Marka ile Influencer Arasındaki Hukuki İlişki ve Sözleşmeler

by Avukat Erdal Ersoy
Marka ile Influencer Arasındaki Hukuki İlişki ve Sözleşmeler

Marka ile influencer arasındaki ilişki, çoğunlukla karma ve atipik bir iş görme sözleşmesi niteliğinde kabul edilir. Türk hukukunda influencer sözleşmesi adıyla özel olarak düzenlenmiş bağımsız bir sözleşme türü bulunmamaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde serbestçe kararlaştırabilir. Bu doğrultuda sözleşmenin tabi olacağı hükümler, kampanyanın yapısına ve üstlenilen işin niteliğine göre belirlenir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 26Kaynağı aç
MADDE 26- Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler. II. Kesin hükümsüzlük

Sözleşmenin Hukuki Niteliği ve Tipik İş Görme Sözleşmeleri

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. maddesi uyarınca eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Influencerın belirli bir tarihe kadar reklam videosu hazırlaması, belirli sayıda paylaşım veya video üretmesi, markaya özgü fotoğraf çekmesi, kampanya metni ya da görsel tasarım meydana getirmesi ve önceden belirlenmiş niteliklere sahip içerik teslim etmesi kararlaştırıldığında, ilişki eser sözleşmesine ilişkin unsurlar taşır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 470Kaynağı aç
MADDE 470- Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. B. Hükümleri I. Yüklenicinin borçları 1. Genel olarak

6098 sayılı Kanun'un 502. maddesinde vekâlet sözleşmesi, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmış olup vekâlete ilişkin hükümler, niteliklerine uygun düştükleri ölçüde kanunda düzenlenmemiş iş görme sözleşmelerine de uygulanır. Influencerın belirli bir sonucu garanti etmeksizin kampanya sürecini yönetmesi, marka adına etkinliklere katılması, takipçi sorularını yanıtlaması, belirli bir süre marka elçiliği yürütmesi ve markanın sosyal medya iletişimine devamlı katkı sunması kararlaştırılmışsa vekâlet sözleşmesi hükümleri gündeme gelebilir. Bu kapsamda influencer, markanın hukuka aykırı talimatlarına uymakla yükümlü değildir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 502Kaynağı aç
MADDE 502- Vekâlet sözleşmesi, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir. Vekâlete ilişkin hükümler, niteliklerine uygun düştükleri ölçüde, bu Kanunda düzenlenmemiş olan işgörme sözleşmelerine de uygulanır. Sözleşme veya teamül varsa vekil, ücrete hak kazanır. B. Kurulması

6098 sayılı Kanun'un 393. maddesi gereğince hizmet sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle iş görmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Influencerın sürekli olarak aynı marka için çalışması, marka tarafından belirlenen çalışma saatlerine uyması, günlük ve ayrıntılı talimatlara tabi tutulması, markanın organizasyonuna dahil edilmesi, izin ve çalışma düzeninin marka tarafından belirlenmesi ve ekonomik ile kişisel açıdan markaya bağımlı hale gelmesi durumunda, ilişkinin iş sözleşmesi olarak değerlendirilmesi ihtimali ortaya çıkabilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 393Kaynağı aç
MADDE 393- Hizmet sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle işgörmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. İşçinin işverene bir hizmeti kısmi süreli olarak düzenli biçimde yerine getirmeyi üstlendiği sözleşmeler de hizmet sözleşmesidir. Genel hizmet sözleşmesine ilişkin hükümler, kıyas yoluyla çıraklık sözleşmesine de uygulanır; özel kanun hükümleri saklıdır. B. Kurulması

Sözleşmenin Kurulması, Genel İşlem Koşulları ve Hükümsüzlük

Marka ile influencer arasındaki iş görme sözleşmesi, kanunda aksine özel bir şekil şartı öngörülmediği ölçüde sözlü, yazılı veya elektronik ortamda kurulabilir. Tarafların e-posta, mesajlaşma uygulamaları veya sosyal medya yazışmaları üzerinden ücret, içerik sayısı, tarih ve diğer esaslı hususlarda mutabakata varması da sözleşme ilişkisi meydana getirebilir.

6098 sayılı Kanun'un 20. maddesi uyarınca, sözleşme kurulurken düzenleyen tarafın ileride birden fazla benzer sözleşmede yararlanmak üzere tek taraflı oluşturduğu kayıtlar genel işlem koşulu sayılır. Bu kayıtların sözleşmede veya ekinde bulunması, hacmi ya da biçimi nitelendirmeyi etkilemez. Şartların marka tarafından çok sayıda influencer için önceden tek taraflı belirlenmesi durumunda Borçlar Kanunu'nun 20 ila 25. maddeleri uygulanabilir. Bununla birlikte 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereğince; dürüstlük kuralına aykırı şekilde diğer taraf aleyhine, doğrudan veya yorum yoluyla uygulanacak kanuni düzenlemeden önemli ölçüde ayrılan ya da sözleşmenin niteliğine önemli ölçüde ters hak ve borç dağılımı getiren genel işlem şartlarının yanıltıcı biçimde kullanılması haksız rekabet oluşturur.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 20Kaynağı aç
MADDE 20- Genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleridir. Bu koşulların, sözleşme metninde veya ekinde yer alması, kapsamı, yazı türü ve şekli, nitelendirmede önem taşımaz. Aynı amaçla düzenlenen sözleşmelerin metinlerinin özdeş olmaması, bu sözleşmelerin içerdiği hükümlerin, genel işlem koşulu sayılmasını engellemez. Genel işlem koşulları içeren sözleşmeye veya ayrı bir sözleşmeye konulan bu koşulların her birinin tartışılarak kabul edildiğine ilişkin kayıtlar, tek başına, onları genel işlem koşulu olmaktan çıkarmaz. Genel işlem koşullarıyla ilgili hükümler, sundukları hizmetleri kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütmekte olan kişi ve kuruluşların hazırladıkları sözleşmelere de, niteliklerine bakılmaksızın uygulanır. II. Kapsamı 1. Yazılmamış sayılma
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 55Kaynağı aç
MADDE 55- (1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle; 1. Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek, 2. Kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek, 3. Paye, diploma veya ödül almadığı hâlde bunlara sahipmişçesine hareket ederek müstesna yeteneğe malik bulunduğu zannını uyandırmaya çalışmak veya buna elverişli doğru olmayan meslek adları ve sembolleri kullanmak, 4. Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak, 5. Kendisini, mallarını, iş ürünlerini, faaliyetlerini, fiyatlarını, gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere kötüleyici veya gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanacak şekilde; başkaları, malları, iş ürünleri veya fiyatlarıyla karşılaştırmak ya da üçüncü kişiyi benzer yollardan öne geçirmek, 6. Seçilmiş bazı malları, iş ürünlerini veya faaliyetleri birden çok kere tedarik fiyatının altında satışa sunmak, bu sunumları reklamlarında özellikle vurgulamak ve bu şekilde müşterilerini, kendisinin veya rakiplerinin yeteneği hakkında yanıltmak; şu kadar ki, satış fiyatının, aynı çeşit malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerinin benzer hacimde alımında uygulanan tedarik fiyatının altında olması hâlinde yanıltmanın varlığı karine olarak kabul olunur; davalı, gerçek tedarik fiyatını ispatladığı takdirde bu fiyat değerlendirmeye esas olur, 7. Müşteriyi ek edimlerle sunumun gerçek değeri hakkında yanıltmak, 8. Müşterinin karar verme özgürlüğünü özellikle saldırgan satış yöntemleri ile sınırlamak, 9. Malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerin özelliklerini, miktarını, kullanım amaçlarını, yararlarını veya tehlikelerini gizlemek ve bu şekilde müşteriyi yanıltmak, 10. Taksitle satım sözleşmelerine veya buna benzer hukuki işlemlere ilişkin kamuya yapılan ilanlarda unvanını açıkça belirtmemek, peşin veya toplam satış fiyatını veya taksitle satımdan kaynaklanan ek maliyeti Türk Lirası ve yıllık oranlar üzerinden belirtmemek, 11. Tüketici kredilerine ilişkin kamuya yapılan ilanlarda unvanını açıkça belirtmemek veya kredilerin net tutarlarına, toplam giderlerine, efektif yıllık faizlerine ilişkin açık beyanlarda bulunmamak, 12. İşletmesine ilişkin faaliyetleri çerçevesinde, taksitle satım veya tüketici kredisi sözleşmeleri sunan veya akdeden ve bu bağlamda sözleşmenin konusu, fiyatı, ödeme şartları, sözleşme süresi, müşterinin cayma veya fesih hakkına veya kalan borcu vadeden önce ödeme hakkına ilişkin eksik veya yanlış bilgiler içeren sözleşme formülleri kullanmak. b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek; özellikle; 1. Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek, 2. Üçüncü kişilerin işçilerine, vekillerine ve diğer yardımcı kişilerine, haketmedikleri ve onları işlerinin ifasında yükümlülüklerine aykırı davranmaya yöneltebilecek yararlar sağlayarak veya önererek, kendisine veya başkalarına çıkar sağlamaya çalışmak, 3. İşçileri, vekilleri veya diğer yardımcı kişileri, işverenlerinin veya müvekkillerinin üretim ve iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yöneltmek, 4. Onunla kendisinin bu tür bir sözleşme yapabilmesi için, taksitle satış, peşin satış veya tüketici kredisi sözleşmesi yapmış olan alıcının veya kredi alan kişinin, bu sözleşmeden caymasına veya peşin satış sözleşmesi yapmış olan alıcının bu sözleşmeyi feshetmesine yöneltmek. c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma; özellikle; 1. Kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak, 2. Üçüncü kişilere ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş veya sağlanmış olduğunun bilinmesi gerektiği hâlde, yararlanmak, 3. Kendisinin uygun bir katkısı olmaksızın başkasına ait pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp onlardan yararlanmak. d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren dürüstlüğe aykırı davranmış olur. e) İş şartlarına uymamak; özellikle kanun veya sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymayanlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur. f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak. Özellikle yanıltıcı bir şekilde diğer taraf aleyhine; 1. Doğrudan veya yorum yoluyla uygulanacak kanuni düzenlemeden önemli ölçüde ayrılan, veya 2. Sözleşmenin niteliğine önemli ölçüde aykırı haklar ve borçlar dağılımını öngören, önceden yazılmış genel işlem şartlarını kullananlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur. B) Hukuki sorumluluk I – Çeşitli davalar

6098 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca; emredici kurallara, ahlak ve kamu düzeni kurallarına, kişilik haklarına aykırılık taşıyan ya da konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin hükümsüzlük yaptırımına tabidir. Sözleşmedeki bazı hükümlerin geçersiz sayılması kural olarak diğer maddelerin geçerliliğini zedelemez; ancak geçersiz maddeler olmaksızın sözleşmenin kurulmayacağı açıkça anlaşılıyorsa sözleşme bütünüyle kesin hükümsüz hale gelir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 27Kaynağı aç
MADDE 27- Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür. Sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması, diğerlerinin geçerliliğini etkilemez. Ancak, bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz olur. III. Aşırı yararlanma

Ticari Reklam Kuralları ve Tüketicinin Korunması

Influencer, marka ile arasındaki ticari ilişkiyi gizleyemez. Ücret, ücretsiz ürün, indirim, davet, konaklama, seyahat, komisyon veya benzeri bir menfaat karşılığında gerçekleştirilen paylaşımların reklam niteliği açıkça anlaşılır olmalıdır. Influencer, ürünü kullanmadığı halde kullanmış gibi davranamaz; kişisel deneyime dayanmayan veya bilimsel olarak ispatlanamayan açıklamalarda bulunamaz.

1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülen yönetmelik değişikliği kapsamında; kazanç, indirimli mal veya hizmet temini ya da etkinliğe katılım biçiminde menfaat sağlanan paylaşımlarda reklam niteliğinin 'reklam' veya 'tanıtım' ibaresiyle gösterilmesi düzenlenmektedir.

Telif Haklarının Devri ve Kişisel Verilerin Korunması

Markanın içerik üretim bedelini ödemiş olması, içerik üzerindeki fikrî hakların kendiliğinden markaya geçtiği anlamına gelmez. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 52. maddesi gereğince, mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 52Kaynağı aç
Madde 52 – Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır. V – Tekeffül: 1. Hakkın mevcut olmaması:

Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından yapılan değerlendirmede, taraflar arasındaki iş ilişkisi son bulduktan sonra ilgili kişinin fotoğraflarının sosyal medya hesaplarında reklam amacıyla kullanılmayı sürdürülmesi hukuka aykırı veri işleme faaliyeti kapsamında görülmüştür.

Haksız Rekabet Halleri ve Talepler

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55. maddesi, dürüstlük kuralına ters düşen tanıtım ve pazarlama yöntemlerini haksız rekabet saymaktadır. Bu çerçevede rakiplerin, sundukları ürünlerin, bedellerin, ticari faaliyetlerin veya çalışmaların gerçeğe aykırı, aldatıcı ya da gereksiz incitici beyanlarla karalanması haksız rekabet kabul edilir. Benzer biçimde kişinin kendi işletmesi, ürünleri, fiyatları veya ticari ilişkileri hakkında aldatıcı beyanlar vermesi ya da aynı yollarla başka bir işletmeyi rekabette öne geçirmesi de kanuna aykırılık teşkil eder.

6102 sayılı Kanun uyarınca; gerçeğe aykırı veya yanıltıcı yöntemlerle, rakipleri gereksiz biçimde kötüleyerek ya da tanınmışlıklarından haksızca yararlanarak karşılaştırmalı tanıtım yapmak ve sunulan ürünlerin özelliklerini, yararlarını veya risklerini gizleyerek tüketicileri aldatmak dürüstlüğe aykırı fiillerdendir. Haksız rekabet dolayısıyla menfaatleri zarar gören veya zarar tehlikesiyle karşılaşabilecek ilgililer; fiilin tespitini, önlenmesini, haksız durumun ortadan kaldırılmasını, yanlış beyanların düzeltilmesini ve koşulları mevcutsa zararın tazmin edilmesini isteyebilir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 56Kaynağı aç
MADDE 56- (1) Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men’ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. Davacı lehine ve (d) bendi hükmünce tazminat olarak hâkim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir. (2) Ekonomik çıkarları zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek müşteriler de birinci fıkradaki davaları açabilirler, ancak araçların ve malların imhasını isteyemezler. (3) Ticaret ve sanayi odaları, esnaf odaları, borsalar ve tüzüklerine göre üyelerinin ekonomik menfaatlerini korumaya yetkili bulunan diğer meslekî ve ekonomik birlikler ile tüzüklerine göre tüketicilerin ekonomik menfaatlerini koruyan sivil toplum kuruluşlarıyla kamusal nitelikteki kurumlar da birinci fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerinde yazılı davaları açabilirler. (4) Bir kimse aleyhine birinci fıkranın (b) ve (c) bentleri gereğince verilmiş olan hüküm, haksız rekabete konu malları, doğrudan veya dolaylı bir şekilde ondan ticari amaçla elde etmiş olan kişiler hakkında da icra olunur. II – Çalıştıranın sorumluluğu

Sözleşmeye Aykırılık ve Ceza Koşulu

6098 sayılı Kanun'un 112. maddesi uyarınca, üstlenilen edim tamamen veya gereği gibi yerine getirilmediğinde borçlu taraf, kusurlu olmadığını kanıtlayamadığı takdirde alacaklının bu sebeple karşılaştığı zararları tazmin etmekle yükümlüdür.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 112Kaynağı aç
MADDE 112- Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. 2. Yapma ve yapmama borçlarında

6098 sayılı Kanun'un 179. maddesi kapsamında, edimin hiç yerine getirilmemesi veya eksik ifası için cezai şart öngörülmüşse alacaklı, sözleşmede aksi kararlaştırılmadığı sürece ya asıl borcun ifasını ya da kararlaştırılan cezanın ödenmesini talep edebilir. Ceza koşulu ifanın belirlenen vakitte veya yerde gerçekleşmemesi ihtimaline bağlandığında ise alacaklı, hakkından açıkça vazgeçmedikçe veya teslimi çekincesiz kabul etmedikçe hem asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir. Borçlunun cezayı ödeyerek sözleşmeden dönme veya fesih hakkına sahip olduğunu ispat hakkı saklıdır. Taraflar arasındaki bağın hukuken iş sözleşmesi sayılması durumunda ise yalnızca işçi aleyhine konulmuş ceza koşulları geçersiz kabul edilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 179Kaynağı aç
MADDE 179- Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir. Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir. Borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklıdır. 2. Ceza ile zarar arasındaki ilişki

Uyuşmazlıklarda Görevli Mahkemenin Belirlenmesi

Marka ile influencer arasındaki uyuşmazlıklarda mahkemenin görevi, tarafların sıfatına ve ilişkinin niteliğine göre şekillenir. Her iki tarafın ticari işletmesiyle bağlantılı uyuşmazlıklarda ticaret mahkemeleri görevli olabilir. Influencerın işçi statüsünde bulunduğu kabul edilirse davanın iş mahkemesinde görülmesi söz konusu olur. Fikrî haklara dayanan uyuşmazlıklarda ise fikrî ve sınai haklar hukuk mahkemelerinin görevi gündeme gelebilir. Ayrıca taraflardan birinin yabancı olması veya tanıtım kampanyasının birden çok ülkede yürütülmesi durumunda uygulanacak hukuk, yetkili mahkeme ve tahkim şartlarının sözleşmede açıkça kararlaştırılması gerekir.

Influencer sözleşmesi hangi kanuni şekil şartına tabidir?

Temel iş görme sözleşmesi için kanunda özel bir şekil şartı öngörülmediğinden anlaşma sözlü, yazılı veya elektronik ortamda yapılabilir; ancak içerik üzerindeki mali hakların devri veya lisansı söz konusu olduğunda 5846 sayılı Kanun m. 52 gereğince yazılı şekil ve devredilen hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır.

Sosyal medyada menfaat karşılığı paylaşımlarda reklam ibaresi zorunlu mudur?

Influencer menfaat karşılığı gerçekleştirdiği paylaşımlarda ticari ilişkiyi gizleyemez ve reklam niteliğini açıkça belirtmelidir; 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girecek yönetmelik değişikliğiyle ise 'reklam' veya 'tanıtım' ibaresinin kullanılması zorunlu hale gelecektir.

İş ilişkisi bittikten sonra influencerın fotoğrafları reklamda kullanılabilir mi?

İş ilişkisi sona erdikten sonra ilgili kişinin fotoğraflarının sosyal medya hesabında reklam amacıyla kullanılmaya devam edilmesi, Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından hukuka aykırı veri işleme olarak değerlendirilmiştir.

Sözleşmede yer alan ceza koşulunun ifası nasıl talep edilir?

Sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumunda alacaklı aksi kararlaştırılmadıkça borcun veya cezanın ifasını seçebilir; gecikme cezası ise açık feragat veya çekincesiz kabul yoksa asıl borçla birlikte istenebilir.

Influencer ile marka arasındaki davalarda hangi mahkeme görevlidir?

Her iki tarafın ticari işletmesiyle bağlantılı uyuşmazlıklarda ticaret mahkemeleri görevli olabilirken, influencerın işçi sayılması durumunda uyuşmazlık iş mahkemesinde görülür; fikrî haklara dayanan uyuşmazlıklarda ise fikrî ve sınai haklar hukuk mahkemelerinin görevi gündeme gelebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu