Başkasının Eserini Kitapta Kullanma Şartları ve İktibas

by Avukat Erdal Ersoy
Başkasının Eserini Kitapta Kullanma Şartları ve İktibas

Eserlerden Alıntı Yapmanın Tanımı ve Temel Kriterleri

Bir eserin bir kısmının veya tamamının, eser sahibine uygun şekilde atıf yapılarak ve karşılıksız olarak kullanılması iktibas olarak adlandırılır. Bir eserin başka bir çalışmada bu yolla kullanılabilmesi yasanın belirlediği ölçülere uyulmasına bağlıdır.

Hukuka uygun bir iktibas için öncelikle yararlanılan eserin kaynağı açıkça gösterilmeli ve eser sahibine uygun biçimde atıf yapılmalıdır. Bunun yanı sıra alıntılanan kısmın salt kelime bazında kopyalanması yerine yeni eserdeki amaca ve bağlama uyumlu biçimde aktarılması, yeni çalışmanın bütünlüğü ile orijinalliğinin bozulmaması gerekir.

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu Uyarınca İktibas Serbestisi

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu m. 35/1 hükmüne göre, alenileşmiş bir eserin bazı cümle ve fıkralarının müstakil bir ilim ve edebiyat eserine alınması caizdir. Dolayısıyla yasal serbesti yalnızca bilimsel yayınları değil, müstakil edebiyat eserlerini de kapsar.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 35Kaynağı aç
Madde 35 – Bir eserden aşağıdaki hallerde iktibas yapılması caizdir: 1. Alenileşmiş bir eserin bazı cümle ve fıkralarının müstakil bir ilim ve edebiyat eserine alınması; 2. Yayımlanmış bir bestenin en çok tema, motif, pasaj ve fikir nevinden parçalarının müstakil bir musiki eserine alınması; 3. Alenileşmiş güzel sanat eserlerinin ve yayımlanmış diğer eserlerin, maksadın haklı göstereceği bir nispet dahilinde ve münderacatını aydınlatmak maksadiyle bir ilim eserine konulması; 4. Alenileşmiş güzel sanat eserlerinin ilmi konferans veya derslerde, konuyu aydınlatmak için projeksiyon ve buna benzer vasıtalarla gösterilmesi. İktibasın belli olacak şekilde yapılması lazımdır. İlim eserlerinde, iktibas hususunda kullanılan eserin ve eser sahibinin adından başka bu kısmın alındığı yer belirtilir. 6. Gazete münderecatı:

Aynı kanun maddesi uyarınca, alenileşmiş güzel sanat eserlerinin ve yayımlanmış diğer eserlerin maksadın haklı göstereceği bir nispet dahilinde ve içeriğini aydınlatmak gayesiyle bir ilim eserine konulması mümkündür. Ayrıca yayımlanmış bir bestenin en çok tema, motif, pasaj ve fikir nevinden parçalarının müstakil bir musiki eserine alınması ile güzel sanat eserlerinin ilmi konferans veya derslerde konuyu aydınlatmak amacıyla projeksiyon ve benzeri vasıtalarla gösterilmesi de serbesti kapsamında düzenlenmiştir.

İktibasın Belli Edilmesi ve İntihal Yasağı

5846 sayılı Kanun m. 35 uyarınca iktibasın belli olacak şekilde yapılması zorunludur. İlim eserlerinde, iktibasta kullanılan eserin ve eser sahibinin adından başka bu kısmın alındığı yer de belirtilir.

Bir başkasının eserini kaynak göstermeden kendi eseri gibi sunmak intihal olarak nitelendirilir ve hukuk düzeninde kabul edilmez.

Önceki bir eserin genel atmosferinden esinlenerek yeni ve bağımsız bir kurgusal çalışma kaleme alınması hâlinde intihal oluşmayacağı kabul edilmektedir.

Telif Hakkı İhlalinde Dava Yolları ve Yetki

Manevi ve mali hakları tecavüze uğrayan kimse tecavüz edene karşı 5846 sayılı Kanun m. 66 uyarınca tecavüzün ref'i davası açabilir. İhlal halinde ayrıca tecavüzün men'i, tespit ve haksız fiil hükümlerine dayanan tazminat davaları ikame edilebilir. Haklı olan tarafın muhik bir sebep veya menfaati bulunması hâlinde talep edebileceği kesinleşen kararın ilanı hakkı, hükmün kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde kullanılmadığı takdirde düşer.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 66Kaynağı aç
Madde 66 – Manevi ve mali hakları tecavüze uğrıyan kimse tecavüz edene karşı  tecavüzün ref'ini dava edebilir. Tecavüz, hizmetlerini ifa ettikleri sırada bir işletmenin temsilcisi veya müstahdemleri tarafından yapılmışsa işletme sahibi hakkında da dava açılabilir. Tecavüz edenin veya ikinci fıkrada yazılı kimselerin kusuru şart değildir. Mahkeme, eser sahibinin manevi ve mali haklarını, tecavüzün şümulünu, kusurun olup olmadığını, varsa ağırlığını ve tecavüzün ref'i halinde tecavüz edenin düçar olması muhtemel zararları takdir ederek halin icabına göre tecavüzün ref'i için lüzumlu göreceği tedbirlerin tatbikına karar verir. (Ek: 7/6/1995 – 4110/19 md.) Eser sahibi, ikamet ettiği yerde de tecavüzün ref'i ve men davası açabilir. 2. Manevi haklara tecavüz halinde:

Tecavüz bir işletmenin temsilcisi veya çalışanları tarafından hizmetin ifası sırasında gerçekleştirilmişse işletme sahibi aleyhine de dava açılabilir. Bu kapsamda tecavüz edenin veya işletme sahibinin kusuru aranmaz. Mahkeme, tarafların hak ve menfaatlerini, tecavüzün kapsamını, kusurun varlığını ve ağırlığını takdir ederek tecavüzün giderilmesi için gerekli tedbirlerin uygulanmasına karar verir.

Haksız fiil niteliğindeki tecavüz davalarında Borçlar Kanunu zamanaşımı hükümleri uygulanır; eylemin suç teşkil etmesi durumunda ceza hukukundaki daha uzun zamanaşımı geçerli olur. Yetki yönünden dava, davalının yerleşim yerinde veya haksız fiilin yapıldığı yerde açılabileceği gibi; 5846 sayılı Kanun m. 66/5 gereğince tecavüzün ref'i ve men'i davalarında eser sahibinin kendi ikamet ettiği yer mahkemesi de yetkilidir.

Kitapta başka bir eserden izinsiz alıntı yapılabilir mi?

Alenileşmiş bir eserin bazı cümle ve fıkralarının müstakil bir ilim ve edebiyat eserine alınması caizdir; ancak iktibasın belli olacak şekilde yapılması ve kaynak gösterilmesi zorunludur.

Kaynak belirtilmeden yapılan alıntılar ne sayılır?

Bir başkasının eserinin veya düşüncelerinin kaynak gösterilmeden kendi eseri gibi sunulması intihal sayılır.

Tecavüzün ref'i ve men'i davaları nerede açılır?

Bu davalar davalının yerleşim yeri veya haksız eylemin yapıldığı yer mahkemesinde açılabileceği gibi, eser sahibinin ikamet ettiği yer mahkemesinde de açılabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu