Miras Davalarında Yetkili Mahkeme: HMK Madde 11

by Avukat Erdal Ersoy
Miras Davalarında Yetkili Mahkeme: HMK Madde 11

Mirastan doğan uyuşmazlıklarda hangi mahkemenin yetkili olduğu, HMK m. 11 ile düzenlenmiştir. Bu madde, belirli dava türlerini ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesine kesin olarak bağlar; kesin yetki kamu düzeniyle ilgili olduğundan taraflarca değiştirilemez ve mahkeme yetkisini davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmak zorundadır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 11Kaynağı aç
MADDE 11- (1) Aşağıdaki davalarda, ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir: a) Terekenin paylaşılmasına, yapılan paylaşma sözleşmesinin geçersizliğine, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisine, miras sebebiyle istihkaka ilişkin davalar ile mirasçılar arasında terekenin yönetiminden kaynaklanan davalar. b) Terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak tüm davalar. (2) Terekede bulunan bir mal hakkında açılmak istenen istihkak davası, terekenin yazımı ve tespiti zamanında mal nerede bulunuyorsa, orada da açılabilir. (3) Mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davalarda, mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Taşınmazın aynından doğan davalarda yetki
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 19Kaynağı aç
MADDE 19- (1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir. (2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. (3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. (4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir. ÜÇÜNCÜ AYIRIM Görevsizlik veya Yetkisizlik Kararı Üzerine Yapılacak İşlemler ve Yargı Yeri Belirlenmesi Görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler

Kesin Yetki Kapsamındaki Miras Davaları

HMK m. 11/1-a, beş dava türünü ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesine bağlar: terekenin paylaşılması, yapılan paylaşma sözleşmesinin geçersizliği, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisi, miras sebebiyle istihkak ile mirasçılar arasında terekenin yönetiminden kaynaklanan davalar. Bu dava türlerinden birinde yetkisiz mahkemede açılan davalarda yetkinin kesin olması nedeniyle HMK m. 19 kapsamındaki sonuçlar doğabilir.

HMK m. 11/1-b daha kapsamlı bir kural içerir: terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak tüm davalar da ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesinde görülür. Bu düzenleme, paylaşım tamamlanmadan önce mirasçılara yönelen her türlü talebi tek bir mahkemede toplar.

TMK m. 576 da miras üzerindeki yargı düzenlemesini aynı doğrultuda kurar: miras, malvarlığının tamamı için mirasbırakanın yerleşim yerinde açılır; mirasbırakanın tasarruflarının iptali veya tenkisi, mirasın paylaştırılması ve miras sebebiyle istihkak davaları bu yerleşim yeri mahkemesinde görülür. HMK m. 11 ile TMK m. 576 bu sonuç itibarıyla aynı mahkemeyi işaret etmektedir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 576Kaynağı aç
Madde 576- Miras, malvarlığının tamamı için mirasbırakanın yerleşim yerinde açılır. Mirasbırakanın tasarruflarının iptali veya tenkisi, mirasın paylaştırılması ve miras sebebiyle istihkak davaları bu yerleşim yeri mahkemesinde görülür. C. Açılmanın hükümleri I. Mirasa ehliyet 1. Hak ehliyeti

Kesin Yetkinin Re'sen Gözetilmesi

HMK m. 19/1 uyarınca kesin yetkinin söz konusu olduğu davalarda mahkeme, yetkili olup olmadığını davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir. Bu nedenle tarafların yetki itirazında bulunmaması ya da anlaşarak başka bir mahkeme seçmesi, kesin yetkinin varlığı hâlinde herhangi bir hukuki sonuç doğurmaz.

Terekede Bulunan Mal İçin Alternatif Yetki

HMK m. 11/2, terekede bulunan bir mal hakkında açılmak istenen istihkak davası için seçimlik bir yetki tanır: terekenin yazımı ve tespiti sırasında mal nerede bulunuyorsa o yer mahkemesinde de dava açılabilir. Bu düzenleme, m. 11/1'deki kesin yetki kuralını ortadan kaldırmaz; davacıya ek bir seçenek sunar. Davacı ister ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesini, ister malın bulunduğu yer mahkemesini tercih edebilir.

Mirasçılık Belgesi Davaları ve Yetki Kuralı

HMK m. 11/3, mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davalarda mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesini de yetkili kılar. Bu fıkranın kesin yetki içerip içermediği birden fazla Yargıtay kararında ele alınmış; bu kararlar söz konusu davalarda kesin yetkinin söz konusu olmadığı sonucuna ulaşmıştır.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/12158, K. 2016/12105Kaynağı aç
20. Hukuk Dairesi         2016/12158 E.  ,  2016/12105 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davada … 2. Sulh Hukuk ve … 7. Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, mirasçılık belgesinin iptali ve yeniden mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir. … 2. Sulh Hukuk Mahkemesince, UYAP sisteminden murise ait nüfus kayıt örneğinde murisin ölmeden önceki son ikamet adresinin "…" olduğu görülmüştür. Keza davacı …'nun adresinin "…" olduğu, davalı …'ın adresinin ise "…." olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. … 7. Sulh Hukuk Mahkemesi ise mirasçılık belgesi davasında, talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesinin yetkili olduğunu ve mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davalarda da mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğunun öngörülmesi ve dava konusu olayda da kesin yetki kuralının bulunmadığı, davalı tarafın da herhangi bir yetki itirazının olmadığı dikkate alındığında mahkemelerinin HMK 11(3) maddesi uyarınca yetkisiz olduğu, davaya bakmakla yetkili ve görevli mahkemenin … Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle yetkisizlik yönünde hüküm kurmuştur. HMK'nın 11/3. maddesinde mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davalarda, mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu belirtilmiştir. Bu hale göre, mirasçılık belgesi verilmesi davalarında kesin yetki söz konusu olmayıp davalıların yetki itirazı da olmadığına göre, davanın açıldığı ilk mahkeme olan … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 12/12/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Mirasçılık belgesinin verilmesine ilişkin talep, HMK m. 382 kapsamında çekişmesiz yargı işlerinden sayılmaktadır. HMK m. 384 gereğince kanunda aksine hüküm bulunmadıkça çekişmesiz yargı işleri için talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesi yetkilidir. Bu çerçevede mirasçılık belgesi davalarında genel ve kesin yetki kuralının uygulanmadığı ve her mirasçının oturduğu yer mahkemesine başvurabildiği Yargıtay kararlarında kabul edilmektedir.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/13872, K. 2014/14458Kaynağı aç
17. Hukuk Dairesi         2014/13872 E.  ,  2014/14458 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkin olarak açılan … 10. Sulh Hukuk Mahkemesi ile … … 11. Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü: – K A R A R – Dava, mirasçılık belgesi verilmesi talebine ilişkindir. … 10. Sulh Hukuk Mahkemesince, davacının "…" adresinde oturduğundan bahisle yetkisizlik kararı verilmiştir. … … 11. Sulh Hukuk Mahkemesi ise; davada yetki kuralının kesin yetki olmadığı, resen dikkate alınamayacağı ve yetki itirazı olmadan yetkisizlik kararı verilemeyeceği belirtilerek yetkisizlik yönünde hüküm kurmuştur. Dosya kapsamından, uyuşmazlığın davacının murisine ait veraset belgesinin verilmesi için açtığı mirasçılık belgesi davası olduğu anlaşılmıştır. Mirasçılık belgesinin verilmesine ilişkin dava 6100 Sayılı HMK.nun geçici 3/2.maddesi ve HMK.nun 382. maddesinde çekişmesiz yargı işlerinden sayılmış 384. maddede ise Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, çekişmesiz yargı işleri için talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesi yetkili olduğu, HMK.nun 11/3. maddesinde ise (3) Mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davalarda mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesi de yetkili olduğu belirtilmiştir. Bu hale göre mirasçılık belgesinin verilmesi davalarında kesin yetki kuralı olmayıp tarafların yetki itirazı da olmadığına göre davanın açıldığı ilk mahkeme olan … 10. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.’nın 21. ve 22. maddeleri gereğince … 10.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 30.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/7596, K. 2016/8820Kaynağı aç
20. Hukuk Dairesi         2016/7596 E.  ,  2016/8820 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Miraçılık belgesi verilmesi talebine ilişkin görülen davada … 2. Sulh Hukuk ve … 8. Sulh Hukuk Mahkemesince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava mirasçılık belgesi verilmesine ilişkindir. … 2. Sulh Hukuk Mahkemesince, yetkiye istinaden açıldığı, HMK'nın 11. maddesi uyarınca mirasa ilişkin davalarda yetkinin kesin olduğu ve murisin son ikametgah adresinin "…/…" olduğu gerekçesiyle yetkisizkik kararı verilmiştir. … 8. Sulh Hukuk Mahkemesince ise mirasçılık belgesinin verilmesine ilişkin davalarda kesin yetki kuralı bulunmadığı, taraflarca yetki itirazı da bulunmadığından, davanın ilk açıldığı mahkemenin yetkili bulunduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. Mirasçılık belgesinin verilmesine ilişkin istem, 6100 sayılı HMK'nın 382. maddesine göre çekişmesiz yargı işlerinden sayılmış, 384. maddesinde ise, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, çekişmesiz yargı işleri için talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu, HMK'nın 11/3. maddesinde ise mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davalarda, mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir. Mirasçılık belgesinin verilmesi davalarında genel ve kesin yetki kuralı söz konusu olmadığına ve her mirasçı oturduğu yer mahkemesinde bunu isteyebileceğine göre, mahkemece re'sen yetkisizlik kararı verilemez. Öğretide ve uygulamada bu hukusal olgunun sonucu olarak mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkin davaların her yerde açılabileceği kabul edilmekte olup, herhangi bir yetki itirazı da olmadığı gözetildiğinde uyuşmazlığın davanın ilk açıldığı … 2. Sulh Hukuk Mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 11/10/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/12158, K. 2016/12105 sayılı kararında, mirasçılık belgesi iptali ve yeniden verilmesine ilişkin davada kesin yetkinin söz konusu olmadığını ve davalıların yetki itirazı da bulunmadığında davanın açıldığı ilk mahkemede görülüp sonuçlandırılması gerektiğini hükme bağlamıştır. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/7596, K. 2016/8820 sayılı kararında ise genel ve kesin yetki kuralının söz konusu olmaması nedeniyle mahkemenin re'sen yetkisizlik kararı veremeyeceği ayrıca belirtilmiştir.

Miras Ortaklığı ve Terekenin Paylaşılması Talebi

TMK m. 599 uyarınca mirasçılar, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak kanun gereğince kazanır; kanunda öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasbırakanın ayni hakları, alacakları ve diğer malvarlığı hakları mirasçılara doğrudan geçer ve mirasçılar mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olur. Atanmış mirasçılar da mirası mirasbırakanın ölümü ile kazanır; yasal mirasçılar, atanmış mirasçılara düşen mirası onlara zilyetlik hükümleri uyarınca teslim etmekle yükümlüdür.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 599Kaynağı aç
Madde 599- Mirasçılar, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazanırlar. Kanunda öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasçılar, mirasbırakanın aynî haklarını, alacaklarını, diğer malvarlığı haklarını, taşınır ve taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerini doğrudan doğruya kazanırlar ve mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olurlar. Atanmış mirasçılar da mirası, mirasbırakanın ölümü ile kazanırlar. Yasal mirasçılar, atanmış mirasçılara düşen mirası onlara zilyetlik hükümleri uyarınca teslim etmekle yükümlüdürler. II. Vasiyet alacaklıları tarafından 1. İstem

TMK m. 640 uyarınca birden fazla mirasçı bulunması hâlinde mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir; mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olur. Sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere mirasçılar, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 640Kaynağı aç
Madde 640- Birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi, miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir. Mirasçılardan her biri, terekedeki hakların korunmasını isteyebilir. Sağlanan korumadan mirasçıların hepsi yararlanır. Bir mirasçı ödemeden aciz hâlinde ise, mirasın açılması üzerine diğer mirasçılar, haklarının korunması için gerekli önlemlerin gecikmeksizin alınmasını sulh mahkemesinden isteyebilirler. II. Mirasçıların sorumluluğu

TMK m. 642 uyarınca her mirasçı, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir. Terekedeki belirli malların aynen, olanaksızsa satış yoluyla paylaştırılmasına karar verilmesi talebi sulh mahkemesine yöneltilir. Paylaşma davası ise HMK m. 11/1-a kapsamında ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesinde açılır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 642Kaynağı aç
Madde 642- Mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça, her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir. Her mirasçı, terekedeki belirli malların aynen, olanak yoksa satış yoluyla paylaştırılmasına karar verilmesini sulh mahkemesinden isteyebilir. Mirasçılardan birinin istemi üzerine hâkim, terekenin tamamını ve terekedeki malların her birini göz önünde tutarak, olanak varsa taşınmazlardan her birinin tamamının bir mirasçıya verilmesi suretiyle paylaştırmayı yapar. Mirasçılara verilen taşınmazların değerleri arasındaki fark para ödenmesi yoluyla giderilerek miras payları arasında denkleştirme sağlanır. Paylaşmanın derhâl yapılması, paylaşım konusu malın veya terekenin değerini önemli ölçüde azaltacaksa; sulh hâkimi, mirasçılardan birinin istemi üzerine bu malın veya terekenin paylaşılmasının ertelenmesine karar verebilir. C. Cenin nedeniyle erteleme

Paylaşmanın Geçersizliği ve Dürüstlük Kuralı

HMK m. 11/1-a, yapılan paylaşma sözleşmesinin geçersizliğine ilişkin davaları da ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesine bağlar. Paylaşmanın yok hükmünde olduğunun ileri sürülmesi bakımından, aradan ne kadar süre geçmiş olursa olsun bu talep TMK m. 2 uyarınca hakkın kötüye kullanılması niteliğinde sayılmaz. TMK m. 2 ise herkesin haklarını kullanırken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğunu ve hakkın açıkça kötüye kullanılmasının hukuk düzeni tarafından korunmayacağını hüküm altına almaktadır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Madde 2 – Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. II. İyiniyet

Sık Sorulan Sorular

Miras davası hangi mahkemede açılır?

HMK m. 11/1 kapsamındaki miras davalarının büyük çoğunluğu ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesinde açılır. Bu kural kesindir; taraflar anlaşarak veya itiraz etmeyerek farklı bir mahkeme belirleyemez ve mahkeme yetkisini davanın her aşamasında kendiliğinden gözetir. Terekenin paylaşılması, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisi, miras sebebiyle istihkak, mirasçılar arasında terekenin yönetiminden doğan davalar ile terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak tüm davalar bu kapsama girer.

Mirasçılık belgesi için hangi mahkemeye başvurulur?

Mirasçılık belgesi verilmesi talebi, HMK m. 382 ve m. 384 çerçevesinde çekişmesiz yargı işlemi olarak değerlendirilir. Her mirasçı oturduğu yer mahkemesine başvurabilir; bu davalarda kesin yetki söz konusu değildir ve yetki itirazı olmaksızın mahkeme re'sen yetkisizlik kararı veremez.

Mirasçılık belgesi iptali davası nerede açılır?

HMK m. 11/3 uyarınca mirasçılık belgesinin iptali ve yeni belge verilmesi davalarında mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesi yetkilidir. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/12158, K. 2016/12105 sayılı kararında bu dava türünde de kesin yetki bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Yetki itirazı yapılmazsa miras davasına yetkisiz mahkemede devam edilebilir mi?

Kesin yetki kapsamındaki miras davalarında bu mümkün değildir. HMK m. 19/1 uyarınca mahkeme yetkisini davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; tarafların itiraz etmemesi kesin yetkiyi etkilemez. Kesin yetki dışında kalan davalarda, örneğin mirasçılık belgesi verilmesi taleplerinde, taraflarca yetki itirazı ileri sürülmemişse mahkeme re'sen yetkisizlik kararı veremez.

Terekede bulunan taşınır mal için istihkak davası nerede açılır?

Miras sebebiyle istihkak davası, ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesinde açılır. Buna ek olarak HMK m. 11/2, terekenin yazımı ve tespiti sırasında malın bulunduğu yer mahkemesinde de dava açılmasına imkân tanır. Bu seçimlik yetki, ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesinin kesin yetkisini ortadan kaldırmaz.

Paylaşmanın üzerinden uzun süre geçmişse hukuki itiraz yapılabilir mi?

Paylaşmanın yok hükmünde olduğunun ileri sürülmesi bakımından, üzerinden ne kadar süre geçmiş olursa olsun bu talep TMK m. 2 uyarınca hakkın kötüye kullanılması sayılmaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu