Memuriyetten Çıkarılma ve Göreve İade Şartları

by Avukat Erdal Ersoy
Memuriyetten Çıkarılma ve Göreve İade Şartları

Devlet memurluğuna giriş, devlet memurluğundan çıkarma usul ve esasları ile memurluğa etki eden cezalar 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda düzenlenmiştir. Anılan Kanun'un 98'inci maddesi uyarınca, memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurluk sırasında bu şartlardan herhangi birinin kaybedilmesi hallerinde memuriyet statüsü sona erer.

Memuriyet Statüsünün Sona Erme Nedenleri ve Yasal Çerçeve

657 sayılı Kanun'un 98'inci maddesine göre memurluk; atanma şartlarından herhangi birinin taşınmadığının sonradan anlaşılması veya görev yürütülürken bu niteliklerden birinin kaybedilmesi halinde sona erer. Ayrıca memurun kendi isteğiyle görevden çekilmesi, istek, yaş haddi ya da malullük nedenleriyle emekliye ayrılması ve ölümü durumlarında da memuriyet statüsü kendiliğinden nihayete erer. İdarenin kanundaki genel şartların kaybedildiği iddiasıyla görevden çıkarma işlemi tesis edebilmesi için yasal gerekçelerin somut olayda eksiksiz gerçekleşmesi zorunludur.

Memuriyete Engel Mahkûmiyetler ve Kasıt Koşulu

Devlet memurluğuna atanacak kişilerde aranacak genel şartlar 657 sayılı Kanun'un 48'inci maddesinde hüküm altına alınmıştır. Bu maddenin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendi uyarınca; Türk Ceza Kanunu'nun 53'üncü maddesinde öngörülen süreler geçmiş veya affa uğranılmış olsa dahi, devletin güvenliğine veya anayasal düzene karşı suçlar ile zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye ya da edimin ifasına fesat karıştırma, malvarlığı değerlerini aklama ve kaçakçılık suçlarından mahkûm olunmaması şarttır. Sayılan suç tiplerinde yalnızca bir ceza soruşturması ya da kovuşturmasının bulunması memuriyet engelini doğurmaz; kişinin kamu görevinden çıkarılabilmesi için hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü kurulmuş olması aranır.

Kasten işlenen bir suçtan ötürü memuriyete engel hal doğabilmesi için ilgilinin suç sonucunda bir yıl veya daha uzun süreli hapis cezasına mahkûm edilmiş olması şarttır. 657 sayılı Kanun'un 48'inci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendi uyarınca kasten işlenen suçtan dolayı bir yıl ve üzeri süreli mahkûmiyet memuriyete engel kabul edilmiştir.

Adli Para Cezası, HAGB ve Taksirli Suçların Durumu

Kasten işlenen bir suçtan ötürü tayin edilen hapis cezası süresi bir yılın altında kaldığında veya verilen hürriyeti bağlayıcı ceza adli para cezasına çevrildiğinde devlet memurluğuna engel bir durum oluşmaz. Benzer şekilde, sanık hakkında mahkemece verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, mahkûmiyet hükmünün yasal sonuçlarını askıda bıraktığından ilgilinin memuriyetine son verilmesine yasal dayanak yapılamaz. Taksirli suçlar ise memurluğa atanmaya veya görevde kalmaya engel teşkil etmez; taksirli bir suçtan mahkûm olan memurun cezası infaz edildiği süre boyunca memuriyet statüsü askıya alınır ve infazın tamamlanmasıyla birlikte memur görevine devam eder.

Suçun Manevi Unsuru ve Kastı Aşan Eylemler

657 sayılı Kanun'un 48'inci maddesinde düzenlenen mahkûmiyet engeli, suçun manevi unsuru olarak kastın varlığını gerektirir. Failin kastını aşan ve neticesi sebebiyle cezalandırıldığı fiiller, kanunda öngörülen kasten işlenen suç tanımı içinde değerlendirilmez. Örneğin insan öldürme kastı bulunmaksızın kasti aşan bir eylemden dolayı hapis cezası alan bir memur hakkında, kasten işlenmiş bir suçtan mahkûm olma şartı gerçekleşmediğinden, 657 sayılı Kanun'un 98'inci maddesine dayanılarak görevine son verilmesi hukuka aykırılık teşkil eder.

Ceza Hükmü Türleri ve Beraat Kararının İdari İşleme Etkisi

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223'üncü maddesi uyarınca duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi veya düşmesi kararları verilir ve bu kararlar hükümdür. Derhâl beraat kararı verilebilecek durumlarda durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez. Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış bulunması, suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması, failin kast veya taksirinin bulunmaması, olayda bir hukuka uygunluk nedeninin yer alması ya da suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması hallerinde beraat kararı kurulur.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 223Kaynağı aç
Madde 223 – (1) Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür. (2) Beraat kararı; a) Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması, b) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması, c) Yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması, d) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen, olayda bir hukuka uygunluk nedeninin bulunması, e) Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması, Hallerinde verilir. (3) Sanık hakkında; a) Yüklenen suçla bağlantılı olarak yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya sağır ve dilsizlik hali ya da geçici nedenlerin bulunması, b) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/30 md.) Yüklenen suçun hukuka aykırı fakat bağlayıcı emrin yerine getirilmesi suretiyle veya zorunluluk hali ya da cebir veya tehdit etkisiyle işlenmesi, c) Meşru savunmada sınırın heyecan, korku ve telaş nedeniyle aşılması, d) Kusurluluğu ortadan kaldıran hataya düşülmesi, Hallerinde, kusurunun bulunmaması dolayısıyla ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir. (4) İşlenen fiilin suç olma özelliğini devam ettirmesine rağmen; a) Etkin pişmanlık, b) Şahsî cezasızlık sebebinin varlığı, c) Karşılıklı hakaret, d) İşlenen fiilin haksızlık içeriğinin azlığı, Dolayısıyla, faile ceza verilmemesi hallerinde, ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir. (5) Yüklenen suçu işlediğinin sabit olması halinde, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilir. (6) Yüklenen suçu işlediğinin sabit olması halinde, belli bir cezaya mahkûmiyet yerine veya mahkûmiyetin yanı sıra güvenlik tedbirine hükmolunur. (7) Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir. (8) Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir. (9) Derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez. (10) Adlî yargı dışındaki bir yargı merciine yönelik görevsizlik kararı kanun yolu bakımından hüküm sayılır. Karar ve hükümlerde gerekli oy sayısı

Memuriyet şartlarını yitirdiği gerekçesiyle görevine son verilen bir kamu görevlisinin, sonradan yargılamanın yenilenmesi yoluna giderek yüklenen fiilin suç teşkil etmemesi veya suçsuzluğunun sübut bulması nedeniyle CMK m. 223 kapsamında beraat etmesi durumunda, idari işlemin dayanağı olan ceza mahkûmiyeti ortadan kalkar. Mahkûmiyetin yerini beraat hükmünün almasıyla ortaya çıkan yeni hukuki durum karşısında, daha önce tesis edilmiş bulunan göreve son verme işlemi hukuki sebepten yoksun hale gelir ve iptali gerekir.

Açıktan Emeklilik Sonrası Beraat ve Yeniden Memurluğa Atanma

Hakkındaki mahkûmiyet hükmü nedeniyle memuriyeti sonlandırılıp açıktan emekliye sevk edilen kişilerin yargılamanın yenilenmesi sonucunda beraat etmeleri, göreve kendiliğinden dönmelerini sağlamaz. 657 sayılı Kanun'un 93'üncü maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 92'nci maddesi uyarınca, emekli olanların yeniden memurluğa atanabilmesi kurumlarda boş kadro bulunması koşuluna bağlıdır. Danıştay 12. Dairesinin E. 1995/9637, K. 1997/2356 sayılı kararında belirtildiği üzere, açıktan emekliye sevk edilen ilgilinin göreve iade talebi idare tarafından açıktan atama koşulları, personel ihtiyacı, münhal kadro durumu ve hizmet gerekleri kapsamında takdir yetkisi gözetilerek değerlendirilir. Açıktan atamaların durdurulmuş olması ve ilgilinin unvanında boş kadro bulunmaması hallerinde talebin reddedilmesi hizmet gerekleri yönünden hukuka uygun kabul edilmektedir.

Danıştay 12. Daire, E. 1995/9637, K. 1997/2356Kaynağı aç
12. Daire         1995/9637 E.  ,  1997/2356 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No: 1995/9637 Karar No: 1997/2356 Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): … Karşı Taraf: … Vekili: … İsteğin Özeti: … İdare Mahkemesi'nin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi: … Düşüncesi: İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir neden de bulunmadığından anılan kararın onanması gerektiği düşünülmüştür. Danıştay Savcısı: … Düşüncesi: Davacının göreve iade istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile 20.7.1987 tarihinden itibaren birikmiş tüm özlük haklarının ödenmesi istemiyle açılan dava sonunda İdare Mahkemesince işlemin iptali ile özlük haklarının kısmen kabulü kısmen reddi yolunda verilen kararın davalı idarece temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Dosyanın incelenmesinden, davacının başkomiser olarak görevli iken işlemiş olduğu suçtan dolayı SYNT Komutanlığı … Askeri Mahkemesince 1 Yıl Ağır hapis ve bir yıl memuriyetten yasaklanması cezası ile tecziyesine karar verildiği ve 657 sayılı Yasanın 48A/5 ve 98/b maddeleri gereğince görevine son verildiği, emekliye sevk talebi üzerine de emekliye ayrıldığı ancak yargılanmanın yenilenmesi istemi üzerine SYNT … Askeri Mahkemesince delil yetersizliğinden beraatine karar verilmesi üzerine göreve iade isteminde bulunduğu anlaşılmaktadır. 657 sayılı Yasanın 93. maddesinde TC Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli olanlardan sınıfında yazılı nitelikleri taşımakta bulunanların aynı yasanın 92. maddesi uyarınca kurumlarda boş kadro bulunmak şartıyla yeniden memurluğa atanabilecekleri kurala bağlanmıştır. Söz konusu maddelerin incelenmesinden idareye memuriyete dönmek için başvuranların istemlerinin kabul edilip edilmemesi konusunda ayrıldıkları sınıfta boş kadro bulunması ile başvuranın gerekli niteliklere sahip olması koşuluyla takdir yetkisi tanındığı anlaşılmıştır. Davacının yeniden göreve dönmek istemi üzerine durumunun davalı idarece açıktan atama koşulları içinde irdelendiği, başkomiserlik rütbesinde münhal kadro ve ihtiyaç da bulunmadığı gerekçesiyle takdir hakkı kullanarak işlem tesis edildiği, anlaşılmakta olup idarenin takdir yetkisini hukuka uygun şekilde kullandığı sonucuna varıldığından dava konusu işlemi iptal eden mahkeme kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği düşünüldü: Dava, … Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görevli başkomiser iken hükümlülüğü nedeniyle 657 sayılı Yasa'nın 48/5 ve 98/b maddeleri uyarınca görevine son verilen ve açıktan emekliye sevk edilen davacının, göreve iade talebinin reddine ilişkin işlemin iptali ve meslekten ilişiğinin kesildiği 20.7.1987 tarihinden itibaren tüm özlük haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. … İdare Mahkemesi'nin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, davacının katil kastı olmaksızın müessir fiil sonucunda adam öldürmek suçundan yargılanarak bir yıl ağır hapis ve bir yıl memuriyetten yasaklama cezasıyla cezalandırılması nedeniyle, 657 sayılı Yasa'nın 48/5 ve 98/b maddeleri uyarınca, 20.7.1987 tarihli onayla memuriyet görevine son verildiğinin, 20.7.1988 tarihli onayla da açıktan emekliye sevk edildiğinin, davacının yargılamanın yenilenmesi talebiyle başvurusu üzerine, … Ordu Komutanlığı Sıkıyönetim … Askeri Mahkemesinin … gün ve …, K:… sayılı kararıyla müsnet suçtan beraatine karar verildiğinin, bu karar üzerine göreve iade talebinde bulunduğunun anlaşıldığı, 657 sayılı Yasa'nın 93. maddesi uyarınca emekliye ayrılan memurların yeniden hizmete alınmaları konusunda boş kadro bulunması ve gerekli nitelikleri taşımaları koşuluyla idareye takdir yetkisinin tanındığı ve bu yetkinin kullanımının yargı denetimine tabi olduğu, olayda davalı idarece 1993/50 sayılı Başbakanlık Genelgesi uyarınca davacı isteminin yerine getirilemediği savunulmuş ise de, davacının meslekten ilişiğinin kesilmesine neden olan suçtan yargılamanın yenilenmesi sonucunda kendisi ile birlikte beraat eden 2 polis memurunun, bu karar üzerine 1993 yılı Aralık ayında açıktan atamalarının yapıldığı, davacının gerekli nitelikleri taşımadığı ve boş kadro bulunmadığı konusunda bir iddia da öne sürülmediğinden, istemin reddine ilişkin işlemde, mevzuata, hakkaniyet ve eşitlik ilkelerine uyarlık görülmediği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline ve davacının idareye başvurduğu 29.12.1993 tarihinden itibaren tüm özlük haklarının ödenmesine, bu tarihten önceki süreye ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Davalı idare, davacının emekliye ayrılması nedeniyle durumunun, ataması yapılan şahıslardan farklı olduğunu, başkomiserlik rütbesinde münhal kadro bulunmadığı gibi, geçmiş hizmetinin olumsuz olduğunu, açıktan atamaların durdurulduğuna ilişkin 1993/50 ve 1995/4 sayılı genelgeler uyarınca atamasının yapılamayacağını ayrıca davacıya başvuru tarihinden itibaren özlük haklarının ödenmesine karar verilmesinde mevzuata uyarlık bulunmadığını öne sürmekte ve idare mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "emeklilerin yeniden hizmete alınması" başlıklı 93 maddesinde; "T.C Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli olanlardan (5434 sayılı Kanunun 104. maddesine göre emeklilikle ilgili görevlere yeniden atanamayacaklar hariç) sınıfında yazılı nitelikleri taşımakta bulunanlar kanunun 92. maddesi hükümlerine göre kurumlarda boş kadro bulunmak şartıyla yeniden memurluğa alınabilirler" hükmü yeralmıştır. Olayda, idarenin, 20.7.1988 tarihli onayla açıktan emekliye sevk edilen davacının göreve iade istemini açıktan atama koşulları içinde değerlendireceği ve yukarıda sözü edilen yasa hükmü uyarınca, personel ihtiyacı, kadro durumu ve hizmet gereklerini gözönünde tutarak işlem tesis edeceği tabiidir. Dosyanın incelenmesinden, davalı idarece, davacının göreve iade talebinde bulunduğu dönemde, 1993/50 sayılı Başbakanlık Genelgesi uyarınca açıktan atamaların durdurulduğunun ayrıca başkomiserlik rütbesinde münhal kadro bulunmadığı gibi davacının uzun süre görevinden uzak kaldığının belirtilmesi karşısında, göreve iade talebinin reddine ilişkin işlemde hizmet gerekleri yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle … İdare Mahkemesi'nin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine 22.10.1997 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. (X) KARŞI OY Usul ve hukuka uygun olan temyiz konusu İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşü ile çoğunluk kararına karşıyım.

Disiplinsizlik Nedeniyle Ayırma İşlemleri ve Beraat

926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 94'üncü maddesinin (b) bendi uyarınca, disiplinsizlik veya ahlaki durumları sebebiyle Silahlı Kuvvetlerde kalmaları uygun görülmeyen astsubaylar hakkında hizmet sürelerine bakılmaksızın emeklilik hükümleri uygulanır. Ancak Danıştay 12. Dairesinin E. 2022/3267, K. 2023/1149 sayılı kararında vurgulandığı üzere; personel hakkında açılan ceza davalarının bir kısmının beraatle sonuçlanması, bir kısmının ise zamanaşımı sebebiyle düşmesi ve ilgilinin geçmişteki disiplin cezalarının hafif nitelikte bulunması halinde, ilgilinin disiplinsizlik sebebiyle re'sen ilişiğinin kesilmesini gerektirecek ağırlıkta bir durumun bulunmadığı kabul edilmektedir.

Danıştay 12. Daire, E. 2022/3267, K. 2023/1149Kaynağı aç
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2022/3267 E.  ,  2023/1149 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3267 Karar No : 2023/1149 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem : Erzincan 3. Ordu Komutanlığı İstihkam Savaş Tabur Komutanlığında astsubay olarak görev yapan davacının disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden re'sen ayrılması yolundaki Milli Savunma Bakanlığı'nın … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile statü dışında geçirdiği sürelere ilişkin aylıkların hak ediş tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açtığı davada; davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesi … Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 9. maddesi kapsamında yargılamanın yenilenmesi suretiyle kaldırılarak, dava konusu işlemin iptali ile statü dışında geçirdiği sürelere ilişkin aylıkların hak ediş tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu işlemin dayanakları arasında yer alan ve davacı hakkında kamu davası açılmasına neden olan "Zincirleme Memuriyet Görevini Kötüye Kullanmak", "Zincirleme Askeri Eşyayı Zimmete Geçirmek", "Haksız Mal Edinmek" ile toplam 9 ayrı tarihli yapım/onarım işine ilişkin olarak "Resmi Belgede Sahtecilik" suçundan davacı hakkında beraat kararları verilmiş ve söz konusu kararlar kesinleşmiş ise de; davacı hakkında toplam 3 ayrı tarihli yapım/onarım işine ilişkin olarak "Resmi Belgede Sahtecilik" suçundan K.K.K.lığı Askeri Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonucunda … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ile mahkumiyetine hükmedildiği ve bu kararın … Yargıtay … Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile bozulduğu ve bu bozma kararında; davacının da aralarında bulunduğu sanıkların memuriyet gereklerini yerine getirmedikleri, ihale mevzuatının belirlediği usul ve esaslar dışına çıktıkları, bu eylemlerini bilerek ve isteyerek işledikleri hususlarının sabit olduğunun, bu haliyle eylemlerinin memuriyet görevini ihmal suçunu oluşturduğu tespitlerine yer verildiği, anılan karara uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda K.K.K.lığı … Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda davacı hakkında kamu davasının düşmesine karar verilmesine rağmen; anılan bozma kararında yer verilen hususlar gözetilerek davacının sabit olan memuriyet görevini ihmal suçu nedeniyle oluşan hazine zararının takibi hakkının davacı yönünden saklı tutulduğu, ayrıca dava konusu işlemin dayanağını oluşturan hususların sadece davacı hakkında açılmış bulunan kamu davalarından ibaret olmadığı, davacının sicil safahatında bazı olumsuz kanaatlerin olması, 21/03/1996 tarihinde disiplinsizlik nedeniyle 2 gün oda hapsi cezası ile, 12/11/2003 tarihinde mesaiye geç gelmek nedeniyle şiddetli tevbih cezası ile cezalandırılması hususlarının da dava konusu işlemin dayanakları arasında olduğunun görüldüğü; bu haliyle … Yargıtay … Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı bozma kararında davacının sabit olduğuna karar verilen eyleminin niteliği ve dava konusu işleme dayanak alınan diğer hususlar nazara alındığında, mevcut durumu itibarıyla disiplin bozucu hareketlerde bulunarak ikaz ve cezalara rağmen ıslah olmadığı, hizmetin gerektirdiği şekilde tavır ve hareketlerini uyarılara rağmen düzenleyemediği, Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarını sarsacak şekilde ahlak dışı hareketlerde bulunduğu sonucuna varılan davacı hakkında 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 94/b. maddesi ile Astsubay Sicil Yönetmeliği'nin 60. maddesinin (a), (b) ve (e) fıkraları uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediğinden, davacının statü dışında geçirdiği sürelere ilişkin aylıkların hak ediş tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte ödenilmesine karar verilmesi isteminin de yerinde olmadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı tarafından, Erzincan 3. Ordu Komutanlığı İstihkam Savaş Tabur Komutanlığında astsubay olarak görev yapmakta iken disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden re'sen ayrılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının … tarih ve …sayılı işleminin iptali ile statü dışında geçirdiği sürelere ilişkin aylıkların hak ediş tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte ödenilmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesi … Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 9. maddesi kapsamında yargılamanın yenilenmesi suretiyle kaldırılarak, dava konusu işlemin iptali ile statü dışında geçirdiği sürelere ilişkin aylıkların hak ediş tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 94. maddesinin "Disiplinsizlik ve ahlaki durum sebebiyle ayırma" başlıklı (b) bendinde; "Disiplinsizlik veya ahlaki durumları sebebiyle Silahlı Kuvvetlerde kalmaları uygun görülmeyen astsubayların hizmet sürelerine bakılmaksızın haklarında T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uygulanır." hükmü öngörülmüştür. Astsubay Sicil Yönetmeliğinin "Disiplinsizlik ve ahlâkî durumları nedeniyle ayırma usulleri" başlıklı 60. maddesinde; "Aşağıdaki sebeplerden biri ile disiplinsizlik veya ahlâkî durumları gereği Silâhlı Kuvvetlerde kalmaları, son rütbelerine ait bir veya birkaç belge ile anlaşılıp uygun görülmeyen astsubaylar hakkında, hizmet sürelerine bakılmaksızın emeklilik işlemi yapılır: a) Disiplin bozucu hareketlerde bulunması, ikaz veya cezalara rağmen ıslah olmaması, b) Hizmetin gerektirdiği şekilde tavır ve hareketlerini ikazlara rağmen düzenleyememesi,… e) Silâhlı Kuvvetlerin itibarını sarsacak şekilde ahlâk dışı hareketlerde bulunması, …" düzenlemesine yer verilmiş, 61. maddesinde ise disiplinsizlik ve ahlâkî durum nedeniyle ayırma sicil belgesi düzenlenmesi ve uygulanacak usullere yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin dayanağını oluşturan hususların; davacının sicil safahatında bazı olumsuz kanaatlerin olması, 21.03.1996 tarihinde disiplinsizlik nedeniyle 2 gün oda hapsi cezası ile, 12.11.2003 tarihinde mesaiye geç gelmek nedeniyle şiddetli tevbih cezası uygulanması, son rütbesinde K.K. İs. D. A. Tipi Loj.Bkm. İdr. Amirliği İkmal Astsubayı, Mal Sorumlusu, Satın Alma Komisyon Üyesi olarak görevli iken K.K.K.lığı Askeri Savcılığı tarafından yürütülen hazırlık soruşturması sonucu düzenlenen … tarih ve E:.., K:… sayılı iddianame ile hakkında "Resmi Belgede Sahtecilik" suçundan kamu davası açılması ve bu suçtan 06.04.2006 – 02.06.2006 tarihleri arasında tutuklu kalması, ayrıca aynı yerde görevli iken K.K.K.lığı Askeri Savcılığı tarafından yürütülen hazırlık soruşturması sonucu düzenlenen … tarih ve E:…, K:… sayılı İddianame ile de hakkında "Müteselsilen İhaleye/Edimin İfasına Fesat Karıştırmak" ve "Haksız Mal Edinmek" suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılması, yargılamasının devam etmesi ve bu suçlardan 18.06.2007 – 13.11.2007 tarihleri arasında tutuklu kalması hususları olduğu, … İdare Mahkemesi … Dairesi'nin … tarih ve Gensek No:…, E:…, K:… sayılı kararında da bu gerekçeler ile davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Davacı hakkında K.K.K.lığı Askeri Savcılığı tarafından yürütülen hazırlık soruşturması sonucu düzenlenen … tarih ve E:…, K:… sayılı İddianame ile "Müteselsilen İhaleye/Edimin İfasına Fesat Karıştırmak" suçundan açılan kamu davasında K.K.K.lığı Askeri Mahkemesi'nce suçun vasfı değiştirilerek yapılan yargılama sonucunda … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ile davacının "Zincirleme Memuriyet Görevini Kötüye Kullanmak" ve "Zincirleme Askeri Eşyayı Zimmete Geçirmek" suçlarından ayrı ayrı beraatine karar verildiği ve söz konusu kararın 02.12.2010 tarihinde kesinleştiği, aynı İddianame ile "Haksız Mal Edinmek" iddiasıyla açılan kamu davasında … Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ile davacının beraatine karar verildiği ve söz konusu kararın 10.09.2013 tarihinde kesinleştiği, yine hakkında K.K.K.lığı Askeri Savcılığı tarafından yürütülen hazırlık soruşturması sonucu düzenlenen … tarih ve E:…, K:… sayılı iddianame ile "Resmi Belgede Sahtecilik" suçundan açılan kamu davasında K.K.K.lığı Askeri Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonucunda … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ile davacının toplam 9 ayrı tarihli yapım/onarım işine ilişkin olarak hakkında beraat kararı, toplam 3 ayrı tarihli yapım/onarım işine ilişkin olarak ise hakkında mahkumiyet kararı verildiği ve beraat kararının 30.12.2008 tarihinde kesinleştiği, mahkumiyet hükmünün ise … Yargıtay … Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile "Sanıkların, her ne amaçla olursa olsun, memuriyet gereklerini gereği gibi yapmadıkları, ihale mevzuatının belirlediği usul ve esaslar dışına çıktıkları, bu eylemlerini bilerek ve isteyerek işledikleri, kendilerine veya başkalarına yarar sağlama veya başkalarına zarar verme bilinci bulunmadığı sabit olduğundan; bu haliyle eylemlerinin memuriyet görevini ihmal suçunu oluşturduğu anlaşılmaktadır. … Yukarıda açıklanan nedenlerle, … Sanık …nın mahkumiyet hükmünün … suç vasfı yönünden Bozulmasına, …" şeklinde karar verildiği, bunun üzerine K.K.K.lığı Askeri Mahkemesi'nce anılan karara uyularak, yeniden yapılan yargılama sonucunda; suçun vasfı değiştirilerek … tarih ve E:…, K:…sayılı karar ile "Memuriyet Görevini İhmal" suçundan davacı hakkında zaman aşımı süresinin dolduğu kabul edilerek kamu davasının düşmesine, toplam 44.925,30 TL Hazine zararının takibi hakkının davacı yönünden saklı tutulmasına karar verildiği ve söz konusu kararın … Yargıtay … Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile onandığı anlaşılmıştır. Bu durumda, davacının sicil safahatında bazı olumsuz kanaatlerin olması, 21/03/1996 tarihinde disiplinsizlik nedeniyle 2 gün oda hapsi cezası ile, 12/11/2003 tarihinde mesaiye geç gelmek nedeniyle şiddetli tevbih cezası ile uygulanmasına ilişkin disiplin cezalarının mahiyeti ile yukarıda ayrıntılarıyla aktarılan ve beraat ile sonuçlanıp kesinleşen davalar ile "Memuriyet Görevini İhmal" suçundan davacı hakkında zaman aşımı süresinin dolduğu kabul edilerek kamu davasının düşmesine ilişkin karar dikkate alındığında davacının durumunun 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 94/b. maddesi ile Astsubay Sicil Yönetmeliği'nin 60. maddesinin (a), (b) ve (e) fıkraları uyarınca disiplinsizlik nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetleri'nden re'sen ayrılmasını gerektirecek ağırlıkta bulunmadığı sonucuna varıldığından bu yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir. Bu itibarla, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile davanın reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Kullanılmayan … -TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 14/03/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY: Davacının temyiz isteminin reddi ile yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne, davanın reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının onanması gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması memuriyete engel midir?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, mahkûmiyet hükmünün hukuki sonuç doğurmasını önlediğinden devlet memurluğuna girişe veya görevde kalmaya engel teşkil etmez.

Kesinleşmiş mahkûmiyet olmadan memuriyet sona erdirilebilir mi?

Memurluğa engel suçların işlendiği ileri sürülse dahi kişi hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadığı müddetçe 657 sayılı Kanun uyarınca görevine son verilemez.

Taksirli suçtan mahkûm olan memurun görevi sona erer mi?

Taksirli suçlar devlet memurluğuna engel oluşturmaz; memur cezanın infazı süresince görevinden uzak kalıp statüsü askıya alınsa da infazın tamamlanmasıyla görevine devam eder.

Yargılamanın yenilenmesiyle beraat eden memurun işlemi iptal edilir mi?

Görevden çıkarmaya gerekçe yapılan mahkûmiyet kararının yargılamanın yenilenmesi sonucu beraatle ortadan kalkması halinde, idari işlemin hukuki dayanağı kalmayacağından göreve son verme işlemi hukuka aykırı hale gelir.

Açıktan emekliye sevk edilen memur beraat edince doğrudan göreve başlatılır mı?

Açıktan emekliye sevk edilen personelin beraat sonrası göreve dönme talebi, 657 sayılı Kanun'un 92 ve 93'üncü maddeleri uyarınca kurumun boş kadro durumu, personel ihtiyacı ve hizmet gerekleri çerçevesinde idarenin takdir yetkisi kapsamında değerlendirilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu