Mali Suçları Araştırma Kurulu tarafından hazırlanan belgeler mali suçlarla mücadele kapsamında düzenlenen idari ve teknik mali analiz niteliğindedir. Ceza yargılamasında mahkeme bu analizlerle bağlı olmadığı gibi, söz konusu evrak yargı organınca atanmış bilirkişi raporuyla aynı statüde değerlendirilmez. Raporun delil olarak hükme temel oluşturabilmesi duruşmada tartışılmasına ve diğer delillerle birlikte serbestçe takdir edilmesine bağlıdır.
MASAK Raporunun Hukuki Mahiyeti ve Hâkimin Takdir Yetkisi
Ceza muhakemesinde uzman bir idari birimin hazırladığı mali veriler teknik bir değerlendirme sunar. Buna karşın mahkemenin resen görevlendirdiği geleneksel bilirkişi raporlarından farklı bir hukuki yapıya sahip olan bu idari analizler ceza hâkimi açısından bağlayıcı değildir. Yargılama makamı rapordaki bulguları dava dosyasındaki tüm vakıalarla birlikte serbest delil ilkesi çerçevesinde ele alır.
Aklama Suçunun Unsurları ve Öncül Suç Tespiti
Türk Ceza Kanunu'nun 282. maddesinin ilk fıkrasında malvarlığı değerlerinin aklanması suçu yaptırıma bağlanmıştır. Kanuni alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan elde edilen iktisadi kıymetlerin yurt dışına kaçırılması ya da gayrimeşru kaynağın gizlenerek yasal yollarla kazanıldığı intibaı uyandırılması amacıyla muhtelif işlemlere tabi tutulması suç teşkil eder. Bu eylemleri gerçekleştirenler hakkında üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası öngörülmektedir. Maddenin ikinci fıkrası ise asıl suça iştirak etmeksizin suça konu malvarlığı değerini niteliğini bilerek devralan, edinen, elinde bulunduran veya kullanan kişilere iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası getirmektedir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 282Kaynağı aç
altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı
değerlerini, yurt dışına çıkaran veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek
veya meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla,
çeşitli işlemlere tâbi tutan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmibin
güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) (Ek: 26/6/2009 – 5918/5 md.) Birinci
fıkradaki suçun işlenmesine iştirak etmeksizin, bu suçun konusunu oluşturan
malvarlığı değerini, bu özelliğini bilerek satın alan, kabul eden, bulunduran
veya kullanan kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Bu suçun, kamu görevlisi tarafından veya belli bir meslek sahibi kişi
tarafından bu mesleğin icrası sırasında işlenmesi halinde, verilecek hapis
cezası yarı oranında artırılır.
(4) Bu suçun, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti
çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
(5) Bu suçun işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü
güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(6) Bu suç nedeniyle kovuşturma başlamadan önce suç konusu malvarlığı
değerlerinin ele geçirilmesini sağlayan veya bulunduğu yeri yetkili makamlara
haber vererek ele geçirilmesini kolaylaştıran kişi hakkında bu maddede
tanımlanan suç nedeniyle cezaya hükmolunmaz.
Suçluyu kayırma
Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçundan mahkûmiyet kararı verilebilmesi için aklamaya konu kıymetlerin hangi öncül suçtan kaynaklandığının ve sanıkların bu suç sebebiyle verilmiş bir mahkûmiyetinin bulunup bulunmadığının duraksamaya yer bırakmayacak açıklıkta saptanması zorunludur. Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2017/1360 Esas ve 2017/4303 Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere, öncül fiilin Türk Ceza Kanunu'nun 282. maddesinde aranan yasal unsurları taşıyıp taşımadığının gerekçeli kararda kapsamlı biçimde tartışılması gerekir.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2017/1360, K. 2017/4303Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama
Hüküm : TCK'nın 282/1, 62/1, 53, 52/2. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Suç tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı TCK'nın 282/1. maddesine göre atılı suçun oluşabilmesi için "alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin, yurt dışına çıkarılması veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla, çeşitli işlemlere tâbi tutulmasının ve aklamaya konu değerlerin “öncül suç” olarak adlandırılan bir suçtan elde edilmiş olması gerektiği" gözetilerek, Adli Sicil kayıtlarına göre, sanıklar … ve …'nun suç tarihlerini kapsar şekilde sigara kaçaklığı suçundan mahkumiyetlerinin bulunmadığı, sanık …'in mahkumiyetine konu ilamların ise 4926 sayılı Kanunun 4/a-2. maddesi uyarınca adli para cezası gerektiren suçlara ilişkin olduğunun anlaşılması karşısında, aklamaya konu malvarlığı değerlerinin "hangi öncül suçtan" elde edildiğinin ve sanıkların bu öncül suçtan bir mahkumiyetinin bulunup bulunmadığı kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edilip öncül suçun TCK'nın 282/1. maddesindeki unsurları taşıyıp taşımadığı da karar yerinde tartışılmaksızın yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
a) Suç tarihi itibarıyla yürürlükte olan 5237 sayılı TCK'nın 282/1. maddesinde 26.06.2009 tarihli ve 5918 sayılı Kanunun 5. maddesi ile yapılan değişiklik
bakımından, TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca, lehe kanun değerlendirmesi yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) TCK'nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 K. sayılı iptal kararının gözetilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … ile sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 31.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Duruşmada Tartışılma İlkesi ve Hukuka Aykırı Veriler
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 217. maddesi uyarınca yargıç hükmünü ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu doğrultuda bir mali inceleme raporunun hükme dayanak yapılabilmesi için duruşmada okunması, sanık ve müdafiine rapora karşı itiraz ve beyanlarını sunma hakkı tanınması, dayanak veri kaynaklarının incelenmesi ve ulaşılan kanaatlerin dosyadaki diğer delillerle doğrulanıp doğrulanmadığının saptanması şarttır.
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 217. maddesi uyarınca ceza muhakemesinde isnat edilen fiil ancak hukuka uygun yollardan elde edilmiş delillerle ispatlanabilir. Raporun temelini oluşturan finansal hareketler, teknik veriler veya kayıtlar hukuka aykırı vasıtalarla temin edilmişse, hukuka aykırı delillerin mahkûmiyete esas alınamayacağı kuralı gereğince rapora bu yönden itiraz edilmesi hukuki bir haktır.
Ham Verilerin Celbi ve Rapora İtiraz Yolları
İdari mali analizin doğruluğunu ve teknik tutarlılığını denetleyebilmek için dayanak oluşturan ham verilerin mahkemece dosyaya getirtilmesi talep edilebilir. İlgili banka hareketleri, dekontlar, hesap açılış formları, kamera kayıtları, IP log kayıtları, kripto varlık işlem geçmişi, ödeme kuruluşu belgeleri ve şüpheli işlem bildiriminin somut evrakı toplanmadan raporun sıhhati denetlenemez. Bu veriler çerçevesinde sanık lehine olan ticari ve hukuki münasebetler ileri sürülerek mahkemeden uzman bilirkişiler aracılığıyla bağımsız inceleme yaptırılması istenebilir.
Kovuşturma Öncesi Etkin Pişmanlık Hali
Türk Ceza Kanunu'nun 282. maddesinin altıncı fıkrasında cezayı kaldıran şahsi bir nedene yer verilmiştir. Aklama fiiline ilişkin kamu davası açılmadan ve kovuşturma evresi başlamadan önce suça konu malvarlığı değerlerinin ele geçirilmesini sağlayan ya da değerlerin saklandığı yeri yetkili mercilere bildirerek el konulmasını kolaylaştıran fail hakkında bu suç nedeniyle cezaya hükmolunmaz.
MASAK raporu ceza mahkemesi hâkimi açısından bağlayıcı mıdır?
MASAK raporu idari ve mali bir analiz belgesi olup mahkemece görevlendirilen klasik bilirkişi raporuyla aynı nitelikte görülmez ve ceza hâkimini bağlamaz.
Öncül suç somutlaştırılmadan aklama suçundan mahkûmiyet verilebilir mi?
Aklamaya konu malvarlığının hangi öncül suçtan doğduğunun, sanığın bu suçtan mahkûmiyeti bulunup bulunmadığının ve fiilin kanuni şartları karşılayıp karşılamadığının tartışılması zorunludur.
Hukuka aykırı yöntemlerle toplanan verilere dayanan rapora karşı ne yapılabilir?
Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca yalnızca hukuka uygun deliller hükme esas alınabildiğinden, hukuka aykırı temin edilen verilere dayanan analizlere karşı delil yasakları kapsamında itiraz edilebilir.
MASAK raporuna karşı bağımsız bilirkişi incelemesi istenebilir mi?
Raporun dayandığı ham banka kayıtları, IP logları ve borsa verilerinin celbi talep edilerek savunmayı destekleyen ticari ilişkilerin denetlenmesi amacıyla bağımsız bilirkişi incelemesi talep edilebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

