Aylıktan Kesme Cezasının İptali ve Emsal Yargı Kararları

by Avukat Erdal Ersoy
Aylıktan Kesme Cezasının İptali ve Emsal Yargı Kararları

Aylıktan kesme cezası; disiplin cezalarının kanunla düzenlenmesi ilkesine uyulmaması, isnat edilen fiilin kasıt unsuru taşımaması veya fiilin somut ve inandırıcı delillerle kanıtlanamaması durumlarında idari yargı mercilerince iptal edilmektedir. Disiplin işlemlerinde hem Anayasa ile korunan temel ceza hukuku güvencelerine hem de kanunda öngörülen kurucu unsurlara riayet edilmesi zorunludur.

Danıştay 12. Daire, E. 2021/3373, K. 2022/901Kaynağı aç
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/3373 E.  ,  2022/901 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/3373 Karar No : 2022/901 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Şehir Tiyatroları Müdürlüğünde sözleşmeli sanatkar oyuncu olarak görev yapan davacının, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı Şehir Tiyatroları Şube Müdürlüğü Görev ve Çalışma Yönetmeliği'nin 45. maddesi uyarınca aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 27/11/2019 tarih ve E:2016/6800, K:2019/9250 sayılı bozma kararına uyularak; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Şehir Tiyatroları Müdürlüğü personelinin disiplin suçları ve cezalarının kanunla düzenlenmesi öngörülen hususlar arasında yer almasına karşın, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı Şehir Tiyatroları Şube Müdürlüğü Görev ve Çalışma Yönetmeliğinin 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu'na ve 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15/b maddesine dayanılarak hazırlandığı ve bu haliyle anılan Yönetmelikte düzenlenen disiplin cezalarının, Anayasa’nın 38. maddesinde düzenlenen “suçta ve cezada kanunilik” ilkesine ve Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında hükme bağlanan “kanuni düzenleme” ilkesine aykırılık oluşturduğu açık olduğundan, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının kendisine verilen rolleri beğenmediği ve sağlık sorunları olduğunun söylererek aralıklı olarak rapor aldığı ve … adlı oyun provalarına mazeretsiz olarak katılmadığı, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek, İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesinin dördüncü fıkrasında, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir. Temyizen incelenen kararda, İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 03/03/2022 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.
Danıştay 12. Daire, E. 2021/2867, K. 2022/848Kaynağı aç
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/2867 E.  ,  2022/848 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/2867 Karar No : 2022/848 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … A.Ş. VEKİLLERİ : Av. …, Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul, … PTT Merkez Müdürlüğünde şef olarak görev yapan davacının, … PTT Merkezi posta gişesinde çalıştığı dönemde işlediği ileri sürülen fiilleri nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendinin (a) alt bendi uyarınca "1/30 oranında aylıktan kesme cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 07/11/2017 tarihli ve E:2014/4104, K:2017/5215 sayılı bozma kararına uyularak; soruşturma kapsamında alınan ifadeler ile dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin bir bütün olarak değerlendirilmesinde, davacının Yönetmelik ve tebliğ hükümlerine uygun şekilde kontrol yükümlülüğünü yerine getirmediği, zimmet defterine tarih ve imzaları eksik attığı, usulüne uygun kontrol ve gönderi kabulü yapmayarak idarenin zarara uğramasına sebebiyet verdiği, dolayısıyla davacıya isnat edilen dava konusu disiplin cezasına dayanak fiillerin sübuta erdiği anlaşılmış ise de, … tarih ve … sayılı soruşturma raporunda; söz konusu fiillerin işlenmesinde davacının kamu zararına neden olma ya da başkaca bir kastının bulunduğu hususunun somut olarak ortaya konulamadığı, nitekim raporda; idarenin zarara uğratılmasında soruşturmaya konu PTT personelinin 'kusurlu' bulunduğunun belirtildiği görüldüğünden, davacıya isnat edilen fiillerin "Kasıtlı olarak; verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek" kapsamında olmadığı; ancak hakkında isnat edilen fiillerde ihmali nedeniyle kusurlu olduğu sonucuna ulaşıldığı; bu durumda, davacının olayda kasıtlı olarak hareket ettiği yönünde somut bir bilgi ve belge bulunmadığı anlaşıldığından, kasıtlı hareket ettiğinden bahisle davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İdari soruşturma neticesinde sabit olan durum karşısında davacı hakkında uygulanan disiplin işleminin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: … DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesinin 4. fıkrasında , Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir. Temyizen incelenen kararda, İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 02/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Suçta ve Cezada Kanunilik İlkesi ve Yönetmelikle Düzenleme Yasağı

Anayasa'nın 38. maddesinde yer alan suçta ve cezada kanunilik ilkesi ile Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen memurların ve diğer kamu görevlilerinin özlük işlerinin kanunla belirleneceği kuralı disiplin hukukunun ana çerçevesini oluşturur. Disiplin suçu ve cezası oluşturan fiillerin münhasıran kanunla düzenlenmesi gerekir. Belediye meclisi veya idare tarafından yürürlüğe konulan bir yönetmelik maddesine dayanılarak disiplin cezası öngörülmesi ve bu kapsamda aylıktan kesme cezası verilmesi Anayasa'ya aykırılık teşkil eder.

Danıştay 12. Dairesinin E. 2021/3373, K. 2022/901 sayılı kararında; 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu ile 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15/b maddesine dayanılarak hazırlanan görev ve çalışma yönetmeliğinde yer alan disiplin cezası hükümlerinin Anayasa'nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu belirtilmiş, bu yönetmelik hükmü uyarınca kurulan aylıktan kesme cezasında hukuka uyarlık görülmeyerek işlem iptal edilmiştir.

657 Sayılı Kanun Uyarınca Kasıt Unsurunun İspatı Zorunluluğu

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/1-C-a maddesinde düzenlenen aylıktan kesme cezası, verilen emir ve görevlerin kasıtlı olarak tam ve zamanında yapılmaması veya görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmemesi durumunda uygulanır. Bu hükme istinaden ceza tayin edilebilmesi için ilgilinin eylemi kasıtlı olarak işlediğinin somut bilgi ve belgelerle ortaya konulması gerekir. Kamu zararına yol açılmasında personelin yalnızca kusurlu veya ihmali davrandığının belirlendiği, buna karşılık kastın ispatlanamadığı durumlarda anılan bent kapsamında ceza verilemez.

Danıştay 12. Dairesinin E. 2021/2867, K. 2022/848 sayılı kararında; kamu zararına yol açma konusunda personelin kasıtlı hareket ettiğine dair somut bilgi ve belge bulunmadığı, soruşturma raporunda personelin yalnızca ihmali nedeniyle kusurlu olduğunun tespit edildiği gözetilerek, kasıtlı davranıldığından bahisle 657 sayılı Kanun'un 125/1-C-a maddesi uyarınca tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Bozma Kararına Uyulması Durumunda Temyiz İncelemesinin Sınırı

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, Danıştayın bozma kararına ilk derece mahkemesince uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır.

Danıştay kararlarına karşı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabilir.

Akademik Personelin Mesai Düzeni ve Hizmetin Aksatılması Hali

Anayasa'nın 130. maddesinde bilimsel özerkliğe sahip olduğu belirtilen üniversitelerde görev yapan öğretim üyelerinin mesaiye devam durumları; yürüttükleri bilimsel araştırma, inceleme ve ders faaliyetleri ile akademik hayatın niteliği nedeniyle diğer kamu görevlileri gibi değerlendirilemez. Öğretim üyelerinin mesai saatinde görev yerinde bulunmaması kamu hizmetini aksattıklarına karine teşkil etmez.

2547 sayılı Yükseköğretim Kanununda öğretim üyelerinin mesaiye devam durumlarının kontrolü konusunda getirilmiş özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Bununla birlikte mazeretsiz göreve gelmeme fiilinin hizmetin aksamasına yol açması halinde ilgili disiplin mevzuatı çerçevesinde ceza uygulanması mümkündür.

Somut Delil İlkesi ve Bilirkişi Raporlarının Değeri

Disiplin cezasına konu edilen fiillerin inandırıcı ve somut delillerle ortaya konulması gerekir. Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturması kapsamında temin edilen bilirkişi raporu ile asliye hukuk mahkemesinde yaptırılan bilirkişi incelemelerinin kamu görevlisi lehine sonuçlandığı ve isnadın sübuta ermediği hallerde tesis edilen aylıktan kesme cezası hukuka aykırı bulunmaktadır.

Yönetmelik hükmüne dayanılarak memura aylıktan kesme cezası verilebilir mi?

Anayasa'nın 38. ve 128. maddeleri uyarınca disiplin suç ve cezaları kanunla düzenlenmek zorunda olduğundan yönetmelikle disiplin cezası ihdas edilemez ve uygulanamaz.

Fiilde kasıt kanıtlanamazsa 657 sayılı Kanun m. 125/1-C-a uyarınca ceza verilebilir mi?

Bu madde uyarınca aylıktan kesme cezası uygulanabilmesi için eylemin kasıtlı olarak işlendiğinin somut bilgi ve belgelerle ortaya konulması şarttır; yalnızca kusur veya ihmalin varlığı ceza tesisi için yeterli değildir.

Üniversite öğretim üyesinin mesai saatinde görev yerinde bulunmaması kamu hizmetinin aksadığı anlamına gelir mi?

Anayasa'nın 130. maddesindeki bilimsel özerklik ve akademik faaliyetlerin niteliği gereğince öğretim üyelerinin mesai saatinde görev yerinde bulunmaması kamu hizmetini aksattıklarına karine oluşturmaz.

Öğretim üyelerinin mesai takibi 2547 sayılı Kanunda özel olarak düzenlenmiş midir?

2547 sayılı Yükseköğretim Kanununda mesai devam durumunun kontrolüne ilişkin özel bir düzenleme bulunmamakla birlikte, mazeretsiz göreve gelmeme fiilinin hizmeti aksatması halinde disiplin cezası uygulanması mümkündür.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu