Medeni Hukuk Nedir? Kapsamı ve Temel İlkeleri

by Avukat Erdal Ersoy
Medeni Hukuk Nedir? Kapsamı ve Temel İlkeleri

Kişiler arasındaki eşitliğe dayanan ilişkileri konu alan medeni hukuk, özel hukukun temel dayanağıdır. Bireyin kişiliğinin başlangıcından ölümüne kadar geçen dönemde ortaya çıkan ve ticari nitelik taşımayan özel ilişkilerin büyük bir kısmı bu hukuki alanın sınırları içinde yer alır.

Maddi Hukuk ve Şekli Hukuk Ayrımında Medeni Hukukun Yeri

Kişilere ait hak ve borçlar ile hukuki bağların özünü maddi hukuk tanzim ederken; söz konusu hakların yargı mercilerinde ileri sürülme usullerini, korunma yollarını ve mahkeme sürecinin işleyişini şekli hukuk tayin eder. Medeni hukuk ise temel niteliği bakımından maddi hukuk kuralları arasında bulunur.

Medeni Kanunun Uygulanması ve Hâkimin Rolü

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 1 gereğince kanun, hem lafzıyla hem de ruhuyla temas ettiği her meselede tatbik edilir. İlgili uyuşmazlığa uygulanabilecek kanuni düzenleme yer almadığında hâkim örf ve âdet kurallarına başvurur; burada da çözüm bulunamazsa bizzat yasa koyucu konumunda bulunsaydı ihdas edeceği kural doğrultusunda hüküm kurar. Hâkim bu değerlendirmeyi yaparken yargısal içtihatlar ile doktrindeki bilimsel görüşlerden istifade eder.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 1Kaynağı aç
Madde 1 – Kanun, sözüyle ve özüyle değindiği bütün konularda uygulanır. Kanunda uygulanabilir bir hüküm yoksa, hâkim, örf ve âdet hukukuna göre, bu da yoksa kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar verir. Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır. B. Hukukî ilişkilerin kapsamı I. Dürüst davranma

Medeni Hukukun Kapsamı ve Kanuni Yapısı

Medeni hukukun kapsamı klasik olarak kişiler hukuku, aile hukuku, miras hukuku, eşya hukuku ve borçlar hukuku olmak üzere beş ana alanda değerlendirilir.

1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe konulan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu; kişiler, aile, miras ve eşya hukuku başlıklarını taşıyan dört ayrı kitaptan meydana gelir. Borçlar hukuku alanı ise bu yapıdan müstakil tutularak 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında tanzim edilmiştir.

Medeni Hukukun Alt Dalları ve Kurumları

Kişiler hukuku kişinin hak ehliyeti ve fiil ehliyeti ile hukuki varlığını düzenler; gerçek kişilerin yanı sıra tüzel kişiler de koruma alanına dahildir. Medeni durum ise kişinin evli, bekâr, boşanmış, dul ya da çocuk sahibi gibi hukuken belirlenebilen kişisel statüsünü ifade eder ve nüfus kayıtları ile aile hukukuyla doğrudan bağlantılıdır.

Aile hukuku alanında velayet, çocuğun bakım, eğitim ve korunmasına dair hak ve yükümlülükleri kapsar. Boşanma veya ayrılık halinde velayetin tevdiinde çocuğun üstün yararı gözetilir. Vesayet kurumu ise korunmaya ihtiyaç duyan kişilerin hukuki ve fiili yararlarının güvence altına alınmasına hizmet eder.

Miras hukuku, bireyin ölümü sonrasında malvarlığının, alacaklarının ve borçlarının akıbetini, terekenin yönetimini ve mirasçılar arasındaki hukuki ilişkiyi düzenler.

Eşya hukuku taşınır ve taşınmaz mallar üzerindeki mülkiyet ve sınırlı ayni hakları konu edinir. Tapu sicili, zilyetlik, mülkiyet, rehin ve ipotek kurumları bu kapsamda yer alır.

Hak Kavramı, Dürüstlük Kuralı ve İyiniyet İlkesi

Hukuken korunan ve sahibine bu korumadan yararlanma yetkisi tanıyan menfaat hak olarak tanımlanır. Mutlak haklar herkese karşı ileri sürülebilirken, nisbi haklar belirli kişi veya kişi gruplarına karşı ileri sürülebilir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 2 f. 1 uyarınca herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bu kural hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesinde objektif dürüst davranma yükümlülüğünü ifade eder. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz; hakkın hukuken tanınmış sınırları aşarak başkalarına zarar verecek biçimde kullanılması koruma dışı bırakılır ve hakkın amacıyla bağdaşmayan kullanımları sınırlanır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Madde 2 – Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. II. İyiniyet

İyi niyet, bir hakkın kazanılmasında veya bir durumun değerlendirilmesinde kişinin kusursuz ve haklı inancını anlatır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 3 f. 1 uyarınca kanunun iyiniyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda asıl olan iyiniyetin varlığıdır. Ancak m. 3 f. 2 hükmü gereğince durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 3Kaynağı aç
Madde 3- Kanunun iyiniyete hukukî bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyiniyetin varlığıdır. Ancak, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz. III. Hâkimin takdir yetkisi
Medeni hukuk hangi temel alanları kapsar?

Medeni hukuk klasik olarak kişiler hukuku, aile hukuku, miras hukuku, eşya hukuku ve borçlar hukuku olmak üzere beş ana alandan oluşur; Türk hukuk sisteminde borçlar hukuku 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile ayrı düzenlenmiştir.

Hâkim kanunda uygulanabilir hüküm yoksa nasıl karar verir?

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 1 uyarınca hâkim, meseleye uygulanacak kanuni bir kural bulunmadığında örf ve âdet hukukunu tatbik eder; orada da hüküm yoksa yasa koyucu olsaydı benimseyeceği kuralı esas alarak hüküm kurar ve bu süreçte bilimsel görüşler ile yargısal kararlardan faydalanır.

Mutlak hak ile nisbi hak arasındaki fark nedir?

Mutlak haklar herkese karşı ileri sürülebilirken, nisbi haklar belirli kişi veya kişi gruplarına karşı ileri sürülebilir.

Dürüstlük kuralı ile iyiniyet arasındaki fark nedir?

Dürüstlük kuralı hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesinde objektif dürüst davranma zorunluluğunu ifade ederken, iyi niyet bir hakkın kazanılmasında veya bir durumun değerlendirilmesinde kişinin kusursuz ve haklı inancını ifade eder.

Hukuk düzeni hakkın kötüye kullanılmasını nasıl karşılar?

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 2 f. 2 uyarınca hukuk düzeni bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını korumaz; hakkın hukuken tanınan sınırları aşarak başkalarına zarar verecek biçimde kullanılması hukuki koruma dışı bırakılır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu