Marka tescilinde kötü niyetin ispatı hukuken mümkündür ve uyuşmazlığın çözümünde somut olayın tüm özellikleri bir bütün olarak değerlendirilir. Marka korumasının sağladığı yasal hakların amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması, başkasının markasından haksız şekilde yararlanma amacı güdülmesi, gerçekte kullanım niyeti olmaksızın yedekleme yapılması, marka ticareti yürütülmesi veya şantaj maksadıyla başvuru yapılması hallerinde tescil talebi kötü niyetli kabul edilir. Kötü niyetin varlığı soyut kabullerle değil, her uyuşmazlığın kendine özgü nitelikleri ve tarafların dürüstlük kuralına uygun davranıp davranmadığı incelenerek tespit edilir.
Kötü Niyetin Belirlenmesinde Sektörel Konum ve Hayatın Olağan Akışı
Tescili talep edilen işaretin yapısı ve tarafların ticari faaliyet gösterdikleri alan, kötü niyet değerlendirmesinde temel kriterler arasında yer alır. Herhangi bir anlam içermeyen fantezi bir ibareden oluşan özgün bir markanın benzerinin, haklı ve geçerli bir gerekçe olmaksızın aynı sektörde faaliyet gösteren başka bir kişi veya işletme tarafından tescil ettirilmesi, önceki markanın sağladığı bilinirlikten haksız yararlanma amacı taşıdığından kötü niyetli tescil olarak kabul edilir.
Özgün bir kelimeden oluşan ve yurt dışında geniş bir tescil ağına sahip olan bir markanın, aynı sektörde faaliyet gösteren kişilerce bilinmediğinin savunulması hayatın olağan akışına aykırı bulunur. Bu nitelikteki başvurularda kötü niyetin tespiti bakımından ilgili markanın Türkiye sınırları içinde satılıp satılmadığı ya da tanınmış marka statüsünde bulunup bulunmadığı yönünde ilave bir koşul aranmamaktadır.
Ülkesellik İlkesi Kapsamında Marka Başvurularının Değerlendirilmesi
Marka hukukunda geçerli olan ülkesellik ilkesi doğrultusunda, bir markanın aynısının ya da benzerinin tescilinin talep edilmesi tek başına kötü niyetli başvuru olarak nitelendirilemez. Benzer şekilde, birden fazla yabancı markanın benzeriyle ilgili marka tescil başvurusunda bulunulması ve bu başvuruların tescil ettirilmesi de soyut olarak tek başına kötü niyetli marka tescili anlamına gelmez. Kötü niyet iddiasının sübut bulması için tescil talebinde bulunan tarafın kullanım amacı, ticari dürüstlük ilkeleri ve uyuşmazlığın somut verileri birlikte ele alınmalıdır.
Kötü Niyet İddiasının İleri Sürülmesi ve Hükümsüzlüğün Hukuki Sonuçları
Marka tescil başvurusundaki kötü niyet olgusu, yargılama usulü gereğince davanın ve yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden (re'sen) dikkate alınır. Bu inceleme, dürüstlük kuralına aykırı tescillerin hukuki himaye görmesini engelleme amacına hizmet eder.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2014/15654 E., 2015/1254 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere, tescil başvurusu tarihi itibarıyla uzun yıllardır yurt dışında tescilli ve yoğun biçimde kullanılan bir markanın şekil unsurundan haberdar olunmadığının aynı sektördeki tacir tarafından savunulması ticari hayatın olağan akışına aykırıdır ve tescilin kötü niyetini ortaya koyar. Kötü niyet nedeniyle markanın hükümsüz kılınması halinde, mülga 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 44. maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükümsüzlük kararının sonuçları geçmişe etkili doğar.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/15654, K. 2015/1254Kaynağı aç
Sıkça Sorulan Sorular
Marka tescilinde kötü niyet mahkemece kendiliğinden incelenir mi?
Evet, marka tescil başvurusunda kötü niyet olgusu yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından kendiliğinden (re'sen) nazara alınır.
Yabancı markaların benzeri için başvuruda bulunmak tek başına kötü niyet sayılır mı?
Hayır, ülkesellik ilkesi gereği bir markanın benzerinin tescilini talep etmek veya birden fazla yabancı markanın benzeri için başvuruda bulunmak soyut olarak tek başına kötü niyetli tescil sayılmaz.
Anlamı olmayan özgün bir ibarenin aynı sektörde tescili kötü niyet göstergesi midir?
Evet, fantezi nitelikteki anlamsız bir ibarenin haklı bir sebep olmaksızın aynı sektördeki başka bir işletmece tescil ettirilmesi önceki markadan yararlanma amacı taşıdığından kötü niyetli kabul edilir.
Kötü niyet nedeniyle verilen hükümsüzlük kararı geçmişe etkili midir?
Evet, mülga 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 44. maddesinin birinci fıkrası uyarınca markanın hükümsüzlüğüne ilişkin kararlar geçmişe etkili sonuç doğurur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

