Mirastan doğan uyuşmazlıklarda hangi mahkemenin yetkili olduğu, HMK m. 11 ile düzenlenmiştir. Bu madde, belirli dava türlerini ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesine kesin olarak bağlar; kesin yetki kamu düzeniyle ilgili olduğundan taraflarca değiştirilemez ve mahkeme yetkisini davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmak zorundadır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 11Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 19Kaynağı aç
Kesin Yetki Kapsamındaki Miras Davaları
HMK m. 11/1-a, beş dava türünü ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesine bağlar: terekenin paylaşılması, yapılan paylaşma sözleşmesinin geçersizliği, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisi, miras sebebiyle istihkak ile mirasçılar arasında terekenin yönetiminden kaynaklanan davalar. Bu dava türlerinden birinde yetkisiz mahkemede açılan davalarda yetkinin kesin olması nedeniyle HMK m. 19 kapsamındaki sonuçlar doğabilir.
HMK m. 11/1-b daha kapsamlı bir kural içerir: terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak tüm davalar da ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesinde görülür. Bu düzenleme, paylaşım tamamlanmadan önce mirasçılara yönelen her türlü talebi tek bir mahkemede toplar.
TMK m. 576 da miras üzerindeki yargı düzenlemesini aynı doğrultuda kurar: miras, malvarlığının tamamı için mirasbırakanın yerleşim yerinde açılır; mirasbırakanın tasarruflarının iptali veya tenkisi, mirasın paylaştırılması ve miras sebebiyle istihkak davaları bu yerleşim yeri mahkemesinde görülür. HMK m. 11 ile TMK m. 576 bu sonuç itibarıyla aynı mahkemeyi işaret etmektedir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 576Kaynağı aç
Kesin Yetkinin Re'sen Gözetilmesi
HMK m. 19/1 uyarınca kesin yetkinin söz konusu olduğu davalarda mahkeme, yetkili olup olmadığını davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir. Bu nedenle tarafların yetki itirazında bulunmaması ya da anlaşarak başka bir mahkeme seçmesi, kesin yetkinin varlığı hâlinde herhangi bir hukuki sonuç doğurmaz.
Terekede Bulunan Mal İçin Alternatif Yetki
HMK m. 11/2, terekede bulunan bir mal hakkında açılmak istenen istihkak davası için seçimlik bir yetki tanır: terekenin yazımı ve tespiti sırasında mal nerede bulunuyorsa o yer mahkemesinde de dava açılabilir. Bu düzenleme, m. 11/1'deki kesin yetki kuralını ortadan kaldırmaz; davacıya ek bir seçenek sunar. Davacı ister ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesini, ister malın bulunduğu yer mahkemesini tercih edebilir.
Mirasçılık Belgesi Davaları ve Yetki Kuralı
HMK m. 11/3, mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davalarda mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesini de yetkili kılar. Bu fıkranın kesin yetki içerip içermediği birden fazla Yargıtay kararında ele alınmış; bu kararlar söz konusu davalarda kesin yetkinin söz konusu olmadığı sonucuna ulaşmıştır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/12158, K. 2016/12105Kaynağı aç
Mirasçılık belgesinin verilmesine ilişkin talep, HMK m. 382 kapsamında çekişmesiz yargı işlerinden sayılmaktadır. HMK m. 384 gereğince kanunda aksine hüküm bulunmadıkça çekişmesiz yargı işleri için talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesi yetkilidir. Bu çerçevede mirasçılık belgesi davalarında genel ve kesin yetki kuralının uygulanmadığı ve her mirasçının oturduğu yer mahkemesine başvurabildiği Yargıtay kararlarında kabul edilmektedir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/13872, K. 2014/14458Kaynağı aç
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/7596, K. 2016/8820Kaynağı aç
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/12158, K. 2016/12105 sayılı kararında, mirasçılık belgesi iptali ve yeniden verilmesine ilişkin davada kesin yetkinin söz konusu olmadığını ve davalıların yetki itirazı da bulunmadığında davanın açıldığı ilk mahkemede görülüp sonuçlandırılması gerektiğini hükme bağlamıştır. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/7596, K. 2016/8820 sayılı kararında ise genel ve kesin yetki kuralının söz konusu olmaması nedeniyle mahkemenin re'sen yetkisizlik kararı veremeyeceği ayrıca belirtilmiştir.
Miras Ortaklığı ve Terekenin Paylaşılması Talebi
TMK m. 599 uyarınca mirasçılar, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak kanun gereğince kazanır; kanunda öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasbırakanın ayni hakları, alacakları ve diğer malvarlığı hakları mirasçılara doğrudan geçer ve mirasçılar mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olur. Atanmış mirasçılar da mirası mirasbırakanın ölümü ile kazanır; yasal mirasçılar, atanmış mirasçılara düşen mirası onlara zilyetlik hükümleri uyarınca teslim etmekle yükümlüdür.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 599Kaynağı aç
TMK m. 640 uyarınca birden fazla mirasçı bulunması hâlinde mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir; mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olur. Sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere mirasçılar, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 640Kaynağı aç
TMK m. 642 uyarınca her mirasçı, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir. Terekedeki belirli malların aynen, olanaksızsa satış yoluyla paylaştırılmasına karar verilmesi talebi sulh mahkemesine yöneltilir. Paylaşma davası ise HMK m. 11/1-a kapsamında ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesinde açılır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 642Kaynağı aç
Paylaşmanın Geçersizliği ve Dürüstlük Kuralı
HMK m. 11/1-a, yapılan paylaşma sözleşmesinin geçersizliğine ilişkin davaları da ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesine bağlar. Paylaşmanın yok hükmünde olduğunun ileri sürülmesi bakımından, aradan ne kadar süre geçmiş olursa olsun bu talep TMK m. 2 uyarınca hakkın kötüye kullanılması niteliğinde sayılmaz. TMK m. 2 ise herkesin haklarını kullanırken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğunu ve hakkın açıkça kötüye kullanılmasının hukuk düzeni tarafından korunmayacağını hüküm altına almaktadır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Sık Sorulan Sorular
Miras davası hangi mahkemede açılır?
HMK m. 11/1 kapsamındaki miras davalarının büyük çoğunluğu ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesinde açılır. Bu kural kesindir; taraflar anlaşarak veya itiraz etmeyerek farklı bir mahkeme belirleyemez ve mahkeme yetkisini davanın her aşamasında kendiliğinden gözetir. Terekenin paylaşılması, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisi, miras sebebiyle istihkak, mirasçılar arasında terekenin yönetiminden doğan davalar ile terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak tüm davalar bu kapsama girer.
Mirasçılık belgesi için hangi mahkemeye başvurulur?
Mirasçılık belgesi verilmesi talebi, HMK m. 382 ve m. 384 çerçevesinde çekişmesiz yargı işlemi olarak değerlendirilir. Her mirasçı oturduğu yer mahkemesine başvurabilir; bu davalarda kesin yetki söz konusu değildir ve yetki itirazı olmaksızın mahkeme re'sen yetkisizlik kararı veremez.
Mirasçılık belgesi iptali davası nerede açılır?
HMK m. 11/3 uyarınca mirasçılık belgesinin iptali ve yeni belge verilmesi davalarında mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesi yetkilidir. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/12158, K. 2016/12105 sayılı kararında bu dava türünde de kesin yetki bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Yetki itirazı yapılmazsa miras davasına yetkisiz mahkemede devam edilebilir mi?
Kesin yetki kapsamındaki miras davalarında bu mümkün değildir. HMK m. 19/1 uyarınca mahkeme yetkisini davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; tarafların itiraz etmemesi kesin yetkiyi etkilemez. Kesin yetki dışında kalan davalarda, örneğin mirasçılık belgesi verilmesi taleplerinde, taraflarca yetki itirazı ileri sürülmemişse mahkeme re'sen yetkisizlik kararı veremez.
Terekede bulunan taşınır mal için istihkak davası nerede açılır?
Miras sebebiyle istihkak davası, ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesinde açılır. Buna ek olarak HMK m. 11/2, terekenin yazımı ve tespiti sırasında malın bulunduğu yer mahkemesinde de dava açılmasına imkân tanır. Bu seçimlik yetki, ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesinin kesin yetkisini ortadan kaldırmaz.
Paylaşmanın üzerinden uzun süre geçmişse hukuki itiraz yapılabilir mi?
Paylaşmanın yok hükmünde olduğunun ileri sürülmesi bakımından, üzerinden ne kadar süre geçmiş olursa olsun bu talep TMK m. 2 uyarınca hakkın kötüye kullanılması sayılmaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

