Meslek Hastalığı Tanımı ve İş Kazasından Farkları
Meslek hastalığı, sigortalı çalışanın ifa ettiği işin özelliklerinden ya da işin icra edildiği ortam ve çalışma koşullarından ötürü maruz kaldığı tekrarlayıcı etkenler sonucunda oluşan bedensel yahut ruhsal engellilik hallerini ifade eder. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 14. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen bu durum, işin niteliğine bağlı olarak çoğu zaman belirli bir zamana yayılan, uzun süreli ve tekrarlayan maruziyetlerin birikimiyle ortaya çıkan geçici ya da sürekli rahatsızlıkları ve fonksiyon arızalarını kapsar.
5510 sayılı SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU m. 14Kaynağı aç
İş kazası ile meslek hastalığı arasındaki en belirgin ayrım olayın zamansal gelişiminde görülür. İş kazaları ekseriyetle düşme, yaralanma, ezilme ya da patlama gibi harici ve ani bir hadise neticesinde vuku bulurken; meslek hastalığı belirli bir süreç boyunca çalışma alanındaki kimyasal maddelere, toza, aşırı gürültüye, titreşime, ergonomik zorlanmalara yahut psikososyal risk faktörlerine düzenli maruziyet sonucunda tedricen vücutta hasar oluşturmasıyla meydana gelir.
Meslek Hastalığı Bildirimi ve Bildirim Süreleri
5510 sayılı Kanun'un 14. maddesinin dördüncü fıkrası doğrultusunda, meslek hastalığının öğrenildiği tarihten itibaren yasal bildirim yükümlülüğü işlemeye başlar. Hizmet akdiyle çalışanlar bakımından işverenin durumu öğrendiği ya da durumun kendisine iletildiği günden başlayarak üç işgünü içinde Kuruma bildirim yapılması gerekmektedir. Bağımsız çalışan sigortalılar ise bu rahatsızlığı bizzat öğrendikleri tarihten itibaren üç işgünü içinde iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile müracaat etmekle mükelleftir.
Kanuni bildirim ödevini süresinde ifa etmeyen, bildirilmesi gereken olguları kasten eksik ya da gerçeğe aykırı şekilde Kuruma ileten işverenler ile bağımsız çalışan sigortalılar aleyhine mali yaptırımlar öngörülmüştür. 5510 sayılı Kanun'un 14. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca bu yükümlülüğün ihmal edilmesi halinde, Kurum tarafından yapılan sağlık ve işlem masrafları ile hak sahiplerine ödenmiş bulunan geçici iş göremezlik ödenekleri sorumlu kişilere rücu edilir.
Hastane Sevki ve Sağlık Kurulu Raporunun İçeriği
Meslek hastalığı tespitine yönelik dosyalarda tek bir hekimce tanzim edilmiş istirahat ya da durum bildirim raporları yeterli görülmez. İncelemenin usulüne uygun yürütülebilmesi için Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucularının bünyesindeki yetkili sağlık kurulları tarafından mesleki illiyet bağını ve vücuttaki fonksiyon kayıplarını ayrıntılı inceleyen bir heyet raporunun düzenlenmesi kanuni bir zorunluluktur. Yetkisiz kurumlardan temin edilen raporlar Kurum tarafından yeniden değerlendirme gerekçesiyle işleme konulmayarak geri çevrilebilir.
5510 sayılı Kanun'un 95. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kurum, meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybı tespitlerine temel oluşturacak sağlık kurulu raporlarının usul ve esaslarını belirleme yetkisine sahiptir. Kurum aynı zamanda rapor vermeye yetkili sağlık kuruluşlarının taşıması gereken kriterleri düzenleyebilir ve belirlenen gereklilikleri taşımayan sağlık kurulu raporları ile bunlara dayanak teşkil eden tıbbi evrakı tanzim eden kuruluşa iade ederek eksikliklerin giderilmesini talep edebilir.
5510 sayılı SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU m. 95Kaynağı aç
Yetkili sağlık kurulu raporlarında karara dayanak yapılan kesin tanı ve somut tıbbi tetkiklerin bulunması gerekir. Raporda sigortalının fiilen ifa ettiği görevi, maruz kalınan etkenin türünü ve süresini gösteren mesleki anamnez, hastalığın yürütülen işle bağını aydınlatan meslekle ilişki değerlendirmesi ve gündelik yaşam ile meslek icrasını ne ölçüde sınırladığını gösteren fonksiyon kaybı düzeyi yer almalıdır. Ayrıca sekel durumu, kontrol ihtiyacı ve iyileşme ihtimalini kapsayan süreklilik analizi yapılmalı; birden fazla bedensel veya ruhsal arızanın varlığı halinde her bir arıza bağımsız olarak raporda değerlendirilmelidir.
Kurum Sağlık Kurulu Tespiti ve Yükümlülük Süresi İstisnası
5510 sayılı Kanun'un 14. maddesinin ikinci fıkrasına göre bir sigortalının meslek hastalığına tutulduğunun Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca düzenlenmiş raporlar, tıbbi kayıtlar ve icap ettiği takdirde işyerindeki fiili çalışma şartlarını gösteren denetim raporlarının tetkiki neticesinde Kurum Sağlık Kurulu tarafından saptanması zorunludur. Kurum Sağlık Kurulu bu incelemede rahatsızlığın mesleki illiyet bağına dayanıp dayanmadığına bakarak meslek hastalığının kabulü ya da reddine karar verir; kabul kararı verilirse meslekte kazanma gücü kaybı oranını belirler.
Sigortalının işinden ayrılmasının ardından meslek hastalığının ortaya çıkması halinde, Kanun kapsamında sağlanan sosyal sigorta haklarının doğabilmesi için fiili ayrılış ile hastalığın tespiti arasında ilgili yönetmelikte gösterilen yükümlülük süresinden daha uzun bir sürenin geçmemiş olması ilkesi geçerlidir. Bununla birlikte 5510 sayılı Kanun'un 14. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca meslek hastalığının klinik ve laboratuvar verileriyle saptanması ve hastalığı doğuran etkenin işyeri denetimiyle tespit edilmesi halinde, yönetmelikteki yükümlülük süresi dolmuş olsa bile Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun onayıyla hastalık meslek hastalığı sayılabilir.
Meslekte Kazanma Gücü Kaybı ve Sürekli İş Göremezlik Geliri
Meslek hastalığı sonucunda meslekte kazanma gücünü yitiren sigortalılara sürekli iş göremezlik geliri bağlanabilmesi belirli eşiklere tabi tutulmuştur. 5510 sayılı Kanun'un 19. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücünün en az yüzde 10 (%10) oranında azaldığı tespit edilen sigortalılar sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır. Dolayısıyla meslekte kazanma gücü kaybında yüzde 10 ve üzerindeki oranlar gelir tahsisi bakımından temel yasal eşik kabul edilir.
5510 sayılı SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU m. 19Kaynağı aç
5510 sayılı Kanun'un 19. maddesinin üçüncü fıkrasına göre sürekli iş göremezlik geliri sigortalının meslekte kazanma gücü kaybı oranına göre belirlenir. Sürekli tam iş göremezlik halinde sigortalıya hesaplanan aylık kazancının yüzde 70'i oranında gelir tahsis edilirken; sürekli kısmi iş göremezlikte tam iş göremezlik geliri üzerinden sigortalının iş göremezlik derecesine tekabül eden tutar ödenir. Sigortalının başkasının sürekli bakımına muhtaç durumda bulunması halinde gelir bağlama oranı yüzde 100 olarak uygulanır. Sürekli iş göremezlik geliri almakta olan sigortalının tekrar tedavi görmesi durumunda ise 19. maddenin ikinci fıkrası gereğince meslekte kazanma gücü kaybı yetkili kurullarca tanzim edilecek yeni raporlar doğrultusunda baştan tespit olunur.
5510 sayılı Kanun'un 19. maddesinin dördüncü fıkrasında bağımsız çalışanlar için ilave bir ödeme şartı getirilmiştir. 4/b kapsamındaki sigortalılara meslek hastalığı sebebiyle sürekli iş göremezlik geliri bağlanabilmesi için kendi sigortalılık statülerinden kaynaklanan genel sağlık sigortası primi dahil olmak üzere prim ve prime dair tüm borçlarının tamamen tasfiye edilmiş bulunması zorunludur.
Maluliyet, Engellilik Ayrımı ve İdari İtiraz Yolları
Meslek hastalığına dayalı meslekte kazanma gücü kaybı, malullük ve engellilik değerlendirmeleri farklı hukuki nitelik ve şartlara tabidir. Meslekte kazanma gücü kaybında sürekli iş göremezlik geliri için yüzde 10 eşiği aranırken; maluliyet genel sistematikte çalışma gücünün en az yüzde 60 ve üzerinde yitirilmesini ifade eden daha ağır bir seviyedir. Engellilik oranı ise istihdam, vergi indirimi ve birtakım sosyal yardımlar için değerlendirildiğinden, engellilik raporuna sahip olunması her zaman Sosyal Güvenlik Kurumu mevzuatı kapsamında malul sayılma anlamına gelmez.
Kurum Sağlık Kurulunun meslek hastalığının varlığına ya da meslekte kazanma gücü kaybı derecesine dair aldığı kararlara karşı ilgililerin itiraz hakkı bulunmaktadır. 5510 sayılı Kanun'un 95. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, meslekte kazanma gücü kaybı oranlarına veya derecelerine ilişkin düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve tıbbi belgelere dayanılarak verilen kararlara itiraz edildiğinde uyuşmazlık Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca incelenerek karara bağlanır. Benzer biçimde 14. maddenin altıncı fıkrası gereğince, yönetmelikte belirlenmiş meslek hastalıkları listesinde yer almayan bir rahatsızlığın meslek hastalığı sayılıp sayılmayacağı hakkındaki uyuşmazlıklar da Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu tarafından kesinleştirilir.
Meslek hastalığının tespiti için tek uzman doktor raporu yeterli midir?
Tek uzman hekim tarafından tanzim edilen raporlar meslek hastalığının hukuken kabulü için yeterli değildir; 5510 sayılı Kanun uyarınca Kurumca yetkilendirilen sağlık kuruluşlarının teşkil ettiği yetkili kurullarca rapor düzenlenmesi gerekir.
Sürekli iş göremezlik geliri alabilmek için asgari maluliyet oranı nedir?
5510 sayılı Kanun'un 19. maddesi gereğince, sigortalının meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanabilmesi için yetkili kurullarca saptanan meslekte kazanma gücü kaybı oranının en az yüzde 10 olması şarttır.
Meslek hastalığı ne kadar süre içerisinde Kuruma bildirilmelidir?
Meslek hastalığı durumunun öğrenildiği tarihten itibaren, hizmet akdiyle çalışanlar yönünden işveren tarafından, bağımsız çalışan sigortalılar yönünden ise bizzat kendileri tarafından üç işgünü içerisinde Kuruma bildirilmesi zorunludur.
İşten ayrıldıktan sonra meslek hastalığı tanısı konulursa ne yapılır?
Sigortalının işten ayrılması ile hastalığın tespiti arasında yönetmelikte belirlenen yükümlülük süresinin geçmemiş olması gerekir; ancak tıbbi bulgular ve işyeri denetimiyle etken kanıtlanırsa süre aşılsa dahi Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu onayıyla meslek hastalığı sayılabilir.
Kurum Sağlık Kurulunun verdiği ret veya oran kararına nasıl itiraz edilir?
Kurum Sağlık Kurulunca meslek hastalığının reddine veya tespit edilen meslekte kazanma gücü kaybı oranına karşı yapılacak itirazlar Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca değerlendirilerek karara bağlanır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

