Offshore Yapılarla Mal Kaçırma ve Zamanaşımı Sınırları

by Avukat Erdal Ersoy
Offshore Yapılarla Mal Kaçırma ve Zamanaşımı Sınırları

Offshore Şirketlerin Hukuki Niteliği ve Paravan Yapı Ayrımı

Yabancı bir ülkede offshore şirket kurmak, sınır ötesindeki bir şirkete ortak olmak veya yurt dışı bankalarında hesap açtırmak kendi başına suç yahut hukuka aykırılık teşkil etmez. Kurulan yapının hukuki sonuçları; gerçek bir ticari faaliyetin yürütülüp yürütülmediğine, malvarlığı üzerinde fiili kontrolün kimde bulunduğuna ve tüzel yapının hangi amaçla tesis edildiğine göre belirlenir.

Offshore şirket ile paravan şirket aynı hukuki kavramlar değildir. Her offshore şirket paravan nitelik taşımayacağı gibi her paravan yapı da offshore merkezlerde kurulmaz. Offshore şirket genel çerçevede kuruluş yeri ile ortakların, faaliyetlerin yahut kazancın elde edildiği merkezlerin farklı ülkelerde bulunmasını anlatır. Paravan veya kabuk şirket ise bağımsız ve gerçek bir iktisadi faaliyet yürütmeyen, çoğunlukla diğer kişileri yahut hukuki işlemleri görünürde perdeleyen teşekkülleri tanımlar.

Kurulduğu ülke mevzuatına uygun şekilde tüzel kişilik kazanan yabancı bir şirket, sadece pay sahiplerinin Türkiye'de borçlu olması gerekçesiyle kendiliğinden yok veya kesin hükümsüz sayılamaz. Şirketin tüzel kişiliği geçerliliğini muhafaza eder ve taraf olduğu muamelelerin her biri kendi somut özellikleri çerçevesinde bağımsız olarak değerlendirilir.

OECD Standartlarında Gerçek Faydalanıcı Ölçütü

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ve Küresel Forum standartları uyarınca gerçek faydalanıcı, bir tüzel kişiliği veya hukuki oluşumu nihai biçimde mülkiyeti ya da kontrolü altında tutan gerçek kişidir. Şirket, vakıf yahut diğer tüzel yapılar gerçek faydalanıcı kabul edilemez. Hukuki denetimlerde şirketler zincirinin son halkasında yer alan gerçek kişi veya kişilerin ortaya konulması esas alınır.

Mal Kaçırmaya Karşı İleri Sürülebilecek Hukuki Yollar

Borçluların offshore yapılar gerisine saklanarak malvarlığı devretmesi hâlinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19. maddesi devreye girer. Bu hükme göre bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde tarafların kullandığı sözcüklere bakılmaksızın gerçek ve ortak iradeleri dikkate alınır. Buna karşılık yazılı bir borç tanımasına güven duyarak alacağı kazanan iyi niyetli üçüncü kişilere karşı muvazaa savunması ileri sürülemez.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 19Kaynağı aç
MADDE 19- Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır. Borçlu, yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı kazanmış olan üçüncü kişiye karşı, bu işlemin muvazaalı olduğu savunmasında bulunamaz. E. Genel işlem koşulları I. Genel olarak

Tüzel kişilik perdesinin kaldırılması istisnai bir yoldur. Şirketler arasında yalnızca organik bağ veya ortaklık ilişkisinin bulunması yeterli olmayıp, tüzel kişiliğin dürüstlük kuralına aykırı biçimde kullanıldığının somut delillerle ortaya konulması gerekir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277. maddesi gereğince tasarrufun iptali davası; Kanun'da sayılan batıl tasarrufların butlanına hükmettirilmesini hedefler. Bu dava yoluna başvurma hakkı, elinde geçici veya kesin aciz belgesi bulunan alacaklılara, iflas idaresine yahut kanunda gösterilen durumlarda alacaklıların kendilerine tanınmıştır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 277Kaynağı aç
Madde 277 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) İptal davasından maksat 278, 279 ve 280 inci maddelerde yazılı tasarrufların butlanına hükmettirmektir. Bu davayı aşağıdaki şahıslar açabilirler: 1 – Elinde muvakkat yahut kati aciz vesikası bulunan her alacaklı, 2 – İflas idaresi yahut 245 inci maddede ve 255 inci maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı hallerde alacaklıların kendileri. İvazsız tasarrufların butlanı:

Tasarrufun iptali davası kabul edildiğinde devredilen malın mülkiyeti davalı üçüncü kişiden büsbütün alınıp borçluya geri dönmez. Hüküm, işlemi herkes yönünden kesin geçersiz kılmaz; davacı alacaklıya mal borçlunun malvarlığında duruyormuşçasına haczettirme ve paraya çevirtme yetkisi verir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 284. maddesi doğrultusunda tasarrufun iptali davası hakkı, batıl tasarrufun gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıllık sürenin geçmesiyle düşer. Bu süre hak düşürücü niteliktedir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 284Kaynağı aç
Madde 284 – (Değişik: 18/2/1965-538/119 md.) İptal davası hakkı, batıl tasarrufun vukuu tarihinden itibaren beş sene geçmekle düşer. ONİKİNCİ BAP Konkordato ile Sermaye Şirketleri ve Kooperatiflerin Uzlaşma Yoluyla Yeniden Yapılandırılması[83][84] I. ADÎ KONKORDATO[85] Konkordato talebi:

Suç Gelirlerinin Aklanması Yasağı ve Cezai Yaptırımlar

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 282. maddesinin ilk fıkrası gereğince, asgari altı ay hapis cezasını gerektiren bir öncül suç kapsamında elde edilen iktisadi kıymetleri yurt dışına transfer eden yahut bunların kanuna aykırı kökenini gizleyerek meşru yolla kazanıldığı izlenimini oluşturmak amacıyla muamelelere tabi tutan kişilere üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası uygulanır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 282Kaynağı aç
Madde 282- (1) (Değişik: 26/6/2009 – 5918/5 md.) Alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini, yurt dışına çıkaran veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla, çeşitli işlemlere tâbi tutan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (2) (Ek: 26/6/2009 – 5918/5 md.) Birinci fıkradaki suçun işlenmesine iştirak etmeksizin, bu suçun konusunu oluşturan malvarlığı değerini, bu özelliğini bilerek satın alan, kabul eden, bulunduran veya kullanan kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) Bu suçun, kamu görevlisi tarafından veya belli bir meslek sahibi kişi tarafından bu mesleğin icrası sırasında işlenmesi halinde, verilecek hapis cezası yarı oranında artırılır. (4) Bu suçun, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır. (5) Bu suçun işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. (6) Bu suç nedeniyle kovuşturma başlamadan önce suç konusu malvarlığı değerlerinin ele geçirilmesini sağlayan veya bulunduğu yeri yetkili makamlara haber vererek ele geçirilmesini kolaylaştıran kişi hakkında bu maddede tanımlanan suç nedeniyle cezaya hükmolunmaz. Suçluyu kayırma

Tazminat Taleplerinde Zamanaşımı Sınırı

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesi kapsamında haksız fiilden doğan tazminat istemleri, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa bu zamanaşımı süresi uygulanır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 72Kaynağı aç
MADDE 72- Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır. Haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa zarar gören, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcu ifadan kaçınabilir. II. Rücu isteminde

Mudilerin offshore hesap alacaklarını tahsil etmek gayesiyle haksız fiil sorumluluğuna dayanarak yönelttikleri tazminat taleplerinde zamanaşımı süresi, paranın offshore hesabına transfer edildiği tarih esas alınarak başlatılır. Haksız fiilin paranın hesaba geçtiği an vuku bulduğu kabul edilir; bankanın ödeme güçlüğüne düşmesi, lisansının geri alınması ya da aciz hâlinin belirmesi zamanaşımı başlangıcını ileri bir tarihe ertelemez. Bu kural haksız fiil temelli mevduat alacaklarına özgü olup offshore yapılar üzerinden yapılan bütün iptal veya muvazaa davalarına genellenemez.

Offshore şirket kurmak doğrudan suç sayılır mı?

Offshore şirket açmak veya yurt dışı bankasında hesap bulundurmak tek başına bir suç veya hukuka aykırılık oluşturmaz; yapılan işlemlerin hukuki niteliği amaca, ekonomik içeriğe ve alacaklıdan mal kaçırma kastının bulunup bulunmadığına göre belirlenir.

OECD standartlarına göre şirketler gerçek faydalanıcı olabilir mi?

OECD ve Küresel Forum ölçütlerine göre şirket veya vakıf gibi tüzel kişilikler gerçek faydalanıcı kabul edilmez. Gerçek faydalanıcı sıfatı, tüzel yapıyı nihai olarak kontrolü yahut mülkiyeti altında tutan gerçek kişilere aittir.

Tasarrufun iptali davasında hak düşürücü süre ne kadardır?

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 284. maddesi uyarınca tasarrufun iptali davası hakkı, batıl tasarrufun gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl geçmekle düşer.

Offshore hesap alacaklarında tazminat zamanaşımı ne zaman başlar?

Mudilerin offshore hesap alacaklarının tahsili amacıyla haksız fiil hükümlerine dayanarak açtıkları davalarda zamanaşımı, paranın offshore hesabına transfer edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu