Meslek Hastalığı Tespiti, Kurul Raporu ve Maluliyet Oranı

by Avukat Erdal Ersoy
Meslek Hastalığı Tespiti, Kurul Raporu ve Maluliyet Oranı

Meslek Hastalığı Tanımı ve İş Kazasından Farkları

Meslek hastalığı, sigortalı çalışanın ifa ettiği işin özelliklerinden ya da işin icra edildiği ortam ve çalışma koşullarından ötürü maruz kaldığı tekrarlayıcı etkenler sonucunda oluşan bedensel yahut ruhsal engellilik hallerini ifade eder. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 14. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen bu durum, işin niteliğine bağlı olarak çoğu zaman belirli bir zamana yayılan, uzun süreli ve tekrarlayan maruziyetlerin birikimiyle ortaya çıkan geçici ya da sürekli rahatsızlıkları ve fonksiyon arızalarını kapsar.

5510 sayılı SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU m. 14Kaynağı aç
MADDE 14- Meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik halleridir.[26] Sigortalının çalıştığı işten dolayı meslek hastalığına tutulduğunun; a) Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucuları tarafından usûlüne uygun olarak düzenlenen sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi, b) Kurumca gerekli görüldüğü hallerde, işyerindeki çalışma şartlarını ve buna bağlı tıbbî sonuçlarını ortaya koyan denetim raporları ve gerekli diğer belgelerin incelenmesi, sonucu Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit edilmesi zorunludur. Meslek hastalığı, işten ayrıldıktan sonra meydana çıkmış ve sigortalı olarak çalıştığı işten kaynaklanmış ise, sigortalının bu Kanunla sağlanan haklardan yararlanabilmesi için, eski işinden fiilen ayrılmasıyla hastalığın meydana çıkması arasında bu hastalık için Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikte belirtilen süreden daha uzun bir zamanın geçmemiş olması şarttır. Bu durumdaki kişiler, gerekli belgelerle Kuruma müracaat edebilirler. Herhangi bir meslek hastalığının klinik ve laboratuvar bulgularıyla belirlendiği ve meslek hastalığına yol açan etkenin işyerindeki inceleme sonunda tespit edildiği hallerde, meslek hastalıkları listesindeki yükümlülük süresi aşılmış olsa bile, söz konusu hastalık Kurumun veya ilgilinin başvurusu üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun onayı ile meslek hastalığı sayılabilir. Meslek hastalığının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının; a) (a) bendi ile 5 inci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından, sigortalının meslek hastalığına tutulduğunu öğrenen veya bu durum kendisine bildirilen işveren tarafından,[27] b) (b) bendi kapsamındaki sigortalı bakımından ise kendisi tarafından, bu durumun öğrenildiği günden başlayarak üç işgünü içinde, iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile Kuruma bildirilmesi zorunludur. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyen veya yazılı olarak bildirilen hususları kasten eksik ya da yanlış bildiren işverene veya 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıya, Kurumca bu durum için yapılmış bulunan masraflar ile ödenmişse geçici iş göremezlik ödenekleri rücû edilir. Meslek hastalığı ile ilgili bildirimler üzerine gerekli soruşturmalar, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık iş müfettişleri vasıtasıyla yaptırılabilir. Hangi hallerin meslek hastalığı sayılacağı, iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesinin şekli ve içeriği, verilme usûlü ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikte düzenlenir. Yönetmelikte belirlenmiş hastalıklar dışında herhangi bir hastalığın meslek hastalığı sayılıp sayılmaması hususunda çıkabilecek uyuşmazlıklar, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır. Hastalık ve analık hali

İş kazası ile meslek hastalığı arasındaki en belirgin ayrım olayın zamansal gelişiminde görülür. İş kazaları ekseriyetle düşme, yaralanma, ezilme ya da patlama gibi harici ve ani bir hadise neticesinde vuku bulurken; meslek hastalığı belirli bir süreç boyunca çalışma alanındaki kimyasal maddelere, toza, aşırı gürültüye, titreşime, ergonomik zorlanmalara yahut psikososyal risk faktörlerine düzenli maruziyet sonucunda tedricen vücutta hasar oluşturmasıyla meydana gelir.

Meslek Hastalığı Bildirimi ve Bildirim Süreleri

5510 sayılı Kanun'un 14. maddesinin dördüncü fıkrası doğrultusunda, meslek hastalığının öğrenildiği tarihten itibaren yasal bildirim yükümlülüğü işlemeye başlar. Hizmet akdiyle çalışanlar bakımından işverenin durumu öğrendiği ya da durumun kendisine iletildiği günden başlayarak üç işgünü içinde Kuruma bildirim yapılması gerekmektedir. Bağımsız çalışan sigortalılar ise bu rahatsızlığı bizzat öğrendikleri tarihten itibaren üç işgünü içinde iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile müracaat etmekle mükelleftir.

Kanuni bildirim ödevini süresinde ifa etmeyen, bildirilmesi gereken olguları kasten eksik ya da gerçeğe aykırı şekilde Kuruma ileten işverenler ile bağımsız çalışan sigortalılar aleyhine mali yaptırımlar öngörülmüştür. 5510 sayılı Kanun'un 14. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca bu yükümlülüğün ihmal edilmesi halinde, Kurum tarafından yapılan sağlık ve işlem masrafları ile hak sahiplerine ödenmiş bulunan geçici iş göremezlik ödenekleri sorumlu kişilere rücu edilir.

Hastane Sevki ve Sağlık Kurulu Raporunun İçeriği

Meslek hastalığı tespitine yönelik dosyalarda tek bir hekimce tanzim edilmiş istirahat ya da durum bildirim raporları yeterli görülmez. İncelemenin usulüne uygun yürütülebilmesi için Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucularının bünyesindeki yetkili sağlık kurulları tarafından mesleki illiyet bağını ve vücuttaki fonksiyon kayıplarını ayrıntılı inceleyen bir heyet raporunun düzenlenmesi kanuni bir zorunluluktur. Yetkisiz kurumlardan temin edilen raporlar Kurum tarafından yeniden değerlendirme gerekçesiyle işleme konulmayarak geri çevrilebilir.

5510 sayılı Kanun'un 95. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kurum, meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybı tespitlerine temel oluşturacak sağlık kurulu raporlarının usul ve esaslarını belirleme yetkisine sahiptir. Kurum aynı zamanda rapor vermeye yetkili sağlık kuruluşlarının taşıması gereken kriterleri düzenleyebilir ve belirlenen gereklilikleri taşımayan sağlık kurulu raporları ile bunlara dayanak teşkil eden tıbbi evrakı tanzim eden kuruluşa iade ederek eksikliklerin giderilmesini talep edebilir.

5510 sayılı SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU m. 95Kaynağı aç
MADDE 95- Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade ederek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usûlüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.[175] Bu maddenin uygulamasına ilişkin usûl ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir. Yersiz ödemelerin geri alınması

Yetkili sağlık kurulu raporlarında karara dayanak yapılan kesin tanı ve somut tıbbi tetkiklerin bulunması gerekir. Raporda sigortalının fiilen ifa ettiği görevi, maruz kalınan etkenin türünü ve süresini gösteren mesleki anamnez, hastalığın yürütülen işle bağını aydınlatan meslekle ilişki değerlendirmesi ve gündelik yaşam ile meslek icrasını ne ölçüde sınırladığını gösteren fonksiyon kaybı düzeyi yer almalıdır. Ayrıca sekel durumu, kontrol ihtiyacı ve iyileşme ihtimalini kapsayan süreklilik analizi yapılmalı; birden fazla bedensel veya ruhsal arızanın varlığı halinde her bir arıza bağımsız olarak raporda değerlendirilmelidir.

Kurum Sağlık Kurulu Tespiti ve Yükümlülük Süresi İstisnası

5510 sayılı Kanun'un 14. maddesinin ikinci fıkrasına göre bir sigortalının meslek hastalığına tutulduğunun Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca düzenlenmiş raporlar, tıbbi kayıtlar ve icap ettiği takdirde işyerindeki fiili çalışma şartlarını gösteren denetim raporlarının tetkiki neticesinde Kurum Sağlık Kurulu tarafından saptanması zorunludur. Kurum Sağlık Kurulu bu incelemede rahatsızlığın mesleki illiyet bağına dayanıp dayanmadığına bakarak meslek hastalığının kabulü ya da reddine karar verir; kabul kararı verilirse meslekte kazanma gücü kaybı oranını belirler.

Sigortalının işinden ayrılmasının ardından meslek hastalığının ortaya çıkması halinde, Kanun kapsamında sağlanan sosyal sigorta haklarının doğabilmesi için fiili ayrılış ile hastalığın tespiti arasında ilgili yönetmelikte gösterilen yükümlülük süresinden daha uzun bir sürenin geçmemiş olması ilkesi geçerlidir. Bununla birlikte 5510 sayılı Kanun'un 14. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca meslek hastalığının klinik ve laboratuvar verileriyle saptanması ve hastalığı doğuran etkenin işyeri denetimiyle tespit edilmesi halinde, yönetmelikteki yükümlülük süresi dolmuş olsa bile Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun onayıyla hastalık meslek hastalığı sayılabilir.

Meslekte Kazanma Gücü Kaybı ve Sürekli İş Göremezlik Geliri

Meslek hastalığı sonucunda meslekte kazanma gücünü yitiren sigortalılara sürekli iş göremezlik geliri bağlanabilmesi belirli eşiklere tabi tutulmuştur. 5510 sayılı Kanun'un 19. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücünün en az yüzde 10 (%10) oranında azaldığı tespit edilen sigortalılar sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır. Dolayısıyla meslekte kazanma gücü kaybında yüzde 10 ve üzerindeki oranlar gelir tahsisi bakımından temel yasal eşik kabul edilir.

5510 sayılı SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU m. 19Kaynağı aç
MADDE 19- (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/12 md.) İş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve engellilik nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalı, sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır. Sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış olan sigortalının yeniden tedavi ettirilmesi halinde meslekte kazanma gücünü ne oranda yitirdiği, birinci fıkrada belirtilen sağlık kurullarından alınacak raporlara göre yeniden tespit olunur. Sürekli iş göremezlik geliri, sigortalının mesleğinde kazanma gücünün kaybı oranına göre hesaplanır. Sürekli tam iş göremezlikte sigortalıya, 17 nci maddeye göre hesaplanan aylık kazancının %70'i oranında gelir bağlanır. Sürekli kısmî iş göremezlikte sigortalıya bağlanacak gelir, tam iş göremezlik geliri gibi hesaplanarak bunun iş göremezlik derecesi oranındaki tutarı kendisine ödenir. Sigortalı, başka birinin sürekli bakımına muhtaç ise gelir bağlama oranı %100 olarak uygulanır. 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanlara, sürekli iş göremezlik geliri bağlanabilmesi için, kendi sigortalılığından dolayı, genel sağlık sigortası dahil prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması zorunludur.[34] (Mülga beşinci fıkra: 17/4/2008-5754/12 md.) (Mülga altıncı fıkra: 17/4/2008-5754/12 md.) Yukarıdaki fıkralara göre hesaplanan gelir, günlük kazanç hesabına giren son ay ile gelir başlangıç tarihi arasında 55 inci maddenin ikinci fıkrası hükmüne göre artırılarak belirlenir. Sigortalının sürekli iş göremezlik geliri; a) Geçici iş göremezlik ödeneğinin sona erdiği tarihi, b) Geçici iş göremezlik tespit edilemeden sürekli iş göremezlik durumuna girilmişse, buna ait sağlık kurulu raporu tarihini, takip eden ay başından başlar. Sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış sigortalılardan, aynı engellilik veya meslek hastalığı nedeniyle istirahat raporu alanlara, yazılı istek tarihinden itibaren 18 inci maddeye göre hesaplanacak bir günlük geçici iş göremezlik ödeneği ile aylık sürekli iş göremezlik gelirinin otuzda biri arasındaki fark, her gün için geçici iş göremezlik ödeneği olarak verilir. Sigortalının yeniden bir iş kazasına uğraması veya yeni bir meslek hastalığına tutulması halinde, meydana gelen engellilik hâllerinin bütünü göz önüne alınarak kendisine, sürekli iş göremezliğini doğuran son iş kazası veya meslek hastalığı sırasındaki kazancı üzerinden gelir hesaplanır. Ancak, sigortalının son iş kazası veya meslek hastalığı sırasındaki günlük kazancına göre bulunacak geliri, hesaplanan ilk gelirinden az ise sigortalının sürekli iş göremezlik geliri ilk kazanç üzerinden ödenir.[35] İş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hallerinde meslekte kazanma gücündeki kayıp oranının belirlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Hak sahiplerine gelir bağlanması, evlenme ve cenaze ödenekleri

5510 sayılı Kanun'un 19. maddesinin üçüncü fıkrasına göre sürekli iş göremezlik geliri sigortalının meslekte kazanma gücü kaybı oranına göre belirlenir. Sürekli tam iş göremezlik halinde sigortalıya hesaplanan aylık kazancının yüzde 70'i oranında gelir tahsis edilirken; sürekli kısmi iş göremezlikte tam iş göremezlik geliri üzerinden sigortalının iş göremezlik derecesine tekabül eden tutar ödenir. Sigortalının başkasının sürekli bakımına muhtaç durumda bulunması halinde gelir bağlama oranı yüzde 100 olarak uygulanır. Sürekli iş göremezlik geliri almakta olan sigortalının tekrar tedavi görmesi durumunda ise 19. maddenin ikinci fıkrası gereğince meslekte kazanma gücü kaybı yetkili kurullarca tanzim edilecek yeni raporlar doğrultusunda baştan tespit olunur.

5510 sayılı Kanun'un 19. maddesinin dördüncü fıkrasında bağımsız çalışanlar için ilave bir ödeme şartı getirilmiştir. 4/b kapsamındaki sigortalılara meslek hastalığı sebebiyle sürekli iş göremezlik geliri bağlanabilmesi için kendi sigortalılık statülerinden kaynaklanan genel sağlık sigortası primi dahil olmak üzere prim ve prime dair tüm borçlarının tamamen tasfiye edilmiş bulunması zorunludur.

Maluliyet, Engellilik Ayrımı ve İdari İtiraz Yolları

Meslek hastalığına dayalı meslekte kazanma gücü kaybı, malullük ve engellilik değerlendirmeleri farklı hukuki nitelik ve şartlara tabidir. Meslekte kazanma gücü kaybında sürekli iş göremezlik geliri için yüzde 10 eşiği aranırken; maluliyet genel sistematikte çalışma gücünün en az yüzde 60 ve üzerinde yitirilmesini ifade eden daha ağır bir seviyedir. Engellilik oranı ise istihdam, vergi indirimi ve birtakım sosyal yardımlar için değerlendirildiğinden, engellilik raporuna sahip olunması her zaman Sosyal Güvenlik Kurumu mevzuatı kapsamında malul sayılma anlamına gelmez.

Kurum Sağlık Kurulunun meslek hastalığının varlığına ya da meslekte kazanma gücü kaybı derecesine dair aldığı kararlara karşı ilgililerin itiraz hakkı bulunmaktadır. 5510 sayılı Kanun'un 95. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, meslekte kazanma gücü kaybı oranlarına veya derecelerine ilişkin düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve tıbbi belgelere dayanılarak verilen kararlara itiraz edildiğinde uyuşmazlık Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca incelenerek karara bağlanır. Benzer biçimde 14. maddenin altıncı fıkrası gereğince, yönetmelikte belirlenmiş meslek hastalıkları listesinde yer almayan bir rahatsızlığın meslek hastalığı sayılıp sayılmayacağı hakkındaki uyuşmazlıklar da Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu tarafından kesinleştirilir.

Meslek hastalığının tespiti için tek uzman doktor raporu yeterli midir?

Tek uzman hekim tarafından tanzim edilen raporlar meslek hastalığının hukuken kabulü için yeterli değildir; 5510 sayılı Kanun uyarınca Kurumca yetkilendirilen sağlık kuruluşlarının teşkil ettiği yetkili kurullarca rapor düzenlenmesi gerekir.

Sürekli iş göremezlik geliri alabilmek için asgari maluliyet oranı nedir?

5510 sayılı Kanun'un 19. maddesi gereğince, sigortalının meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanabilmesi için yetkili kurullarca saptanan meslekte kazanma gücü kaybı oranının en az yüzde 10 olması şarttır.

Meslek hastalığı ne kadar süre içerisinde Kuruma bildirilmelidir?

Meslek hastalığı durumunun öğrenildiği tarihten itibaren, hizmet akdiyle çalışanlar yönünden işveren tarafından, bağımsız çalışan sigortalılar yönünden ise bizzat kendileri tarafından üç işgünü içerisinde Kuruma bildirilmesi zorunludur.

İşten ayrıldıktan sonra meslek hastalığı tanısı konulursa ne yapılır?

Sigortalının işten ayrılması ile hastalığın tespiti arasında yönetmelikte belirlenen yükümlülük süresinin geçmemiş olması gerekir; ancak tıbbi bulgular ve işyeri denetimiyle etken kanıtlanırsa süre aşılsa dahi Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu onayıyla meslek hastalığı sayılabilir.

Kurum Sağlık Kurulunun verdiği ret veya oran kararına nasıl itiraz edilir?

Kurum Sağlık Kurulunca meslek hastalığının reddine veya tespit edilen meslekte kazanma gücü kaybı oranına karşı yapılacak itirazlar Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca değerlendirilerek karara bağlanır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu