Marka gaspı, bir kişinin başkasının ilgili ülkede tescilli olmayan markasını izinsiz tescil ettirmesi ve/veya kullanmasıdır. Korumanın tescille elde edildiği bir düzende, o ülkede daha önce tescil yoksa izinsiz tescilin daha kolay gerçekleşebileceği söylenebilir; bu, her olayda kesinleşmiş bir sonuç değildir. Başvuru yayımlanırken itiraz, tescilden sonra hükümsüzlük ve tescil beş yılı aşmış olup diğer şartlar da varsa kullanmama nedeniyle iptal, bu çerçevede değerlendirilebilecek yollardır.
Re’sen ret ile tanınmış markanın ayrılması
Aynı veya aynı tür mal ya da hizmetler için, tescilli veya daha önceki tarihli bir başvurudaki marka ile aynı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzer başvuru mutlak ret kapsamında re’sen reddedilir. Başvurunun başka bir kişiye ait tanınmış markanın aynısı olması ise bu çerçevede mutlak ret nedeni olarak düzenlenmemiştir. 556 sayılı KHK’nın 7/1 (ı) maddesinde, Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi anlamında tanınmış markayla aynı başvuruların re’sen reddi öngörülmüş; bu hüküm 2015 yılında Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir.
İtiraz, hükümsüzlük ve kullanmama iptali
Marka henüz başvuru aşamasındaysa, başvurunun yayımına itiraz edilebilir. Marka tescil edilmişse mahkemede hükümsüzlük davası açılabilir. Tescil beş yıldan uzun süredir devam ediyor ve ayrıca aranan şartlar gerçekleşmişse kullanmama sebebiyle iptal talep edilebilir. Beş yıllık süre, diğer şartlar gerçekleşmeden kendi başına iptal sonucu doğuran bir ölçüt olarak ele alınmaz.
İtiraz veya hükümsüzlükte, uygun düştüğü ölçüde ve genellikle kötü niyet, esas markanın tanınmışlığı, gerçek hak sahipliği, telif hakkının ihlali ve ticaret unvanının ihlali ileri sürülebilir. Bu başlıklar her uyuşmazlıkta birlikte ve kendiliğinden sonuç doğuran bir liste değildir. Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca bir ticaret unvanının markada izinsiz kullanılması da unvan sahibi tarafından engellenebilir.
Kötü niyetin olay bazında incelenmesi
Sınai Mülkiyet Kanunu kötü niyeti tanımlamaz. Markayı alan kişinin eylemleri her somut olayda ayrı incelenir. İncelemede genellikle aynı veya çok benzer kelime ya da şekil unsurunun, yazı tipinin ve renklerin kullanılması ile başkası tarafından tesadüfen yaratılamayacak, hâlihazırda mevcut, özgün ve benzersiz bir markanın kullanılması dikkate alınır. Bu göstergeler kanun hükmü gibi sabit bir liste değildir.
Eski distribütörlük ilişkisini gösteren belgeler veya esas marka sahibinden parasal talepte bulunulduğunu ortaya koyan yazışmalar, genellikle kötü niyeti kanıtlamak bakımından yeterli görülür. Bu gözlem her dosyada aynı sonucu zorunlu kılmaz; belgenin kapsamı ve diğer olgular birlikte değerlendirilir.
Tanınmışlık ve gerçek hak sahipliği
Markanın menşe ülkesinde Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi anlamında tanınmış olması, aynı ve/veya benzer mal ve hizmetler bakımından itirazda veya hükümsüzlükte hukuki gerekçe olarak ileri sürülebilir. Menşe ülkedeki tanınmışlığın ilgili hükmün uygulanması için yeterli görüldüğü kararlar bulunduğu gibi, bazı durumlarda markanın Türkiye’de de belirli bir üne sahip olduğunun kanıtlanması istenmektedir. Bu iki ölçü aynı olay için tek ve kesin bir kural haline getirilemez.
Gerçek hak sahipliği bakımından markanın karşı taraftan önce yaratılıp kullanıldığına ilişkin kanıt aranır. Sınai Mülkiyet Kanunu, markanın Türkiye’de kullanıldığının kanıtlanmasını zorunlu tutan bir hüküm içermez. Buna karşılık, Türkiye’deki kullanım kanıtlandığında gerçek hak sahipliği iddiası genellikle kabul edilmektedir. Marka sahibi veya Türkiye’deki distribütörü tarafından düzenlenen faturalar ve gümrük beyannameleri, kullanım yönünden en önemli deliller arasında kabul edilir.
Onanan hükümsüzlük ve kullanımın önlenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2012/15714 esas ve 2013/12760 karar sayılı incelemesinde, hükmün gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılmasında usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiş; davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde bulunmamıştır. Daire, temyiz itirazlarının reddine ve usul ile kanuna uygun bulduğu hükmün onanmasına oybirliğiyle karar vermiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/15714, K. 2013/12760Kaynağı aç
Onanan hükümde dava kısmen kabul edilmiş; davalı adına tescilli JELLY BELLY ibareli markaların hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. Hükümsüzlük kararı kesinleştikten sonra bu markaların reklam ve iş evrakında veya ticari faaliyet sırasında herhangi bir mal ya da hizmet için davalı tarafından kullanılması önlenmiştir. Bu ibareleri taşıyan mallar ile ambalajların, reklam ve tanıtım vasıtalarının imali, satışı, dağıtımı, ithali, ihracı ve yurt içinde veya yurt dışında satışa sunulması da önlenmiş; hükmün ilanı istemi reddedilmiştir.
Aynı hükmün gerekçesinde, somut olay yönünden davacının markasının sektöründe tanındığı, tarafların markalarının aynı ibareden oluştuğu, davalının aynı veya benzer sektörde bu ibareyi tescil ettirmesinin iyi niyetli olmadığı, davacının kullanımının daha eski olduğu ve gerçek hak sahipliğinin davacıya ait olduğu kabul edilmiştir. Aynı ibarenin aynı sektörde kullanılmasının halk nezdinde karışıklığa yol açacağı da bu olay bakımından kabul edilmiştir. Bu kabuller tek uyuşmazlığa ilişkindir ve bütün marka ihtilaflarına uygulanan genel kurala dönüştürülemez.
Başka başvurularda, Koreli bir kozmetik markasının kelime, renk ve yazı stilini kopyalayan başvuru ile yine Koreli bir kozmetik markasıyla aynı kelime unsurunu içeren başvuru, esas marka sahiplerinin itirazları üzerine reddedilmiştir. Bu sonuçlar ilgili başvurulara özgüdür ve bütün benzerlik iddiaları için genel bir ret kuralı oluşturmaz.
Sık sorulan sorular
Marka gaspı ne anlama gelir?
Marka gaspı, bir kişinin başkasının ilgili ülkede tescilli olmayan markasını, hak sahibinin izni olmadan tescil ettirmesi ve/veya kullanmasıdır.
Aynı veya ayırt edilemeyen başvuru re’sen reddedilir mi?
Aynı veya aynı tür mal ya da hizmetlerde, önceki tescil veya başvuru ile aynı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzer başvuru re’sen reddedilir. Başka kişiye ait tanınmış markanın aynısı olmak ise bu düzenlemede ayrı bir mutlak ret nedeni olarak yer almaz.
Tescilli markaya karşı hangi yol vardır?
Tescilli markaya karşı mahkemede hükümsüzlük davası açılabilir. Tescil beş yıldan uzun süredir devam ediyor ve diğer şartlar da gerçekleşmişse kullanmama nedeniyle iptal de istenebilir.
Menşe ülkedeki tanınmışlık nasıl ele alınır?
Menşe ülkedeki Paris Sözleşmesi anlamındaki tanınmışlık, aynı ve/veya benzer mal ve hizmetler için gerekçe yapılabilir. Bazı durumlarda ayrıca Türkiye’de belirli bir ünün kanıtlanması istenmekte; iki ölçü tek kurala indirilememektedir.
Gerçek hak sahipliği için Türkiye’de kullanım zorunlu mudur?
Sınai Mülkiyet Kanunu Türkiye’de kullanımın kanıtlanmasını zorunlu tutan bir hüküm içermez. Türkiye’deki kullanım kanıtlandığında gerçek hak sahipliği iddiası genellikle kabul edilir; fatura ve gümrük beyannamesi bu kullanımın en önemli delillerindendir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

