Hukuk düzeninde yer alan temel kavramlar; kişilerin ehliyet sınırlarından eşya üzerindeki yetkilerine, borç ilişkilerinden yargılama usullerine kadar bütün hukuki alanların ortak terminolojisini oluşturur. Sözleşme, iki veya daha çok kişinin aralarında hukuki bir bağ kurmak, bu bağı değiştirmek veya ortadan kaldırmak amacıyla karşılıklı ve birbirine uygun iradelerini beyan ederek yaptıkları hukuki işlemdir. Hukuk kurallarının bağımsız ve tarafsız mahkemelerce somut olaylara uygulanması yargı faaliyetini oluştururken, kanunda öngörülen belirli koşullar altında bir sürenin geçmesiyle hakkın kazanılması, kaybedilmesi veya bir yükümlülükten kurtulunması zamanaşımı kurumunu meydana getirir.
Kişiler Hukuku ve Ehliyet Kavramları
Hak ehliyeti, sağ doğmak şartıyla ana rahmine düşüldüğü andan ölüm anına kadar geçen dönemde herkesin sahip olduğu evlenme veya mülk edinme gibi medeni haklardan yararlanma yeteneğidir. Fiil ehliyeti ise bir kimsenin kendi eylemleriyle haklar kazanabilmesi ve borç altına girebilmesi kabiliyetidir.
Erginlik, on sekiz yaşın doldurulmasıyla, on sekiz yaş doldurulmamış olsa dahi evlenmeyle veya mahkemece erginliğe karar verilmesi suretiyle kazanılır. Vesayet altına alınmasına gerek bulunmayan ancak fiil ehliyetinden kısmen mahrum edilmesi kendi yararına görülen reşit kişilere, bazı işlerde görüşü alınmak üzere mahkemece kanuni müşavir atanır.
Velayet, ana veya babanın reşit olmamış çocukları üzerindeki kanuni eğitim ve terbiye yetkisidir; bu hakka sahip bulunan ana veya baba veli olarak adlandırılır. Küçük veya kısıtlıların haklarının korunması amacıyla düzenlenen ve kamu hizmeti niteliği taşıyan kurum ise vesayettir; kanunun öngördüğü durumlarda bu kişilerin haklarını gözetmek üzere mahkeme tarafından vasi atanır.
Tüzel kişi, kendisini meydana getiren gerçek kişilerin üzerinde ve onlardan bağımsız bir varlığı ve belirli bir amacı bulunan kuruluştur. Vakıf, başlı başına bir varlığı bulunmak üzere bir malın belirli bir amaca tahsis edilmesidir; vakfedenin vakfa ilişkin bildirimini ve hâkimin tescilini kapsayan belge ise vakfiye olarak adlandırılır. Evlilik birliğinin eşlerden birinin ölümüyle son bulması durumunda sağ kalan eşin ölen eşin çocuklarıyla birlikte devam ettirdiği mal rejimi uzatılmış mal ortaklığıdır.
Uyrukluk, şahısları veya şeyleri devlete bağlayan hukuki ve siyasi bağdır. Vatandaşlık, gerçek bir kişiyi bir devlete bağlayan hukuki bağı ifade eder. Bir devletin ülkesinde oturan ve o devletin uyruğunu iddia etmek hakkı bulunmayan kişiler ise yabancı statüsündedir.
Eşya Hukuku, Mülkiyet ve Ayni Haklar
Zilyetlik, bir şey üzerinde kurulan fiili hâkimiyeti veya bir eşyayı fiili hâkimiyet ve kudret alanı içinde bulundurmayı ifade eder. Bir mal üzerindeki yitirilmiş egemenliği ve tasarruf gücünü yeniden ele geçirmek ise yed'i istirdat kurumudur.
Birden çok kişinin, kanun veya hukuki işlem sebebiyle bir mala fiilen bölüşmedikleri belirli paylar oranında malik olmaları müşterek mülkiyettir. Kanundan veya sözleşmeden ötürü birbirlerine ortaklık bağı ile bağlı bulunan kimselerin, bu bağ dolayısıyla bir malın mülkiyetine elbirliğiyle sahip oldukları ve her birinin hakkının o malın tamamını kapsadığı mülkiyet türü ise iştirak halinde mülkiyettir. Bir mal üzerinde başkasına intifa veya sükna gibi fiili kullanma hakkı tanındığında, malikin sahip olduğu ayrıcalık ve yetkilere zarar gelmemek kaydıyla malikte kalan mülkiyet hakkı kuru mülkiyet olarak adlandırılır.
Şufa hakkı, mükellefin hakkın konusu olan şeyi bir üçüncü kişiye satması durumunda, hak sahibine tek taraflı bir irade beyanı ile satılan şeyin mülkiyetinin kararlaştırılan bedel karşılığında öncelikle kendisine devrini isteme yetkisi veren yenilik doğuran bir haktır; kanuni şufa hakkı müşterek mülkiyet hakkından doğar ve hissedarlık sürdüğü müddetçe varlığını korur. Vefa hakkı ise hak sahibine sattığı şeyin mülkiyetinin kararlaştırılan bedel karşılığında tekrar kendisine devrini tek taraflı irade beyanıyla talep etme yetkisi tanır.
Sükna hakkı, bir evde veya evin bir bölümünde oturma yetkisi veren ve kişiye bağlı olan bir irtifak hakkıdır. Üst hakkı ise taşınmaz malikinin bir başkasına arsasının üstünde veya altında inşaat yapma yahut mevcut inşaatı koruma ve ona sahip olma yetkisi tanıdığı irtifak türüdür.
Rehin, bir borcun yerine getirilmemesi halinde alacakların teminatı olmak üzere ve paraya çevirtme yetkisiyle birlikte alacaklı lehine kurulan taşınır veya taşınmaz mal güvencesidir. İpotek, hak sahibine alacağını bir taşınmaz malın değerinden elde etme yetkisi veren sınırlı bir ayni haktır; bir yapıyı yapanların bu yapıdan doğan alacaklarını teminat altına almak üzere tesis ettirdikleri rehin ise yapı alacaklısı ipoteğidir.
Mahalli örf ve adete göre bir nesnenin esaslı unsuru olan, o nesne yok edilmedikçe, parçalanmadıkça veya niteliği bozulmadıkça ondan ayrılması mümkün bulunmayan unsurlar o nesnenin mütemmim cüzü yani tamamlayıcı parçasıdır. Bölgesel töreye veya malikin açık isteğine göre, bir şeyin işletilmesi, korunması veya ondan yararlanılması için sürekli olarak ona tahsis olunan ve kullanışta o şeye bağlı kılınan ya da takılan veya birleştirilen taşınır mallar asıl şeyin teferruatıdır. Sahipsiz yerlerde birikme, dolma, kayma veya kamunun malı olan akarsuların yatak ya da seviyelerinin değişmesiyle oluşan toprak parçası yeni arazi teşekkülünü oluşturur. Bir veya birkaç köy ya da beldeye yaz mevsimini geçirmeleri ve hayvanlarını otlatmaları için tahsis edilen veya öteden beri bu amaçla kullanılagelen araziler ise yaylak statüsündedir.
Kat mülkiyeti, bir yapının bağımsız bölümleri üzerinde kurulan, arsa payı ve anagayrimenkuldeki ortak yerlerle bağlantılı özel bir mülkiyet hakkıdır. Yapılmakta veya ileride yapılacak olan bir binanın yapımı borcunu ve bina tamamlandığında kat mülkiyeti kurulması yükümünü doğuran hak kat irtifakıdır. Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca ana gayrimenkulün yönetimini düzenleyen ve bütün kat maliklerini bağlayan sözleşme ise yönetim planıdır.
Borçlar Hukuku ve Sözleşme Türleri
Devam etmekte olan bir hukuki ilişkiyi tek taraflı irade beyanıyla ileriye dönük olarak sonlandıran işlem fesih olarak tanımlanan bozucu yenilik doğurucu bir irade beyanıdır. Bir kimsenin bilerek ve isteyerek asıl iradesiyle uyuşmayan bir beyanda bulunması ise zihni kayıt durumunu oluşturur.
Gabin halinde zarar gören tarafın bir yıl içinde sözleşmeyi bozduğunu bildirerek verdiğini geri alabilmesi ve bu sürenin geçmesiyle sözleşmenin geçerli hale gelmesi yönündeki düzenlemenin yanında; Türk Borçlar Kanunu'nun 28. maddesinde edimler arasında açık bir oransızlık bulunması ve bu durumun zarar görenin zor durumda kalmasından, düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden kaynaklanması halinde zarar görene sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirerek edimini geri isteme veya sözleşmeye bağlı kalarak oransızlığın giderilmesini talep etme hakkı tanınmıştır. Bu haklar düşüncesizlik veya deneyimsizliğin öğrenildiği, zor durumda kalmada ise bu halin kalktığı tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulmasından itibaren beş yıl içinde kullanılabilir. Bir kimsenin malvarlığında haklı bir nedene dayanmaksızın başka bir kimsenin malvarlığı aleyhine meydana gelen artma veya azalmama durumu haksız iktisaptır. Vadesi gelmiş, aynı cinsten ve karşılıklı iki alacağın birbirine sayışılması ise takas kurumudur.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 28Kaynağı aç
Vekalet sözleşmesi, kişinin bedelli veya bedelsiz olarak bir işi yürütmeyi veya yerine getirmeyi başkası adına üstlendiği sözleşmedir; bu sözleşme gereğince müvekkil tarafından ve onun adına işlem yapmakla yetkilendirilen kimse vekildir. Vekil olarak tayin edilmiş kimsenin bu yetkisini bir başkasına devretmesi işlemi ise tevkil olarak tanımlanır.
Kefalet, bir kimsenin alacaklısına karşı, o kimsenin borcunun yerine getirilmesini sağlamak yükümlülüğü altına girmesidir. Ölünceye kadar bakma sözleşmesinde taraflardan biri, ölünceye dek bakma ve kendisini görüp gözetme koşuluyla malvarlığını veya bir kısım malları diğer tarafa devretme borcu altına girer. Bir malın başka bir malla veya bir hakkın başka bir hakla değiştirilmesini konu alan sözleşme trampadır. Kiracının kiralananı belli bir tarihte boşaltacağına ilişkin yaptığı tek taraflı yazılı irade beyanı ise tahliye taahhütnamesidir.
Bir binanın veya diğer yapı eseri malikinin, bu eserlerin çürük yapılmasından veya korunmasındaki kusurundan dolayı sorumlu tutulması yapı malikinin sorumluluğu çerçevesinde gerçekleşir.
Usul Hukuku ve Yargılama Müesseseleri
Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür; mahkemede ileri sürülen bir beyan ve iddiayı kanıtlama yükümlülüğü beyyine külfeti olarak ifade edilir. Verilmiş olan bir kararın veya hükmün duruşmada hazır bulunan taraflara hâkim tarafından sözlü olarak bildirilmesi ise tefhimdir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 6Kaynağı aç
İhtiyati tedbir, davacının davasını kazanması durumunda dava konusu şeye kavuşabilmesi için, davadan önce veya dava sırasında o şeyi garanti altına almasına yarayan koruyucu önlemdir. Taşınır veya taşınmaz bir mala karşı yapılan maddi elatma veya sataşmanın ayni hakka dayanılarak önlenmesi müdahalenin men'i talebidir. Taşınır veya taşınmaz bir mal üzerinde mülkiyet veya diğer bir ayni hak iddiasında bulunmayı konu alan dava ise istihkak davasıdır.
Herhangi bir malın kendisinin veya satılarak bedelinin paylaştırılması suretiyle o mal üzerindeki ortaklığın giderilmesi izale-i şüyu olarak adlandırılır. Uyuşmazlık konusu şeyin saklanması ve idaresi kendisine verilen güvenilir kişi yediemin sıfatını taşır. Bir sözleşmenin, davanın veya icra takibinin taraflarından olmayan kişi ise üçüncü şahıs konumundadır.
Verilen kararın tefhim veya tebliğinden itibaren belirli bir süre içerisinde, kanunda açıkça sayılan hallerde yapılan ve kararı veren makam yerine itiraz merciince karara bağlanan kanun yolu acele itirazdır; bu itiraz süresi genellikle bir hafta olarak öngörülür.
İcra, Ticaret ve Kamu Hukuku Kavramları
Para veya paradan başka bir şey içeren konularda bir mahkeme ilamına dayanılarak yürütülen takip ilamlı icra takibidir. Dürüst borçlunun teklifinin en az üçte iki alacaklı tarafından kabul edilmesi ve ticaret mahkemesince onaylanması suretiyle alacaklıların alacaklarının bir kısmından vazgeçtiği ve borçlunun da kabul edilen borcun belirli bir yüzdesini, tamamını ya da fazlasını kararlaştırılan vadede ödeyerek borcundan kurtulduğu anlaşma ise konkordatodur.
İcra ve İflas Kanunu'nun 143. maddesi uyarınca icra takibinde alacağını tamamen tahsil edemeyen alacaklı bakımından şartlar oluştuğunda, icra dairesi tahsil edilemeyen bakiye kısım için aciz vesikası düzenleyerek alacaklıya verir, bir suretini borçluya iletir ve bir nüshasını da il merkezinde belirlenen icra dairesince tutulan özel sicile kaydedilmek üzere gönderir. Borç ikrarını içeren senet mahiyetindeki bu vesika, alacaklıya kanunun 277. maddesinde yazılı hakları bahşeder. Belgenin verilmesinden itibaren bir yıl içinde takibe girişilmesi halinde borçluya yeniden ödeme emri tebliğ edilmesine gerek kalmaz. Aciz vesikasında belirtilen alacak tutarı için faiz işletilemez; kefiller, müşterek borçlular ve borcu tekeffül edenler bu miktar yönünden ödemek mecburiyetinde kaldıkları faizler sebebiyle borçluya rücu edemezler. Vesikaya bağlanan borç, düzenlendiği tarihten itibaren yirmi yılın dolmasıyla borçluya karşı zamanaşımına uğrar; borçlunun mirasçıları ise mirasın intikalinden itibaren bir yıl içinde alacaklı hak aramamışsa zamanaşımı defini ileri sürebilirler. Borçlu, işlemiş faizleriyle birlikte borcunu icra dairesine her zaman ödeyebilir ve borcun tamamının ödenmesi durumunda belge sicilden terkin edilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 143Kaynağı aç
Acente, ticari mümessil, ticari vekil, satış memuru veya müstahdem gibi bir sıfatı olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak belirli bir bölge içinde daimi bir suretle ticari bir işletmeyi ilgilendiren akitlerde aracılık etmeyi veya bunları o işletme adına yapmayı meslek edinen kimsedir. Kollektif şirket, bir ticari işletmeyi ticari unvan altında işletmek üzere gerçek kişiler arasında kurulan ve ortaklardan hiçbirinin sorumluluğunun sınırlandırılmadığı ticari şirkettir. Ticari bir senet üzerine imza koymak suretiyle doğan soyut borç kambiyo taahhüdüdür; kambiyo senetleri poliçe, çek ve bonodan ibarettir. Umumi mağazaya tevdi edilen mallara ve tahıla ilişkin rehin hakkını gösteren ve bu mallar üzerinde alacaklı lehine rehin tesisini sağlayan senet ise varanttır.
İşçi sendikaları ile işveren veya işveren sendikaları arasında yapılan ve iş şartlarını, tarafların hak ve borçlarını düzenleyen yazılı anlaşma toplu iş sözleşmesidir. İşveren tarafından kendi teşebbüsüyle veya bir işveren kuruluşunun kararına uyularak işçilerin topluca işten uzaklaştırılması lokavt olarak adlandırılır.
Devletin, Vergi Usul Kanunu kapsamına giren vergi, resim, harç ve bunlara bağlı ceza, faiz ve zamlar ile kamu hizmetleri uygulamasından doğup ödenmeyen alacakları sebebiyle borçluların mal ve haklarına el koyması kamu haczidir. Herkesin mali gücüne göre vergiye tabi tutulması vergide adalet ilkesidir. Vergi matrahının tespiti ile paranın değer kaybı gözetilerek bilançolardaki stoklar ve sabit varlıklar gibi kalemlerde düzeltmeler yapılması yeniden değerlemedir. Devlet veya kamu tüzel kişilerinin, kamu yararının gerektirdiği durumlarda ve karşılığını peşin ödemek koşuluyla özel mülkiyetteki taşınmazların tamamını veya bir kısmını kanuni usullerle mülk edinmesi kamulaştırmadır.
İmar hukukunda karada ve suda, sürekli veya geçici, resmi veya özel yeraltı ve yerüstü inşaatı ile bunların ilave, değişiklik ve tamirlerini içine alan sabit ve hareketli tesisler yapı kapsamındadır. Onaylı halihazır haritalar üzerinde, varsa kadastral durum işlenerek nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve bölgelerin yapı adalarını, yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama etaplarını ayrıntılarıyla gösteren plan uygulama imar planıdır. Şehir imar planlarında kamunun istifadesine sunulan, üzerinde inşaat yapılması mümkün bulunmayan ve halihazırda veya ileride park, çocuk parkı gibi hizmet alanı olarak tahsis edilen sahalar ise yeşil alan olarak adlandırılır.
Beyyine külfeti ne anlama gelir?
Beyyine külfeti, Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispat etme yükümlülüğünü ifade eden ispat yüküdür.
İzale-i şüyu ne anlama gelir?
İzale-i şüyu, herhangi bir malın kendisinin aynen veya satılarak bedelinin paylaştırılması suretiyle o mal üzerindeki paydaşlığın ve ortaklığın giderilmesi işlemidir.
Gabin halinde yasal haklar hangi süreler içinde kullanılmalıdır?
Gabin halinde zarar gören tarafın bir yıl içinde sözleşmeyi bozduğunu bildirerek verdiğini geri alabilmesi ve bu sürenin geçmesiyle sözleşmenin geçerli hale geleceği kuralının yanında; Türk Borçlar Kanunu'nun 28. maddesi kapsamında sözleşmeyle bağlı olmama veya oransızlığın giderilmesi hakları düşüncesizlik ya da deneyimsizliğin öğrenildiği, zor durumda kalmada ise bu durumun ortadan kalktığı tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulmasından itibaren beş yıl içinde kullanılabilir.
Aciz vesikası alacaklıya hangi hakları kazandırır?
İcra ve İflas Kanunu'nun 143. maddesi uyarınca aciz vesikası borcun ikrarını içeren senet mahiyetinde kabul edilir; alacaklıya kanunun 277. maddesinde yazılı hakları bahşeder, belgenin alınmasından itibaren bir yıl içinde takibe girişilmesi halinde borçluya yeniden ödeme emri gönderilme şartını ortadan kaldırır ve yirmi yıllık zamanaşımı süresi sağlar.
Kambiyo senetleri hangi belgelerden ibarettir?
Kambiyo senetleri poliçe, çek ve bonodan ibarettir; ticari bir senet üzerine imza konulması suretiyle soyut bir kambiyo taahhüdü doğar.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

