Alan Adı Tahsisinde İlk Gelen Alır Kuralı ve Kapsamı
Alan adlarının tahsisinde teknik olarak ilk gelen alır kuralı uygulanmakta olup bir markaya ait alan adının üçüncü kişilerce kaydedilmesi sistemsel olarak mümkündür. Ancak bu kural mutlak bir serbesti sağlamaz. Sınai mülkiyet mevzuatı, ticaret hukuku ve uluslararası düzenlemeler kötü niyetli tescillerin korunmasına olanak tanımamaktadır.
Alan Adında Ayırt Edici Unsur ve Teknik İfadelerin Rolü
Alan adları ile marka hukuku arasındaki uyuşmazlıklarda temel çatışma noktası alan adının asıl ibaresidir. İnternet adreslerinde ayırt edici unsur alan adının uzantısı değil, asıl ibaresidir; bu sebeple uyuşmazlıklar asıl ibare üzerinden değerlendirilir.
.com veya .net gibi uzantılar ile www veya http gibi teknik ifadeler yanına geldiği ibareye ayırt edici nitelik kazandırmaz. İnceleme esasen bu teknik ifadeler dışındaki kısım üzerinden yapılır.
Alan adının .com yerine .org gibi farklı bir uzantı ile alınması karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmaz. Tüketici alan adının ayırt edici kısmını esas alarak hareket etmektedir.
Sınai Mülkiyet ve Haksız Rekabet Hükümleri
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7. maddesi, tescilli bir markanın hak sahibinin izni olmaksızın internet ortamında alan adı olarak kullanılmasını marka hakkına tecavüz olarak düzenlemektedir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 54 ve devamı maddeleri ise dürüstlük kurallarına aykırı ticari uygulamaları haksız rekabet kapsamında kabul eder. Bu çerçevede alan adlarının kötüye kullanımı da haksız rekabet teşkil edebilir.
Benzer İbareli Alan Adı Kullanımına Karşı Hukuki Talepler
Tanınmış bir marka ile benzer ibareyi içeren alan adının aynı veya benzer hizmet alanında haksız ve izinsiz şekilde kullanılması, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet niteliğinde kabul edilmektedir. Bu fiillere karşı tecavüzün tespiti, ref'i, men'i, alan adına erişimin engellenmesi, arama motorlarında anahtar kelime olarak kullanımın durdurulması ve manevi tazminat talepleri gündeme gelebilmektedir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/1752, K. 2019/8281Kaynağı aç
Marka Sahibinin Başvurabileceği Yollar ve UDRP İlkeleri
Marka sahibi, alan adının haksız kullanımına karşı TÜRKPATENT nezdinde itiraz, alan adının hükümsüzlüğü davası, Türk Ticaret Kanunu kapsamında haksız rekabet davası ve uluslararası düzeyde Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü nezdindeki tahkim mekanizmasına başvuru yollarına başvurabilir.
UDRP çerçevesindeki uyuşmazlıklarda şikayetçi tarafın; alan adının marka ile özdeş ya da iltibas yaratacak derecede benzerliğini, alan adını elinde tutanın bu ad üzerinde haklı veya meşru bir dayanağı bulunmadığını ve tahsis ile kullanım sürecinin kötü niyet taşıdığını ispatlaması gerekir.
Tahkim kararları genel olarak alan adının marka sahibine devrine yöneliktir. Tazminat talepleri için ise ulusal mahkemelere başvurulması gerekmektedir.
Başkasına ait bir markanın alan adı tescil edilebilir mi?
Teknik olarak ilk gelen alır kuralı gereğince tescil edilebilse de bu kural mutlak olmayıp sınai mülkiyet ve ticaret hukuku hükümleri çerçevesinde sınırlamalara tabidir.
Alan adının uzantısının farklı olması karıştırılma ihtimalini önler mi?
Hayır, uzantının farklı olması karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmaz; zira ayırt edici unsur uzantı değil, tüketicinin esas aldığı asıl ibaredir.
WIPO tahkimi üzerinden tazminat istenebilir mi?
WIPO kararları kural olarak alan adının devrine yönelik olup tazminat talepleri için ulusal mahkemelere başvurulması gerekir.
UDRP kapsamında alan adının devri için ne ispatlanmalıdır?
Alan adının markayla aynı veya karıştırılacak kadar benzer olduğu, alan adı sahibinin meşru bir hakkının bulunmadığı ve alan adının kötü niyetle tescil edilip kullanıldığı ispatlanmalıdır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

