş ise de; anılan madde uyarınca davacıdan talimat aldığını veya gönderinin alıcıya teslim edildiğini ispatlayamadığı gibi eşyanın depolarında muhafaza edildiğine dair delil de sunmadığı, bu durumda davalı şirketin sözleşme gereği eşyanın gönderildiği adrese teslimine kadar sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne 3.448 TL'nin dava tarihi 19.11.2014 tarihinden itibaren yasal faizi birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Dava, kargo şirketine teslim edilen eşyanın alıcıya gereği gibi teslim edilmediği ve kaybedildiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 882. maddesi gereğince taşıyıcının sorumluluğu, gönderinin tamamının zıyaı veya hasarı hâlinde, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Somut olayda, mahkemece davalı taşıyıcının taşınanın tamamen zayi olması nedeniyle sorumlu olduğu tazminat miktarının anılan sınırlı sorumluluk hükümleri dikkate alınarak, bu yönde yapılacak bir inceleme ve değerlendirmeyle belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde sınırlı sorumluluk hükümleri dikkate alınmaksızın karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 06/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

TTK m. 882/3 uyarınca taşıyıcının taşıma süresinin aşılmasından doğan sorumluluğu taşıma ücretinin üç katıyla sınırlıdır. Ayrıca TTK m. 875/3 gereğince, herhangi bir zarar oluşmasa dahi taşıma ücreti gecikme süresiyle orantılı olarak indirilir; taşıyıcı ancak her türlü özeni gösterdiğini ispat ederse bu indirimden kurtulabilir.

Yüksek değerli gönderilerde bu sorumluluk tavanı gerçek zararı karşılamayabilir. Bu nedenle satıcının, ürünün piyasa değerini kargo şirketine yazılı olarak bildirmesi ve ek sigorta yaptırması önem taşır. Sigortalı gönderilerde kayıp veya hasar gerçekleştiğinde sigorta şirketi önce zararı tazmin eder; ardından halefiyet ilkesi gereği kusurlu kargo firmasına karşı rücu davası açma hakkını kazanır.

İade Sürecinde Kargo Riski Kime Ait?

Tüketici, cayma hakkını kullandığına ilişkin bildirimi yönelttiği tarihten itibaren on gün içinde malı satıcıya veya satıcının yetkilendirdiği kişiye geri göndermek zorundadır. Satıcının ön bilgilendirme formunda belirttiği anlaşmalı kargo firmasıyla gönderim yapılması ve gönderi kodunun alınması hâlinde, taşıma sırasındaki kayıp ya da hasar riskinin tüketiciye yüklenemeyeceği değerlendirilmektedir. Satıcının öngördüğü firma yerine farklı bir kargo şirketi tercih edilmesi hâlinde sorumluluk konusunda uyuşmazlık doğabilir.

Satıcı, cayma bildiriminin ve iade edilen malın kendisine ulaştığı tarihten itibaren en geç on dört gün içinde tahsil edilen tüm bedeli tüketiciye tek seferde iade etmekle yükümlüdür.

Cayma Hakkının Kullanılamadığı Haller

Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği m. 15/1 bazı ürün kategorileri için cayma hakkının kullanılmasını hariç tutmaktadır. Tüketicinin isteği veya kişisel ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan mallarda cayma hakkı kullanılamaz. Tesliminden sonra ambalaj, bant, mühür veya paket gibi koruyucu unsurları açılmış olan mallardan sağlık ve hijyen açısından iadesi uygun olmayanlar da bu kapsamdadır. Tüketiciye teslimi yapılmış olan cep telefonu, akıllı saat, tablet ve bilgisayarlar için de cayma hakkı kullanılamaz. Bu istisnaların yalnızca cayma hakkına özgü olduğu ve kargo hasarı ya da ayıptan doğan iade yollarını kapsamayabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

20237 sayılı MESAFELİ SÖZLEŞMELER YÖNETMELİĞİ m. 15Kaynağı aç
MADDE 15 – (1) Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, tüketici aşağıdaki sözleşmelerde cayma hakkını kullanamaz: a) Fiyatı finansal piyasalardaki dalgalanmalara bağlı olarak değişen ve satıcı veya sağlayıcının kontrolünde olmayan mal veya hizmetlere ilişkin sözleşmeler. b) Tüketicinin istekleri veya kişisel ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan mallara ilişkin sözleşmeler. c) Çabuk bozulabilen veya son kullanma tarihi geçebilecek malların teslimine ilişkin sözleşmeler. ç) Tesliminden sonra ambalaj, bant, mühür, paket gibi koruyucu unsurları açılmış olan mallardan; iadesi sağlık ve hijyen açısından uygun olmayanların teslimine ilişkin sözleşmeler. d) Tesliminden sonra başka ürünlerle karışan ve doğası gereği ayrıştırılması mümkün olmayan mallara ilişkin sözleşmeler. e) Malın tesliminden sonra ambalaj, bant, mühür, paket gibi koruyucu unsurları açılmış olması halinde maddi ortamda sunulan kitap, dijital içerik ve bilgisayar sarf malzemelerine ilişkin sözleşmeler. f) Abonelik sözleşmesi kapsamında sağlananlar dışında, gazete ve dergi gibi süreli yayınların teslimine ilişkin sözleşmeler. g) Belirli bir tarihte veya dönemde yapılması gereken, konaklama, eşya taşıma, araba kiralama, yiyecek-içecek tedariki ve eğlence veya dinlenme amacıyla yapılan boş zamanın değerlendirilmesine ilişkin sözleşmeler. ğ) Elektronik ortamda anında ifa edilen hizmetler veya tüketiciye anında teslim edilen gayrimaddi mallara ilişkin sözleşmeler. h) Cayma hakkı süresi sona ermeden önce, tüketicinin onayı ile ifasına başlanan hizmetlere ilişkin sözleşmeler. ı) (Ek:RG-23/8/2022-31932)(2) 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre tescili zorunlu olan taşınırlar ile kayıt veya tescil zorunluluğu bulunan insansız hava araçlarına ilişkin sözleşmeler. i) (Ek:RG-23/8/2022-31932)(2) Tüketiciye teslimi yapılmış olan cep telefonu, akıllı saat, tablet ve bilgisayarlara ilişkin sözleşmeler. j) (Ek:RG-23/8/2022-31932)(2) Canlı müzayede şeklinde açık artırma yoluyla akdedilen sözleşmeler. k) (Ek:RG-23/8/2022-31932)(2) Tanıtma ve kullanma kılavuzunda satıcı veya yetkili servis tarafından kurulum veya montajının yapılacağı belirtilen mallardan kurulum ya da montajı yapılanlara ilişkin sözleşmeler. DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Diğer Hükümler Sözleşmenin ifası ve teslimat

Ayıplı Mal Zamanaşımı

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 12. maddesi uyarınca ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Kanunda veya taraflar arasındaki sözleşmede daha uzun bir süre belirlenmişse bu süre geçerlidir. İkinci el satışlarda ise satıcının ayıplı maldan sorumluluğu, 6502 sayılı Kanun'un 10. maddesinin üçüncü fıkrası saklı kalmak kaydıyla, bir yıldan az olamaz. Ayıp ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse TKHK m. 12/3 uyarınca zamanaşımı hükümleri uygulanmaz.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 12Kaynağı aç
MADDE 12- (1) Kanunlarda veya taraflar arasındaki sözleşmede daha uzun bir süre belirlenmediği takdirde, ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Bu süre konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallarda taşınmazın teslim tarihinden itibaren beş yıldır. (2) Bu Kanunun 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrası saklı olmak üzere ikinci el satışlarda satıcının ayıplı maldan sorumluluğu bir yıldan, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallarda ise üç yıldan az olamaz. (3) Ayıp, ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz. İKİNCİ BÖLÜM Ayıplı Hizmetler Ayıplı hizmet

Başvuru Yolları

Satıcı yasal yükümlülüklerini yerine getirmezse tüketici Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurabilir. 6502 sayılı Kanun uyarınca hakem heyeti kararları ilam niteliği taşır. Ayrıca Ticaret Bakanlığı denetimleri kapsamında mesafeli sözleşme hükümlerine aykırı hareket eden, teslimat sürelerine uymayan ya da haklı iade taleplerini yasal sürede karşılamayan satıcılar hakkında idari yaptırım uygulanabilir.

Sık Sorulan Sorular

Kargo kayboldu, kargo şirketine mi satıcıya mı başvurmalıyım?

Satıcıya başvurmanız yeterlidir. Tüketici ile kargo şirketi arasında doğrudan bir sözleşme ilişkisi bulunmadığından, kargo kaybı nedeniyle satıcıya karşı hukuki yollara başvurulabileceği değerlendirilmektedir. Satıcının kargo firmasıyla sonradan kendi iç ilişkisini çözmesi bu sorumluluğu değiştirmez.

Kargo teslim edildi gösteriyor ama ürünü almadım, ne yapabilirim?

Teslimi iddia eden taraf bunu ispat etmek zorundadır. Islak imza veya alıcı teyidini içeren geçerli bir teslim belgesi sunulamazsa ürünün kayıp sayılacağı ve satıcının bedel iadesinden sorumlu tutulacağı yönünde değerlendirmeler mevcuttur; ancak bu sonuç her uyuşmazlıkta yargı değerlendirmesine tabidir. Durumu yazılı olarak satıcıya ve kargo şirketine bildirin, varsa yazışma ve ekran görüntülerini saklayın.

Ambalaj sağlamdı ama ürün hasarlı çıktı, hakkım var mı?

Gizli hasar durumunda hasarı fark ettiğiniz anda satıcıya ve kargo şubesine yazılı bildirim yapmanız ve ürünün ambalajıyla birlikte fotoğraflarını çekmeniz ispat gücünüzü artıracaktır. Tutanak tutturamamış olmanız haklarınızı tamamen ortadan kaldırmaz, ancak süreci zorlaştırır. Ayıplı maldan sorumlulukta genel zamanaşımı süresi, teslim tarihinden itibaren iki yıldır; satıcının ayıbı ağır kusur ya da hile ile gizlediği hâllerde ise zamanaşımı uygulanmaz.

Satıcı taahhüt ettiği sürede teslim etmedi, ne yapabilirim?

Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği m. 16/2 uyarınca, satıcının birinci fıkradaki teslim yükümlülüğünü yerine getirmemesi durumunda sözleşmeyi feshederek ödediğiniz tutarın tamamını kargo bedeli dahil kanuni faiziyle geri isteyebilirsiniz. Mal satışlarında bu süre her hâlükarda otuz günü geçemez; satıcı daha kısa bir süre taahhüt etmişse bu taahhüt de bağlayıcıdır. Kişisel ihtiyaçlar doğrultusunda hazırlanan mallarda otuz günlük üst sınır geçerli değildir. Fesih bildirimini e-posta, kayıtlı e-posta veya iadeli taahhütlü posta gibi kalıcı veri saklayıcısıyla yapmanız ve tarihi belgelemeniz önerilir. Satıcı fesih bildiriminin ulaşmasından itibaren on dört gün içinde ödeme yapmakla yükümlüdür.

İade kargosu yolda kaybolursa sorumluluk kime ait?

Satıcının belirlediği anlaşmalı kargo firmasıyla gönderip gönderi kodu aldıysanız, taşıma sırasındaki kayıp riskinin tüketiciye yüklenemeyeceği değerlendirilmektedir. Satıcının öngördüğü firma yerine kendi tercihinizdeki bir firmayı kullanmanız hâlinde sorumluluk konusunda uyuşmazlık doğabilir.

Kargo şirketinin tazminat sorumluluğunun bir sınırı var mı?

Evet. TTK m. 882 uyarınca taşıyıcının sorumluluğu, gönderinin tamamen zıyaı veya hasarı hâlinde gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutarla sınırlıdır. Bu tutar, eşyanın taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası değerine göre Türk lirasına çevrilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/1962, K. 2020/68 sayılı kararında bu sınırlı sorumluluk hükümleri gözetilmeksizin verilen tazminat kararını bozarak yeniden değerlendirme yapılmasını hükme bağlamıştır. Yüksek değerli gönderilerde ek sigorta yaptırılmaması hâlinde bu tavan gerçek zararı karşılamayabilir.

Kargoda gecikmede ne talep edebilirim?

TTK m. 875/3 uyarınca, herhangi bir zarar oluşmasa dahi taşıma ücreti gecikme süresiyle orantılı olarak indirilir; taşıyıcı her türlü özeni gösterdiğini ispat etmedikçe bu indirimden kurtulamaz. Taşıyıcının taşıma süresinin aşılmasından doğan sorumluluğu ise TTK m. 882/3 uyarınca taşıma ücretinin üç katıyla sınırlıdır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu