Ticari Mal ve Hizmet Tedarikinde Temerrüt Rejimi ve Uygulama Sınırları
Ticari işletmeler arasındaki mal ve hizmet tedarikine dayalı sözleşmelerde bedelin süresinde ödenmemesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 1530 ile özel bir temerrüt rejimine tabi kılınmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 117/1 gereğince muaccel bir borcun borçlusu kural olarak alacaklının ihtarıyla temerrüde düşerken, Türk Ticaret Kanunu m. 1530/2 uyarınca ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde alacaklının kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olması şartıyla, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller dışında borçlu ayrıca bir ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer. Düzenlemenin kabul ediliş amacı, üreticiler ile küçük ve orta boy işletmelerin mal ve hizmet tedarik ettikleri büyük ve güçlü ticari işletmeler karşısında korunması ve geç ödemelerin alıcılar tarafından haksız bir finansman aracı olarak kullanılmasının önlenmesidir. Temerrüt sonuçlarının ve faizin doğabilmesi için alacaklı tedarikçinin sözleşmesel ve kanuni yükümlülüklerini bizzat ifa etmiş olması zorunludur.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 117Kaynağı aç
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/2582, K. 2025/2591Kaynağı aç
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/124, K. 2025/524Kaynağı aç
Bu özel temerrüt düzenlemesi yalnızca iki ticari işletme arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla akdedilen sözleşmelere uygulanır. Kanunun hazırlık sürecinde Avrupa Birliği'nin geç ödemelerle mücadeleye ilişkin yönerge esasları benimsenmiş, ancak kamu kurumlarının ödemelerine dair mekanizmalar kanun metnine yansıtılmamıştır. Dolayısıyla kamu kuruluşları ile ticari işletmeler arasındaki sözleşmeler bu maddenin kapsamı dışındadır. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağı kararlaştırılan kamuya ait tedarik ilişkilerinde Türk Ticaret Kanunu m. 1530'un ikinci ve yedinci fıkraları uygulanamaz. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E. 2022/1108, K. 2023/3906 sayılı ilamında kamu ihale mevzuatına tabi alımlarda anılan fıkraların tatbik edilemeyeceği belirtilmiştir. Türk Ticaret Kanunu m. 1530'un uygulanamadığı durumlarda ise Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E. 2022/5430, K. 2024/1717 sayılı ilamında yer verildiği üzere borçlunun temerrüdü genel hüküm olan Türk Borçlar Kanunu m. 117 çerçevesinde belirlenir. 4734 sayılı Kanun m. 4 kapsamında mal, satın alınan her türlü ihtiyaç maddesi ile taşınır ve taşınmaz malları; tedarikçi, mal alımı ihalesine teklif verenleri; hizmet sunucusu ise hizmet alımı ihalesine teklif veren gerçek veya tüzel kişileri ifade eder.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/1108, K. 2023/3906Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/5430, K. 2024/1717Kaynağı aç
4734 sayılı KAMU İHALE KANUNU m. 4Kaynağı aç
Ödeme Süreleri, Fatura Usulü ve Muayene Koşulları
Sözleşmede taraflarca belirli bir ödeme günü veya süresi kararlaştırılmışsa, Türk Borçlar Kanunu m. 117/2'de düzenlenen günün geçmesiyle temerrüt oluşması kuralına paralel biçimde, Türk Ticaret Kanunu m. 1530/2 gereğince borçlu alacaklının ihtarına gerek kalmaksızın vadede temerrüde düşer. Sözleşmede ödeme günü veya vadesinin belirlenmediği hallerde ise temerrüt fatura veya teslim tarihine göre tayin olunur. Türk Ticaret Kanunu m. 1530/4 hükmüne göre borçlu, faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer. Faturanın veya eş değer ödeme talebinin alındığı tarihin belirsiz olduğu durumlarda otuz günlük süre mal veya hizmetin borçlu tarafından teslim alınmasıyla başlar. Fatura mal veya hizmetin tesliminden önce borçlu tarafından alınmışsa, otuz günlük temerrüt süresi mal veya hizmetin teslim tarihini takip eden günden itibaren hesaplanır.
Sözleşmede mal veya hizmete ilişkin kabul veya muayene usulünün kararlaştırıldığı hallerde, borçlu faturayı ya da eşdeğer ödeme talebini bu tarihte veya daha önce teslim almışsa, incelemenin tamamlandığı günden itibaren otuz günlük sürenin dolmasıyla kendiliğinden temerrüde düşer. Muayene ve kontrol usulünün işletileceği durumlarda sözleşmeyle belirlenen inceleme süresi kural olarak en fazla otuz gün olabilir. Türk Ticaret Kanunu m. 1530/4 gereğince tarafların belirlediği kabul süresi teslimden itibaren otuz günü geçiyor ve bu durum alacaklı aleyhine ağır bir haksızlık doğuruyorsa, inceleme süresi teslim anından başlayarak kanunen en çok otuz gün sayılır.
Sözleşme Serbestisinin Sınırları ve Hükümsüz Kayıtlar
Mal ve hizmet tedarikinde tarafların belirleyebileceği ödeme vadeleri mutlak bir serbestiye dayanmaz. Türk Ticaret Kanunu m. 1530/5 uyarınca taraflar açıkça anlaşarak ve alacaklı aleyhine ağır bir haksızlık oluşturmamak şartıyla altmış günden daha uzun bir ödeme süresi öngörebilir. Ancak tedarikçi konumundaki alacaklının küçük veya orta ölçekli işletme (KOBİ) ya da tarımsal veya hayvansal üretici olduğu hallerde veya borçlunun büyük ölçekli işletme niteliği taşıdığı sözleşmelerde ödeme süresi hiçbir surette altmış günü aşamaz. Bu yasal sınıra aykırı olarak altmış günü aşan sözleşme şartları geçersizdir.
Alacaklının geç ödemeden doğan zararlarının engellenmesi amacıyla Türk Ticaret Kanunu m. 1530/6 ile birtakım sözleşme şartları sınırlandırılmıştır. Düzenlemeye göre, borçlunun gecikme durumunda faiz ödemeyeceğine veya ağır derecede haksız sayılabilecek ölçüde az faiz ödeyeceğine ilişkin sözleşme kayıtları geçersizdir. Bununla birlikte alacaklının geç ödeme dolayısıyla maruz kalacağı zararlardan borçlunun sorumlu olmayacağı ya da sorumluluğunun sınırlandırılabileceğine dair sözleşme hükümleri de geçersiz sayılır.
Temerrüt Faizi, Oran Hesabı ve Asgari Giderim Talebi
Tedarik ilişkisinde temerrüde düşen borçlunun alacaklısı, Türk Ticaret Kanunu m. 1530/3 uyarınca sözleşmede öngörülen tarihten ya da ödeme süresinin sonunu takip eden günden itibaren, sözleşmede ayrıca kararlaştırılmamış olsa dahi faize hak kazanır. Borçlunun gecikmede kusuru bulunmadığını ileri sürmesi halinde dahi alacaklının 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da düzenlenen ticari temerrüt faizini talep edebileceği kabul edilmektedir. Sözleşmede faiz oranı kararlaştırılmamışsa veya ilgili faiz şartı geçersizse uygulanacak faiz oranı, Türk Ticaret Kanunu m. 1530/7 gereğince Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından her yıl ocak ayında ilan edilen oran üzerinden belirlenir. Bu faiz oranının 3095 sayılı Kanun'da ticari işler için öngörülen gecikme faizi oranından en az yüzde sekiz fazla olması kanuni bir zorunluluktur. Ayrıca anılan fıkra alacaklıya, alacağın tahsili masrafları karşılığında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından ilan edilen asgari giderim tutarını talep etme yetkisi vermektedir.
Genel ticari faiz kurallarını düzenleyen 3095 sayılı Kanun m. 2/1 uyarınca bir para borcunun ödenmesinde temerrüde düşen borçlu, aksi kararlaştırılmadıkça temerrüt faizi ödemekle yükümlüdür. 3095 sayılı Kanun m. 2/2 gereğince ticari işlerde, sözleşmede hüküm bulunmasa bile temerrüt faizi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranının kanuni faizden yüksek olması durumunda bu avans oranı üzerinden talep edilebilir; söz konusu avans faiz oranı 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık tarihindeki orandan beş puan veya daha fazla farklılık gösterirse yılın ikinci yarısında bu yeni oran geçerli olur. 3095 sayılı Kanun m. 2/3 gereğince ise faiz miktarının sözleşmede kararlaştırılmadığı durumlarda akdi faiz miktarı belirtilen oranlardan yüksek ise temerrüt faizi akdi faiz miktarından az olamaz.
3095 sayılı KANUNİ FAİZ VE TEMERRÜT FAİZİNE İLİŞKİN KANUN m. 2Kaynağı aç
İçtihatta Kapsam Tartışmaları ve Alacağın Likitliği
Yargı içtihatlarında Türk Ticaret Kanunu m. 1530'un uygulama alanına ilişkin farklı hukuki değerlendirmeler yer almaktadır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin E. 2024/124, K. 2025/524 sayılı ilamında düzenlemenin küçük ve orta ölçekli tedarikçileri büyük şirketlere karşı koruma amacıyla getirildiği, bu sebeple münhasıran mal tedarik sözleşmelerine uygulanabileceği, hizmet sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda ise uygulama alanı bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Benzer doğrultuda Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin E. 2024/2582, K. 2025/2591 ve E. 2024/2569, K. 2025/2593 sayılı ilamlarında hidroelektrik santrali işletme ve bakım hizmeti gibi sözleşmelerde bu maddenin uygulanma koşullarının bulunmadığı, temerrüt tarihinin bu hükme göre değil Türk Borçlar Kanunu m. 117'ye göre belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir. Buna karşılık söz konusu kararlardaki karşı oy gerekçelerinde kanun metninde mal tedarikinin yanında hizmet tedarikinin de açıkça yazıldığı, hükmün yalnızca süpermarket ve hipermarket gibi işletmelerle sınırlı tutulamayacağı, satım ve eser sözleşmeleri dahil iki tacir arasındaki mal ve hizmet tedarikine dayalı işlemlere uygulanması gerektiği savunulmuştur.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/2569, K. 2025/2593Kaynağı aç
Eser sözleşmesinden doğan hakediş alacaklarında icra takibi öncesi temerrüt ihtarı bulunmadığı hallerde temerrüt rejiminin uygulanması da yargı kararlarına konu olmuştur. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin E. 2025/325, K. 2025/4330 sayılı ilamında takip öncesi temerrüt ihtarı bulunmadığında Türk Ticaret Kanunu m. 1530/7 uyarınca takip öncesi faiz işletilemeyeceği yönündeki Bölge Adliye Mahkemesi tespiti uygun görülmüş; aynı ilamda eser sözleşmesine dayalı bakiye hakediş ve iş bedeli alacağının likit nitelikte olduğu, borçlunun itirazının iptali halinde yüklenici yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu karara yazılan muhalefet şerhinde ise kamu ihalesi kapsamında akdedilen proje hazırlama sözleşmesinin 4734 sayılı Kanun m. 4 kapsamında hizmet tedariki mahiyetinde olduğu ve temerrüt tarihi bakımından Türk Ticaret Kanunu m. 1530 hükümlerinin işletilmesi gerektiği görüşüne yer verilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/325, K. 2025/4330Kaynağı aç
Temerrüt ihtarnamesinde talep edilen faiz türünün bağlayıcılığı konusunda da farklı yaklaşımlar bulunmaktadır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin E. 2024/2582, K. 2025/2591 ve E. 2024/2569, K. 2025/2593 sayılı ilamlarında Daire çoğunluğu ihtar temerrüt tarihinden itibaren avans faizine hükmetmiştir. Bu kararlardaki karşı oy gerekçelerinde ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 87 ve 3095 sayılı Kanun m. 2 çerçevesinde ihtarnamede avans faizi yerine yasal faiz talep edilmesinin yenilik doğuran bir seçim hakkı niteliğinde olduğu, bu hakkın kullanılmakla tükendiği, sonradan veya ıslah yoluyla avans faizine dönülemeyeceği ve yapılan seçimin dava edilmeyen kısım yönünden de bağlayıcı olacağı ileri sürülmüştür.
Mal ve hizmet tedarikinde borçlunun temerrüdü için ihtar şart mıdır?
Sözleşmede ödeme günü veya vadesi kararlaştırılmışsa ya da vade yoksa faturanın borçlu tarafından alınmasından itibaren otuz gün dolmuşsa borçlu ihtara gerek kalmaksızın kendiliğinden temerrüde düşer.
Tedarik sözleşmesinde ödeme süresi serbestçe uzatılabilir mi?
Taraflar ağır bir haksızlık doğurmamak kaydıyla kural olarak altmış günden uzun bir ödeme süresi kararlaştırabilir; ancak alacaklı KOBİ veya üretici ise ya da borçlu büyük ölçekli bir işletme ise süre hiçbir şekilde altmış günü aşamaz.
Sözleşmede faiz oranı kararlaştırılmamışsa hangi oran uygulanır?
Sözleşmede faiz oranı belirlenmemişse veya geçersizse Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın her yıl ocak ayında ilan ettiği oran uygulanır ve bu oran 3095 sayılı Kanun'daki ticari temerrüt faizinden en az yüzde sekiz fazla olmalıdır.
Kamu kurumlarının taraf olduğu tedarik işlemlerinde TTK m. 1530 hükümleri geçerli midir?
Kamu kuruluşları ile ticari işletmeler arasındaki sözleşmelerde ve Kamu İhale Kanunu mevzuatına tabi tedarik ilişkilerinde Türk Ticaret Kanunu m. 1530'un özel temerrüt hükümleri uygulanmaz; temerrüt Türk Borçlar Kanunu m. 117'deki genel hükümlere tabidir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

