Memuriyetten Çıkarma Davasında Gerekçeli Karar Hakkı

by Avukat Erdal Ersoy
Memuriyetten Çıkarma Davasında Gerekçeli Karar Hakkı

Devlet memurluğundan çıkarma cezasına karşı açılan iptal davalarında, yargılama sürecinde davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki esaslı iddia ve savunmalar ile ortaya çıkan yeni hukuki durumların mahkemelerce makul bir gerekçeyle karşılanması anayasal bir gerekliliktir. Disiplin cezasına dayanak oluşturan ceza yargılamasındaki mahkûmiyet hükmünün kanun yolu aşamasında değişmesi durumunda, bu hususun derece mahkemelerince kararda tartışılmaması gerekçeli karar hakkının ihlaline yol açabilmektedir.

Memurluktan Çıkarma Cezası ve Yasal Çerçeve

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak eylemi, bir daha devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarma disiplin cezasını gerektirir. Bu yaptırıma karşı açılan davalarda idari işlemin ve dayanak alınan ceza mahkemesi kararlarının yargısal denetimi sırasında ileri sürülen esaslı argümanların incelenmesi zorunludur.

Derece Mahkemelerinin İddiaları Karşılama Yükümlülüğü

Muhakeme sırasında açık ve somut bir biçimde öne sürülen iddia ve savunmaların davanın sonucuna etkili, başka bir anlatımla davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikte olması durumunda, davayla ilgili olan bu hususlara mahkemelerce makul bir gerekçe ile cevap verilmesi zorunludur. Mahkemelerin uyuşmazlığın sonucuna etki eden bu nitelikteki temel argümanları cevapsız bırakması adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkını zedelemektedir.

Kanun Yolu Aşamasında Ortaya Çıkan Hukuki Değişiklikler ve HAGB

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin 5. fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, müsadere hükümleri saklı kalmak şartıyla sanık bakımından herhangi bir hukuki netice meydana getirmez. Davanın sonucunu etkileyebilecek nitelikteki yeni bir hukuki durum kanun yolu aşamasında ortaya çıktığında ve ilgilisince öne sürüldüğünde, ilk derece mahkemesi kararında bu konuya ilişkin bir saptama bulunmayacağı için kanun yolu merciinin söz konusu hususları müstakil olarak ele alıp makul bir gerekçeyle karşılaması icap eder.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 231Kaynağı aç
Madde 231 – (1) Duruşma sonunda, 232 nci maddede belirtilen esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana çizgileriyle anlatılır. (2) Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve süresi bildirilir. (3) Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa bu da bildirilir. (4) Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir. (5) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder. (6) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;[77] a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir. (7) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez. (8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi hâlinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak; a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması hâlinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine, b) Bir meslek veya sanat sahibi olması hâlinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına, c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine, karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur. (9) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Altıncı fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler hâlinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir. (10) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir. (11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebilir. İtiraz mercii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir değerlendirme yapabilir. (12) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir. (13) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir. (14) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Bu maddenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın 174 üncü maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlarla ilgili olarak uygulanmaz. Hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının içereceği hususlar

Memuriyetten çıkarma cezasının iptali davasında, disiplin cezasına esas alınan mahkûmiyet hükmünün kanun yolu aşamasında uyarlama yargılaması neticesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dönüştüğü iddiasının kanun yolu merciince gerekçeli kararda tartışılmaması ve karşılanmaması gerekçeli karar hakkının ihlaline yol açar. Yargılamanın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki bu tür temel argümanların mahkemelerce gerekçede karşılanması hukuki bir zorunluluktur.

Yeniden Yargılama ve Tazminat Talepleri

Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle ihlalin tespiti ve sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapılmasına karar verildiğinde, bu kararın yeterli giderim sağlayacağı anlaşıldığından ayrıca ileri sürülen tazminat talebinin reddine karar verilebilmektedir.

Yargılama Süresi İddialarında Başvuru Usulü

Yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddialarıyla yapılan başvurularda 6384 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi kapsamında, 9/3/2023 tarihi itibarıyla derdest olan başvurular yönünden Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılamaz.

Davanın sonucunu değiştirebilecek iddiaların gerekçede karşılanmaması ne anlama gelir?

Muhakeme sırasında açık ve somut biçimde ileri sürülen ve davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikte olan iddia ve savunmaların mahkemelerce makul bir gerekçe ile cevaplandırılmaması gerekçeli karar hakkının ihlaline yol açar.

Temyiz aşamasında ceza mahkûmiyetinin HAGB'ye dönmesi durumunda ne yapılmalıdır?

Disiplin cezasına dayanak alınan mahkûmiyet hükmü kanun yolu aşamasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dönüştüğünde, kanun yolu mahkemesinin bu yeni hukuki durumu ayrıca değerlendirerek makul bir gerekçe ile cevap vermesi gerekir.

Gerekçeli karar hakkı ihlal edildiğinde tazminata hükmedilir mi?

İhlalin tespiti ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasının yeterli giderim sağlayacağı anlaşılan hallerde tazminat talebinin reddine karar verilebilir.

Uzun süren yargılamalarda Tazminat Komisyonuna başvuru zorunlu mudur?

6384 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi uyarınca 9/3/2023 tarihi itibarıyla derdest olan yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddialarında, Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru incelenemez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu