Naip Hakim Kavramı ve Hukuki Niteliği
Naip hakim, kurul halinde çalışan mahkemelerde, mahkemenin yetki alanında bulunan ancak duruşma salonu dışında icra edilmesi gereken belirli işlemleri mahkeme adına yerine getirmekle görevlendirilen hâkimdir. Naip hakimlik müstakil bir meslek unvanı veya bağımsız bir yargı kolu oluşturmaz; hâkimlik mesleğini icra eden kişinin belirli bir iş için mahkeme heyetince görevlendirilmesini ifade eder.
Naip hakim bağımsız bir karar organı olmayıp yalnızca mahkemenin belirlediği görev ve işlemler çerçevesinde hareket edebilir. Naip hakimlik kurumu özellikle kovuşturma evresinde kurul halindeki mahkemeler bünyesinde gündeme gelir; ceza muhakemesinin soruşturma evresinde ise kural olarak sulh ceza hakimliği gibi makamlar yetkilidir.
Naip Hakimin Yetki Sınırları ve Tutanak Düzeni
Naip hakimin dava konusu uyuşmazlığın esası hakkında karar verme veya hüküm kurma yetkisi bulunmaz; naip hakim yalnızca kendisine tevdi edilen usul işlemini yerine getirir. Uyuşmazlığa ilişkin nihai karar verme salahiyeti davaya bakan mahkeme heyetinde kalır. Bu nedenle naip hakimin yaptığı işlem ve düzenlediği tutanak esas hükmün yerine geçmez.
Naip hakim tarafından gerçekleştirilen usul işlemleri tutanağa bağlanarak dava dosyasına sunulur. Hazırlanan tutanak mahkemenin sağlıklı bir delil değerlendirmesi yapabilmesine katkı sağlar; ancak bu belgenin düzenlenme amacı tek başına hüküm kurmak değildir.
Ceza Muhakemesinde Naip Hakimle Dinleme ve İstinabe Sınırları
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 180/1 uyarınca, tanık ya da bilirkişinin sıhhi engeller, malullük ya da giderilemeyen başka nedenlerle uzun ve belirsiz bir müddet duruşmada hazır bulunamayacağı anlaşılırsa, mahkemece naip tayini yahut istinabe yöntemiyle dinlenilmesine karar verilebilir. Kanun'un 180/2. maddesi uyarınca, yerleşim yerinin mahkemenin yargı çevresi haricinde kalması nedeniyle getirilmesi güçlük arz eden tanık veya bilirkişiler için de aynı usul tatbik edilebilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 180Kaynağı aç
5271 sayılı Kanun m. 180/3 çerçevesinde, uyuşmazlığı inceleyen mahkemenin, zorunlu bir hal bulunmadığı müddetçe büyükşehir belediyesi hudutları dahilindeki şikâyetçi, katılan, sanık, müdafi veya vekil ile tanık ve bilirkişileri istinabe yoluyla dinlemesine karar vermesi mümkün değildir.
5271 sayılı Kanun m. 180/5 uyarınca, anılan maddedeki şartlar dahilinde tanık veya bilirkişinin aynı anda görüntülü ve sesli iletişim tekniğiyle dinlenebilmesi imkânı mevcutsa, bu yöntem uygulanarak ifade alınır.
Koruma Tedbiri Kapsamındaki Tanıkların Dinlenmesi
5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu m. 9/6 uyarınca, koruma altına alınan tanıkların dinlenmesine ilişkin usul işlemlerinin naip kılınan hâkim vasıtasıyla yahut istinabe suretiyle icrasına mahkemece karar verilebilir. Nitekim Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2022/21406 Esas ve 2023/1316 Karar sayılı ilamına yansıyan ilk derece uygulamasında gizli tanıkların mahkeme heyeti ve naip hâkim huzurunda dinlendiği aktarılmıştır. Bununla birlikte 5726 sayılı Kanun'un 9/8. maddesi gereğince, aynı düzenlemenin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında tedbir uygulanan tanığın beyanı tek başına hükme esas teşkil etmez.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2015/638, K. 2015/44731Kaynağı aç
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/21406, K. 2023/1316Kaynağı aç
Yargısal Güvenceler ve Tarafların Usuli Hakları
Hâkimlik makamı bakımından geçerli olan çekinme ve ret sebepleri naip hâkim açısından da uygulanır. Hâkimin tarafsızlığını zedeleyebilecek veya davaya bakmasını yasaklayan hallerin mevcudiyeti durumunda, naip hâkim yönünden de yargısal güvence mekanizmalarının işletilmesi gerekir.
Naip hâkim görevlendirildiği durumlarda tarafların usuli hakları varlığını sürdürür. Davanın tarafları, icra edilen işlemin usul kurallarına uygunluğunu takip edebilir, sürece ilişkin beyan ve itirazlarını dosyaya sunabilirler.
Naip hakim davanın esası hakkında karar verebilir mi?
Hayır, naip hakimin uyuşmazlığın esası hakkında karar verme veya hüküm kurma yetkisi bulunmamakta olup uyuşmazlık hakkında karar verme yetkisi davaya bakan mahkeme heyetindedir.
Görüntülü ve sesli iletişim imkânı varken naip hakimle dinleme yapılır mı?
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 180/5 uyarınca, tanık veya bilirkişinin maddedeki şartlar dahilinde aynı anda görüntülü ve sesli iletişim tekniğiyle dinlenebilmesi olanağı varsa bu yöntem uygulanarak ifade alınır.
Naip hakim tarafından düzenlenen tutanak tek başına hüküm niteliği taşır mı?
Hayır, naip hakimin gerçekleştirdiği usul işlemleri tutanağa bağlanarak heyetin delil değerlendirmesine katkı sağlar; ancak tutanak tek başına hüküm niteliği taşımaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

