Marka Hakkının Kullanılmaması ve İptal Sonuçları

by Avukat Erdal Ersoy
Marka Hakkının Kullanılmaması ve İptal Sonuçları

Marka, tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmamış ve bu durum tescilden başlayan beş yıl içinde haklı bir sebebe dayanmıyorsa iptal kararı verilir. Kullanıma kesintisiz beş yıl ara verilmesi de aynı sonucu doğuran kullanmama hâlidir. Bu hâller varsa iptal, ilgilinin talebi üzerine ve kanunda öngörülen inceleme çerçevesinde karara bağlanır.

6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU m. 9Kaynağı aç
Madde 9- (1) Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir. (2) Aşağıda belirtilen durumlar da birinci fıkra anlamında markayı kullanma kabul edilir: a) Markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması. b) Markanın sadece ihracat amacıyla mal veya ambalajlarında kullanılması. (3) Markanın, marka sahibinin izni ile kullanılması da marka sahibi tarafından kullanım olarak kabul edilir. Ticari vekil veya temsilci adına tescilli markaya ilişkin talepler
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU m. 26Kaynağı aç
Madde 26- (1) Aşağıdaki hâllerde talep üzerine Kurum tarafından markanın iptaline karar verilir: a) 9 uncu maddenin birinci fıkrasında belirtilen hâllerin mevcut olması. b) Marka sahibinin fiillerinin veya gerekli önlemleri almamasının sonucu olarak markanın, tescilli olduğu mal veya hizmetler için yaygın bir ad hâline gelmesi. c) Marka sahibi tarafından veya marka sahibinin izniyle gerçekleştirilen kullanım sonucunda markanın, tescilli olduğu mal veya hizmetlerin özellikle niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı konusunda halkı yanıltması. ç) 32 nci maddeye aykırı kullanımın olması. (2) İlgili kişiler, Kurumdan markanın iptalini isteyebilir. (3) Marka iptal talepleri, talep tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı ileri sürülür. (4) Markanın, beş yıllık sürenin dolması ile iptal talebinin Kuruma sunulduğu tarih arasında tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından ciddi biçimde kullanılmış olması hâlinde, birinci fıkranın (a) bendine ilişkin iptal talepleri reddedilir. İptal talebinde bulunulacağı düşünülerek kullanım gerçekleşmişse talebin Kuruma sunulmasından önceki üç ay içinde gerçekleşen kullanım dikkate alınmaz. (5) İptal hâlleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin bulunuyorsa, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi iptale karar verilir. Marka örneğini değiştirecek biçimde iptal kararı verilemez. (6) İptal incelemesi sırasında hak sahibinin değişmesi hâlinde, sicilde hak sahibi olarak görünen kişiye karşı işlemlere devam edilir. (7) İptal talepleri, iptali istenen markanın sahibine tebliğ edilir. Marka sahibi bir ay içinde talebe ilişkin delillerini ve cevaplarını Kuruma sunar. Söz konusu bir aylık süre içinde talep edilmesi hâlinde Kurum bir aya kadar ek süre verir. Kurum gerekli gördüğü takdirde ek bilgi ve belge sunulmasını isteyebilir. Kurum, iddia ve savunmalar ile sunulan deliller çerçevesinde dosya üzerinden kararını verir. Hükümsüzlüğün ve iptalin etkisi

Beş yıllık süre ve kullanım sayılan hâller

Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 9. maddesinin birinci fıkrası iki ayrı hâli düzenler. İlki, tescil tarihinden başlayan beş yıl içinde haklı sebep bulunmaksızın markanın tescilli mal veya hizmetler yönünden Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmamasıdır. İkincisi, kullanıma beş yıl boyunca kesintisiz ara verilmesidir. Her iki hâlde de hüküm, markanın iptaline karar verilmesidir. Haklı sebebin içeriği, kesintinin nasıl hesaplanacağı ve ciddi kullanımın ayrıca sayılmış bir ölçütü bu fıkrada yer almaz.

Aynı maddenin ikinci fıkrası, birinci fıkra bakımından kullanım kabul edilen iki durumu gösterir. Marka, ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılmışsa bu kullanım geçerlidir. Markanın yalnız ihracat amacıyla mal veya ambalajlarında kullanılması da geçerlidir. Üçüncü fıkraya göre marka sahibinin izniyle yapılan kullanım, marka sahibinin kendisinin kullanımı sayılır. İznin hangi şekilde ve hangi kapsamda verileceği bu hükümde ayrıca düzenlenmemiştir.

Kullanmama dışındaki iptal sebepleri

Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 26. maddesinin birinci fıkrasına göre, 9. maddenin birinci fıkrasındaki hâller mevcutsa talep üzerine markanın iptaline karar verilir. Kullanmamadan ayrı bir sebep, markanın tescilli mal veya hizmetler için yaygın bir ad hâline gelmesidir. Bu sonuç, marka sahibinin fiillerinden veya gerekli önlemleri almamasından doğmalıdır.

Marka sahibi tarafından veya onun izniyle gerçekleştirilen kullanım, tescilli mal veya hizmetlerin özellikle niteliği, kalitesi ya da coğrafi kaynağı hakkında halkı yanıltıyorsa ayrı bir iptal sebebi oluşur. 32. maddeye aykırı kullanım da talep üzerine iptal kararı verilebilecek hâller arasında sayılmıştır. Bu atıf, garanti markası ve ortak markaya ilişkin teknik şartname düzenine bağlanır; her markanın kullanılmamasıyla aynı sebebe indirgenemez.

6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU m. 32Kaynağı aç
Madde 32- (1) Garanti markası veya ortak markanın tescili için markanın kullanımına ilişkin usul ve esasları gösteren teknik şartnamenin başvuruyla birlikte sunulması zorunludur. (2) Garanti markası teknik şartnamesi; markanın garanti ettiği mal veya hizmetlerin ortak özelliklerini, markanın kullanılma usullerini, markayı kullanım hakkının verilmesinden sonra denetimlerin nasıl ve hangi sıklıkta yapılacağı ile teknik şartnameye aykırı kullanma hâlinde uygulanacak müeyyideleri belirler. (3) Ortak marka teknik şartnamesi; ortak markayı kullanmaya yetkili işletmeler ile bu işletmelerin oluşturdukları topluluğa üyelik şartlarını, markanın kullanım şartları ve varsa müeyyideleri belirler. Ortak markanın tescili ve ortak marka hakkından vazgeçilmesi için gruba dâhil işletmelerin tümü birlikte hareket eder. (4) Ortak markayı kullanmaya yetkili olan gruba dâhil işletmeler tek başına dava açmaya yetkilidir. (5) Teknik şartnamede yapılacak değişiklikler, Kurum tarafından onaylanmadıkça uygulanamaz. (6) Teknik şartname, ikinci ve üçüncü fıkralarda belirtilen şartları içermediği ya da kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı olduğu takdirde, teknik şartnamede gerekli değişikliklerin yapılması, Kurum tarafından marka sahibine bildirilir. Marka sahibinin bildirim tarihinden itibaren altı ay içinde gerekli değişiklikleri yapmaması ve teknik şartnameyi düzeltmemesi hâlinde garanti markası veya ortak markanın tescil talebi reddedilir. (7) Marka sahibinin, garanti markası veya ortak markanın devamlılık arz eder biçimde teknik şartnameye aykırı olarak kullanılmasını engellemek için gerekli önlemleri almaması sebebiyle ilgili kişilerin, Cumhuriyet savcısının veya ilgili kamu kurum ve kuruluşunun başvurusu üzerine tanınan süre içinde söz konusu aykırı kullanımın düzeltilmemesi hâlinde, markanın iptaline karar verilir. (8) Teknik şartnameye ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir. İKİNCİ KİTAP Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Adı BİRİNCİ KISIM Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Adı Hakkı Koruma kapsamındaki ürünler

Talebin kime karşı ileri sürüleceği

İlgili kişiler markanın iptalini isteyebilir. Hüküm, ilgili kişi sayılacakları ayrıca tanımlamaz. Talep, talep tarihinde sicilde marka sahibi görünen kişilere veya bunların hukuki haleflerine karşı ileri sürülür.

Beş yıllık sürenin dolması ile iptal talebinin sunulduğu tarih arasında marka, tescilli mal veya hizmetler bakımından ciddi biçimde kullanılmışsa, 26. maddenin birinci fıkrasının (a) bendine dayanan talep reddedilir. Ret sonucu yalnız bu bende ilişkindir. Kullanım, iptal talebi yapılacağı düşünülerek gerçekleştirilmiş ve talebin sunulmasından önceki üç ay içinde kalmışsa dikkate alınmaz. Üç aylık istisna, bu öngörülerek kullanım şartına bağlıdır.

İptal hâli, markanın tescil edildiği mal veya hizmetlerin yalnız bir kısmını ilgilendiriyorsa iptal kararı yalnız o mal veya hizmetler yönünden verilir. Karar, marka örneğini değiştirecek biçimde kurulamaz.

İncelemede taraf değişikliği, süre ve delil

İptal incelemesi sürerken hak sahibi değişirse işlemlere sicilde hak sahibi görünen kişiye karşı devam edilir. Talep, iptali istenen markanın sahibine tebliğ edilir. Marka sahibi bir ay içinde delillerini ve cevaplarını sunar. Bu bir aylık süre içinde ek süre istenirse bir aya kadar ek süre verilir. Gerekli görülmesi hâlinde ek bilgi ve belge istenebilir. Karar, iddia ve savunmalar ile sunulan deliller çerçevesinde dosya üzerinden verilir.

İptal yetkisinin mahkemelerde kaldığı dönem

Sınai Mülkiyet Kanunu’nun geçici 4. maddesine göre 26. madde yürürlüğe girene kadar iptal yetkisi, 26. maddedeki usul ve esaslara göre mahkemeler tarafından kullanılır. 26. maddenin yürürlüğe girdiği tarihte mahkemelerde görülmekte olan iptal davaları mahkemelerce sonuçlandırılır. Mahkemelerin bu hükme göre verdiği kararlar kesinleştikten sonra mahkeme tarafından resen Kuruma gönderilir.

6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU m. Geçici Madde 4Kaynağı aç
GEÇİCİ MADDE 4- (1) 26 ncı madde hükmü yürürlüğe girene kadar, iptal yetkisi, anılan maddedeki usul ve esaslara göre mahkemeler tarafından kullanılır. (2) 26 ncı maddenin yürürlüğe girdiği tarihte mahkemeler tarafından görülmekte olan iptal davaları mahkemeler tarafından sonuçlandırılır. (3) Mahkemelerin bu madde hükmüne göre vermiş olduğu kararlar kesinleşmesinden sonra mahkeme tarafından Kuruma resen gönderilir. Yenileme talepleri

Garanti markası ve ortak markada şartname

Garanti markası veya ortak marka tescil edilecekse, markanın nasıl kullanılacağını gösteren teknik şartnamenin başvuruya eklenmesi zorunludur. Garanti markası şartnamesi; garanti edilen mal veya hizmetlerin ortak özelliklerini, markanın kullanılma usullerini, kullanım hakkının verilmesinden sonra denetimlerin nasıl ve hangi sıklıkta yapılacağını ve şartnameye aykırı kullanımda uygulanacak müeyyideleri belirler. Hüküm, bu müeyyidelerin türlerini ayrıca sıralamaz.

Ortak marka şartnamesi, markayı kullanmaya yetkili işletmeleri, topluluğa üyelik şartlarını, markanın kullanım şartlarını ve varsa müeyyideleri belirler. Tescil ve ortak marka hakkından vazgeçme için gruba dâhil işletmelerin tümü birlikte hareket eder. Buna karşılık markayı kullanmaya yetkili işletmeler tek başına dava açabilir. Hüküm, açılabilecek davanın türünü, süresini veya sonucunu belirtmez. Şartnamede yapılacak değişiklikler Kurum onaylanmadıkça uygulanamaz.

Teknik şartname ikinci ve üçüncü fıkralardaki unsurları içermezse ya da kamu düzenine veya genel ahlaka aykırıysa gerekli değişiklikler marka sahibine bildirilir. Bildirim tarihinden itibaren altı ay içinde düzeltme yapılmazsa garanti markası veya ortak markanın tescil talebi reddedilir.

Marka sahibi, garanti markası veya ortak markanın devamlı biçimde teknik şartnameye aykırı kullanılmasını engellemek için gerekli önlemleri almazsa ve ilgili kişilerin, Cumhuriyet savcısının ya da ilgili kamu kurum veya kuruluşunun başvurusu üzerine tanınan süre içinde aykırılık düzeltilmezse markanın iptaline karar verilir. Bu sonuç, markanın hiç kullanılmamasına değil, devam eden ve şartnameye aykırı kullanıma bağlanmıştır. Teknik şartnameye ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.

Somut uyuşmazlıklarda çizilen sınırlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2024/6194 esas ve 2025/4339 karar sayılı kararında, bölge adliye mahkemesinin esastan verdiği nihai kararda somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön bulunmadığı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesinin uygulanmasını gerektiren bir neden de olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu değerlendirme o dosyayla sınırlıdır ve uygulanacak maddi kuralı ayrıca yeniden kurmaz.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/6194, K. 2025/4339Kaynağı aç
11. Hukuk Dairesi         2024/6194 E.  ,  2025/4339 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1410 Esas, 2024/1644 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2022/186 E., 2023/64 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının adına tescilli 2015/.. sayılı "…" ibareli markasını 09, 12, 36 ve 42. sınıflarda yer alan tüm mal ve hizmetler yönünden, 2014/.. sayılı ".. ..+..", 2014/.. sayılı ".. ..+..", 2014/.. sayılı ".. …+..", 2013/.. sayılı "mini ..+.." markalarını 43. sınıfta yer alan tüm mal ve hizmetler yönünden süreklilik arz eder şekilde ve geriye doğru 5 yıllık süre zarfında ciddi şekilde kullanmadığını, söz konusu markaların müvekkilinin marka başvuruları yönünden redde mesnet yapılması nedeniyle müvekkilinin dava açmakta hukuki yararının mevcut olduğunu ileri sürerek dava konusu markaların tescilli olduğu ve kullanılmadığı belirtilen tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "…" … markası altında birçok markasının bulunduğunu, "…" ibareli markasının da tanınmış marka olduğunu, dava konusu markaların da bu markanın serisi olarak tescil edildiğini, tanınmış markaların tescil edildiği mal veya hizmet sınıflarından farklı mal ve hizmet sınıflarında dahi koruma sağladığını, bu haliyle davacının "…" ibareli markayı hiçbir sınıfta tescil imkanının olmadığını, bu sebeple açılan davada hukuki menfaatinden söz edilemeyeceğini, müvekkilinin markalarının tescil edildiği sınıflarda kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının tanınmış markasının bulunduğu, davalının bu şekilde seri markalar ile ya da bir … marka altında sair eklentilerle çok sayıda marka tescili temin etmek suretiyle ortak ibareyi ya da “…” niteliğindeki işaretini bu şekilde kullandığı, buna göre de davalının kısmen iptal talebinde bulunduğu, davacının davalının tanınmış marka niteliğindeki markalarını davalının kullanımda bulunmadığı sınıflar ve davalının yoğun olarak kullanım yaptığı sınıfla yakın sınıf olarak nitelendirilebilecek sınıf için kullanması halinde davalı markasının toplumda ulaşmış olduğu yüksek tanınmışlık düzeyi nedeniyle tüketiciler nezdinde davalı markası olduğu şeklinde algılanacağı, davacının haksız bir kazanç sağlamasına sebep olabileceği, davalının tanınmış marka niteliğindeki markasının farklı mal ve hizmetlerde korunması gerektiği, davalının tanınmış marka niteliğindeki markalarının kullanılmadıkları bir kısım sınıflar yönünden de bu korumadan faydalanacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, markayı tescilli olduğu tüm emtialarda kullandığının ispat yükünün markayı kullandığını ileri süren marka sahibinde olduğu, 5 yıllık kullanım süresinin dava tarihinden geriye doğru 5 yılı kapsadığı, tescilli markanın tanınmış marka olmasının da tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler yönünden kullanma yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı, tanınmış markanın marka tesciline engel olmasına yönelik yasa hükümlerinin farklı işlevlerinin bulunduğu, kullanmama nedeniyle hükümsüzlük istemiyle açılan bu davayı etkilemediği, dosya kapsamı itibariyle ispat yükü üzerinde olan davalının davaya konu markalarını, dava dilekçesinde belirtilen sınıflarda geriye yönelik 5 yıllık süre zarfında ciddi şekilde kullandığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulüyle kararın kaldırılmasına, davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2015/.. sayılı "…" ibareli markanın tescilli olduğu 09, 12, 36 ve 42. sınıflarda yer alan tüm mal ve hizmetler yönünden, 2014/.. sayılı "… …+…", 2014/.. sayılı "… limon+…", 2014/.. sayılı "… …+…" ve 2013/.. sayılı "mini …" ibareli markalarının ise 43. sınıfta yer alan tüm hizmetler yönünden kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, kullanmama nedenine dayalı marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 19.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Bu uyuşmazlıkta ayakta kalan istinaf gerekçesinde, markayı kullandığını ileri süren marka sahibinin markayı tescilli olduğu emtialarda kullandığını ispat yükü altında olduğu kabul edilmiştir. Beş yıllık kullanım süresinin dava tarihinden geriye doğru beş yılı kapsadığı esas alınmıştır. Bu hesap, 9. maddedeki beş yılın tescil tarihinden başlamasıyla aynı genel ölçüye dönüştürülemez. Tescilli markanın tanınmış olması, o uyuşmazlıkta tescilli bütün mal ve hizmetler yönünden kullanma yükümlülüğünü kaldırmamıştır. Tanınmış markanın tescile engel olmasına ilişkin hükümlerin farklı bir işlevi bulunduğu ve kullanmama nedeniyle hükümsüzlük istemiyle açılan bu davayı etkilemediği belirtilmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/13659 esas ve 2014/19032 karar sayılı kararında, belirli bir marka ve gıda sektöründeki olay bakımından benimsenen gerektirici sebepler arasında iki faturanın pazar payı yaratacak biçimde ve ciddi kullanım sayılmaması ile tescil tarihinden itibaren beş yıl beklendikten sonra dava açılması yer almıştır. Bu gerekçe o olayla sınırlıdır. Her düşük hacimli kullanımın yetersiz kalacağı yönünde genel bir kurala dönüştürülemez.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/13659, K. 2014/19032Kaynağı aç
11. Hukuk Dairesi         2014/13659 E.  ,  2014/19032 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : … FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada … 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/02/2011 gün ve 2010/190-2011/11 sayılı kararı onayan Daire’nin 30/04/2014 gün ve 2014/2295-2014/8122 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirk… n 1961 yılından beri bisküvi sektöründe faaliyet gösterdiğini, "… ", "… … ", "… … ", "… … " markalarını tescil ettirdiğini, "… " markasının tanınmış marka olduğunu, davalının 1999 tarihinde "… … " markasını aynı 5, 29, 30 ve 32. sınıflarda tescil ettirdiğini, bu tescilin iltibas yarattığını ileri sürerek hükümsüzlüğünü talep etmiş, ıslah dilekçesi ile davalı markasının 556 sayılı KHK'nın 14.maddesi uyarınca kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının zarara gören kişi olmadığından dava açma hakkı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, 2 adet faturanın pazar payı yaratacak biçimde ve ciddi kullanım sayılmayacağı, tescil tarihi itibariyle 5 yıl beklendikten sonra dava açıldığı, gıda sektöründe tanınmış olan davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüyle, davalı adına tescilli 1999/13278 sayılı "… … " markasının kullanılmaması nedeniyle hükümsüzlüğüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 30.04.2014 günlü ilamıyla onanmıştır. Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve Anayasa Mahkemesinin 09.04.2014 günlü kararı ile 24.06.1995 günlü 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin hükümsüzlük hallerini düzenleyen 42. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin Anayasanın 91. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş ise de söz konusu maddenin atıfta bulunduğu aynı Kararnamenin 14. maddesi hükmü uyarınca markanın iptal koşullarının mevcut olmasına, mahkeme kararının davaya konu markanın iptali ile sicilden terkini şeklinde anlaşılacağının tabi bulunmasına göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 04/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kullanılmayan marka hangi sürelerle iptal edilir?

Tescilden itibaren beş yıl içinde haklı sebep olmaksızın Türkiye’de ciddi kullanılmama veya kullanıma beş yıl kesintisiz ara verme, Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 9. maddesinin birinci fıkrasındaki iptal hâlleridir.

İhracat amacıyla kullanım yeterli midir?

Markanın yalnız ihracat amacıyla mal veya ambalajlarında kullanılması, 9. maddenin birinci fıkrası anlamında kullanım kabul edilir.

İzin verilen kullanım kime aittir?

Markanın marka sahibinin izniyle kullanılması, marka sahibinin kendi kullanımı olarak kabul edilir.

Beş yıldan sonra yapılan kullanım talebi engeller mi?

Beş yıllık sürenin dolması ile talebin sunulduğu tarih arasında tescilli mal veya hizmetler bakımından ciddi kullanım varsa kullanmamaya ilişkin iptal talebi reddedilir. Talebin yapılacağı düşünülerek önceki üç ay içinde gerçekleştirilen kullanım dikkate alınmaz.

İptal kararının kapsamı nasıl belirlenir?

İptal sebebi mal veya hizmetlerin yalnız bir kısmına ilişkinse karar yalnız o kısım yönünden verilir. Marka örneğini değiştirecek biçimde iptal kararı verilemez.

Marka sahibine cevap için hangi süre tanınır?

Talep marka sahibine tebliğ edilir. Sahibi bir ay içinde delil ve cevaplarını sunar. Bu süre içinde ek süre istenirse bir aya kadar ek süre verilir.

Garanti veya ortak markada şartname zorunlu mudur?

Garanti markası veya ortak markanın tescili için kullanım usul ve esaslarını gösteren teknik şartnamenin başvuruyla birlikte sunulması zorunludur.

Şartnameye aykırı kullanım hangi sonucu doğurur?

Marka sahibi aykırı kullanımın devamını engelleyecek önlemleri almazsa ve ilgili kişiler, Cumhuriyet savcısı ya da ilgili kamu kurum veya kuruluşunun başvurusu üzerine tanınan süre içinde aykırılık giderilmezse garanti markası veya ortak markanın iptaline karar verilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu