Kanunun Genel Çerçevesi ve Kapsam Sınırı
TBMM'ye sunulan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, 7595 sayı ile 18 Ağustos 2026’da yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanun yalnızca belirli suç tiplerini kapsamaktadır: PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, örgüte üye olma ya da bilerek ve isteyerek yardım etme, örgütün propagandasını yapma suçları ile bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçlar ve bu örgüt lehine 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun'da düzenlenen suçlar. Kanunun düzenlediği erteleme mekanizması yalnızca bu suç gruplarına uygulanacak; PKK/KCK ile ilgili olsa dahi kapsam dışında bırakılan suçlar için erteleme işletilemeyecektir.
7595 sayılı Kanun, Madde 1Kaynağı aç
Erteleme Süreleri ve Kapsam Dışı Tutulan Suçlar
Kanunun 3. maddesi iki kademeli bir erteleme süresi öngörmektedir. Üst sınırı on beş yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturmalar beş yıl süreyle ertelenecek; on beş yıldan fazla hapis cezası ile müebbet ya da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar ise on yıl süreyle ertelenecektir. Bununla birlikte teklif iki suç grubunu bu düzenlemenin dışında bırakmaktadır: örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu ile 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar erteleme kapsamına alınmamıştır.
Tutukluluk ve Adli Kontrol Tedbirlerinin Değerlendirilmesi
Kanunun 4. maddesi, erteleme kararı verilecek suçlardan dolayı uygulanmakta olan tutuklama ve adli kontrol tedbirlerinin yetkili hakim ya da mahkeme ile bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay ilgili ceza dairesi tarafından değerlendirileceğini düzenlemektedir. Bu değerlendirme sonucunda koşulların bulunması halinde söz konusu tedbirlerin kaldırılmasına karar verilebilecektir. Düzenleme otomatik bir serbest bırakma öngörmemekte; kaldırma kararı hakim veya mahkemenin takdirine ve koşulların varlığına bağlı kılınmaktadır.
Aynı maddenin ikinci fıkrası, istinaf ve temyiz aşamasındaki dosyalar bakımından bozma kararı verilmesini öngörmektedir. Ancak teklif metninin bu kısmı ile gerekçesi arasında uyumsuzluk dikkat çekmektedir: madde metnine göre beraat ya da düşme kararı verilmesinin koşulları oluşsa dahi bozma kararı verilmesi gerekirken gerekçe, bu hallerde yargılamanın sonuçlandırılabileceğine işaret etmektedir. Bu çelişkinin TBMM görüşmelerinde nasıl giderileceği belirsizliğini korumaktadır.
Ertelemenin Sona Ermesi: Yeni Suç İşlenmesi Koşulu
Kanunun 5. maddesine göre erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde erteleme kararı kaldırılarak soruşturma, kovuşturma ya da cezanın infazının devamına karar verilecektir.
Örgüt Yöneticilerinin Hukuki Durumu: TCK m. 220/5 ile Bağlantı
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 220. maddesinin 5. fıkrası, 24 Aralık 2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle iki ayrı düzenleme içerecek biçimde genişletilmiştir. Fıkranın ilk cümlesine göre örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda çocukların araç olarak kullanılması halinde örgüt yöneticilerine verilecek ceza yarısından bir katına kadar artırılmaktadır. Aynı fıkraya eklenen ikinci düzenlemeye göre ise örgüt yöneticileri, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak cezalandırılmaktadır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 220Kaynağı aç
Kanun bu çerçevede değerlendirildiğinde örgüt kurucusu ve yöneticileri açısından şu tablo ortaya çıktığı değerlendirilmektedir: teklif kapsamı dışında bırakılan suçlar, başta örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme olmak üzere, yönünden yöneticilerin cezai sorumluluğu TCK m. 220/5 kapsamında sürmekte; bu suçlar bakımından erteleme hükmünden yararlanılıp yararlanılmayacağı ayrıca takdir edilmesi gereken bir mesele olarak öne çıkmaktadır. Dolayısıyla örgüt kurucusu veya yöneticisi hakkında yalnızca teklif kapsamındaki suçlarla sınırlı bir değerlendirme yapılmasının yetmeyeceği, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş tüm suçlar yönünden de soruşturma yapılması gerektiği ileri sürülmektedir.
TCK'da Suç Örgütüne İlişkin Temel Hükümler
TCK m. 220, suç örgütüne ilişkin genel çerçeveyi çizmektedir. Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuran veya yönetenler; örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması kaydıyla beş yıldan on yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaktadır. Örgütün varlığı için en az üç üye bulunması gerekmekte; örgüte üye olanlara ise iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. Örgütün silahlı olması halinde bu cezalar yarı oranında artırılmaktadır.
TCK m. 220/4 uyarınca örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi halinde, örgüt kurma veya üyelik suçuna ilişkin cezaya ek olarak ayrıca bu suçlardan dolayı da cezaya hükmolunmaktadır. Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmaksızın örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi de örgüt üyesi olarak cezalandırılmakta; ancak yapılan yardımın niteliğine göre verilecek ceza üçte birine kadar indirilebilmektedir. Örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek, övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek biçimde propaganda yapan kişi ise bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla karşılaşmaktadır; suçun basın ve yayın yoluyla işlenmesi halinde bu ceza yarı oranında artırılmaktadır.
TCK m. 220/6, 2 Mart 2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle değiştirilmiş; ardından Anayasa Mahkemesi'nin E.:2024/81, K.:2024/189 sayılı ve 5 Kasım 2024 tarihli kararıyla iptal edilmiştir. Bu iptal kararının gerekçesi ve doğurduğu hukuki sonuçlar ayrıca incelenmesi gereken bir konu olmayı sürdürmektedir.
Silahlı Örgüt Suçu: TCK m. 314
Silahlı örgüt suçu TCK m. 314'te ayrıca düzenlenmiştir. Kanunun ilgili bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla silahlı örgüt kuran veya yöneten kişi on yıldan on beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmakta; bu örgüte üye olanlara beş yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. Maddenin 4. fıkrası, suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin TCK m. 220'deki genel hükümlerin silahlı örgüt suçu bakımından da aynen uygulanacağını hükme bağlamaktadır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 314Kaynağı aç
TCK m. 314/3, 2 Mart 2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanun'un 11. maddesiyle eklenmiş; ancak Anayasa Mahkemesi'nin E.:2024/81, K.:2024/189 sayılı ve 5 Kasım 2024 tarihli kararıyla iptal edilmiştir. Bu iptal kararının gerekçesi ve yürürlük tarihi ayrıca incelenmesi gereken bir konu olmayı sürdürmektedir.
Hak Yoksunluklarının Kaldırılması ve Anayasa Tartışması
Kanun, soruşturma ve kovuşturmalar ile mahkumiyet kararlarından doğan hak yoksunluklarının kaldırılmasını da düzenlemektedir. Kanunun 7. maddesinin 4. fıkrasına göre bu talep bir kurul tarafından yapılacak; soruşturma ve kovuşturmalara bağlı hak yoksunlukları sulh ceza hakimliği ya da mahkemesinden, mahkumiyet hükümlerine bağlı hak yoksunlukları ise infaz hakimliğinden talep edilecektir.
Bu düzenleme, Anayasa'nın 76. maddesinin 2. fıkrasıyla bağlantılı ciddi bir hukuki tartışma doğurmaktadır. Söz konusu Anayasa hükmü, affa uğramış olsalar dahi milletvekili seçilemeyecek kişileri saymaktadır: taksirli suçlar hariç toplam bir yıl veya daha fazla hapis cezasına hüküm giymiş olanlar ile zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlardan mahkûm olanlar; kaçakçılık, resmî ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, terör eylemlerine katılma ve bu gibi eylemleri tahrik ve teşvik suçlarından mahkûm olanlar bu yasak kapsamındadır. Değerlendirilen görüşe göre Anayasa'da yer alan milletvekili seçilme yeterliliğine ilişkin bu kısıtlamalar kanun yoluyla ya da yasaklanmış hakların iadesi kararıyla bertaraf edilemez niteliktedir; dolayısıyla teklifin hak yoksunluklarını kaldırmayı amaçlayan hükümlerinin bu yönden Anayasa'ya aykırılık tartışmasına açık olduğu ileri sürülmektedir. Bu değerlendirme bir hukuki yorum niteliğindedir.
2709 sayılı TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI m. 76Kaynağı aç
2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu'nun 11. maddesi de affa uğramış olsalar dahi milletvekili seçilemeyecek kişileri saymaktadır. Bu liste arasında basit ve nitelikli zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik gibi yüz kızartıcı suçlardan mahkûm olanlar; belirli kaçakçılık ve fesat suçlarından mahkûm olanlar ile terör eylemlerinden mahkûm olanlar yer almaktadır. Bu listenin bazı bentleri yürürlükten kaldırılmış kanun maddelerine atıf yapmakta olup söz konusu atıfların yürürlükteki hukuka tam uygunluğu ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konudur.
2839 sayılı MİLLETVEKİLİ SEÇİMİ KANUNU m. 11Kaynağı aç
Sık Sorulan Sorular
Kanun Teklifi hangi suçları kapsıyor?
Kanun; PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, örgüte üye olma ya da bilerek ve isteyerek yardım etme ve örgüt propagandasını yapma suçlarını kapsamaktadır. Bunlara ek olarak örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçlar ile bu örgüt lehine 6415 sayılı Kanun'da düzenlenen suçlar da kapsam içindedir. Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme ve 1 Haziran 2005 öncesine ait müebbet ya da ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlar kapsam dışında tutulmuştur.
Teklif erteleme sürelerini nasıl belirliyor?
Erteleme süresi suçun ceza tavanına göre farklılaşmaktadır. Üst sınırı on beş yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda beş yıllık, on beş yılı aşan ya da müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlarda ise on yıllık erteleme öngörülmektedir.
Erteleme kararı tutuklu sanığı serbest bıraktırır mı?
Erteleme kararı otomatik olarak tahliye sonucu doğurmamaktadır. Yetkili hakim veya mahkeme ile kanun yolu mercii, tutukluluk ve adli kontrol tedbirlerini değerlendirerek koşulların bulunması halinde bu tedbirleri kaldırabilecektir; kaldırma bir zorunluluk değil, koşullara bağlı takdiri bir yetkidir.
Örgüt yöneticisi erteleme hükmünden tam olarak yararlanabilir mi?
TCK m. 220/5 uyarınca örgüt yöneticileri, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen tüm suçlardan fail sıfatıyla cezalandırılmaktadır. Bu nedenle kapsam dışı suçlar, özellikle örgüt faaliyeti çerçevesinde gerçekleştirilen kasten öldürme, bakımından yöneticilerin sorumluluğunun sürdüğü ve bu suçlar yönünden erteleme hükmünden yararlanılıp yararlanılmayacağının ayrı bir değerlendirme gerektirdiği ileri sürülmektedir. Başka bir ifadeyle örgüt kurucusu veya yöneticisi hakkında yalnızca teklif kapsamındaki suçlarla sınırlı bir inceleme yapılmasının yeterli olmayacağı değerlendirilmektedir.
Erteleme kararı hangi durumda sona erer?
Erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde erteleme kararı kaldırılmakta; soruşturma, kovuşturma ya da cezanın infazının devamına karar verilmektedir.
Teklifin hak yoksunluklarını kaldırma hükmü Anayasa ile çelişiyor mu?
Anayasa m. 76/2'de düzenlenen milletvekili seçilme yeterliliğine ilişkin kısıtlamalar, affa uğramış olsalar bile zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet ve benzeri yüz kızartıcı suçlardan ile terör eylemlerine katılma suçundan mahkûm olanların milletvekili seçilememesini hükme bağlamaktadır. Değerlendirilen görüşe göre Anayasa'da yer alan bu kısıtlamalar kanun yoluyla ya da yasaklanmış hakların iadesi kararıyla bertaraf edilemez; bu sebeple teklifin ilgili hükümleri ciddi bir Anayasa'ya aykırılık tartışması doğurmaktadır. Bu değerlendirme bir hukuki yorum niteliğinde olup Anayasa Mahkemesi'nin konuya ilişkin yerleşmiş bir içtihadı bu çerçevede doğrulanamamaktadır.
İstinaf veya temyiz aşamasındaki dava erteleme kararıyla nasıl sonuçlanır?
Kanun m. 4/2, bu aşamadaki dosyalar için bozma kararı verilmesini öngörmektedir. Ancak madde metni ile gerekçe arasında uyumsuzluk bulunmaktadır: madde metnine göre beraat ya da düşme koşulları oluşsa dahi bozma kararı verilmesi gerekirken gerekçe, bu hallerde yargılamanın sonuçlandırılabileceğine işaret etmektedir. Bu çelişkinin nasıl giderileceği TBMM görüşmelerine bağlıdır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

